Slogan basit:  Bana bu kalemi sat ! 

Her şeyi yazıp satış pazarlama kanadında çalışıp ve çok iyi satış pazarlama eğitimi vermeme rağmen, satış konusunda yazı yazmadığımı fark ettim.  Yazımı yazmaya başlamadan önce youtube de gördüğüm “para avcısı” adlı bir filimden de kısa bir fragman izlemek bu yazıyı yazmam için beni motive etti. Ucuz yoldan zengin olmakla başlayan serüven satılan kalem ile yeni bir arz oluşturuyordu.  

Çünkü,  satış pazarlamanın temeli ihtiyaçtan, ihtiyaçlarda arz ve taleplerden oluşur. Önce arz ı yani  ihtiyaç oluşmalı ki talepte oluşturulabilsin. Bir ürünü çok üretmek çok satacağı anlamına gelmiyor. Sonuçta;  keynesyen gibi karma ekonomi modellemesi peşinde değiliz. Amacımız herhangi bir ürünün herhangi bir kişiye nasıl satabileceğimizdir.  

Sanayi devrimiyle sanayileştiğimiz dönemin artık endüstri 4.0 ile şekil alması ile 2012 yılından beri şekil alan günümüzde NFT ile zirvede kendine şimdiki doruk noktasını tanımlayan çeşitli özelliklere sahip dijital varlıkların benzersizlikleri ve altının petrol karşısındaki ikamesi gibi ikame edilemediği denkleşemediğini onaylayan fikir akımı olarak nitelendirilebilinir. Bu tabii benim şahşi görüşüm olarak, tartışmaya açık bir kavram olsa da trendler ve satış pazarlama ve halkla ilişkilere bakış açısının penceresinin yeniden çizilmesine oldukça etkili bir grafik dokunuşu olarak sunulabilinir.  

Basit bir örnekle ifade edersek, bir ürün alacağınız zaman birden fazla internet sitesi kaynağını aynı anda görüntüleyip karşılaştırabiliyoruz. Yani, söz konusu hizmetlerde artık oligopol piyasa hizmetlerinin dahada anlamlaştığını görebiliriz.   

Burada durumu farklılaştıran ise; halkla ilişkilerin desteği ile mağazacılıkta ve hatta siber sanal dünya da, görmediğiniz ve görülmediğiniz dünyada da satışı yapan kişinin ortaya çıkarmış olduğu tecrübedir. Yaptığım uygulamalı etkili satış eğitimlerinde müşteriye yani misafirinize dokunmanın ruhunu işlemenin ve onun ihtiyacı yoksa bile, gerekirse ona ihtiyaç oluşturup almayacağını bile bile ücreti yüksek ürünü gösterip orta ölçekte ürüne ikna etmeye çalışıp, fiyatı en ucuz gözüken ama asla en ucuz olmayan ölümü gösterip engel durumuna ikna edebileceğiniz bir çok yöntem mevcut. Bazen kasıtlı olarak satışın kaçırılmasını sağladığımız zamanlar olur fakat, o müşteri çok daha büyük ihtiyaçları için bizdeki samimiyet ile gelmeye devam eder. Ve o gün 100 TL kaybedip 10,000 TL ‘yi kazanmaya başladığımızda Enigma’ nın önemini daha iyi kavrayabiliriz.  

Meali ise, satış danışmanı / Uzmanı kendisinin ve müşterisinin kaderini geleceğini tayin eden kimselerden oluşmaktadır. Böylelikle satış pazarlama kanadında özellikle mağazacılık sistemi ile işleyişini devam ettiren işletmeler, müşteri merkezli, müşteriye dokunan ve dost olan yöntemler ile uzun vadeli kalıcı yöntemler elde edilebilinir.  

Ne iş yaparsanız yapın sonuçta bir hizmeti satıyorsunuz bunu asla unutmayın.  

Avukat Savunma, Doktor, Hemşire Sağlık, Pazarlamacı Ürün, Eğitimci Eğitim… 

Sonuç olarak her meta’ nın ve hizmetin alıcısı ve satıcısı vardır ve bazen bu metalar birbirini de ikame edemezler. 

Madem hizmet satıyoruz nasıl satılır ?  Sorusuna cevap verelim.  

Her yapılan işin arka planda bir stratejisi olmalıdır. Ve bu nasıl sorusuna verilen cevapta gizlidir.  

  • Satılan ürün veya hizmeti müşterinizin size geliş sebebiyle ilişkilendirin. 
  • Sohbet etmek müşterinin duygusuna dokunabilmenin iki lafın belini kırmanın yegane yoludur. Fakat bunu tek başınıza yapamazsınız. Konuşmaktan çok dinlemeyi bilmelisiniz. Sohbet esnasında konuyla ilgili bir durum oluşturup ya o şirkette o var bizde de bu var demek yerine, bu stor perdeyi bende denedim çok memnunum inanmadığım ürünü neden anlatayım gibi ifadeler ile doğru bilgiyi yanlış olaya alet etmeden, uzun uzadıya övme yarışması yapmadan anlatmalısınız. (Tabii gerçekten deneyim edindiyseniz.)  
  • Eğer elinizde ucuzdan yüksek fiyatlıya doğru hazır bir liste var ise, ürünlerin fayda maliyet analizini, varsa marka değerleri servis hizmetleri ve garanti süre ile süreçlerini asıl satmak istediğiniz ürüne orantılayarak fayda maliyet üzerinden müşterinin bütçesini de hesap ederek sunabileceğiniz çok iyi ve ondan bir sonraki ürünü bir de en kötüden iki önceki ürünleri anlatın ki en iyi yani en yüksek fiyatlı ürünü almasa dahi, ücreti en yüksek ikinci ürünü almak için hazırda beklesin. 
  • Eğer sahada bizzat müşteriye gitmeniz gereken bir pozisyonda çalışıyorsanız, müşterinizi tanımlayın ve iyi tanıyın. Onun hakkında işinizle ilgili bilmeniz gereken her detayı hatta belki de Dibek kahvesinin hangi çeşidini sevdiğini bilmeniz gerekir. Çünkü; onun ruhuna dokunmanız onun ruhuna katkı sunmanız gerekir, her zaman sürprizlere açık olsanız da esnek duygusal ve hissiyatınızda aileden biri olduğunuzu güven vererek iyi bir dinleyici olduğunuzu doğru zamanda doğru sorular sorarak ta ona kanıtlayın. O güven bir defa oluştu mu bir daha şüphe oluşmaz. Ama bir kez kırıldı mı bir daha da onarılamaz. Bu ince çizgiyi onun duygularını anladığınızı samimiyetinizle gösterin.  
  • Müşteriler her zaman arada ciddi bir referans eş dost yoksa, zaman açısından çok kısıtlı olurlar. Size vakit ayrılmasını ve ürününüzün top 10 da yer edinmesini istiyorsanız, müşteriye dokunacak ruhunu okşayacak bilgilerin  gücüne inanmalısınız. Bu bilgi ise, dijital kanallardan gelmekte benim tabirimle üç W Kuramı yani, Word Wide Web halk arasında adıyla “İnternet”…  

