Artı değerli özgeçmiş sahibi olmak….

Basit lakin, hayatımda kalıcı etkiler yapan minik hatalar her daim benim için pişmanlıktan öte, doğru sonuca ulaşmadan önceki denemeler olarak yer alıyorlar. Bunların pek çoğunu iş arama süreçlerimde uygulayarak sonraki dersleri size aktarmama vesile olmalarını sağladım. İşletmelerde çeşitli isimler de yer alsa da + değer isimli bir kavram var. Bunun bilinen adı “iş geliştirme ve iş yönetimi” olarak adlandırılıyor. Değer vermek bir insanda işe yaramaz, geri kalan her yerde önemlidir. İşte bu + değer de iş geliştirme ve işin başarıya ulaştırılmasında şef garson vazifesi görmektedir. Ek bilgilendirmenin ardından iş ararken bize + değer sağlayacak olan etmenleri kısaca özetleyelim. 

Uygulamalı profesyonelleşen kurumlar, yazılı özgeçmişe sadece sanalda önem veriyorlar. Eğer bizzat sahada iş aranır metodumla doğru noktadan iş taarruz’ u yaparsanız  çoğu işletme olaya yemişim özgeçmişini kendisi burada uygular başarabildiği ölçüde imkan veririm diyebiliyor. Tabii bunun çok iyi yerlerde staj yapmadan gelebileceğiniz bir basamak olmadığını hatırlatmayı kendime vazife ediniyorum.  

  • Özgeçmişin adında olduğu gibi öz yani kısa ve net bir o kadar da basit olmalı. Özgeçmişinde kız arkadaşınla beraber çekilmiş resmi veya tatilde üstü çıplak fotoğrafını değil. Toplum içerisinde vesikalık adıyla bilinen fotoğrafına yer ver. 
  • Az kelime çok iş, işverenin temel sloganıdır. Özgeçmişinde böyle olmalı. Eğer, seni tanımak istiyorlar ise, sende onlarla çalışmayı arzuluyor isen, seni davet ettiklerinde meramını uygun dille anlatırsın.  
  • Geçen hafta yazılarımı yazarken, bir arkadaşım bir tanıdığının özgeçmişinden övgüyle bahsedince merak ederek inceledim. Vesikalığı, yazı fontu vs. her şey on numara ben buradayım diyor. Ama dikkatimi bir iş arama sitesinden indirerek gönderilen koskoca filigrana sahip oldukça teferruatlı bir özünü gelmişini geçmişini anlattığı, yakın arkadaş çevresini de arada eklediği bir özgeçmiş dosyası ile dedim ki tamam her şey on numara fakat 11. numara eksik, kendisini arayarak biraz sohbet etmek istedim. Okulunu derece ile bitirmiş, bölüm birincisi lakin, hiç staj veya iş geçmişi sosyal beceri sayılabilecek ofis programları yeterliliği ve iletişim kurma yeteneği sizlere ömür. Kendisine iş arama sürecinde başarılar dileyerek telefonu kapadım.  
  • Eski tip özgeçmiş modellemelerinde hobiler diye bir kelime yazar farklı olacağım diye Müjde AR rolüne bürünmeyin. Bende bunu hep boş bırakırdım. Çünkü, onu Saç jölesi markası sanıp hobim yok derdim. İlk iş arama deneyimlerimde on defa yapmışlığım vardır. Sonradan bunun gereksiz bir ifade olduğunu düşünüp sadeleştirme kapsamında pek çok gereksiz bilgiyi özgeçmişimde yazmamaya karar verdim. Ardından ilginç tesadüftür ki ilk iş görüşmemde iş sahibi oldum. Bu hobiler tuzak sorudur. Sizi merak ediyorlarsa çağırsınlar sözlü olarak kendinizi anlatın. Eğer sizi konuşarak çözümleyemeyen biri ile görüşme gerçekleşiyorsa zaten o işletme size göre değildir. 
  • Eğer yine de bir şeyler yazmak istiyorsan eğitim ve staj varsa da iş tecrübelerini kısa öz anlaşılır ve tarihleriyle, en altta da referans bölümüne o işletmelerdeki yöneticilerini referans edebileceğin şekilde yazman gerektiğini unutma. Yazamıyorsan staj döneminden ve öğretmenlerini yazabilirsin.  
  • Her iş bir özgeçmiş demektir. Üniversiteden mezun oldun, stajlarını da tamamladın, iyi gidiyorsun fakat ulusal ve uluslararası başvurabileceğin tüm işletmeler tek bir iş yapmıyorlar. Makine mühendisi olan bir arkadaşımız İETT’ de de çalışabilir, iplik üretim veya otomobil fabrikasında da ortada özüne sığacak bir geçmişin varsa,  işine yönelikte bir geçmişin olmalı işine ve amacına hitap eden işletmeye özel bir tasarım ve de bilgiler içermelisin. Bir şirkette üretim mühendisliği ilanına başvururken ötekinde kalite kontrol mühendisi olmayı düşünüyorsan, her şirkete özel ve pozisyona uygun başvuru yapman gerekiyor. Unutma başvurduğun pozisyon her ne ise, o pozisyona en uygun aday sensin. Bunu önce senin kabul etmen gerekiyor. 
  •  “Herkesin bir derdi var durur içerisinde” diyor Volkan Konak, aslında o dert bir hikayedir. İşte senin kısa ve net geçmişin senin hikayeni amaçlarını gelecek hedeflerini anlatmalı ve görüştüğün işe alım yetkilisini etkilemelisin. Gelecekteki hedeflerini “Ret Bull” içmeden kanatlanmadan ayakların yere basarak, her tecrübene eşit yer ayırarak anlatmalısın.  
  • Özgeçmişin kuşe kağıda basılı olmasa da görselliği çok önemli, okunaklı ve göze hoş gelen bir o kadar da yalın olmalı. Farkını yansıtıp buradayım derken, içeriğin çok iyi olsa bile doğru sunamazsan amacına ulaşamazsın. 
  • Oldu da bitti Maşallah ile olmuyor bu işler, yaptık bitti de olmuyor daima ilerlemeli ve yeni bilgiler ile güncellenirken, özgeçmişini’ de zenginleştirmelisin. Bunların yanı sıra hedef ve amaçlarına yönelik eğitimler ve kişisel ihtisaslaşma seni diğer adaylardan farklılaştıracaktır. 

