İyi bir çalışanda şirket sadakatinin sağlanması

İş hayatı başlı başına bir iş olmakla birlikte, her bir dalında doğru bakış açısını sağlayabilirsek verimliliği ve etkinliği de o ölçüde arttırabiliriz.  

Çünkü ; 

Çalışanlar bir şirketin öz sermayesidir. Şeklinde ifade ediyorum. Kendi içinizde bir bilanço çıkardığınızda her şey 100 kasa 500 sermayeden ibaret değil, bir de 700’ lü hesaplar adını verdiğimiz “Tek düzen maliyet hesapları” vardır. Kimse açıkça diyemese de şirket personelleri de 700’ lü kodlarda kendisine yazılı olmayan gelenekler ile başlı başına bir kod silsilesi ile bağlıdır. Özellikle Satış /  Pazarlama odaklı işletmelerde halkı anlayan halktan biri olup, insanlara dokunan ve güveni ilmek ilmek dokumayı bilen çalışma arkadaşlarının varlığı şirketin özünde bulunacak olan ilk yardım çantasıdır. Bunlar işletmenin inovatif ve inavasyonunun bakış açısının sokağa inmiş halkla ilişkiler içeren versiyonudur. Bu bakış açısına sahip işletmeler başarının sırrının, müşteri memnuniyetine verdikleri önem kadar çalışma arkadaşlarının iş ve çalışma biçimleri ve de işyeri çalışma koşulları sosyal meselelerde kazandıkları imkanları da düşünmelerini gerektirdiğinden çalışanların iş sadakatinin bu süreçten olumlu etkilenmesi sağlanır.  Nitelikli ve özverili çalışma arkadaşlarını bulmak onlara verilecek olan maaştan çok, daha fazlasını harcamak ve daha sonra da çok daha fazlasını da kazanabilmeyi gerektirir. Yetiştirilecek bir personelin oryantasyon süreci en az altı ay olmalıdır. Devlet memurluğunda dahi, bu süre 12 aydır. Yetişen ve memnun olunan personelin kaybedilmesini hiç bir işletme istemez. Ancak istememek kaybetmemek için yeterli değildir. Çalışan ve görevini özveriyle yapan personelin ikramiye, pirim terfi ve kıdem gibi ihtiyaçlarının yanı sıra sosyal alanlar ve de diğer sosyal ihtiyaçlarına karşılık verilmelidir. Günümüz iş hayatında biri gider ikisi gelir mantığında işletme yönetmeyen az sayıda kurumsal şirketler de bulunuyor. “Bunlardan birisinde çalıştığım için kendimi şanslı hissediyorum”. Hele ki kurumsal holding bazlı bir işletmeyseniz, veya yeni başlayan KOBİ kıvamındaysanız personel değişimi sandığınızdan çok daha fazla maliyetlidir. KOBİ ile holding arasında kalan orta ölçekli işletmelerde sistem yerine oturduğu için kan değişimleri çok fazla kan kaybına yol açmadan durdurulabilir. Ama holdinglerde kadrolar genellikle çekirdekten yetiştirme şeklinde veya güvenilir referanslar arasından seçildiği için yerlerine başkalarının göreve gelmesi hayli sancılı olabilir.  

İşletmelerde insanlar gibidir. Duyguları, kültürleri, Organları ve uzuvları vardır.  

İşletmeler ticari varlıklar olsalar da sosyal sorumluluklar taşırlar. Bu sorumluluklar topluma ve çalışma arkadaşlarına karşıdır. İş yapış biçimleri ve  belli kuralları da kültürlerini oluşturur. İyi bir işletme yazılı olmayan kuralları olan işletme kültürünü çalışanlarına uygulatırken kendisi de bunlara uymakla yükümlüdür. Aksi halde çalışanın işletmenin örgüt kültürüne bağlılığı sağlanamaz. Personel yönetim rejiminin verimli yönetimi etkili insan kaynakları yönetiminden geçmektedir. Etkin ve verimli personel yönetimi işletmenin kazancının % 60’ lık kısmını etkilemektedir.  

Nasıl yani nasıl oluyor ONEDİYOOO mu diyorsun?  

