Kobiler neden KOBİ kalamıyor da işçiler hep işçi kalıyor ?  

İşletmelerde tüm sistem, finansal başarı ya da iflas şeklinde iki temel varsayım üzerinden yürür. Bunun da temel neden ve niçinleri vardır. Belki yılda 150 şube açacağım şeklinde bir hedef koyarak orantısız bir büyüme ile kazanacaklarını düşünürken bu şubelerin nitelikli personel ve idari kadro ihtiyaçlarını lojistik ve operasyonel mali değer girdi ve çıktılarını düşünmeden yapılabilecek bir hamle ile yatırdığınızdan fazlasını da kaybedebilirsiniz.  Tabii bu belli bir öz sermayesi var olan ve sürekli sermayesinin desteklenebileceğine emin olduğumuz işletmelerde yaşanan bir durum.  Bir de Küçük Olamayıp Büyümek İsteyen mini mini birler çalışkan ikiler Yani KOBİ’ ler var.  Yani Küçük balık şirketler… 

Neden ne şekilde nasıl ne için batıyorlar ?  

  • Stratejik hamle eksikliği veya yalnışlığı  
  • Yetersiz sermaye ve finansal nakit akışı problemleri 
  • Niteliksiz yöneticiler ( Özellikle aile şirketleri)  
  • İş planlamasının olmaması  
  • İhtiyaç duyulan ihtisaslaşma olmaması, herkesin her işi yapması. 
  • Çalışacak nitelikli yaka sahibi personel bulamamak.

Bunlar işin buzdağı kısmı tabii bir de zirvesi ve dibi de var.  

Aslında KOBİ olmak iç güveysinden hallice olmak gibi bir şey olsa gerek, ama işçi olmak kadar rahat olmasa da batmaz çıkarsanız haftalık izin saatlerinizi siz belirlersiniz. Patronsanız çalışma arkadaşlarınızın izin günlerini değilseniz kendi izin saatlerinizi belirlersiniz ancak, her halükarda asla özgür değilsinizdir. Çünkü çalışmak 7/24 devam eden bir beyin ve fiziksel aktevitesidir.  

KOBİ’ ler neden konkarto ilan etmeye kadar giden sürece kadar geliyorlar önce buna bakmak lazım. 

  • En az yarısına yakını arz talep esnekliğini stratejik olarak yanlış hesaplıyorlar. Mesela Pandemi ortaya çıktığında maske ve temizlik maddesi üretmek dururken, cafeterya işletebileceğini düşünen arkadaşlar ipe un serdiler.  
  •  Bir işe başlarken ilk 6 ay üretim girdileri ve personel giderleri, diğer harcıgahlar için yedek akçe ayrılmamışsa bir süre sonra devamlılık sağlanamıyor. 
  • Nitelikli personelin niteliksiz kişilerin yönetiminde kalamaması özellikle aile şirketlerinde sıkça yaşanan bir durum olup şirketin verimli yönetilmemesinden kaynaklanıyor.  
  • Çekirdekten tecrübe edinerek gelmeyen yöneticilerin yetersiz oluşu nitelikli çalışanların güneye kanat kırpmasına neden oluyor. 
  • Kaliteli ürün ve katma değerli hizmet sunamamak, mesela İphone telefonlar bir örnek sunulabilir. 
  • Pazarlama, reklam ve müşteri hizmetlerinde ve geri bildirimde yeterli seviyede olmamak. 
  • Rakip şirketlerin yukarıdaki işleyişleri doğru yönetmesi sonucu büyük balık tarafından yutuluyorlar. 

Bunlardan en bariz olanı sermaye yetersizliğidir. Basitçe, sermaye iradinin üretim arzı ile talep arasında sıkıştığında desteklenememesi ve nakit akışı eksikliği ile üretimin devam edememesidir. Çok sık rastladığım operasyonel bir hatadan bahsetmek istiyorum. Üretmek için yeterli sermaye ayırırken, yönetmek için meteliğe kurşun sıkmayı denerseniz, pazarlama, reklam personel gibi ve ek harcıgahlar için ihtiyaçları unutursanız, şirketinizi de sizin unutmanız gerekir. 