Yazının Sözü Uygulaması :  

Madeni aramayı bilmeyen madenciye de denk gelse anlam ifade etmez. Önemli olan cevheri iyi tanımak ve bu cevheri işlemeyi bilmektir. 

Yaptığın işe, verdiğin emeğe, değer biçebilmek….

Hep dinlerim ve söylerim tabii kendimce, mavi ya da beyaz fark etmeksizin ortada bir yaka varsa ya öğrenci ya da işçisindir. İşçisin ama işçi kalma çalış biriktir ve işveren ol ;  lakin burjuvaziye kurban gitme. Veya da kraldan çok kralcı olmadan da başarabilirsin, yeter ki Ceza gibi “fark var”  diye sesini duyur. Yoksa içinde kalanları söyleyemez  ve “fark var” demek yerine “sus pus” olmayı tercih eden olmak zorunda kalabilirsin. İşte mesele burada başlıyor. Çalışmak için mi yaşıyoruz yoksa yaşamak için mi çalışıyoruz sorusuyla başlayarak emek/Sermaye denkleminde hacı Maslow’ un ihtiyaçlar hiyearşisinde edindiğimiz katman kadar çalışmayı hedeflerken ömrün çalışmak için geçtiğini, fark ederek anca düşünür ama uygulamazgillerden hacı yatmaz misali olan, şeyh Karl Max’ ın gösterdiği hedeflere yürürken verilen emeğin ve bu uğurda geçen zamanın bölümünden kalana ya da ortaya çıkan değere ücret adını veriyoruz.  

İşte mesele bu, süre kısa ise ücret, ortalaması aylık olarak yatırılıyor ise verilen ismi maaştır. Emek saati arttıkça fazla çalışma miktarı çalışana ek mesai olarak sayılır. İlginçtir ki, ücret miktarı verilen emek kadar arttıkça, ( Bazı işletmeler 3 saat fazla çalışmaya bir günlük yemek ücreti yatırıyorlar.) maaş sabit kalır. Üstüne yatırılacak parasal miktarda  maaş farkı veya pirim şeklinde adlandırılır. 