www.google.com yani Google amcamız öyle bir aritmatiği var ki, telefon numarası yazarsanız numaranın hizmet verdiği açık adresi yer konum hatta koordinat bilgilerini dakikalar içerisinde elde edebiliyorsunuz. Şirket ve yöneticiler hakkında son dedikoduları kurumsal ve bireysel paylaşımlarını, etkili bir SEO yapmadıkları sürece onlar hakkında istedikleri ve istemedikleri her bilgi emrinize amadedir.  

www.facebook.com Çok önceleri favori olsa da, eskiden kurulan şirket sayfaları şirketlerin sunmak istedikleri bilgileri aktarmanın yanı sıra olumsuz görüşleri olan kişilerin yazdığı bloglara dönüşebiliyor. Metaverse özentisinden adını meta olarak güncellediğini de hatırlatalım.  

www.linkedin.com  Aslında her şeyi başladığı ve bittiği sosyal medya burasıdır. Doğru bir araştırma ve detaylı analiz yapacak vaktiniz varsa, belki de şirketin resmi internet sayfasından çok daha fazla bilgiyi linkedin de edinebilirsiniz.  

www.twiter.com 280 Karakter ile karakter eksiltmeyi adam asmaca gibi oynadığımız kelime kısarak cümlecikleri katlettiğimiz bir platform. Gündemi belirleyen bir medya olmasına karşın sizin buradaki ilk hedefiniz AKDENİZ A.Ş adlı şirketin kurumsal hesabı ve hatta gerekirse, şirket çalışanlarının şahsi hesaplarını kontrol etmektir. 

 Sosyal medya derin bir dehlizdir.  Doğru bilgiyi sosyal mühendislik ile sürece yayarak detaylarıyla okumak için geometriyi bilmek gerekir. Çünkü Geometri bir analitiktir ve Analitik Geometri bakmakla görmek arasındaki farka eşittir.  

Bilgi Analiz etme ve sınıflandırma dersi bittiğine göre, satış pazarlama önceliği yöntemleri dersine dönebiliriz. 

Müşteri duygusal teması sever yani reislerde sever ?  

Önce onunla yakınlık kurun. Onu anladığınızı onun istediğinin ürünü satın almak olduğunu ve sizin de bu konuda severek yardımcı olmak istediğinizi ona satın alması konusunda yardımcı olmaktan başka bir istediğiniz olmadığını hissettirin. Müşteriye içeri girer girmez “Hoş Geldiniz, bu maymuncuğu (Hırdavat, ürünü olup bahsettiğim biçimi bahçe kilidi kapatmaya yarar.) satın almak ister miydiniz diye soramazsınız.  

Ama ;  Bugün nasılsınız ? Aldığınız o lavabo sifonundan memnun musunuz ? Aradığınız bir şey varsa yardımcı olabilirim ? Gibi sorular sorarak iletişimi başlatabilir, dönüt alabilirsiniz.  Baktığı ürünler arasında karşılaştırma yapıp özellikleriyle fayda maliyet ve teknik açıdan müşterinin ne beklediğini öğrenip önerilerde bulunabilirsiniz.  

  • Müşterinin hissettiğini hissederek etkili satış yapabiliriz mesela, ağaçlık arazisi olan birisine tilki kuyruğundan başlayıp daire testere ile devam edip en son bütçenin iyice açıldığına emin olunca son koz olarak elektirikli ya da benzinli bahçe motoruna yönlendirerek müşteri yani satın alıcı patronun mutlu sonu görmesini sağlayarak sende şirketine kazandırdığından senin işvereninde mutlu sonu görmesini sağlayabilirsin. Müşteriye ihtiyacını hatırlatırken sizin de onunda bir insan olduğunu istediklerini alabilmesi için ihtiyaçlarının ortaya çıkışında onun duygularını suistimal etmeden yapmanızı öneririm. Düzenli müşteri yanında başka müşteri ile gelen en sadık müşteri tipi olup size katma değerli müşteri olarak kendini tanımlatıyor ise, çocukken zevkle okuduğum Aksoy, Ömer Asım (1995). Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü 2 Deyimler Sözlüğü. İstanbul: İnkılâp Kitabevi. ISBN 975-10-0128-5. Kitabındaki “Para parayı çeker” sözüdür. 

Mesele bir insana bir şey satmaktan öte Ramiz dayı misali, müşterinin niteliklerine göre ürün sunup satın almasını sağlamaktır. Eğer işe yeni başlayan birisi değilseniz, kişiyi görünce bütçesinin ne kadar olacağını anlamanız çok uzun sürmez. Önce sorunu oluşturun müşterinin bir arabaya ihtiyacı vardır. Zaten bu sebeple sizi ziyaret ediyor sonra ödeyebileceği para miktarına uygun, özelliklere sahip arabaları sıralayın. Süreç el arabasına kadar gitmediği sürece sorun yok maksat ayağı alışsın. Bu yöntemle müşteri kendisine mantıklı gösterilen çözümleri beğenecek kabullenecek ve her zaman istenilen bu düzenli olabilen müşteri grubu sizin gizli silahınızdır.  

