Gençlere özel 50 öğüt, hatalarımdan derlenmiştir.

1- Yaşamak için çalışan herkese saygı duyun; İster belediyenin temizlik işçisi isterse de, devlet başkanı olsun. Kişinin makamı değil, karakteri kalacaktır. Kimin gelecekte kim olacağını bilemezsiniz.

2- İnsanlarla konuşurken gözlerinin içine bakın. Böylece karşıdaki kişiye verdiğiniz değeri hissettirebileceksiniz.

3- Şarkı söylemek, mutlu olmak ve duyguları en yüksek düzeyde hissetmek için etkin bir anlama sahiptir.

4- Müzik dinleyebilmek ve filim izleyebilmek için, güzel bir ses sistemi edinin. Zaman, “harca harca bitmez” değildir.

5- Kavga hiçbir zaman iyi değildir. Ancak, kavgadan kaçamıyorsan ilk sen vur ve yerinden kalkamayacağı kadar sert vurun. Mesajı verin fakat sakat bırakmayın. (Fiziki kavga kast ve tavsiye edilmemektedir.)

6- Ketumiyet en büyük gücündür. Sır saklayarak en güvenilir ve sözü dinlenir kişi olabilirsin. Kendi sırrını da, dostunun ve düşmanının sırrını da saklamayı unutma. Dostunun sadakatini düşmanının hayranlığını kazanır ve saygınlığını arttırabilirsin. Büyük sırlar saklayanlar, genellikle gevezelerdir.

7- Düşmanını dahi harcama, hiç kimseden vazgeçme, her gün yeni bir mucize gerçekleşebilir.

8- Uzatılan eli, kim olursa olsun tokalaşmadan bırakma… Covit-19 sonrası, uzaktan selamlaşma modelleri geliştirebilirsiniz.

9- Cesur ol, korkuyorsan bile rol yap. Herkes korktuğu için fark edilme ihtimalin düşüktür.

10- Islık çalmayı öğren, ihtiyacın olacağı günler olacak.

11- Yerine göre gülümsemeyi de ciddiyeti de kullan. Asla kimseye karşı alaycı olma..

12- Sıkı bir tokalaşma edin ve bununla markalaş.

13- Eşini düzgün seç, bu ömrün boyunca yaşayabileceğin mutluluk oranını, %90 etkileyecek.

14- İyi şeyler yapmayı alışkanlık haline getir.

15- Bir daha görmek istemediğin kitapları ödünç ver, görmek istemediğin insanları da telefon rehberinden silerek çalışmalara başla.

16- Kimseyi umutsuz bırakma. Bu son inandıkları şey olabilir. Dipten zirveyi bu şekilde görebilirsin.

17- Çocuklarla oynadığında bırak onlar kazansın; bunu çalışma ekibinin yeni üyeleri içinde uygula. Bir şeyler başarabildiklerini, ufak beceri kazanımlarıyla fark ettirip, öz güvenlerinin artmasını sağlayabilirsin. Bu da verimliliği yükseltir.

18- Tüm insanlara ve kendine ikinci şansı tanı, ama üçüncü şansı vermek çoğu kez aptallık olur.

19- Romantik ol, şiir ve klasik eserleri fırsat buldukça oku.

20- Tanıdığın en içten ve neşeli insan olmaya çalış, çözüm aradığında cevap sensin.

21- Özgür ol, rahatla, bağımsız düşün. Çevrendeki arkadaşlarına da bunu aşıla.

22- Susmayan telefonlar ile hayatının bölünmesine izin verme. Telefonu sen satın aldın, telefon seni satın almadı, bu nedenle sadece gerektiğinde ve ölçülü kullan.

23- Sosyal medyada geçireceğin süre, eğer sosyal medyadan para kazanan bir meslek icra etmiyorsan, günlük 15 ile 30 dakikayı aşmasın.  Daha fazla vakit geçirmekle, kendine yapabileceğin kötülükler listesine +1 eklemiş olursun.

24- Para kazanırken edep ve saygı ile kazan; kaybederken de edebinle kaybet. Yaptığın her işte sosyal bir sonuç olduğunu unutma.

25- Bir arkadaşına çok önemli bir sır söyleyeceğinde, iki kere düşün; çünkü bu onun da taşıyacağı bir yük olacaktır.

26- Mütevazi ve samimi ol. Büyüklerine saygı duy, küçüklerine sevgi duy. Saygın değerini, sevgin sana gelecekteki kadroları sunacaktır.

27- Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan birine karşı dikkatli davran. Bir gün senin de her şeyi kaybedebileceğini unutma.

28- Aniden olan her adım zarar getirir. Ani kararlarla hareket etme, köprüleri hemen yıkma, o köprüden daha kaç kez geçmen gerektiğini bilmiyorsun.