Bir işe başvuruda bulunacaksın ve senden maaş beklentini soruyorlar aslında her şey belli, burjuvalar yani patron kendi mutlu sonunu biliyor ve bir timsah gibi yaşanacakları bilerek göz yaşı döküyor. Ama karşınızdaki eğer patronun işçisi olan kişi ise işiniz daha da zor. İşçinin işçiye yaptığını patron yapmaz. İşçiler kardeş patron kalleş sloganı 1970’ ler gibi geride kaldı. Eğer işçi de kalleş olmasa idi, iş sendikaları işverenin değil, işçinin hakkını korur, deneme süreci adı altında ilk 4 ayında iş ve işyeri kurallarına uymama durumu harici keyfe keder seni işten çıkaramazdı veya pek çok kurumun suistimal ettiği İŞKUR işbaşı eğitim adıyla yaptığı gibi 3 ay da bir personeli değiştiremezlerdi. Belli bir sayıda personel alma zorunluluğu olsa da bu sayı % ‘lik olduğunda minareyi çalan kılıfını hazırlamış oluyor.   

ŞEKİL A

Zor ama zaruret bir konu olarak beklentiniz denildiğinde, hiçbir insan kaynakları yetkilisi sosyal hakları kast etmez.  Onları mecburen verecekler size beklentiniz maaşı sorarlar. Bununda belli taktikleri vardır. Açlık sınırı altında deniz seviyesi yukarısında olan “asgari ücret” veya eğer en kötünün bir iyisi ise, asgari ücretten ortalama 500 – 600 TL daha yukarıda olan bir miktara denk geliyor. AGİ vs. 3,600 Net miktar Kira gıda çocuk masrafı ile hak getire… Tabii istisnai şirketler sosyal imkanlar ile çalışmayı çok cazip hale de getirebiliyorlar. Yeter ki çok çalışıp kasalarına matruşka mantığında süregelen emeğin karşılığının katlarını sürekli hazırlayın.   Eğer daha önce iş tecrübeniz yoksa başlangıcınız asgari ücretten başlar veya yapacağınız işin sektörel bazda ücretleri ortalamasını zaten patronlar kulüpleri önceden belirlediği için bellidir. Siz sadece onların beklediği cevabı verirsiniz.  İşin değerini bilin ona göre fark yaratan miktarlar ile komisyon pazarlığı yapın. Bunları yazan biri olarak mevcut işimde bunların hiçbirini yapmadım. Çünkü bu iş öncesi yapılabilecek en kötü işlerde sadece iş tecrübem olsun diye çalıştım. Hatta kendi sorumluluğum olmayan işlerde bile rol alarak, tecrübe edindim. Tabii başka arkadaşlar buna hamallık adını veriyorlardı. Şuan o dönemki arkadaşların tamamı benim neredeyse her alana yayılmış tecrübelerime danışmadan iş yapamıyorlar.  

Yapılan her işin finansal bir değeri vardır. Mesela ben, gönüllü olarak bilgim olan konularda üniversite öğrencilerine danışmanlık yaptığım dönemlerde hediye vs. işlerine girmek isteyen arkadaşlarla anlaşmamı bir bardak çay üzerine yapardım. Çok fazla uğraştıran arkadaşlarda 3 çay bir kahveye denk geliyordu. Amacım gayet basitti. Öğrenci de para bulunsa bile ben almam. Tabii süistimal etmeyen arkadaşlar için ifade ediyorum. Bilginin değeri sonsuzdur bir rakam biçilemez lakin ideallerimden birisi de gençlere bir şeyler öğretmektir ve bilgininde zekatı vardır mantığıyla, her daim paradan öde ülkümü gözeterek, yükselmenin ve ileri gitmenin yolunun Şair Nazım Hikmet’ in de dediği gibi sen yanmasan ben yanmasam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa demeyi de bilmek gerekiyor.  

Sahip olunan veya aranan işin elbette belli bir değeri vardır. Lakin iş sağlayıcı işletmeler bu değerlere genellikle çok yabancıdır. Hele ki bu pozisyon’ nun sizden önceki yetkilisi sizin halef olacağınızı bildiği an, siz sanki babasını öldürmüşsünüz gibi davranabiliyor. Haliyle de iş şahsi duygusallıklarla süregelerek, işin değeri ve kazancı da uyumlu olamayabiliyor. 

Başvurduğun pozisyonun şirkete faydalarını ve emanetin ehli olduğunu vurgulamayı unutma.  Eğer anonim bir şirkette çalışıyorsanız şirketin verileri halka açıktır. Değilse de üzülme, profesyonel işletmelerde iç ilan şeklinde başvurduysanız yöneticiniz size kısaca bahsedecektir. Dış ilan ise; sor öğren metodu ile şansını denemelisin. Sebebini sorduklarında cevabın hazır olmalı.  İşletmenin hedefini bildiğim sürece durmadan o hedefe yürüyeceğime emin olabilirsiniz. 