Asıl nokta, müşteriyi doğru anlamak ve onun isteklerini kendi ürünlerinizle beslemektir. 

Doğru yerdeyseniz zamanın çoğu müşteri görüşmeleri ve üründeki teknik yaşanabilen hususlar konusunda olacaktır. Biraz sakince bekleyin av timsaha doğru yaklaşsın ki, doğru zamanlama olsun yoksa avlayacakken av olabilirsiniz. Birden asla ortaya çıkıp baskılayıcı davranmayın. Müşteri ürkebilir, kızabilir veya vazgeçebilir. Bir süre kendi halinde baktıktan sonra aradığınız yardımcı olabileceğiniz  bir şeyler olduğunu hatırlattıktan sonra, müşterinin cevabına göre pozisyon alın. İsterse kendisine ilgilendiği ürün için detayları mail atabilir. Gerekli evrakları da hazır şablon halinde sunabilirsin.  Bu esnada ara ara diğer çalışma arkadaşınla paslaşman da bir pazarlama taktiğidir. Bir filim sahnesinde kadın çocuğuna sütü içersen iç, içmezsen amcaya vereceğim dediğinde, sağol abla ben tokum diyen olursanız işiniz hayli zorlaşır. Ama yeri geldiğinde de o tok satıcı sizde olabilirsiniz.   Satış kanadında çalıştığım esnada bana gelen amacının sadece bilgi edinmek olduğuna emin olduğum 10 müşteriden 7 ‘ sinin satın almak için geri geldiğine şahit oldum. Müşteriye sorular sorarken onu iyi dinlemeli ve onun sorularına ya da pek açmadığı detaylara girerek sohbeti ilerletebilirsiniz.  

Doğru yer doğru soru doğru hissiyat… 

  •  Almak istediğiniz ürün niçin önemli ? 
  • Ürünü görünce ve alınca ne hissediyorsunuz ?  
  • Ürün hizmetini kıllanırken yaşadığı sorunlar ve muhtemel çözümler neler ?  
  • Belki de ürün ve hizmeti nasıl geliştirebileceğinizi anlatabilirsiniz.  Gibi merakınızı ve meramınızı anlatan sorular sorun.  Bazen sadece iş konuşmanız gerekmez havuz satışı yaptığım bir müşteriyle meridyenlerin yer çekimine etkisi konusunda ve  hava sinyal akımları konularında sohbet etmiştik. Bırakın o anlatsın o anlattıkça anlatacak en sonunda burada bu kadar zaman geçirdim bir şeyler alayım diyecek psikolojiye girecektir. 
  • Askerlikte hazır ol şeklinde bir komut vardır. Rahattan öncedir. Sonra Kıt’ a (Birlik) dur denilir. Yani, müşteriye karşı her zaman hazır cevap olun. Ürünle ilgili teknik bilginiz çok iyi olmalı, hiçbir şey olmadı bir şeyler olmalı ki başka bir arkadaşınızın söz konusu alanda sizden daha iyi olduğunu söyleyip, pası daha tecrübeli bir arkadaşınıza Fatih TERİM gibi 3 5 2 sistemi ile satışı pas atarak yapabilin gerekirse siz sarı kart alın ve o maçı şirketiniz kazansın.  Aynı meselede sorulan sorular siz tecrübe edindikçe aynı sorulara dönüşen bir rutin parçasıdır. Yani sorular aynı olduğunda sizin de cevabınız hazır olduğundan 3 5 2 deki 3 Ekip arkadaşınız Fix olduğundan 5 Kurumsal imajınız olduğunda 2 de siz oluyorsunuz yani, durum ve şartlar sabitken cevaplarda sabittir. Müşteri kararsız kalıyorsa üçüncü bir ürün gösterdiğinizde veya müşteri size üçüncü ürünün bilgisini istediyse, sizin havucunuzda ortaya çıkmış oluyor. İletişim esnasında, müşteriye ne sunduğunuz değil nasıl sunduğunuzun bir anlamı vardır. En enteresan durumları da anlatsanız eğer uyumlu kafiyeli sözcükler olduğunu vurgulayabilirseniz, bu yanlış deseniz dahi artık onlar için doğrudur. Sunmak istediğiniz ürün ve potansiyel rakip ürün arasındaki ortak noktalar üzerinden hareket ederek rakip firmaya yönelecek müşteriye sen bunu arıyorsun bu da bizde var. Hem de kargo bedava diyebilirsin. İnsanlar aynı doğrultuda hareketi sevse de çelişkili durumlar daha çok merak uyandırır.  
  • Her müşteriniz kendi bütçe ve algılama kabul değer görme ve de fiyat biçme seviyesi vardır. Bir süre sonra müşterinin yürüyüşünden şirketinizden hizmet alıp alamayacağını ayrıt edebileceksiniz. Müşterinin hassasiyetine göre hizmet sunulmalıdır. Dini hassasiyeti yüksek yerde bar tabureli masa ürününü satmak için, mutfak içi dar masa diye anlatmanız gerekir. 

Siz ürünleri sunun ; tercihi müşterinize bırakın onun kararsız kaldıkları yelpazede stratejinizi uygulayın. Onların aradığı özellikleri defalarca dinleyin ki ortak noktalar üzerinden ortak olmayan ürünleri satabilesiniz. 

 Ben yaptım oldu. ?    

  • Müşteri tipleri ve tercihleri 

Fikirler ve konuya odaklıdır. 

Sıcakkanlı, etkileyici özgün ve halkla ilişkileri çok iyidir. 

Sonuç ve ana tema ile ilgilenirler. 

Bilgi belge ve İstatistikler ile ilgilenirler.  

