İŞYERİ İLETİŞİMİNDE DUYGUSAL ZEKA’ NIN ÖNEMİ

İş hayatında başarı için duygusal zekanızı güçlendirmenin anahtarı, önce kişisel özelliklerinizi ve eğilimlerinizi tanımlamak ve sonra güçlü yönlerinizi en üst düzeye çıkarmak ve zayıf yönlerinizi en aza indirmek için stratejiler geliştirmektir. Hep aile büyüklerinden duyarız az laf çok iş, şimdi bu iş hayatında biraz değişti. Az kişi az maaş az masraf ve  çok iş, çok yetenek, çokça tecrübe olarak değerlendiriliyor.  Bunları gerçekleştirebilmek duygusal zekanın geliştirilmesi ve uygulayarak becerilerimizin zenginleştirilmesi ile münkündür.  

Duygusal zeka nedir, nasıl geliştirilebiliriz ?  

Çok basitçe bir ifade ile, duygusal zeka işletmelerde toplam satışların artırılması ve üretkenlikte en temel yetkinliklerden birisidir. Duygusal zekaya sahip olmayan ve yönetme erkini elinde bulunduran kişi ekibini etkili ve verimli bir şekilde yönetemez. Ekibin her bir üyesi onu anlayacak onunla konuşup, işlerin çözümünde ona kılavuz olacak lider yönetici ayrımını hissettirecek ve çalışmaktan keyif alacağı bir destek yetkilisi ile çalışmak ister. Duygusal zekaya sahip yöneticiler genellikle kurumsal ve profesyonel yönetilen işletmeler de karşılaşabildiğimiz azınlık ama değerli bir gruptur. Şuan da çalışmakta olduğum holding işletmesinde duygusal zeka ile hareket eden çok sayıda yöneticiyi bizzat gözlemleme imkanım olmakta. Duygusal zekayı anlamak için önce duygu kelimesinden yola çıkmalıyız, çalışma arkadaşlarımızla empati kurarak, onların daha verimli ve üretken çalışmalarını sağlayabiliriz. Öyle ki başka bir değişle, rekabetçi bir işletmede duygusal zekayı geliştirmek, becerilerinizi göstermek ve profesyonel başarınız için oldukça önemli.  

Duygusal Zekayı arttırmanın yöntemleri ;  

  1. Doğru iletişimi kurduğunuza emin olun.  

Beraber çalıştığınız ekip arkadaşlarınızın pozisyonu ne olursa olsun saygıyı hak ediyorlar.  Fikirlerini ve ihtiyaçlarını iyi anlamalı sizde onlara doğru biçimde ifade etmelisiniz. Doğru iletişim ellerinde olmayan nedenler veya bilmedikleri için başaramadıkları bir işte olumsuz tepki vermek ben böyle öğrenmedim demek yerine, öğretmek ve uygulamasını sağladıktan sonra iyice öğrendiğine emin olmaktır. Mesela yanlış yaptığım dolap montajını gören yöneticimiz, ( Normalde benim işim değildi. Ama başladık bir defa, sonradan fark ettiğim bir gerçek montaj iki kişi ile yapılıyormuş ben tek yapınca suntalar kaymış.) Bunu biraz daha farklı şöyle yaparız diyerek montajı yeniden yaparak benimde öğrenmemi istedi.  Böylece ben sorumluluğum olmayan iş konusunda tecrübe sahibi oldum. Eğer tekrar gerekirse yapabileceğim bir beceri ve empati kuran, duygusal zeka işe motivasyonumu arttıran bir yöneticimin desteği ile işime bağlılığım arttı.  

  1. Herkes çatışabilir, tartışabilir ama cevap veremez. Siz konuşarak anlaşan cevap veren olun. 

Siz onlardan farklı olun ve hep dediğim ve maalesef hayatımızın her yerinde ihtiyaç duyduğumuz ama, kurmaktan da hayli uzak olduğumuz iletişim daha da hayati bir anlam kazanıyor. Çatışmak kolay olanıdır suçlamak çok basittir, ancak anlamak dinlemek doğrusunu yapmak her zaman zor gelir. İnsani duygular ile karşımızdakini sorumlu tutar ama onun neden bize öyle davrandığı konusunda hiç düşünmeyiz. Anlık öfke patlaması duygusal boşlukları insani bir durum olsa da, duygusal zekası yüksek bireyler stresli ve gergin anlarda kendilerini kontrol etmeyi başarırlar. Gerçi en büyük kabadayılık efendiliktir. Sözü ülkemizde acizlik olarak anlaşılıyor olsa da vazgeçmeyin.  Stresi ve gerilimi kontrol eden erkler daha ciddi sorunların oluşma ihtimalini düşünerek anlık duygular içeren dürtüsel kararlar almaz.  

  1. Dinleyin ve dinletmek için motive edin ve olun. 

İnsanlar her daim konuşmaya ama daha çok ta dinlenilmeye ihtiyaç duyarlar. Bunu yaparken sözü bitecekte ben konuşacağım demek yerine, önce dinlerler ve gerçekten söylenenleri anladıklarına emin olurlar. Jest ve mimikleri de kendi akıllarında tasarlayarak doğru iletişime doğru adım atarlar. Böylelikle çalışma arkadaşları motivasyonun etkisiyle, kendilerine hedefler koyar ve zorluklar karşısında direnç gösterirler.  İyi dinleyin doğru anlayın, eleştiriler her zaman sizin göremediğiniz aksaklıkları görmek için bir fırsattır. Fiyat okutma makinesinin olmamasını eleştiren ve olmasını savunan bir iş arkadaşınıza maliyetlerden bahsetmek yerine, fiyat okuma makinesi olmadan işin nasıl çözülebileceğini anlatabilirsiniz. 

  1. Ne söylediğinizden öte nasıl söylediğiniz, nasıl davrandığınız etki bırakır. 

Davranışların insan psikolojisindeki etkisi yadsınamaz. Hem sizin hem de diğerlerinin davranış modellemelerinin her birinin kendince bir anlamı ve sosyal mesajı vardır. Yeter ki siz bu mesajı okumasını bilin. İnsanların ruh hallerindeki değişimleri genel davranış biçimlerini ve bunların sebeplerini bilirseniz onlara dokunan ve onlardan biri olduğunuzu hissettirirsiniz. Öncelikle kendi sezi ve duygularınızın farkında olmalısınız. Bedensel işaretleri analiz ederek insanların aslında ne demek istediklerini aslında neleri diyemediklerini de anlayabilirsiniz. 

  1. İster ekip lideri, isterseniz ekibin çekirdeğinin bir parçası ulaşılabilir olun. 

Sürekli iletişim ve empati olarak tekrarlıyorum çünkü ; her işin temelinde bu var. Asık suratlı, güler yüzden uzak, saygı ifadesinden okyanus derinliği kadar uzaklıkta olan bireyler olursanız, çalışma arkadaşlarınızın da size davranışı aynı olur. Bir süre sonra sizinle aynı ortamda çalışmak bile onlara eziyet haline dönüşeceği için sizler bir süre sonra tamamen yalnız kalırsınız. Ulaşılır ve girişken olun, sözlü ve sözsüz iletişim olan beden diline hakim olun. Böylelikle duygusal zekanızı sürekli geliştirerek daha yüksek performansta başarı sağlayabilirsiniz. 

                                         Yazının Sözü Uygulaması :   

Herkes konuşur lakin, herkes doğru duygusal zeka ile sizleri anlayamaz. 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın