Yenilikçi iş görüşmeleri, çevrimiçi iş mülakatları 

Covid- 19 pandemisi ile birlikte olaylara bakış açımızla birlikte kariyer gelecek planlarımızda virüslerden etkilenir oldu. Hem de o varyant bu varyant derken vah ben yandım sürecinin getirilerine getirdikleriyle hayatın sundukları arasında kalan bir neslimiz var artık.  Z kuşağını hepimiz biliyorduk, ama Zikzak varyantı ile gelecek planları yapmayı yenilerde öğrenmeye başladık.   

              Yüz yüze görüşmeler maskeler altında kalınca ses tonunun ikna ediciliği de yeterli gelmemeye başladı, bununla birlikte maskeli balolar artış göstererek online işe alımlar ile yeni bir dönem başladı. Yeni normale alışırken, normal bir yeni için sanal görüşmelerde kuzenleriniz ile temaslarınız sayesinde ne kadar aşina olursanız olun, iş mülakatlarına hazırlık yapmanız gerekir.  

Görüşme öncesi görüşmenin istenilen şekilde yapılması için hazırlanırken yapılacaklar 

  • Görüşme saatini asla kaçırmayın ve görüşmeden 10-15 dakika önce mail ile hazır olduğunuzu hatırlatın. 
  • En uygun, sessizliğin maksimize olduğu ve aydınlatma konusunda yüzünüzün net ortaya çıkabildiği, arka planınızın iyi bir görüntüye sahip olduğu bir ortamda olduğunuzdan emin olun. 
  • İnternet bağlantınızın TT olmamasına özen göstererek benim birebir yaşadığım rezalete dönüşen görüşme deneyimlerini yaşamayın.  
  • Sesinizin testini yapın, mikrofonu ve kamerayı doğru zamanda açın. Dış gürültüye karşı kulaklık kullanabilirsiniz. Ama her zaman sakin ortamlar idealdir. 
  • Tablet, Cep telefonu gibi cihazlarınızın bildirimlerini kapatın. Böylelikle dikkatiniz dağılmamış ve odaklanmış olarak süreci yönetebilirsiniz.  

Görüşme öncesi yapılacaklar 

  • Başvurduğunuz pozisyona göre gerekiyorsa şirketin 600’ lü 700’ lü hatta bilanço gelir gider maliyet hesaplarını dahi inceleyin, alıcı gözüyle bakın, böyle yaparak çalışmaktan vazgeçip Borsa’dan hissesini satın aldığım şirket dahi oldu.  
  • Şirketin ne sattığı, nasıl sattığı, dağıtım kanalları, ürün hizmet değerleri, çalışana kattıkları, çalışandan bekledikleri, sosyal kültür yapılarını iyice araştırın. 
  • Şirketin web sitesini ve inceleme imkanınız olursa tesislerini detaylı bir şekilde inceleyin ki, aklınızda kalacak soruları sorarak öğrenebilin. 
  • Size sorulacak sorular arasında şirket hakkında neler bildiğiniz çok önem arz eder ve bu sorular genellikle çapraz sorular şeklinde gelir. 5N1K şeklinde sorulara ve cevaplarını vermeye hazır olun.  
  • Gelecek soruların çoğunluğunun cevabı internet sitesinde ve siz cevapları bildiğinizi gösterdikçe şirket aradığım çalışma arkadaşım karşımda diyeceği bir dönemin başlangıcıdır. Buradaki genel sorulan özel amacı, zorluklarla nasıl başa çıkacağınız ve gelecekte krizleri nasıl yöneteceğiniz ile, davranışlarınızın etkilerini gözlemlemektir. Siz yönetici olacaksanız siz o şirketten ayrıldığınızda herkes sizin adınızı yüzünüzü unutabilir ama yaşattığınız çalışma deneyiminizi asla unutmaz. Anılarınızla anılın yaşattıklarınızla değil derler. İşte siz anılarla anılan olun.  
  • Aklınızdaki sorular için web sitesi ve konuşma esnasında edindiğiniz notlar size kılavuz olacaktır bu soruları sordukça ilginiz anlaşılacak ve işletmede çalışmaya olan şevkiniz parlayacaktır. 
  • İster online isterseniz yüz yüze mülakat olsun, giyeceğiniz elbisenin renklerin ve desenlerinin kamerada nasıl gözüktüğünü kontrol edin. Renklerin uyum içinde olması size karşı bakış açısının olumlu olması konusunda örnek teşkil edecektir. 
  • Bu yazıyı yazdığım esnada ve online toplantı yaptığım bir çok defa da TT şirketinin teknolojik yetersizliğini defalarca yaşayarak gözlemledim. Bağlantı koptuğu için toplantım mahvoluyordu. Cep telefonuma tanımladığım ek paket hayatımı kurtarmayı başardı. Toplantı yapılacak uygulama hem telefonunuzda hem de bilgisayarınızda kurulu olsun. Profil fotoğraflarınız da profesyönel gözüktüğünüzden emin olun. İsminiz ve diğer kişisel zorunlu bilgiler tam olarak görüntülenebilsin.  

Mülakatlarda sadece sesli dahi olsa, yüz şeklinizin sesinize yansıyabileceği gerçeğini unutmadan, davranışlarınızı kontrol edin. 

  • Jest, mimik türevli tüm yüz ifadelerinizi çok iyi kontrol edin. Emin ifadelerle konuşurken bunu gözlerinizde desteklesin.  
  • Beden diliniz gerçek sizi anlatsın. Akılcı, mantıklı, çözüm odaklı ve inovatif ve de çalışkan olduğunuzu hatırlatmaya gerek duymuyorum. 
  • Açık net ve mantıklı olduğu kadar yavaş konuşun ki, anlaşılabilir oldukça talepleriniz ve beklenenler net olarak ortaya çıksın. Yoksa hayaller masarati Hayatlar Murad 131 olur.  
  • Ne söylediğiniz bazen anlam ifade etmezken nasıl söylediğiniz karşıdaki muhatabın anlayabilme düzeyini de belirler. 
  • Güven ve bir işe başlamak bir başarının ilk adımlarıdır. Eksikliği çok basit bir şekilde fark edilebilir ve sürece 2-0 geriden başlarsınız. Yanıtlarınızdan emin, dik oturarak ve doğrudan muhatabınızın göreceği şekilde işte ben buradayım demeyi bilin. 
  • Siz bir çok şey söylemeye hazır olabilirsiniz ama, bazen sizin bahsedeceğiniz bir detay, sizi zor durumda da bırakabilir. Olabildiğince İnsan kaynakları yetkilisinin süreci yönettiğini zannettirin ve soruları ona sordurun. Üç konudan biri sizin soracağınız soru olabilir böylelikle zamanda kazanırsınız. 
  • Daha fazla ayrıntılı açıklama istemekten ve söylediklerinizi tekrardan korkmayın 45 dakikalık bir görüşmede mecbur kalırsanız üç defa dahi aynı konunun üzerinden geçebilirsiniz.  
  • Özgeçmişine her türlü bilgiyi yazanlardan olmadığınız için tebrik ediyorum. Tuttuğu takımı özgeçmişine yazanlar olduğunu hatta ilişki durumunun karmaşık olduğunun yazılı olduğu özgeçmişler gördüm. Bunları yapmayın. 
  • Eski çalıştığınız yerde iyi bir intiba bırakmadıysanız orası ile benzer pozisyon ve alanda boşuna iş aramayın. Eski işinizde yaşadığınız sorunları yeni işinize taşımayın. Ve her daim olabildiğince olumlu konuşun. 

Her şeyi konuştunuz da karpuz mevsimimi değildi üzülmeyin. Çağrı bitmeden sizden iki defa bastırarak soru sormanız beklenir. Bu bir gelenektir. Önceden hazırlanan son dakika sorularını burada devreye alarak atak yapabilirsiniz.  

Bunun üzerine insan kaynakları yetkilisi, size teşekkür eder ve sonraki süreçler ve size geri dönüş bildirimleri konusunda çok sık duyacağınız biz sizi ararız cümlesinin farklı versiyonlarını sunar.  

Görüşme bittikten sonra, aramanın tamamen sonlandırıldığından, mikrofonun tamamen kapatıldığından emin olun. Sonra bir dostunuzla görüştükten sonra what sapptan teşekkür edici bir mesajın etkisi biskremde dahi yoktur. Görüştüğünüz yetkiliye bir teşekkür maili ve genel durum değerlendirmesi maili paylaşın.  

Ilk iş görüşmelerimden birinde, yüz yüze görüştüğüm insan kaynakları yetkilisinden sonraki süreçlerde genel müdürleriyle görüşene kadar görüşüm hep olumluydu. Görüşme sonrası insan kaynakları yetkilisine teşekkür eden ancak, şirketin yöneticilerinin etik değerlerimle bağdaşlamadığı için çalışmak istemediğimi ileten bir mail göndermiştim. Kendisi de aslında işe alındığımı ama böyle bir cevap beklemediğini söylediğinde o şartlarda üst pozisyondaki o işe çok ihtiyacım olmasına rağmen istememiştim. Bu deneyimimi de paylaşmak istedim. 

Buradaki amacımız eğer bu işi istiyor isek, başvuran diğer adaylardan farklı olduğunuzu hissettirmektir. 

Yazının Sözü Uygulaması :  

Doğru cevapları bulduğunuz sürece soruların bir anlamı kalmıyor.  

Evde mesleki çalışma yaparken motive olmanın ipuçları

Evdeki yeni ofisinizi kurmaya başlayarak ilk adımı atın. Ofisteki ortam eve gelmeli.

Gelişen teknoloji ile televizyona dönüşen tabletler, cep telefonları ve bilgisayarlar var olsa da, şimdi hepsini bir kenara bırakmanız gerekiyor. Yoksa ay sonunda kirayı nasıl ödeyeceğinizi kahvehanede tartışmak zorunda kalabilirsiniz. Malum çoğu yerde kapalı, hane halkı ile iyi geçinmek gerek. Evde oturup ayakları uzatırken veya dere kenarında oturarak çalışmayı elbet hepimiz isteriz. Ancak her istediğimiz her zaman olamıyor. Başka bir bakış açısıyla, ‘televizyon karşısında çalışabilirim dikkatim dağılmaz’ diyorsanız, konsantrasyon alanında “Melih Safi Duyar’a meydan okumanız” anlamına geldiğini unutmamanız gerekiyor. Malum yıllardır Dünya hafıza ve konsantrasyon şampiyonu…

Çözüm açık net ve basit, kendinizi COVİD- 19′ tanısı konulmuş bir hasta gibi çalışmanız gereken süreçte tüm dünyadan izole etmelisiniz. Tabii bu durumda 14 gün beklemenize gerek yok 🙂 Pazar alışverişi gibi balkonda mahsurda kalmayacaksınız 🙂

Ev ahalisine “artık ben yokum, başınızın çaresine bakın” demeyi bilin.

Eğer gerçekten evde çalışmaya karar verdiyseniz, o odaya sadece çalışmak için girin, cep telefonu, youtube veya bilgisayar oyunları hatta aileniz bile gelse kapınızı çalsa orada olduğunuzu bilse bile evde yoksunuz. Gerçi bu da apayrı bir irade işi, ben “gelmeyin” diye kapıya yazı asıyorum, “neden gelmeyelim” diye sormak için geliyorlar 🙂

Unutmayın ki; televizyon karşısında sadece spikerler dikkati dağılmadan çalışabilirler.

Bir süre dünyaya izole olup, kendinizle tanışın, belki iyi birisi olabilirsiniz. Aynı şirinler gibi olduk biz de..

Hayatı vardiyalı yaşamak mümkün olmasa da kendinize özel bir vardiya düzeni oluşturun.

Hayatın kendisi dahi dün, bugün ve yarından ibaretken, neden biz hayatımızı vardiyalı, düzenli ve disiplinli olarak yönetemiyoruz ?

Türkiye’de (TÜİK istatistikleri) 24 Ekim 2019 tarihi itibariyle, 2018’e göre girişimlerin %43.5’i hizmet, %36.1′ i ticaret sektöründe yer aldı. Hizmet sektörü toplam istihdamın %37.5’ini oluştururken sanayi sektörünün istihdamdaki payı %27.5 olarak gerçekleşmiş. Buradan nereye bağlamak istediğime gelirsek, duble yol kavşağı bile çıkar. Yeter ki yolu bulacak dirayet ve niyetimiz salih olsun.

Türkiye’de çalışan kesimin patronlar haricinde kalan kısmına genel olarak “işçi” adını verdiğimiz malumdur. İşçi her zaman işçi kalmamalı, bir bayrak yarışına sahne olmalıdır. Rahmetli Cem KARACA ve kardeşi Barış MANÇO’yu da buradan anmak gerekir. İşçi, sabah 06:30 ile güne başlayan, sabah akşam ve aracı versiyonlarıyla zor bir sistemde çalışan kişidir. Başka bir deyişle “vardiyalı, planlı, disiplinli” şartlarda çalışandır.

Kısa çalışma ödeneği sonrası çalışanların işe dönüşle birlikte psikolojileri…

Evde kısa çalışma ödeneği kapsamında, maaşınızı devletten alarak ulaşılmaz birisi olamayacağınızı hatırlatarak, her sabah saat kaçta kalkıp kahvaltı hazırlıyor iseniz, o saatte kahvaltınızı hazırlayarak yolda geçirdiğiniz vakti de kahvaltı sürecine ekleyebilirsiniz. Kahvaltı süresini biraz uzatmak gibi küçük yaramazlıklar kıyameti yaklaştırmaz. Uyanın, kahvaltınızı yapın ve çalışmaya başlayın. Çalışan kazanır…

Tekrar edilmeyen her iş unutulmaya mahkumdur, bir ayağı kırılmış ata benzer.

Dün geçti ve bugün yeni bir yaşamın içindesiniz. “Tez yazarken okula gidermiş gibi hazırlanırdım, kıyafetlerimi (Zırhımı) giyerek, kahvaltımı yapar, atom karıncanın uçma serüvenine doğru, hazır olan çayımla birlikte masama geçer, son işimi tekrar edip ısınma turu sonrası motivasyonumu tekrar kazanarak yazmaya, çalışmaya başlardım..” Unutmamalısınız ki önemli olan tekrarı doğru bir zamanlama diliminde yapmaktır.

Planlı çalışın eğer planlayamıyorsanız, iradeniz ile savaşınızı gözden geçirin.

En az bir gün önceden günlük planı hazırlarken, muhtemel süreçlerde haftalık ve aylık iş planınızı da hazır tutmanız faydanıza olacaktır. Mesela neler yazabilirsiniz? Mail gelen kutunuzu açılır pencere yaparak mailleri gözünüzün önünde tutarak, unutmazsınız; keza yapışkan kağıtlarla aranacak kişileri de karşınızda tutabilirsiniz. Elbette evden çalışan kişilerin 7/24 nöbetçi subay gibi müsait olmalarını beklemek doğru bir davranış değildir.

Verdiğim eğitimlerde bunu anlattığım genç bir arkadaş beni telefonla aramak için whatsapp’tan randevu teyitiyle aramaya başlamıştı. Bu ilginç gelse de çok hoşuma gidiyor. Buna benzer uygulamalarla telefon konuşmalarımı %80 daha az sürede tamamlamaya ve kendime zaman ayırmaya başladım. O %80’lik sürecin % 20’sinde ‘bloggerlik’ yapıyorum. Her şeyi olmasa da çoğu şeyi başarabilirsiniz; elbette ki öncelik sıranızı doğru yapabilmeniz şartıyla…

Hep çalışacak mıyız? Elbette ki dinleneceğiz.

İşyerinde de kahve, çay, yemek gibi belirli süreli ve ağırlıklı süreçlerde, nasıl kendinize dinlenmek için zaman oluşturduysanız, aynı rutin ve planlamayı ‘esnek çalışma modeli’ olarak evinizde de tekrarlayın.

İlgi dağılıyor ve motive olamıyorsanız.

Çalışırken bir anda instagram’daki komik videoları iş içeriğine eklediğinizi fark ettiyseniz, işleri takip için whatsapp açık olmalı, ‘telefon yanımda ama bakarken dikkatim dağılıyor’ diyorsanız, https://web.whatsapp.com/ İnternet sitesi bilgisayar ekranınızdan size whatsapp ekranı sunduğu için bu bahaneniz ortadan kalkıyor. Sosyal medya uzmanı olarak çalışmıyor iseniz, diğer sosyal medya adreslerine ihtiyacınız zaten kalmıyor 🙂

Çalışma masamdan sevgilerimi iletiyorum.

Haliyle telefonu yanı başınızda mezar taşı gibi durdurmanın da bir anlamı kalmıyor. Çok zor oluyor ama ben başardığım için sizlere öneriyorum. Yapmadığım başarmadığım hiçbir işi, ne ekip arkadaşlarımdan ne de danışmanlık yaptığım kişi ve kurumlardan istemiyorum. Öncelik kendi irademle sonsuz savaşımı kazanmak!

Benim kadar inatçı iseniz bilgisayar başında uyuyakalabilirsiniz. Elbet kazara ekrandaki yazıları silmemeniz gerekiyor. Çok acı bir süreç birkaç defa yaşadım. Haliyle, ekranla aramdaki normalde 30 cm olan mesafeyi 55-65 cm arasına uzatmayı alışkanlık edindim. Tabii bu süreçlerde dik oturmaya ve gerçek anlamda rahat olmamaya özen göstermenizi sağlık açısından öneriyorum.

Baktınız olacak gibi değil, kendinizi zorlamayın, bu molanın adı ‘uyuma zamanı geldi zili’dir. Veya Yepyeni bir kahvenin çekirdeğinin kokusu eşliğinde balkonda biraz hava almak ya da bir dostunuz ile “yüz yüze” edilen sohbet sorunuza çözüm olacaktır.

Yazının sözü uygulaması:

Esnek çalışma modelinde, maksat işinizin evde yapılabilecek kısmını evde yapmaktır, evinizi işyerine taşımak değildir.

COVID-19 halk adıyla Corona sonrası, hayatımız nasıl olacak ?

Corona hastalığı hayatımızda pek çok şey değiştirdi; binlerce ölüm, hastanelerin acil servisleri, yoğun bakım üniteleri kapasitelerinin çok üzerinde çalışmak zorunda kaldı. Maalesef ülkemizde de çok sayıda vatandaşımızı kaybettik. Bunun için ‘dahiliye servisleri’ni kapatıp ‘cahiliye servisleri’ni açmak gerekebilir. Yaşanılan süreç sonunda kısa süreli dünya hayatındaki can korkusuyla ahirette hesap verme dürtüsü ile günahlarından arınmış geleceğin potansiyel günahkarları olma yolunda devam ederek, sadece “başımız sıkıştığında andığımız” yüce Allah’ı, salgın sonrası günahlarından arınmış ve de yeni tövbeler için arınmış kullar olarak, anmaya devam edeceğiz.

CORONA Öncesi ve sonrası Dünyada yaşam…

Yaşanan olaylarda gözlemlerimiz ile birlikte, en temel korku ve endişelerimizin nedeni uzun süreli belirsizliktir. Peki ya sonrası? İnsanlar bu durumu sonsuz şekilde bilim kurgu romanları gibi süsleyerek, korku imparatorluklarına dönüştürebilir. Çok ciddi hayal ürünleri kurarak durumu daha da zorlaştırabililir, yeter ki istesin! Neresinden bakarsak bakalım, şu an hayatta olan insanlığın yaşadığı daha önce benzeri bir olay olmadı. Ama insanlık bunları yaşadı.

Hala sosyal yaşama etkileriyle birlikte, çalışma hayatını ev ofis çalışması ile e- ticareti canlandıracak gibi gözüküyor. “Böyle de yapılıyormuş” diyorlar bizim çocuklar, “uzaktan eğitim madem yapılıyordu yıllarca okula neden sabahın köründe yola çıkıp da gittik” dediler. “Haklısınız” dedim çocuklara…

İnsan beyni cevize benzediği gibi fiziki olmayan yapısı da ‘ormanlık alan’ gibidir. Yaşadıklarını, düşüncelerini ve hayallerini sentezleyerek çevresindeki insanların yorumlarıyla birlikte belirsizlik ve korku imparatorluğunu çok kolayca kurabilir.

Genel geçer bir görüş der ki ;

“Korku hastalığı gerçek mandemiden daha büyük nükseder”.

Salgın Sonrası favori Korkular

1- Kalabalık ortamlarda bulunmak:

Hayatımız Corona Öncesi ve Corona Sonrası diye ikiye ayrılıyor. Eskiden olduğu gibi eğlence merkezleri, toplu iç içe ziyaretler artık hayatımızda eskisi gibi olmayacak şeylerin başında geliyor.