29- Keşkelerle ömür geçiremezsin, hayatı “keşke” demeden yaşa.

30- Komşularına saygı ve sevgi duy. Onlar açken sen tok olma.

31- Cesur ve güvenilir ol. Hayatta geriye doğru baktığında kendinle gurur duyacak biri ol.

32- Hiçbir zaman birine ‘seni seviyorum’ deme fırsatını kaçırma.

33- Davranışlarını sorgula, onlara dikkat et. Başkalarının senin davranış biçimini belirlemesine izin verme.

34-Telefonu açtığında daima enerjik ve hazır kıta ol.

35- Hep bir not defteri tut. Aklına gelen milyon liralık fikirlerin uçup gitmesine izin verme.

36- Senin geleceğin ve adımlarınla ilgili her icraatın ‘karar vericisi’ sen ol.

37- Sevdiğin herkese çiçek yolla. Sebebini sonra düşün.

38- En az bir kişinin kahramanı ol. Bunu da sadece o bilsin.

39- Evlenmek için bir hakkın var, hata yaparsan geri dönüşün yok. Bu nedenle doğru kadını 25 yaşından önce seç ve evlen.

40- Her sabah kalkabildiğin ve hala nefes alabildiğin hatta tövbe edebileceğin bir zamana ulaşabildiğin için Yaradan’a minnetini bildirmelisin. Sağlık en büyük nimetlerden birisidir. Kaybetmeden çoğu şeyin daha önce var olduğunu bilemeyiz. Mesela yürüyemeyen biri olana kadar, bacaklarımız olduğunu bile unuturuz. Gözlerinizi bağlayın ve trafiğe açık bir caddede yürüyün, ne hissettiniz? İşte bunu bir ömür yaşayan kulakları ile gören insanlar var.

41- Misafirliğe gittiğinde her ne olursa olsun, ikram edilen yemekler için iltifat et.

42- Kendine değerli olduğunu sık sık hatırlat; asıl hazinenin senin kalbinde rafine olarak bulunduğunu sakın unutma. Hayatı Otizimli bir birey gibi görmeye çalış.

43- Yanında senden küçükler varken de yokken de, tanımasan dahi insanları selamlamayı unutma. Unutma Dünyanın en güzel ülkesinde yaşama şerefi bize ait.

44- Hiçbir zaman umut bitmez. Her karanlık gece aydınlık bir sabaha bekçidir. Umut bir isimdir ve hiç kaybetmez.

45- Sana güvenen insanları bedeli ne olursa olsun aldatma. Kazanacağın imkanlar kaybedilen güveni sonsuza denk yok eder.

46- Bir işin başarısı %80 oranında ekip ve ekip içi motivasyonunun gücü ile sağlanır.

47- Hayat, gözleri bağlı elinde terazi olan Amerikan “kadın adalet” anıtı gibidir. Gözlerini bağlarlar ki kaçınılmazı görmesin.

48- Kalbini her zaman temiz tut, çevren kimlerden oluşuyorsa onlara benzersin. Bu duruma ben ‘bukalemun etkisi’ adını veriyorum. Çevrende ar edep ve ahlak abidesi olan, etik değerlere sahip, görgülü insanlardan bir çember oluştur.

49- Tüm dinlerin kutsal kitaplarında yazılı olduğu gibi “Yalan Söyleme”.. Böylece kalbini tamir edeceğim diye düşünerek daha da hayatını çıkmaza sürükleme.

50- Kimsenin kalbini kırma! Kırılan kalp düzelmez, bir de yiten güven yenilenmez. Yılanda kuyruk acısı, sende de evlat acısı hep sürer.

İnsanların sana, avucunun içinde hep onların hizmetinde olduğunu sanmaları sebebiyle, kendinden verdiğin her ödün için “Yine suçlu olduk” değil;  “neden bu fırsatı veriyorum” diye düşünmelisin.

Yazının sözü Uygulaması :

Kelam-ı kibar sözlerin, ağır anlamları vardır. Yeter ki onları anlayabilecek samimiyet kapasitesinde olmak isteyelim.

15 Temmuz 2016 Hain Cunta girişiminde haberleşmenin önemi

Hain ve kahpe Cunta girişiminin üzerinden dört yıl geçmiş ve vatansızlara karşı operasyonlar tüm hızıyla sürerken, ülkemiz bir çok badire ve faciaların merkezi haline dönüşmüştü. Kesintisiz demokrasi deneyimi bir asırlık genç Türkiye Cumhuriyeti’nin hayali olmaktan öteye gidememişti. ‘Demokrasi ve Adalet’in karşısında, Türk Milleti’nin düşmanları çeşitli isimler altında ülkemizin bağımsızlığını işgal ve engelleme faaliyetleri içine daha fazla girdiler. Bunlardan bir kısmı hain ve kahpece Türk Milleti’nin kanını dökerek, amaçlarına ulaşmaya çalıştılar. Oysa dün olduğu gibi bundan sonra da bu tür girişimlerini deneseler de, milletçe dik duruşumuza çarparak yok olacaklardır.

Ancak, çeşitli “kumpaslarla sivilleştirdikleri” Kahraman ve Asil Türk Ordusu’nun, herşey rağmen gönüllü neferleri ile daha da güçlendiğini, “ordusu olan bir millet değil, milleti olan bir ordu” olduğumuzu sürekli görüyorlar. Söz konusu “vatan” olunca, yaşamın bir önemi olmadığının bilincinde, nice adlı ve atsız kahramanlar gerektiğinde hep karşılarına çıkıyorlar…

Asil Milletimiz;

İyi ki varsın Eren! dediğimiz genç evlatlarını, kınalı kuzularını, Türk vatanı toprağı için şehit olmadı diye, evlatlıktan red eden analarını, tarihin hiç bir zamanında unutmayacaktır.

İYİ Kİ VARSIN EREN !

Onlar hiç vazgeçmedi, biz de ülkemizi korumaktan hiç vazgeçmeyeceğiz.

Değil Temmuz Haziran, yılın on iki ayı gelseler Türkiye Cumhuriyeti Milleti olarak; yani Türkmeni, Kürdü, Lazı, Çerkesi, Doğulusu, Batılısı, Karadenizlisi, Egelisi ile tek vücud bir Türk Milleti olarak, devletimizin yanında ordumuzun içindeyiz. Üniforma çıkınca askerlik biter sananlar; (üniformasını çıkarmak zorunda kalsa dahi) her daim Türk vatanı için son damla kanına ve son nefesine kadar asker kalanları görüyorlar, görecekler de…

Onlar hiç vazgeçmedi, biz de ülkemizi korumaktan hiç vazgeçmeyeceğiz. Değil Temmuz Haziran, yılın on iki ayı gelseler Türkiye Cumhuriyeti milleti olarak; Türkü, Kürdü, Karadeniz’lisi, Egelisi ile, devletimizin yanında ordumuzun içindeyiz. Üniforma çıkınca askerlik biter sananlara, üniformasını çıkarmak zorunda kalsa da her daim Türk vatanı için son damla kana kadar asker kalanlara…

Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir.

(Hüseyin Nihal ATSIZ, Kahramanlık şiiri 1. dörtlük).

İşte Kahramanlığın ete kemiğe bürünmüş hali ;

Ve hepsinden de öte, Türk Milleti’nin “Asker Millet” olduğunu, 15 Temmuz hain Cunta girişiminde olduğu gibi milletçe daima hatırlatacak ve devletimiz için daima set olacağız.

Gelelim “hain cunta girişiminde haberleşme” konusuna;

Haberleşme kelimesi İletişim terimi olarak bilgiyi elektriksel yollarla göndermeye, almaya, işlemeye verilen isimdir. Hain Cunta girişiminde en kritik hususlardan birisi de haberleşme idi.

Bilindiği üzere hainler; halkımızın haber, almasını engellemek amacıyla, ilk önce TRT ve TÜRKSAT gibi stratejik kurumları kendilerince ele geçirip, halkın haber almasını engellemek istediler. Ancak, unuttukları bazı şeyler vardı. Memleketin her kurumunda hainler olduğu kadar kahramanları da vardı. Örneğin, Özel Kuvvetler komutanlığında, Bir HALİSDEMİR çıktı. Adaleti sağladı.

Şehit Astsubay kıdemli Baş Çavuş ÖMER HALİSDEMİR / ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞI

ŞEHADET TARİHİ 16 TEMMUZ 2016
Rahmet minnet ve saygıyla önünde eğilerek…

Ve milyonlarca vatan evladı can siperhane biçimde sokaklardaydı. Çatışmalar bittiğinde, zafer Asil Türk Milleti’nin idi.. İşte o gece anlatılmayan, destansı görev yapan, sesleri çıkmayan, yıllardır var olan ama hiç kimsenin görmediği, komşularının garip biri olarak değerlendirdiği ve deli gömleği giydirdiği bir avuç vatanperverden bahsedeceğim.