Kapital nasıl ülkemizde duygusal olarak biliniyorsa, sizde müşteriyi kapital yani duygularına dokunarak yakalayın. Mantıklı karar vermek çok önemlidir ama, mantıklı karar verirken bile duygularımızın etkisi yadsınamaz. Mesela yaptığınız satışın  etik bir davranış olup olmadığını sorguladığınızda ( Ürünün satış fiyatı normalde olabileceğinin çok altında olduğunda umursamıyor sistemsel bir hata olsa bile benim sorunum değil, satış satıştır şeklinde düşünüyorsanız etik davranış kültürüne sahip değilsinizdir.)  duyguların etkisini fark etmeden yaşarız. Müşterinin hem mantığı hem de duygularına hitap etmeyen hiçbir iş müspet bir sonuca ulaşamaz. Unutmayın ki,  satış yaptığınız varlık bir robot değil sizin gibi bir insandır. Size nasıl davranılmasını istiyorsanız öyle davranmalısınız. Kurumsal bir şirketin üst düzey satın alma yetkilisi ile sohbet esnasında şahsi alışverişlerinde en kalitelisini ve ucuzunu alıyorum diyordu. Peki nasıl yapıyordu ? Jepp alacaksam en ucuzu demişti. Yani marka, model, çekiş, çeker vs. hiçbir şeye anlam yüklenememişti. Mesela jeep markasını hiç hesaba katmamıştı. Siz böyle olmayın bir ürün satarken, bu raporu ben olsam okur muydum ilk ne yapardım ? Ses kaydını dinlemek ister miydim ? Mailde bana anlatılan şey sorunumu çözüyor mu ihtiyaçlarıma ne kadar hizmet ediyor gibi…. Eğer hala empati yeteneğiniz zirveyi görüyorsa hedefinizi başardınız demektir.  

Satış yaparken profesyonel olmak elbette çok önemlidir. Ama cana yakın olmak çok daha önemlidir. Müşterilerinizle yeni tanışmış olsanız bile, tek ortak noktanız alacağı o ürün değildir. Onunla konuşun onu tanıyın ve onu dinleyin size ilgi alanlarından ve hayatta yapmak istediklerinden belki de sizin hizmet verdiğiniz başka bir alanda yepyeni bir hizmet satın alması konusunda destek olabileceğinizi fark edebilirsiniz. 

Kim bilir ?   

Yazının Sözü Uygulaması :  

Şimdi söyleyin o kalemi oraya kim koymuştu ? Kalemin suçu neydi ? Kelem olmak ilginç bir şeydir. Ayağınla yazar başınla silersin.  

“Hayatta asıl önemli olan; hala yaşıyorken, asla geç olmadığına inanmaktır.”  

Ekonomik yatırım nedir, ne değildir, nasıl yapılmalı?

Aslında hepimizin duyduğu ama, ülkemizde uzmanım diye çığırtkanlık yapan birçok kişinin adını gazetelerden duyduğu bir kelimedir. Şirket işletmecilerinin özel sektörle kamu kaynak kullanımında verim ve verdirim kelimelerinin aynı yelpazede şekillendiğine göre kredi puanı oluşturulan sistemdir. Resme tanımsal olarak baktığımızda ise Ekonomi; üretim, ticaret, dağıtım ve tüketim, ithalat ve ihracattan oluşan insan etkinliğidir. İnsanın ihtiyaçlarını karşılamada yapılan her türlü faaliyeti içerir. Ekonomi belli bir bölge içindeki ekonomik sistemden oluşur. (Vikipedi)  

Peki bizde yatırım nedir?  

Beklemeye, birikime bırakabildiğimiz veya üretime katılması için vade bekleyen işlemlere bence tanımlarımla, yatırım diyoruz. Başka deyişle yatırabildiğimiz gerekirse nadastaki işlem plan ve parasal değer ayırdığımız olaylar örgüsü de denilebilir. Bunları bir araya getirip harmanladığımızda tanımsal olarak ekonomik yatırım ortaya çıkmakta. 5N1K’lı açıyla bakalım;  

5N1K Açılımı: 

5N; Bu sorular, “nasıl”, “ne”, “nerede” “neden “ne zaman” ile ilgili soruları kapsar. 1K; bu soruların “kim” tarafından olduğunun veya yapıldığının sorgusudur; 

  • Ne oldu? 
  • Nasıl oldu? 
  • Neden oldu? 
  • Nerede gerçekleşti? 
  • Ne zaman gerçekleşti? 
  • Kim hakkında? 

Peki burada nasıl bakacağız, aslında nasıl göreceğiz bakmak yetmiyor sonuçta ekonomiye işletmeci bakanlarda var- dı, iktisatçı bakanlarda.. Keynesyen bakanlar da.. Hatta iktisadi tecrübesi olmadığından machiavellist bakanlar da….   

Her bir şeyi bir köşeye bırakırsak yatırım denilince varlık, mal mülk veya para kazanmak için kullanılan bir enstrüman olarak bilinse de bunun için her zaman burjuvazinin merkezinde olmanıza gerek yoktur. Her bütçeye uygun yatırım yapılabilir elbette, tüm yatırım çeşitlerinin kendine göre dezavantajları da vardır. Özellikle borsaya yatırım yaptıysanız, zirve ile dip arasında sizin açınızdan fark yoktur. Ünlü birçok yatırımcının ortak görüşünü analizle araya iliştirelim; satın alınan hisse bono ve tahviller çok nadir satışa çıkar. Bunları elde tutarak uzun vadede oralardan para kazanmak en etkili çözümdür. Yatırım için en güvenilir görüş, kaybettiğinizde en az iki katını elinizde tutabilmişseniz gerçekten bir yatırım söz konusudur. 

Yazımı yazarken taslaklarımı paylaştığım genç bir arkadaş, adam kumar oynar sonuçta onda da aynı risk var demişti. Aradaki farkı onun için sizlere söylüyorum ki o da anlasın. 

Yatırım uzun vadede meyve bahçesine dönüşür. Mesela altın piyasası genel itibariyle müdahale olmazsa kışın düşer yazın artar. Ama bizim yazımız ile dünyanın öteki yüzünün yazı aynı vakte denk gelmeyebilir.  Kumarbazlıkta ise, sadece maddi değerli şeyleri kaybetmezsiniz. 

Her iş zordur, Ancak zorluk, doğru stratejiyi uygulayana kadardır.  

Tekrarlarsak, yeni kazanç elde etmek amacıyla, eldeki mevcut kazancı risk etmeye yatırım adını veriyoruz. Ana tüyo, kaybettiğimizde canımızı acıtmayacak bir oranı yatırıma ayırmamız gerekliliğidir. Efsanevi iş adamı Warren Buffett, yatırım kavramını “gelecekte daha fazla kazanabilmek için şimdi bir miktar parayı harcamak” olarak tanımlar. 

Önemli olan yatırım yaptığımız menkul kıymetin ne zaman değerinin artacağını / düşeceğini, nasıl etkin ve verimli değer kazandırılacağını isabetli tahmin etmektir. Böylece hayalini kurduğumuz, hak ettiğimize inandığımız hayatın mihenk taşlarını rahatça döşeyebiliriz. 

Uzun vade yatırımlarında ünlü yatırımcıların en sık kullandığı, riski az yöntemde yatırımdan kazanılan kazançların, yeniden yatırıma dönüşümüdür. Kazanılan her birim değer, tekrar bu kazançla harcadığından size geri gelecektir.  

Elbette hepimizin öncelikleri farklıdır. Geçmişten bugüne ister fiziksel ister dijital olsun tüm yatırımların temelinde teknoloji vardır. 

Teknoloji şirketlerinin hisseleri kâr payı dağıtmasa, bile polarizasyonun (kutuplanmanın) bu kadar yoğun yaşandığı ülkemizde de uzun vadede her zaman kazandıracaktır. 

Kendimizi, ihtiyaçlarımızı, önceliklerimizi, temel yargılarımızı ve hedeflerimizi iyi tanımalı; sınır ve beklentilerimizi de bunlara ekleyerek doğru ve mantıklı adımları atmalıyız. 

Bu kadar yatırımdan bahsetmişken çeşitlerinden bahsetmemekte olmaz.  

Değişen şartlar gelişen metotlar ve yaşanan tecrübeler ışığında, yeni ekonomik yatırım tür ve kazanç iradeleri sahnelerde boy göstermeye başladılar.  

Sayısız kazanç kapısı varken, kazananı sınırlı bir borsa sistemiyle getiriden gelen kazanç ile yatırım risklerinin toleresini yapabilecek kadar, farzı misalinin öngörüleriyle bazı örneklemeler… 

Genişten alalım dar zeminde açıklayalım ki, kendi göletinizde yüzmeyi öğrenip, okyanus borsasında da tecrübelerinizi pekiştirebilesiniz. Yatırım ortaklıkları, şirket hisse sahibi olmak, borsa yatırım fonları, gayrimenkul, kapalı uçlu yatırımlar, borsa yatırım fonları bunlardan en sık bilinenleridir. 

Tahviller; Tahvil faiz karşılığı alınan borç paradır. Yapıcı kurum kuruluş (Devlet)  ipin ucunu kaçırırsa yönettiği kuruluş elinden de gidebilir. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti belli dönemlerde, bu yönteme başvurmuş ve devlet tahvilleri çıkararak satmış ve karşılığında faiz ödemiştir. Tahvilleri devletler, belediyeler, Anonim ortaklığı olan şirketler hatta neredeyse her iki ayda bir tahvil satıp halka arz nidası ile boy boy reklam veren Türkiye İş bankası dahil… 

Tahviller, maddi getirisi üzerinden genellikle komisyon ve vergi gibi kesintilerle daha çok satışa arz edene kazandırabilmektedir. Anonim ortaklıklarda ise, kazanılan faiz tutarı toplam tutar üzerinden vergiye tabiidir. Tahvil satın alınma süreci şirket hissesi ile benzerdir; sıfırdan veya ikinci el piyasadan da alınabilir. Rüşvet ve yolsuzluğun ağır bastığı ülkelerde karaborsası bile görülebilir. Kazançlardaki artış ve düşüşün en temel göstergesi faiz oranına orantılıdır. Başka bir açıyla dersek, faiz artarsa tahvil değeri düşer. Faiz düşerse tahvil değeri artar. 

Yatırım fonları; Aslında bu türler içerik olarak birbirine çok benzese de parmak izimiz gibidirler. Benzerler ama bir yerde ayrışırlar mesela, hisse senedi gibi gün içinde alınıp satılır yeter ki borsa kapanmasın. Dünya’daki gece gündüz dengesi nedenli borsa 7/24 açıktır. Bir farkı ise, işlem günü sonunda satımları gerçekleşen standart yatırım fonları (Bireysel Emeklilik Sistemi – BES) türünün aksine yatırım fonları açıkken değerlendirilir. Ufak bir araştırma ile kaldıraçlı borsa hizmeti veren Robo Danışmanlık türü (Robo Danışmanlık genel olarak “yatırım tavsiyeleri sunan dijital platform ve uygulamalar” olarak tanımlanıyor.) hizmetler sunan birçok şirket söz konusudur. 

Hisse senetleri; benim en sevdiğim en basit *gözüken* yöntemdir. Bir şirketten hisse alarak, o şirketin hisselerinde artacak olan değerden hakkınızı alabilir, dönemsel genelde senede iki defadan az olmamak kaydıyla hesabınıza ödenecek kâr payı dediğimiz temettülerin tadını çıkarabilirsiniz. Bununla birlikte imtiyazlı hisse senedi sahipleri kar payı ödemelerinde normal hissedarlara göre daha çok kazanç elde edebilirler. Hissedar olarak herhangi bir tasfiye likitidasyon sürecinde de şirket varlıkları konusunda tam yetkilidir. Hissedar toplantılarında oy kullanabilir, görüş bildirebilir, ama imtiyazlı hisse sahipleri oy kullanamazlar. 

  1. Yatırım fonları; Kısaca bahsedersek, bir yatırım yöneticisince vekaleten idare edilen “ortak” yatırım aracıdır. Bu fonlar aracılığı ile hisse senedi ve tahvillere de yatırım yapılabilir. Borsada gün sonu itibariyle fonları değeri belirlenir, sonrasında da hisse alım satımları değerler belli olduktan sonra gerçekleşir. ‘Robot Asistan’ türevleri ile yazılım desteğini de alarak yapay zekâ ile sizi yönlendirecek ve duygusallıktan uzak kalacağınız yatırımlarınızı objektif değerlendirebileceğiniz yöntemler de söz konusu. 
  1. Yatırım fonlarının asıl tercih edilmesinin esprisi, temettü ödemeleri başka bir deyişle kazançtan edinilen payın hissedarlara dağıtımından edinilen faiz ya da ekonomik diğer getirilerdir. Elbette bu paralar vergi cenneti (!) ülkemizde de dünya ülkeleri gibi çeşitli oranlarda tüm gelirinize ve giderinizden de ayrı ayrı değişen oranlarda vergi alınmakta… 
  1. Taktik basit piyasayı doğru okur, alım satım işlemini doğru zamanda yaparsanız kazanır. Acele ederseniz kaybedersiniz.   
  1. Bütçesi kısıtlı ama meraklı genç katılımcılar için genellikle önerdiğim, portföy türü sepettir. Yani ortaya karışık yap sonuçla melemen yapıyoruz; biberi pişmediyse, Dolar kazandırmadıysa altın kazandırabilir diyebiliyorum. (Bunun için konunun uzmanları riske karşı tedbiren “sepette en az 3 ayrı mal tutun” derler.) 

Mesela ülkemizin bilinen şirketlerinden Ülker markasının hissesini aldığınızı varsayarsak, aslında İngiltere merkezli Pladis Foods Limited’in hissesini satın almış oluyorsunuz. Bu şirket dünyanın en büyük çikolata üretici ve satıcılarından birisi. Ama size daha da ilginç bir bilgi vereyim; 

2018 yılında Yıldız HoldingÜlker şirketi hisselerinin %51’ lik kısmını yani yarısından çoğunu başka bir deyişle, Ülker bisküvinin ana sermayesinin %30’una denk gelen 102.6 milyon adet hisseyi 2 milyar Lira karşılığında yine Yıldız Holding’e bağlı İngiltere merkezli Pladis Foods Limited şirketine sattı. Teknik boyutlar bir yana, hem dünyanın en büyük çikolata üreticilerinden biri olan şirkete, hem o şirketin ortak olduğu şirketlere, hem de ülkede Yıldız Holding ve onun tüm alt şirketlerine ortak oldunuz.  

Yiyin gari… 

Alternatif olarak;  

Ülkemizde daha yeni yasal alt yapıya kavuşan ama yaklaşık 35-40 senedir faaliyet gösteren gayrimenkul ve araba yatırım ortaklığı şirketlerini bilmeyeniniz yoktur. Mantık basit, tüm müşterilerin parası hisse mantığında toparlanır. Ortak para ve sıra ile belli şartlarda kâr payı mantığında istenen hizmet alınır veya sunulur. Ayrıca bu paralar fonlarda da değerlendirilebilinir. Türkiye’ye özel söylemek gerekirse de bu yapılan işin İslami yönden sakıncası da yoktur.  

Bu iş çok iyi gözükse de handikabı, yatırdığınız parayı vadeye yatırıyor olmanız, o belirtilen vade gelmeden asla çekemeyecek olmanızdır.  

Değerli okurlar, kendi üslubuma göre kısa, öz hatta özet dediğim bu yazımı, anlaşılır basitçe yazmaya ve paylaşmaya çalıştım. Umarım geri dönüşlerinizi en kısa sürede benimle paylaşırsınız. 

Iletişim@mesutaydeniz.com 

Yazının Sözü Uygulaması:  

Olmaya Devlet Cihanda bir nefes sıhhat gibi” diyen, bence daha mantıklı söylemiş. Sağlık varken para kazanabilirsiniz ancak, gerisini siz anladınız. 

Yazının hazırlanmasında Yenisfikirleri.com İnternet sitesindeki verilerden yararlanılmıştır.

Coronavirüs hayatımızda neler değiştirdi ?

Bugün itibariyle ülkemizde de hayli yer edinen Corona virüs 3. nesilini geliştirerek şimdilik ve inşallah sadece Çin’ de Hanta adında yeni bir virüs türeterek şimdilik bilinen bir kaç ile dünya hayatımıza giriş yaptı. Hoş geldin ama umarım boş gidersin.

Bir çok virüsün aksine zengin fakir soylu ayrıt etmeden yayılan sayın Corona ve türev nesilleri, Öncelikle muhazafakar olmayan ve bir çok islam karşıtı uygulama yapan ülkelerin islamı simgelediği için yasakladığı bir çok şeyi Corona aracılığı ile artık yapmayana ceza veriyorlar. Sağladığı bu hoşgörü politikası için kendisine teşekkür ediyorum.

Öyleyse hayatımızda neler değişti veya değişecek ?
  1. Toplu ulaşımı kapsayan ve topluluk halinde olduğumuz her yer ya kapandı ya da artık topluluk kelimesi sayılı metrekareler üzerinden ifade ediliyor.
  2. Finans ve bankacılık sektörü başta olmak üzere hizmet sektörü aslında gerçek hayatta olması gereken, 12:00 – 17:00 veya 12:00 – 20:00 Saatleri arasında hizmet vermeye başladı. Unutmadan bankalar taksit ya da borç öteleme ve de paraya ulaşım konusunda birbirinden güzel eski köye ihtiyaç olan yeni adetler icat etmeye başladılar. Keşke Corona olmadan da olması gereken düzeylere gelebilseydik.
  3. İnsan ilişkilerinden sosyal hayata hatta yolda yürürken aile içinde mesafeler söz konusu olmaya başladı. İşin esprili yönü virüs sayesinde evinde oturmaya vakit bulan insanlar ailelerinde aynı evde yaşadıkları insanların ne güzel insanlar oldukları çaylarında şeker kullanıp kullanmadıkları gibi basit şeylerden dahi haberdar oldular aynı evde bir ömür ama birbirlerinden haberdar değillerdi…
Coronavirüs sonrası kapanan kahvehanelerin sayesinde babasını ilk kez gören çocukların tepkisi
  1. Yıllardır yaşamanın yükü omzunda biriken insanlar yani kahvehanelerde kumar masalarında ömür telaki eden bir çok kişi kahvehanelerin kapanması ile baba çocuk tanışmalarına sahne oldu.
  2. Sadece Müslümanlara değil, tüm dinlerin mensupları hatta ateist veya dehist insanlar dahi islamın farzları konusunda hiç bir şey yapamasa bile internet’ ten bakarak ve resmi dini inancı ateizim olan Çin’ de bile devlet televizyonu abdest alma eğitimi verirken umarım bir gün, namaz kılma videosunu da yayınlarlar.
  3. Alış – veriş alışkanlıkları yeniden düzenlendi ilk başlarda talan şeklinde kendini gösteren bu alışveriş yapma isteği günler sonra ülkemizde E – Ticaretin gelişimi ve kredi kart uygulamasının kullanımında artışlara sebep oldu.
  4. Seyahat Özgürlüğü kısıtlamasını da unutmamak lazım.
  5. Psikolojik etkisi sosyal dengeyi sarsması da bambaşka bir boyut…
Dünya’ yı sömüren zihniyet yaşattığını yaşarak, acı ızdırapla ölüyor.

Kredi kartı ile nereye kadar devam edebiliriz. Bence Limit bitmesini sınır kabul etmemek lazım. Malum benim limitim çok yüksek o riske giremiyorum.

Kredi kartı demişken söyleyeceklerime kulak verelim ;
  1. Kart kolik hastalığına yakalanmadan önlem almalı beyler maç kolik olamıyorlar siz değerli hanımlarını da Kart kolik yaparak kredi kart zade olmak istemezler.

En basitinden gidelim. Bugün ekmek fırınına gittiğimde 2 ekmeği dahi kartla alan bir vatandaşımızı gördüm. Bunun iki sebebi olabilir diyeceksiniz ama ben, konuşmalara şahit olduğum için nakit parayı harcamamak için karttan aldığına eminim. Neye göre söylediğime gelince fırıncı ilk başta parası olmadığını düşünüp, paraya gerek yok ihtiyacınız kadar alın demişti. Ama bizim insanımız her işte miktar fark etmeksizin olduğu gibi kart kullandı. Mesela ben de 10 Tl ve üstü tüm harcamalarımı kartla yapıyorum. Çünkü; harcamamı olduğundan yüksek tutup bu kriz anında KKB notumu yüksek tutmanın peşindeyim.

Peki bizler bu şekilde davranıyorsak çözüm nasıl olmalı ?

ÇÖZÜM:

  1. Ekstreni zamanında ve tamamını ödeyebiliyorsan harcama konusunda endişe etme.
  2. Gelirin asgari ücret ise asgari ücret miktarı kadar harcama yapma zorunluluğun yok. Ayaklarını yorganının dışına çıkarırsan üşürsün. Normal şartlarda gelirinin 4/1 ‘inden fazla harcama,
  3. Ekstreni iyi takip et ve her taksit ne zaman bitiyor kontrollü harcamak için ne yapılabilir hangisi zorunlu hangisi keyfi bunları sırala.
  4. İsteklerin ve zorunlu ihtiyaçlarını kategorilendiremezsen bankaların kırmızı ile kategorilendirdiği kısımda kendine hayli kategorili bir yer edinirsin. Almasaydım da olurdu dediklerini kendine ceza verirmişcesine listele ve onu aldığın için alamadığın zorunlu ihtiyacını da karşısına yazarak oklamayı unutma.
    1. Kredi kartı limitinin yüksekliği harcama özgürlüğü değil , zorunlu halde her ihtimale karşı bağımsız olma özgürlüğü verir.
    2. Müşterisi oldugun banka senin tüm ihtiyaçlarına cevap veriyor mu ? Yoksa rakip firma daha düşük faiz ve taksit imkanımı sunuyor ? Hangi banka sana ne kadar limit veriyor ?
    3. Kredi kartı ile ödediğin 399 tl ile nakit ödediğiniz 400 Tl arasındaki uçurumu fark ediyormusun ?
    4. Temassız kart ödeme limitini 250 Tl’ ye Sadece Corona için mi çıkardılar sanıyorsun ?
    5. Mesela 50 tl üstü haricinde kart kullan böylece miktarlar psikolojik olarak büyük gelecek ve gerçekten harcadığın miktarı fark edeceksin.


1. Kredi kartı borcunun tamamını ödeyebildiğin sürece harcamalarını kartla yapmanda sorun yok.
2. Ne olursa olsun gelirinden “Az Harca”.
3. Her ay ekstreyi incele. Harcamanı, taksitleri takip et. Hatta son 3 aya bak. Fazladan çekilen para var mı kontrol et.
4. Harcamaları istek-ihtiyaç diye ayır. Ekstrene bak ‘Almasaydım da olurdu’ dediklerini işaretle. Bu işaretli ekstrenin fotoğrafını çek. Bir şey almadan önce listeye bak.
5. Kredi kartının limiti senin için doğru mu? Gözden geçir.
6. Kredi kartıyla harcama yaparken beyin anlayamadan para ödeniveriyor. Bir de kartları
temassız özelliği de gelince, hiç düşünmüyorsun bile.
7. Kendine kural koy: Örneğin; 50 liradan az harcamalarda kart kullanma

Bu Kriz anında ev ekonomimiz için ne yapmalı ?

Türkiye ‘ de devlet idarecilerimiz ve isimsiz kahraman sağlık görevlilerimizin sonsuz emek ve çabaları sonucu, herhangi bir problem yaşamasakta dünya’ da bu durum öyle değil. Allah milletimize sağlık kuvvet versin. Hepimiz işin ucundan tutalım en basiti siyaseti bir köşeye bırakıp *Evde Kal* çağrısına kulak verelim. Önemli olan sorun değil çözüme ulaşmak meseleyi kimin çözdüğü değil nasıl çözdüğü önemli. Fiziki olmayan birlik beraberlik vakti…

Corona veya diğer krizlere rağmen ekonomik olarak bundan zarar görmediniz ve birazda birikmiş nakit paranız var ise, zorunlu olmayan harcamalara izin var.

Eğer Ekonomik belirsizlik söz konusu ise, harcamaları tamamen durdurmak ve parayı cebimizde tutmamız doğaldır ama bunu ülke politikası haline getirirsek ülkemizin ekonomik dengesi sarsılır. Ne panik ne de umursamazlık sadece önlem alarak süreci atlatmalı.