Doğru zamanda doğru sorular ile mülakatı kendi lehine çevirebilirsin. Böylece bu işi becerecek kişinin sen olduğunu anlamaları uzun sürmeyecektir.  

Unutmadan da eklemek istiyorum…  

Kişisel bakım çok önemli, saçlar, eller, yüzdeki makyaj veya sakal temizliği yapılmalı. İşinin mahiyetine göre ruh hali ve gerekli senaryoları kurgulayarak rol çalışması da yapman faydana olacaktır. Her açıdan unutmamalısın ki İnsan Kaynakları yetkilisi diplomana, becerilerine bakarken senin dış görünümüne de bakarak seni her açıdan bir bütün olarak gözlemleyerek bir sonraki aşamaya geçişini kararlaştıracaktır.  

Sektörel bazda kıyafet seçimi görüşme yapılacak kuruluşa çok şey anlatır ve ilk başta da dediğim gibi FARK VAR ! Diyeceğiniz bir sürecin başlangıcı olabilir. 

Resmi giyimler : Evrak takibi gerektiren , resmi dairelerde bulunduğunuz işler, muhasebe, hukuk bürosu ve finansal kuruluşlar gibi… 

Abartısız Sportif ve şık : Satış danışmanlığı, hizmet sektörü, eğitim, kobiler,  mühendislik ve teknolojik işletmeler ve gayrimenkul işletmeler olabilir. 

Özgün ve farklı modeller ise;  Moda, eğlence, grafik tasarım, oyun vdeo, muzik ve her türlü sanatsal iş alanı. 

Her ne yaparsanız yapın. AŞK’ la yapın diyordu Kenan Doğulu  2015 yılında, İşte o AŞK sizin iş modelinizdir.  Her işletme iş modelleriyle ilgili tahminlerde bulunur. Ve yukarıdan aşağıya hedef belirlenir ve aşağıdan yukarıya doğru hedefler gerçekleştirilir. Başarılan her zorlu bir hedefin ardından daha da zorlu bir hedef sizin şartlarınız değişmese dahi beklenenden fazlasını yapmanız normalmiş gibi önünüze konur. Bunu yaparken size gerekli enstrümanlar sağlanamasa bile bu onların sorunu değildir sonuç olarak hedef başarılmamıştır. Siz işi AŞK’ la yapmamışsınızdır. Ama hepsini yaparken, düşünmek gerekir. 

1- Bir müşteri temsilcisi kaç müşteri ile ilgilenebilir ? 

2- Bir yazılımcı kaç satır kod yazabilir ?  

3- Bir öğretmen dinlenmeden kaç saat ders anlatabilir. 

4- Bir yönetici,  yönetici olduğu için sürekli koşturarak ne kadar süre çalışabilir. 

Son olarak ;  Bir insan kaynakları yetkilisi ve yaptığı işleri hesapladığınızda bu kadar zorlu ve teferruat gerektiren işler yapan yetkilinin alması gereken maaş neye göre belirlenmeli ? 

Aslında bunların hepsinin çözümü iş paylaştırma ve havuç ödül sisteminin doğru uygulanması ile münkündür,  elbette uygulayacak olan işletmelere… 

Hepsinden sonra da düşünmelisin ki ;   

Tüm  bunlara bakarak, senin verdiğin emek karşılığında aldığın maaş ve haklar neler olmalıdır ?  

                                              Yazının Sözü Uygulaması : 

Hayatımda bir kez işten deneme sürecinde çıkartıldım sebebi ise, 10 yıldır zarar eden departmanın cirosunun ben geldikten sonra 3 ay içinde 15 –17 bin civarı artış göstermesi oldu. Düzen bozulunca önce beni gönderdiler,  sonra ilk başta o departmanın yetkilisi sonra o departmanda olan herkesin işine son verildi. O yaptıkları hata sonrası bugün Türkiye’ nin en iyi şirketlerinden birinde çalışıyorum.  Bazen en kötü şeyler bile size birer fırsattır.  O işletmede yaptığım şey ise basitti. Satılacak durumda olan ürünlerin temizlenip paketlenmesini sağlayıp satışa sunuyordum. Onlar ise, ya çöpe ya da farklı şekilde mağaza dışına çıkartıyorlardı.  

“Karar verirken acele etmeyin,  hayat şaşırtılara gebedir.”