Amatör telsizciler; Öncelikle amatör telsizcilik nedir diyerek kısaca özet geçeyim. Ulaştırma ve Altyapı bakanlığının gözünde hem var hemde yok olan, Kıyı emniyeti genel müdürlüğünce belgelendirilen ama yasal yönetmeliği dahi uygulamadan kaldırılan, hiçbir menfaat gözetmeden gönüllülerden oluşan, haberleşme operatörlerinin icra ettiği vazife uğraşıdır.

O karanlık ve bir o kadarda puslu gece yaşananların sadece haberleşme boyutundaki, kısımlarına dair özet geçmenin faydalı olacağına inanıyorum.

Teknoloji, sanayi çağının başlangıcından itibaren hızla gelişti. Savaşların da en önemli kısmı muhabere halk dilindeki sözcüğü ile, haberleşme’ dir. 1. ve 2. Dünya savaşlarının ülkemizin yaptığı her işin temelinde haberleşmenin güvenliği stratejik bir anlam ifade etmekteydi. Araya girerek yanlış iletilebilen bir haber binlerce masum insanın hayatına, hatta ülkelerin geleceğine şekil vermesine sebep olmaktaydı. İşte öyle bir gün 15 Temmuz 2016 Cuma. Yeryüzünün mahşeri Türklerindi. O gece bir avuç vatan evladı her zaman hobi olarak QSO (iletişim konuşması) yaptıkları, çeşitli frekanslarda ve bir çok rölede de milli Kuvvetlerin haberleşmesi amacıyla frekanslarını kamu hizmeti için hazır tuttular. O gün bu kadar hainlik ve kahpeliğe karşı “Onurlu Millet Başı Dik Devlet” sloganını en gür şekilde söyleyen birileri vardı.

TB1MAD- Amatör telsizci, Mesut Aydeniz

“Biz buradayız” mesajını en sosyal biçimde vermiş oldular. 15 Temmuz 2020 olarak, Cunta girişiminden dört yıl sonra tekrar hatırlamak ve hatırlatmak istedim. Bir kaç kupona alınmadı bu vatan!

Bundan sonra ne yapmalı nasıl yapmalı? Öncelikle üç tarafı denizlerle ve dört bir yanı hainlerle çevrili ATA VATAN Türkiye’nin, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı içeriğinde bir bakanlık kurarak “Sivil Haberleşme”yi destekleyen ve yöneten / yönlendiren bir pozisyona geçmesi gerekir. Bunun yanı sıra, tüm vatandaşların eşit olduğu, her işin istişare ile kararlar aldığı koordinatör bir kabine ile devlet sisteminin dengelenerek, kuvvetler ayrılığının da eşitlenmesi sağlanmalıdır. Kalabalık nüfusu ve oy oranları olduğu düşünüldüğü için, hiçbir gruba, zümreye, cemaate ve tarikata, üniter yapımızı bozmak amaçlı (küresel güçlerce oluşturulan) gruplara, gençlerimizi kaptırmamak ve devlet kadrolarında onları barındırmamak önemlidir.

Halkımızın böyle durumlarda iletişimi güçlü ve sağlıklı kurulması için gerek okullarda, gerekse camilerde ve üniversitelerde dersler verilmeli. Ana akım iletişim kanalları kapalıyken, devlet ile millet iletişimi asla kesilmemeli. Liselerde “Milli Güvenlik” dersleri yeniden ders programlarına eklenmeli, asker halk arasındaki yakınlık arttırılmalıdır. Demokrasiye yapılan saldırıları, dün olduğu gibi devlet ve millet el ele verip bertaraf etmelidir. Bunun da yolu öncelikle eğitim iledir. Ülkemizin gençlerinin eğitimine teknik alt yapılarımıza Ar- Ge projelerine süratle önem vermeli. Ülkemizi katma değerli ürünler ile zenginleştirmeliyiz. Yani “Bilim ve irfan yolunda birer mücahit olmalıyız..” Gençlerimize “MİLLİ SERVET” gözüyle bakmalı; Gençliğe hitabenin neden yazıldığını her an düşünmeli ve eğer ipin ucunu kaçırırsak, tekrar istiklal marşı yazacak şairi aramak zorunda kalacağımızı unutmamalıyız.

Milli bir devletin temeli, milli ve manevi duyguları yüksek vatan evlatlarının omzunda yükselecektir.

Bedeli ödendi ve tekrar kazanıldı. 

Bu vesile ile Gazilerimizi saygıyla, Şehitlerimizi de minnetle anıyorum.

Yaşasın Vatan ve Yaşasın Türk Milleti !

TB1MAD Amatör Telsizci, Mesut Aydeniz.

Azerbaycan Türkü olduğum için bizim lehçeden bir muzik eklemek istedim.

Yazının Sözü Uygulaması :

” MUHABERESİZ MUHAREBE OLMAZ ” Mustafa Kemal ATATÜRK