Belki de daha fazlası da, Türk milletinin iş değişikliğine üşengeçlik ile baktığını fark edemediğimizden bu oranı fark edemiyoruz. Şöyle bir bakış açısı ile değerlendirelim. Türkiye’ nin KOBİ’ si de olsanız lobisi de olsanız holdingi de olsanız fark etmiyor. Şirketinizin satın alma departmanında birden 15 kişinin haftanın son günü istifa ettiğini düşünün. Hafta sonunu bir şekilde idare edebilirsiniz ancak, bekleyen gelecek hafta başı pazartesi satın almalar ve fiyatlandırmaların yapılamaması demektir. Bir de uzun emek ve uğraşlarınız ile dürüst çalışkan ve işini özveriyle yapan arkadaşların istifası sonrası rakip başka bir şirkete kavimler göçü misali geçişi sonrasını hayal edebiliyor musunuz ? Bu diğer çalışanlar içinde kariyer fırsatı gibi görülse de aslında motivasyon kaybıdır. Terfi ederek sonra bizde mi istifa etmek zorunda kalıp başka şirketlerde iş aramak zorunda kalacağız şeklinde düşüneceklerdir. İşletmede takım ruhu çok başka bir meseledir. Masasını silen temizlik personelinin dahi değişmesi personelin ilgisinin başka yöne çekilmesini sağlıyorsa beraber bir şeyler paylaştığı iş arkadaşının değişmesi ve yeni gelenlerin oryantasyonuna alışması da bir o kadar zorlayıcı olacaktır. Elbette iş ilanı verilerek çok kısa sürede yeni çalışma ekibi üyelerini  bulabilirsiniz ancak, onların işletme kültürüne uyumları hayli zaman almakla birlikte bu süreçte hedef ve amaçlarınıza harcamanız gereken enerjiniz yeni personelin eğitimiyle heba olmuş olur. İnsan kaynakları eğitimi aldığım dönemde çok ilginç bir ifade duymuştum. Personel devir hızı konuya yabancı olanlar için kısaca bahsedelim. Bir personelin çalıştığı işletmede kaldığı sürecin süresini belirten ifadedir. Türkiye’ de  bu oran ortalama % 25 olup bu oranın düşük olması makbul olanıdır. Türkiye’ de kurumsal gözüken işletmelerde dahi tayin ve terfi sistemi bir üst yöneticinin önermesi ve iki üst yöneticinin oluru ile gerçekleşmektedir. Bu prosedür olarak kulağa hoş gelse de uygulama açısından ciddi problemler oluşturmaktadır. Yaşadığım bir olaydan bahsedeyim. İşini iyi yapmanın yanı sıra eğer üst yöneticin senin müşteriler ile diyaloğundan memnun ise, ve satış odaklı çalıştığın departmanda müşteriler senin ismin ile ürün almaya geliyor ve sen olduğun için buradan alışveriş yaptıklarını fazla dile getirirlerse artık terfi etmenin veya şirket içi farklı departmana tayin olmanın imkanı yoktur. Hele bir de çalışma arkadaşların iş disiplininden nasip almamış ve sen yokken müşteriler senden alıştıkları ilgiyi senin çalışma arkadaşlarından bekliyorlarsa işyerinde çok kısa sürede sevilmeyen ama, ne terfi ne de tayin edilemeyen bir personel olarak çalışmaya devam edersin.  

Olsun sen devam et. NPS ler (Müşteri Memnuniyet Anketi) senin üstlerin görmek istemesede bir süre sonra şirketin üst yönetimi tarafından fark edilmek zorunda kalınacaktır. Bir yıl içerisinde şirketin bu duruma bir aksiyon almadıysa seni hak eden işletmelere doğru kanat çırpma zamanın geldi demektir.

  Bu kadar eleştirdikte nasıl bir çözüm üretiyorsun derseniz, şirket içi denetim ve şirket dışı danışmanlık hizmeti veren firmalar veya şirketlerin iç denetim birimleri var. Genellikle halk arasında buna “gizli müşteri” adı veriliyor. Bu raporlar ile ve şirket içerisinde kemikleşen gizli bir kadro kurup istihbarat servisi misali bir oluşumu müşteri ilişkileri birimlerinin altından besleyerek bilgiyi veren ve bilgiyi alanın kim olduğunun bilinmediği bir sistemi kurarak verilen bilgilerin bilimsel analizler ve dedektiflik şirketleri aracılığı ile kontrol edilmesinin ardından % 100 Olmasa da % 95 başarı ile sonuca ulaşabilirsiniz. 