Maaşınız geliyor ama birikim yapamadıysanız, maaşınızı önünüze koyup kuşbaşı yapmadan önce kısmanın en asgari ve maksimum seviyelerini belirleyin. Ben olsam altı aylık genel giderler gıda, temizlik insani sosyal ihtiyaçlar, muhtemel faturalar vs. için gerekli olacak parayı bir köşeye ayırmak için sınırları zorlardım. Veya her bir aile üyesi için asgari ücret tutarında bir yedek akçe bulundururdum.

Hiç birşey yapamıyorum diyen arkadaşlar ise nargile ve sıgara için ödedikleri ücretleri ile bile bir ev geçindirebilirler.

Çalışamıyorsunuz ama birikim yapabilmişseniz ise sıkıntı yok kısa bir süre rahatsınız.

Çözüm formülü Biriken para / amortisman giderler / istekler eşittir Zaruri ihtiyaçlar Hani develer gibi düşünün suyu verimli kullanırlar bir depo dolumu Termus teknolojisi ise : MÜKEMMEL SU KULLANIM ÜNİTESİ: Develer, 10 dakikada ağırlıklarının üçte biri oranında su içerler. Bu miktar kimi zaman 130 litreyi bulabilmektedir.

Borcunuz var ise, borcu yiğidin kamcısı yapmak yerine ödemeyi tercih ediniz. Gerekirse Baba Bank ya da Emin Eller bank aracılığı ile telefon hatta iş zoraki hal aldıysa görüntülü borç isteyin. Yazılı bir plan planlamada etkin ve caydırıcı bir güçtür.

Hadi Mahmut amca sokağa çıkta görelim otur evinde sağlığın bizim için herşeyden önemli. :

Durumu duygusallaştırmadan ve devlet sırrı haline dönüştürmeden anlatın. Alacaklı banka veya kurumsal kişiler, sizden sadece sizin onlardan almış olduğunuz parayı istiyorlar bunu bir yere not edin.

Tüm çabalara rağmen gelir kesildi ve ödeyemiyorsanız samimi olun dürüstçe gerçekleri söyleyin faktoring şirketleri ve bankalar hariç tüm kurumlar sizi dinleyecektir. Tabii durumunuz müsaitse de, Küçük Olamam Büyümek İstiyorum diye sloganlarla caddeleri inleten KOBİ ‘lerimizin de esnafımızıda unutmayarak borçlarımızı ödeyelim.

Stok çılgınlığının halka açık ama görülemeyen sebepleri neler ?

İnsan denilen varlık duygusal ama bir o kadar da değişken ve ne yapacağı belirsiz bir varlıktır. Hele ki panik veya öfke halinde yapabileceklerinin sınırı yoktur. İşte alışveriş konusu da duygusal boşluğu kapatmak konusunda çikolota’ dan sonra en çok kullanılan yöntemlerden birisidir.

Her yapılanı işi kontrol etmek isterken, bunun yolunun alışveriş yapmaktan geçtiğini düşünen bir beyne sahibiz. Çünkü parası olmayan alamıyor ve üstünlük simgeliyoruz. Satın alarak psikolojik savaşımızı başlatarak, güç bende mesajını veriyoruz ve bunun devamında istem dışı olarak marketlerde sıkça görülebilen onlar aldı bende almalıyım türü sürü psikolojisi ile hareket edilmesini sağlıyor.

Gelelim “STOKCU” adını verdiğimiz kriz anında ortaya çıkan kitleye, kendilerini güvende ve rahat hissetmek için yaptıkları bu harcama onlar için “akıllı harcama” statüsünde sayılıyor. Panik halinde bize kalmazsa endişesi ile yapılan bu alışverişlerin büyük çoğunluğu israf olacaklar listesinde sıralanıyor. Başkaları yapıyor bende yapayım psikolojisi ile umarım bu durum sadece alışveriş ile sınırlı kalır. Çünkü toplumsal varlık olan insanlar birbirlerini gözlemleyerek davranış geliştirmesi yapıyorlar. Türkiye’den örnek verelim temizlik önemli hijyen korunmada büyük etken denilince, duş için kullanılan malzemeler, ıslak mendiller, dezenfektanlar, temizlik maddeleri satışları ciddi bir artış gösterdi. pırıl pırıl kokan metrobüslerimiz oldu daha önceden terden geçilmezken şimdi kolonyadan geçilmiyor. Korku duygusunun en büyük faydası burada ortaya çıktı. Büyükşehir insanı korku ile çalışıyor. Medya ve sosyal medya’da boşalan rafları gören vatandaş bana kalmayacak endişesi ile ihtiyacı olmayan ürünleri dahi almak zorunda hissederek alışveriş yapıyor.

Bazı durumlar vardır durur düşünür ama bir çözüm yolu bulamayız kime soracağımızı da bilemediğimiz bu zamanlarda, diğer insanların davranışlarını örnek alarak yol klavuzu tercih ederiz. Mesela sokakta yürürken önünüzden geçen hanım efendi aniden bir fare gördü ve bastı çığlığı korkmasanız bile artık korkmaya başladınız. *Korku bulaşıcıdır* . işte Koronavirüs etkiside budur. Bu alışverişlerin hepsini anlıyorum ama bu kadar tovalet kağıdı alımına anlam veremedim yerine kullanılabilecek ve bir çok amaçlı da olabilecek o kadar ürün varken, ilginç geliyor herhalde mantık süzgecini çalıştıramadılar. Gıda depolayın anlarım ama tovalet kagıdı sonuçta yemiyorsunuzdur umarım.

Eğer medya ve sosyal medya birlikte hareket etse yaşanan krizin sosyal hayatta ve stoklarda problem teşkil etmediğini çok önceden açıklasa bu şekilde panikle gıda yerine tovalet kagıdı stoklayıcısı bir tür ortaya çıkmayacaktı diye düşünüyorum.

Yazının sözü uygulaması :

Öldürdüğünden çok yaşatan virüsümüz var çok şükür.

Sonunda gördük öldürerek yaşatan Allaha hamd olsun.