Yönetmek için nakit akışı sağlayamayan şirketlerde ilgimi çeken bazı detaylar var. 

  • Sermayenin yedek akçe olarak öneminin farkında değiller. Fakat, yaşanılan gelişim süreçleri sonrası gelişimde engel olduğunun farkında olsalar da bu sorunu personelleri işten çıkarmak ile çözümlemek gibi başka bir hata ile perçinliyorlar. 
  • Ya da sosyal ve özlük haklarını kısarak masrafı azaltmaya çalışıyorlar. Bir çok şirketin yemek vermek yerine Setcard, sodekso, multinet gibi şirket yemek kartlarıyla personele günlük 20 TL lik yemek sunup 35 TL lik harcama yapmasını beklemeleri sonucu ortaya çıkıyor. 
  • Bunun üzerine banka kredileri ve faiz ödemeleriyle işleyişi devam ettirmeye çalışıyorlar. Bazen banka kredileri red edildiğinde personel çıkararak durumu kurtardıklarını düşünüyorlar. Hizmet alabilmek için hizmet vermek gerektiğini unutuyorlar. Banka kredisi dışı factoring şirketleri ile finans sorunlarını çözmeye odaklanıyorlar. 

Görüldüğü üzere bir hata bir çok hatayı beraberinde getiriyor.  

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı image.jpeg

KESİN OLARAK İFLAS ETMENİN YOLLARI  

  • Piyasanın ihtiyacına karşılık verememek, fikir mülkiyeti problemleri, doğru fikrin yanlış sunulması. 
  • Plansız harekete geçmek, kazanma açgözlülüğü, anlık girişimcilik ve inovasyon eksiklikleri. 
  • Etkin ve verimli liderlik süreci olmaması, yatırımcı ve yönetici ile çalışanlar arası iletişimsizlik, zahmetten kaçınmak, çok iyi bilinmeyen işlerde başkalarının yorumu veya yönetiminde sadece finansa sahip olunduğu için müdahaleci olmak, kibir, ego, ilgisizlik ve gönülsüz çalışmak. 
  • Kaz gelecek yerden tavuk esirgemek, her yeşil renkli kağıt dolar değildir. Katma değerli ürün yerine ham madde satmaya çalışmak, parayı tüm değerlerin üstünde sanmak, İyi bir muhasebeci ve iş geliştirme uzmanına sahip olmamak. Küçük giderlerin toplandığında büyük giderlerden fazla tutara ulaşabileceğini göz ardı etmek. 
  • Kazanmaya başarmaya odaklı insanlar yerine isteksiz insanlarla çalışmak için direnmek. Çalışan ile müşteri arasındaki haklılıkta tarafsız olamamak. 
  • Ürünün doğru zamanda doğru yerde ve doğru şekilde tanıtılması. Web site ve sosyal medya hesaplarının olmaması 
  • Güçlü rakiplere karşı zayıf, zayıf rakiplere karşı güçlü rakip sunmak. ( Büyük marketlerin kendi markaları ile ürünleri ünlü markalara yaptırıp çok ucuza aynı kaliteyi satması. Migros’ un Tamek’ e Caurfour’un Tat markasına salça ürettirmesi veya Perilla markasının Doğrular markası adıyla ucuz ürün üretip satması. 
  • Doğru fiyatı doğru ürüne belirlemek, ürünün eder kalitesi ile ürünü satın alacak kitlenin alım gücüyle fayda maliyet hesabının SWOT analiz ile yapılabilmesi. 
  • Daimi müşteri yerine anlık yüksek kazanca odaklanmak, Aşırı hızlı büyüme isteği, müşteri önerilerini dikkate almamak. İnsan, finans ve üretim araçları gibi iradi kaynakların yanlış kullanılması. 
  • Satış miktarının çok üzerinde üretim ve ürün yatırımı yapmak, hepimizin bildiği bir ısıtıcı markası hatta çoğu insan modeli zanneder evet UFO ısıtıcılardan bahsediyorum. Çok iyidiler ama kontrolsüz büyümeyi tercih ettiler, Çok büyük yatırımlar yaptılar yaklaşık 10 yıl öncesinden bahsediyorum. Fakat 2 yıl üst üste kışın kış üşütmediği için artık yoklar. Başarılı görünmek için uğraşmayın başarılı olun. Zeki MÜREN size el sallayacaktır. 
  • Müşteriye veya borçlu olduğunuz kuruluşa veya çalışma arkadaşlarınıza fark etmeksizin ya söz vermeyin ya da verdiyseniz tutun. Ödemelerde asla kredi kullanmayın ve birey ya da ürün bazında hiçbir zaman tek bir yatırıma yönelmeyin her zaman bir sepet planınız olsun.  
  • Plan E her daim hazır ve nazır olsun.  