İYİ ÇALIŞANI İŞYERİNE BAĞLAMANIN YÖNTEMLERİ 

Çalışma arkadaşlarınızla yüz yüze görüşme zaman aralığınızı arttırın. OKR sistemi ile belli bir oranda bu aşılsa da eğer aynı modem dışında girilemeyen bir sistem varsa ve personel müdürün görebildiği bir sistemde 2. geri dönüşü şirket bazında geri dönmek zorunda kalıyorsa geçmiş olsun. Eğer yöneticisi hangi konumdan buraya geldiğini unuttuysa, şirket yönetimi olarak o personelden alınacak verimi % 60 oranında yok sayabilirsiniz. İşletme müdürü veya üst yöneticilerini sahada göremeyen personel heyecanını kaybeder ve yöneticisinin olumsuz davranışlarını kendisi de olumsuza çevirerek iş hayatına yansıtır. Sonra rakip firma da tanıştığı başka bir işletme yetkilisi ile tanıştığında mevcut çalıştığı şirkette özgeçmişinde tecrübeler kısmına itinayla ve kalın puntolar ile eklenir. Bir önceki işimde bunu yaşadım ve özgeçmişimi güncelleyerek çıktığım yolda, daha sonra linkedin (https://www.linkedin.com/) ve diğer sosyal medya hesaplarımı da güncelleyerek ne olacağını beklerken biranda kendimi şuanda çalıştığım holding içerikli işletmede çalışmak için davet geldiğine şahit oldum. Daha iyisi elbet olabilirdi, ama daha iyisi ortaya çıkana kadar en iyisi bu sloganı ile çalışmaya başladım.  Ve iyi ki cesaret edip istifa etmişim. Eski işimde terfi etmem başarı ile değil, üst yöneticimin ego ve kibirini, işletme zararına uygulamalarına imza atmadığım için bana mobing uygulanmasına itiraz etmem nedenli engelleniyordu. İş hayatının stresi yorgunluğu çok olur ama bu insanların şahsi savaşına döndüğünde işler güneye doğru uçan kuşların ilerlemesine kadar giderler.  

Olaya şöyle de bakabiliriz, erken dönem istifaları genellikle altı ay ile iki yıl içerisinde olur. Ve ben 1.5 yıllık bir çalışan olarak, işten ayrıldığımda ve rakip firmalardan birine güneye doğru gittiğimde şirketimin beni eğitmesi için belki de süreçte yapmış olabileceğim maliyet zararları (Bir keresinde bir kamyon ürünü dikkat etmeden verdiğim için geri iade almıştık.) Ama artık o hatayı yapmıyorum. Eğitim maliyetleri yemek masrafları vs… Benim için harcanan para altı aylık bana verilen maaş kadar diyebiliriz.  Yeni personel için uyum, oryantasyon ve maliyet zararlarını da hesap etmek gerektiğinden çalışanın gitmemesi için havuca ihtiyacı vardır. Bu havuçta kıdem ve rütbedir. Çalıştığım işletme mağazacılık sektöründe aktif çalışmalar yapıyor, tabii her çalışan müdür olamayacağına göre hem iyi çalışan hem de verimli çalışan personele ne yapılabilir derseniz uzman çavuş mantığında askeri mantıkta ilerlenebilir. Rütbeler er, onbaşı, çavuş olarak ilerlerken biz de kıdemleri  Büyük mağazalarda ilk  12 ay Çaylak sonraki altı ay da da 1. 2. 3. 4 derece şeklinde sıralayarak ilerleyip küçük her işin yapıldığı iş yoğunluğunun çok olduğu mağazalarda ise ilk 6 ay çaylaklık sonra 1.2.3.4. derece şeklinde kıdem sıralamasına giderek 4. kıdem sonrası uzman rütbesi ve sonrası Departman sorumlusu ve müdür yardımcısı silsilesi ile işleyiş profesyonel bir çalışma ortamı sunulabilinir. Dereceye göre maaş oranında artışlar personeli heyecanlandırır. Elbette derece de yükselme olduğu gibi olumsuz durumlarda derece de düşürülebilinir. Müşteri memnuniyeti etkin ve verimli bir şekilde kontrol edilmelidir.  

Buraya kadar iyi bir çalışanın nasıl şirketiniz için yetiştirileceğini konuştuk şimdi de maddelerle çalışanın size bağlayacak basit anektotları paylaşacağım.  

1- Çalışma arkadaşınız ile aranızda kaç unvan veya makam olursa olsun, saygınızı açıkça gösterin ki, sizin olmadığınız yerde de size olan saygı olsun. 