2- Hastahanelere gitmek:

Hasta olsak bile hastaneye gitmeye korkan bir millet olacağız. Kahraman doktorlarımızdan korkar olacağız. Sanki nöbetçi Corona yayar. Muamelesi yapacaklarmış gibi saçma hislere kapılanlar olabilir. Bu özellikle acil servis doktorlarını çok memnun edecektir.

3- Yurt dışı sehayatleri:

“Havadan kuş geçti, hadi uçalım İtalya’ya gidelim” muhabbeti son buldu. Size orada dondurma veren amca ve torunları artık orada yok. Artık her attığınız adımla birlikte zorunlu olmayan seyahatleri de azaltacaksınız.

4-Toplu taşıma kullanmak:

İstanbul’da ciddi bir problem oluşturacak olsa da bireysel silahlanmaya benzettiğim, her bireyin araba alma yarışı sağlık endişesi ile minübüs ve belediye otobüslerinin yarı kapasiteyi bile doldurmakta zorlandığı bir dönemi yaşayarak görmemizi bize yaşatıyor.

5- AVM’ de alış – veriş:

Gezerken “bunu da alacağım ama limitim doldu” dediğimiz şeyler vardı. Ya da sonsuz paramız ile “aldıklarımız gelecek ay öderiz”ler.. Artık onlar yok çünkü, yarın sabah uyanıp uyanamayacağımızı, ölüm yayan ama bunu fark etmediğimiz bir dönemin içinde geziyoruz. Bu gezintimiz Sanal Mağazacılığın yükselişini bizlere gösterecek.

6-Cafeterya ve restoranlar:

Hani o İtalyan restoran vardı. Bugetti feronelli bilmem ne? İşte hayatın ondan ibaret olmadığını paranız olsa bile, size oksijen sağlayamadığını yaşayarak gördük. Sosyalleşmenin konuşmaktan geçtiğini aynı ortamda oturup biri telefona bakarken biri muzik dinlediği veya bir kahveye 15 TL vermenin, bir anlam teşkil etmediğini anlamış olduk.

7-Markette alışveriş yapmak:

Temel ihtiyaçlarımız arasında parfümler, saç düzleştiriciler varken, tokken açın halinden anlamazken, 48 saatlik sokağa çıkma yasağında medeni yamyamlara döndüğümüzü fark ettik. Hele temel ihtiyaç olarak cips ve cola alan vatandaşlarımızı görünce gururlandım. Neymişiz biz, sonuçta ümmeti Muhammet burada… Umarım bu salgın Müslümanların yüce Allah’a inanmasına vesile olur. Müslümanlar İslam kelimesinin sadece erkek adı olarak kullanılmadığını öğrenirler.

Alışveriş psikolojisi

Öncesinde rahatça harcıyorduk, “kazanıyorum babalar gibi harcarım kart limitim 10,000 harca harcayabildiğin kadar. Ay sonu öderiz” vardı. Şimdi ise, üretim yok, satış yok, para yok ama harcama var. Bu nedenle alışveriş piramiti içerik değiştiriyor. Kontrollü olarak alışveriş yaparak bankaya ödeyebildiğimiz kadar para harcamaya başladık. Hatta maaşlarımıza artık el sürmeyecek hizmet ödemelerimizi online internet ödemesi ile yaparak, paranın mikrobu ile de tanışmadan sağlıklı kalacağız. Çoğumuzun korktuğu elektronik alışveriş hatta elektronik kelepçe muamelesi yaptığımız bu işlem ile tanıştık, sempati duyar olduk.

“Temassız al gülüm ver gülüm” olarak, değerlendirdiğimiz bu süreç, daha da gelişecek ve insanları küçük kartvizitler sonrası küçük kartların hakimiyetinin yükselişi ile tanıştıracaklar. Dünyada muhtemel Dante sonrası önemli yere sahip olan 35 yaş grubu, (Türkiye’de Necip Fazıl Kısakürek modeli) bakmadan almam ve daha tecrübeli yaşlardakiler ise, tanımadığımdan dokunmadan görmeden almam prensipleriyle uyum sürecinde biraz bocalayacaklar. Tabii bu durumu fırsata dönüştüren ahlaksız şirketlerin de bunda katkısı çok yüksek.