2- Çalışma arkadaşınız ile konuşabilin. Onlar sizinle konuşmak istiyor ama sizinle konuşabilmesi için, önce sizin onu dinlemeniz gerekiyor. Sizinle çekinmeden konuşamıyorsa sizin orada kalmanızın bir anlamı kalmamıştır. Bazen siz konuşmak isteseniz’ de geciktiğiniz için, çalışan konuşmamayı da tercih edebilir. 

Çünkü ;  

Size anlattığı bilgileri ona karşı kullanmanızdan korkabilirler veya onun anlatmak istediği amacından  çok saparak sizin söylediğinizden çok farklı bir anlam çıkartılabilir. Mesela ben bir yılı tamamlamama rağmen, yöneticimden yöneticimin iş yoğunluğu nedenli beni tatmin edecek kadar bilgi edinemediğimi arkadaşıma anlatmıştım. Hem de nasıl anlatayım. Benden daha kıdemli bir arkadaşımız bizim ekibe yeni atanmıştı. Ve İşyerinde çok aktif kullandığımız SAP programını yıllarca daha önce görev aldığı operasyon kanadında kullandığından tecrübeliydi. Bana bir gün bu işi nasıl yapıyorsun dediğinde bilgimin olmadığı ve bu işleri ofiste  genellikle departman müdürümüz yapar, biz de iç operasyonel işler süreçlerini yürütürüz şeklinde cevap vermiştim. Arkadaş bunu gidip departman müdürüne sizin arkanızdan çok kötü şeyler söyledi çok zoruma gitti ondan gelip size söylüyorum. Bana hiçbir şey öğretmedi kötü davranıyor vs. Şeklinde bir çok şey anlattığında yöneticim beni dinlemeden üst bölge yöneticimize şikayet etmişti. Benim haberim olmasına rağmen ilk kez bildiğimi açıklıyorum. Diğer 3. çalışma arkadaşıma da departman müdürü yalancı şahitlik yapması karşılığında yönetici olabilmesi için referans olabileceğini söylediğini öğrendiğimde bunu da kurumsal işletmelerin arka mutfağı şeklinde yorumlamıştım. Yazıyı bu olaylardan yaklaşık 4 – 5 ay sonra yayınlıyorum belki de ancak, sonucu göreceğiz ama yazmayacağım gibi… O arkadaş bu olayın ardından yönetici atanacağına dair resmi bir mail yazışması aldı. Belgesi de mevcut. İşte bu ve benzeri olaylar nedeniyle çalışanlar küstürülüyor korkutuluyor. Ve konuşmaktan çekiniyorlar. Artık  ramak kala süreci harici hiçbir şeye dahil olup sorumluluk almıyorum. Ve şirket kaybetmeye devam ediyor. Bu nedenle kıdem ve terfi sistemi kişilerin egosuna kibirine şahsi ilişkilerine değil. Müşteri memnuniyetleri ve istihbari çalışmalara göre yapılmalıdır düşüncesini paylaşıyorum. Aslında amacım bu olayı deşifre etmekten çok yaşanabilecek olayları en gerçekçi biçimde ifade edebilmekti.  

Çalışma arkadaşlarınızın size sadece makamınız için değer vermesini istemiyorsanız ;  

Sizle nasıl konuşulmasını istiyorsanız, sizde öyle konuşun… 

Özen gösterin, aktif dinleyici olun, onları anlamak için çabaladığınızı belli etmeye çalışmayın gerçekten anlayın. 

Onunla çalışma alanı dışında da iletişiminizi sürdürün. Elbette onun özel alanlarını işgal etmeden mesela işyerinin sosyal alanında eğer müsaitse kritik yapabilirsiniz.  

Ekibin tamamını ikna etmeye çalışmaya harcayacağınız emeği yönlendirme gücü olan ekip üyesi, üyelerini ikna ederek başlarsanız gerisi daha kolay gelecektir.  

Sadece bir yönetici veya patron olursanız işletmede sadece ay sonunda maaşları bölüştüren ama kapıdan çıkarken ayağınız kaysa kimsenin umrunda olmayacağı bir kişi olursunuz. Önce insan diyerek çalışma arkadaşlarınızın ruhsal ve bedensel bir problemi olup olmadığını da sorabilirsiniz. 

Onlardan fikir fırtınaları yapabilecekleri ortak projeler çıkarmalarını isterken sizde onlara katılın…  

Her işte hata olmaz. Bazen sizde yanlış anlayabilir veya yanlış yapabilirsiniz. Onlara konuları anlatacak kadar zaman verin, makas nerede diyeceğinize bizde şekilli kesebilen makas var  mıydı ? Derseniz onlara manevra sahası sağlarsınız. 

İşyerinde profesyonel olacağım derken, manken gibi kasılıp kalmayın. Profesyönel olun ve arkadaşlarınıza da uygulamalı anlatın. Mesela işyerinde nasıl konuşacağınız, giyim kuşamınız, iş ve komuta hiyearşisi gibi. Bazen her şey sizin kontrolünüzde değildir anlaşılmaz nemrut çalışma arkadaşları ile çalışmak zorunda kalabilirsiniz. Önce onu anlayın ve sorunu bulun. Soruna onun cephesinden bakıp çözüm üretmeye çalışın. Ve onu dinlemek için sabırla bekleyin. Ona kılavuz olarak, onu dinleyerek ve onunla konuşarak ona çözüm üretin. Eğer bunu yapmazsanız, Kötü köpek sürüye kurt getirir. 

Ve tüm bunların sonucunda, onlar olmadan bu işletmenin var olamayacağını hatırlatmayı unutmayın. Bunu mizahi ve samimi bir üstlup ile yapın.  

                                               Yazının Sözü Uygulaması :  

Asıl başarı takdir edilme kaygısı olmadan ve özgür çalışıldığında başarımızın önüne düşen bir kitap gibi açılmasıyla ortaya çıkar. 

Yazı notu : Bu yazı 15.01.2022 tarihi için, 24 Kasım Çarşamba tarihinde son düzenlemesi ile yayına hazırlanmıştır. Bahsi geçen yazıda sütten ağzı yanan ve işletmelerde yaşanabilecek bir kurgu olayı detaylandırarak hayal ürünleriyle süsleyerek anlatmış bulunmaktayım.

Covid- 19′ un Tüketici Algısındaki Değişime Yansıması.

Yaşanan ve Dünya Sağlık Örgütü (İLO) ‘nün salgını kasıtlı olarak saklamasından sonra, ki malum Dünya Sağlık Örgütü’ nün yetkililerinin neredeyse tamamı Çin’ li bu korkunç bilgiyi’ de görmezden gelemeyiz. Gün geçtikçe ülkemizde de önlemler gecikmelide olsa uygulanmaya başlandı. Tabii eşsiz bir kriz yönetimi şeklinde, halk marketlerde cips kola kuyruğuna girdi.

Dünya genelinde sokağa çıkma yasakları yapıldıgında ise, gönüllüler yaşça tecrübeli vatandaşa yardım ediyor. Orta yaş grubuda olabildiğince ;

E- Ticaret sitelerinden alışveriş yapmaya özen gösteriyorlar. Dünya genel tarihi COVİD- 19 Öncesi ve sonrası diye yeniden yazılacak. İnsanlar her bulduklarını paraları olduğu için alabiliyorlardı, Artık paranın bir anlam ifade etmediğini, fark etmek için düşünme aşamasına gelen hatrı sayılır kişiler var.

Tüketici üretilirse alırım mantığından, ihtiyacım varsa alırım mantığına doğru evrilmeye başladı. İhtiyaçlar zorunlu ihtiyaçlar olmasa da yaşayabildiğimiz ihtiyaçlar olarak yeniden sıralandı.

Panik ve korku ile temel yaşam malzemelerinde rekor düzeyde satış artışı yaşadı. Bununla birlikte, kılık kıyafet ve teknolojik harcamalarda ciddi oranda azaldı.

Covit- 19 Pandemisi sonrası satışı artan ürünler

1- Tek kullanımlık maske ve eldivenler.

2- Temel Gıda Malzemeleri, (Makarna, çorba, pirinç, bulgur. baklagiller,)

3- Evde ekmek üretim için kullanılacak malzemeler, ( Un, maya türevleri.)

4-Teknolojik ürün olarak ekmek yapma makinesi.

5-Temizlik ürünleri kategorisinde ise ;

Kagıt havlu, tovalet kağıdı, el sabunu, el dezenfektanı ve kolonya rekora koşmakta.

İşin birde diğer boyutu “Home Ofis” çalışmaları içinde, çalışma masası, bilgisayar, klavye ve mause ciddi bir satış ivmesi yakaladı.

Satış Oranları Azalan Ürünler

Türkiye ve Dünya da seyahatler ve iş gezileride neredeyse sıfır düzeyine indiği için haliyle bavul ve turizim hizmetlerinde azalma görülmesi normaldir. Tabii iş dünyası süprizlerle dolu.