Tabii tüm esnaflar ve işletmeler fırsatçı değil bunların başlıcaları:

Üstün sevk idare ve ürün hizmet bedelinin fırsatçılık ile değiştirmeyen kötü gün dostu vatansever işletmelere Domestos, Eyüp Sabri Tuncer, Ace, Boğaziçi kolonya ve Migros şirketlerini ekleyebiliriz.

Neler değişti?

Corona hastalığına yakalanıp ancak, bunu kabul edemeyen, başımıza iş açma diyen aile reislerinin olduğu sonra aile içinde virüs çıkınca da bizim günahımız neydi sorusunun muhatabı aranmakta.

Hastalığa yakalanıp, yorgan döşek yatıp iyileşip hala farkında olmayan binlerce vatandaşımız olduğuna kesinlikle eminim. Bu haliyle birkaç ay daha misafirliğini sürdürüp azalarak, kontrollü adımlarla ülkemizden ayrılacağına inanıyorum. Elbette etkilerinin en az on yıl daha sürmesi kadar doğal bir durum da yok. Gitse de etkileri bizimle…

Corona’ da insan gibi kendisini birkaç aya unutacağız ama yaşattıklarını asla….

Bundan sonra herşey kontrollü olacak… Mesela yani ?

  • Sosyal mesafeyi koruyan arkadaşlıklar.
  • Japonya imparatoru Narihito gibi yaşamaya başlayan insanlar… Yani, Sadeleşen abartıdan uzak ve yüksek farkındalık sahibi hissederek yaşayan insanlar.
  • Aynı binada ve aynı evde beraber yaşadığımızı sandığımız ama bugüne kadar fark edemediğimiz, insanların sağlıkları ve onlarla ilgili diğer her şey… mesela bizim evde çay şekerini sadece ben kullanıyormuşum.
  • Hayatın kısa olduğu ve zaman biteceği bilinmeyen, geldiğinizde bulamayabileceğiniz, ömürleri yaşayan aileniz mi yoksa yola çıktıktan sonra, tanıştığınız cafeterya kültürü adını verdiğiniz arkadaşlarınız mı ? sorunun cevabı olabilir.
  • Ceza evine girmeden ya da bir hücreye kapanmadan, anlayamadığımız doğal özgür ve bol oksijenli bir hayatın değerini eve hapsolduğumuz bir kaç günde anlamadık mı ? Ki bizler balkona ve kapı ağzına çıkabiliyorduk. Güneş ışığının parladığını hatta rengini unutan yaşamlar olduğunu da hatırladık değil mi ?
  • Artık güvenli alanlarımızı kaybettik ve her an serseri bir mayına basmaya hazır bekliyoruz. Bu psikoloji ile yaşantıyı hayal edebiliyor musunuz ?
  • Güven duygusunun yeniden tanımlanması gerekmekte, o beni korur dediğimiz çevremizdeki insanların bile bir virüslük canı olduğunu öğrendik.
  • Ülkemizde Corona krizinde Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlığı harici tüm kamu kuruluşlarının süreç yönetiminde etkin başarısızlığı, İnternet altyapıları, devlet kurumlarının çalışma biçimleri, sağlık politikaları, eğitim politikaları, alanında yaşanan uygulama eksiklikleri açısından birer ibret haline geldiğini gördük. Elbette dünyanın bir çok sözde medeni Avrupa ülkesinden ve Amerika’ dan çok daha iyi süreç yöneten sağlık bakanlığını da görmezden gelemeyiz.
  • Yaşanan ölüm korkusu ebedi hayat başlangıcı ile, Corona sonrası geçmişe nazaran, ruhani hassasiyetlerin artışı, her gün yaptıkları doğru, yalnış davranışları sorgulamak, düşünerek konuşmak gibi bir çok değişikliğin başlangıcı da gözlemlenmeye başladı.

Ve bunun sonucunda ;

“Özgürlüğün” en temel yaşam hakkı olduğunun gerçeğinin hatırlanması kadar doğal bir durum söz konusu değildir. Kendimizle ve ailemizle tanıştığımız bu izole sürecinde, kendi isteklerimizi fark ederek bunları hayata geçirmenin keyfini sürebiliriz.

Yazının Sözü Uygulaması :

Korku hastalığı gerçek pandemiden daha büyük nükseder.