Tatile gidilemez ise cep telefonları satışlar kayda değer etkilenmese de, kamara ve fotoğraf makinesi satışlar ciddi bir azalma eğilimine sahip oldu.

Eğlence sektörü birince, sektörde en çok kullanılan ürünlerde haliyle satış oranlarında gerilemede kendisine sıra buldu. Bunlardan başlıcalarını paylaşıyorum :

6- Plaj havlusu, mayosu, terliği

7-Gelinlik, damatlık

8-Spor ayakkabı

9-Kadın ve Erkek ayakkabı, bot, terlik vs.

10-Çocuk giyim, ayakkabı vs.

11-Aksesuar ve çeşitleri

12- Kışlık kaban, mont vs.

13- Kamp ve tatil malzemeleri

Şeklinde örneklendirilebilinir.

Yazının Sözü Uygulaması :

*Tüm veriler son iki aydır devam eden şahsi gözlemlerime aittir.*

Türkiye’de Coronavirüs’ ten “korunamazsak” ne olur ?

Coronavirüs Çin halk Cumhuriyetinde ortaya çıkışından sonra, İran’ nın kum kentinde başta olmak üzere, olan dini eğitim ağırlıklı üniversitelerinde yetişen Çin asıllı öğrencilerin önce ülkelerine sonra da İran da temasları ile geniş bir yayılma imkanına sahip olan COVİT-19 virüsü, İran da bürokrasi de ve diğer kamu kurumlarında yetişen molla zihniyetinin haber duyulursa ve virüsün İran’ ın dini eğitim veren kurumlarından yayıldığı ortaya çıkarsa bir çok işimiz deşifre olur endişesiyle saklaması sonucu, tüm ülkeye yayılan ölümcül bir hal aldı. Tespitlere göre; ( Virüs yayılım haritası who) İran üzerinden, İtalya ve diğer dünya ülkelerine yayıldığı iddaası söz konusu… Her şey bir yana bugün anlıyoruz ki ;

Yüz binlerce ölüme sebep olan COViT-19 Halk arasında adıyla CORONA, adlı dünyanın yeni misafiri İtalya’ dan çıktığı Dünya Avrupa turunu tüm dünyada büyük bir yayılımla tamamlayarak yaklaşık on gün öncede ülkemizde bizzat sağlık bakanlığımız tarafından misafir edildi.

Kendisinin konforu ve rahatı için yaz aylarında öğrencilere sunulamayan KYK yurtları ve özel vakıflara ait öğrenci yurtları tüm bölgelerde hizmet vermekte, bununla birlikte v,rüs için her şey düşünülmüş, sadece CORONA Virüsü için ayrılan hastaneler ve yepyeni malzemeler ile kendisi Türk misafirperverliğini yakından görüyor.

“Malum italya’ da tencere tava ile halk müzik yapıyorlar.”

Ülkemizde de durum maalesef her geçen dakika ilerlemekte, vatandaşlarımız Sağlık bakanı Sn. Fahrettin KOCA beyfendi’ nin uyarılarını ciddiye almayarak hastalığın yayılması için inanılmaz bir emek vermekte, Çocuklar gençler arasında yayılmasın diye üç hafta “ARA VERİLMESİ” Bakınız TATİL kelimesinden bahsetmiyorum. AVM’ ler de kapanınca, çimlerde bayırlarda halkımızın kendisini SUMO güreşçisi sanmasına vesile oldu. Hamdı senalar olsun.

Vakka sayısı heran artıyor. Bu nedenle kesin bir şey söyleyememekle birlikte, Uzun yıllar boyunca dünya genelinde bu kadar vahim bir durum yaşanmadığı için pek çok ülke bu salgına hazırlıksız yakalandı diyebiliriz. Şükür ki ülkemizin burnu beladan kurtulmuyor halkımız daima hazır !

Elbette her ülkede şartlar aynı değil bizde o el o ele değecek başka türlü görüşmekten keyif alamıyoruz, anlamsız oluyor bir araya gelmek. Tabii bu bireyselde böyleyken iş hayatı bu kadar bağımsız değil.

iş hayatı açısından bakarsak Çin Halk Cumhuriyeti Cenin yemekten islamın farzlarını ezberleme evresine geçişle birlikte;

Ekonomisinide şaha kaldırmak için ilk şokunu atlatmayı başardı ve tespit edilen vakaa sayıları bir önceki günlere göre hayli azalıyor.

Aslında meselemiz Çin değil, ülkemizde yaşanabilecek benzer bir krizde nasıl önlemler alabiliriz konusunu irdelemektir.

1. Durumu Heran Kontrol Altında Tutun

Kriz demek fırsat demektir. Çincede Fırsat anlamına gerçek manada gelmese de Çin devleti bu işi fırsata çevirdi.

Peki biz ne yapıyoruz ?

Kriz dinamik başka değişle değişken bir süreçtir. Her an hazır olmalı, kriz planlarınızı hazır tutmalısınız. Krizde ilk şoku hemen atlatmalı durumu anlamaya, daha sonrada planlamaya, stratejik davranmaya ve ayağa kalkıp tüm bunları bir araya getirip ders çıkarma aşamasına geçilmelidir.

Olabildiğine hızlı ve şirketin en yetkili ismi süreci bizzat yönetmeli böylece krizi yönetirken daha büyük krizlere engel olunmalıdır.

Her şey olayı iyi kavrayarak doğru stratejiyi doğru zamanda hızlıca uygulamaktan ibaret.

Mesela, Corona virüsünden örnek verelim. Temel gıda malzemesi olarak market ürünleri satışı ile ilgili faaliyet yapıyorsak, virüsün etkilerine göre öncelik sıralaması yaparak, istif ve karaborsa yapılabilineceğini tahmin ederek ürünümüzde toptan ve parekende satışlarını asgari düzeye indirerek, daha iyi kontrol edebileceğim e- Ticaret sisteminden kimin ne kadar ürün aldığını stok durumunuzu da kontrol ederek, kontrollü biçimde satış gerçekleştirebiliriz.

Peki sonucu nasıl olur derseniz ? Tedarikçileriniz’ den kaynaklı sorun yaşamaz iseniz;

Krizden etkilenir, ancak zarar görmezsiniz. Ve kriz bitiminde elinizde hala stoklu ürün olduğu için şirketiniz hisse değerlerini hızla arttırır.

2. Katı kurallar ile İşletme Yönetilmez

Planlama ve stratejiyi üst kadro ile hızlıca belirlenebilir ancak, herşey öngörülemez bu nedenle alt kademedeki personellere de insiyatif yetkisi verilmelidir. Başlar ayak olmadan yürüyemezler ayaklarda başın direktifi olmadan nereye gideceğini bilemez.

Hepimizde akıllı telefonlar var basit bir what sapp grubu ile tüm şirketin görüşlerini alabilir veya talimatları oradan iletebilirsiniz.

3. Çalışanlar Bilgilendirilmelidir

Kriz anında bilgi kirliliği de had safada’ dır. Her an yeni bilgi sizin adınıza rakiplerinizce sahaya sürülebilinir. Devletin kurumları da resmi açıklamalarda gecikebilir. Suları bulandırmak isteyen zihniyetler olabilir. Kısacası kriz müdahale edilmezse tarhana çorbasına dönüşebilir. Bunu engellemek için çalışanlarınıza gerektiği kadar bilgiyi ve iletişimi süreç dahilinde vererek sağlamanız gerekiyor.

Mesela açıklamalarınız yazılı ve resmi web sitenizde açık ve net olarak yazılmalıdır. İşletmenizin durumuna göre çalışma saatleri, çalışma esnasında dinlenme süreçleri ayrıntıları gibi süreçlerin takibi ile Korona vrüsü olabilecek çalışan ve de ailesinin süreçlerine kadar ayrıntılı şekilde açıklanabilir. Böylece coronadan çok kolay korunmuş olursunuz.

4. Görev Paylaşımını Tekrar Yapın

Corona gibi bulaşıcı hastalıkları tetikleyebilecek iş yerleri mesela oteller günlük işleyişine devam edemezler. Personeli işten çıkarmak yerine farklı görevler vermek, hatta şartlar elveriyor ise, başka işletmelere geçici transfer edilmeleri söz konusu olabilir.

5. İşletmenizi teknoloji ile dönüştürün

Ülkemizde de bir çok işletme hatta bazı bankalar çalışanlarının evden çalışmasını sağlayacak sistemler kurdular. Örneğin üniversitelerde dersler artık uzaktan eğitim ile yapılmaktalar.

İşletme içi what sapp uygulamasında basit bir grup açarak rahatlıkla işletmenizi de krizinizi de yönetebilirsiniz.

İşletmeniz zaten dijital hizmet veriyorsa, krizi en az kayıpla atlatırsınız ancak, bir mağazanız var ise,

Tek şansınız işletmenizi dijitalleştirmek ve E- ticaretin nimetleriyle tanışmak..

6. Ayağa Kalkıp Hareket edin ve Krizi Fırsata Dönüştürün.

Krizi haberdar olduğunuz gibi yönetmeye başladınız her şey yolunda demektir. Ancak kriz sizi yönetirse vay o işletmenin haline, krizler sizi etkilemese de, daha etkili pazarlama ve satış teknikleri ile bu süreci atlatabilirsiniz.

Ticarette her sektör planını kendine göre ayarlamalı ve ona göre stratejisini güncellemelidir. Mesela Corona salgınında tüm sektörler etkilendi. Ancak gıda, hijyen ve sağlık ürünleri, işletmeler arası e-ticaret, uzaktan görüşme servisleri, sosyal medya bu salgından ekonomik anlamda karlı çıkan sektörler.

Mesela üniversitelere uzaktan eğitim vermeleri için gerekli olan teknik makineleri satan şirketler bu işten ciddi karlar elde ettiler. Veya Köfteci Ramiz Evde ısıtılmalık köfte hizmeti sunsaydı bu işi ciddi bir sektöre dönüştürebilirdi.

7. Stratejik Davranın ve İhtiyaca Eğilin

Krizden en az etkilenen olmak için yaptığınız işe göre yenilik çıkarmanız gerekiyor. Başka bir değişle eski köye yeni adet getirmelisiniz.

Mesela KFC / Biten Tavuk Eti Skandalı

Ünlü tavuk restoranı zinciri KFC, 2018’in başlarında Birleşik Krallık’ta büyük çapta bir stok krizi yaşadı. Yani kısacası, koca zincir mağazanın koca ülkedeki şubelerinde tavuk bitti. Birleşik Krallık’taki 900 KFC restoranının çoğu, geçici olarak kepenkleri indirdi.  Ülkedeki KFC restoranlarının yarısından fazlası sınırlı sayıda menü ve her zamankinden daha kısa süren çalışma saatleri dahilinde yeniden açılsa da birçok restoran uzun süre kapalı kaldı.

Peki KFC ne yaptı ?

KFC bu krizde kendisiyle dalga geçti ve tüm olaya esprili bir şekilde yaklaştı ve bir halkla ilişkiler kampanyası başlattı ve bu kampanya ile Cannes Lions 2018’de “Altın Aslan” ödülü bile aldı.

Krizler doğru okunduğu sürece avantajdır.

Kriz yeni ihtiyaç demektir. İnavasyon ile bunu fırsata dönüştürmek gerekir.

sigortacılık sektörü yaşlı ihtiyarlar gibidir. Katı kuralları olur ama Corona yerim sizin kurallarınızı dediğinden beri, Ant Financial adlı firma, sigorta kapsamına korona ile alakalı yeni bir sigorta türü daha ekledi. Şirketin Şubat ayı sağlık sigortası gelirlerinin %30 artması da bunun etkili olduğunu gösteriyor.

Bunlar ne anlama geliyor ?

Corona er ya da geç bitecek dünyada kalıcı bir mesaj bırakacak öyle bir güç var ki sadece fakir ölmüyor. Ölüm herkese canı veren istediği an milyonlarca canı da alır. En kötü durumdayken yeniden hayatta verir.

Global bir belirsizlik esnek yaklaşımların iş hayatına faydalarını CORONA hastalığı sayesinde öğrendik. İnsanlık Hz. İsa’ nın doğumunu başlangıç kabul ederken Corananın bitirilişine doğru evrilebilir.

Herşey geçse bile yaşattıkları hiçbir zaman unutulmayacak, hastalıklar ve toplu ölümlerin merkezi olan Çin Halk Cumhuriyeti daha önceki Kronik hastalık olan SARS’ ta E ticareti öğrendi. Şimdi bakalım ne öğrenilecek bizler ne dersler çıkaracağız ?

Örneklersek ;

Genel işler nasıl ilerler, robot teknolojiler nasıl uygulanır, yapay zeka nereye ilerler, Online eğitim ile ciddi tasarruf ve yeni bir sağlık sistemi nasıl kurulur gibi bir çok soru cevabını bekliyor.

Artık değişim ve dönüşümü inavasyon ile birleştirip sahaya sürmenin vaktidir.

Yazının sözü uygulaması :

Başlar ayak olmadan yürüyemezler, ayaklarda başın direktifi olmadan nereye gideceğini bilemez.