  Yazının Sözü Uygulaması :  

Kobi’ler holdingleşirse, işçiler kobileşir. 

Küçük Olamam Büyümek İstiyorum KOBİ mi ?

Yoksa Şirketler topluluğu HOLDİNG mi ?

Bu başlıkta nedir diyorsan beni takip et.  Bir işe girdin tecrübe edindin veya ediniyorsun, buraya kadar her şey iyi, ya da şöyle diyelim ;   

Küçükçekmece gölünde mi balık olmak isterdin yoksa büyük okyanusta mı ? İşte genellikle batacaksak büyük okyanus diyerek atlayan sazan ve kaya balıkları elbette olacaktır. Ama her işin artıları ve eksileri vardır. Ben küçükten büyüye ciddi bir silsile ile geldiğim için görüşümü en sonunda paylaşacağım. Her birimiz aynı yoldan geçmeyiz şartlarımız farklıdır haliyle yoğurt markamızda yiyişimizde birbirinden farklıdır. Şimdi seninle beraber sana uygun yoğurt yeme modelini tasarlayacağız.  

Eğitim hayatım da, Türkiye’ deki mevcut bölünmüş ayrışmış eğitim sisteminden nasibini aldı. Önce “Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim” programıyla ön lisans tamamladım. Daha sonra Lisans eğitimimi tamamlarken bir yandan da orta ölçekli bir hizmet sağlayıcı şirkette okuldan zaman bulduğum sürece çalıştım. Bana göre o dönem büyük kurumsal şirketler ideal çalışma alanıydı, 

çünkü ; her şeyin standartları kuralları belli bir disiplini vardı. Ama ben o disipline ne kadar hazırdım bilmiyordum. Hayli hevesliyiz doğru ama gereken disipline uyum sağlayabilecek miyiz ? 

Büyük ve derin denizin canlı türü’ de çok olur rakibi de, istenen nitelikleri de hayli disiplinli oluyormuş. Çalıştığım işletmeye gelince Türkiye’nin en büyük kurumsal holdinginin alt holdinglerinden birinin alt şirketinin taşeronunun taşeronuydu. Ve kurumsallaşmak anlık değişken duygularla yönetilen kişisel çekişmelerden ibaretti. Çalıştığım süre boyunca bunu hiçbir zaman dillendirmedim. Çünkü amacım şikayet etmek değil, süreçleri gözlemlemekti. Ardından onun kadar kurumsal gözüken başka bir işletmede çalışmaya başladım. Üçüncü ayımdan itibaren çalışkanlığım üst kademenin ilgisini çekmiş ve hakkımda iyi şeyler söylenmeye başlanınca bu benim şirketteki son günlerim oldu.  Çünkü kurumsal isim taşıyan işletmede süreçler kurumsal değil, kişisel hesaplarla yönetiliyordu. Kısa bir süre sonra oradan ayrılarak büyük bir ismi olmayan küçük ama samimi insani ilişkiler ile yönetilen bir işletmeye sezonluk olarak işe girdim. Hedef planım iki aylık kırtasiyecilik ve kitapçılık sistemini kısmen tecrübe ederek ticari tecrübe edinmekti. Ayrıca eski işlerimden farklı olarak sabit bir noktada kalmaktı. 4. ayımda baktım onlardan ses yok ben istifa etmek istedim. Hiç istemediler kalmamı istediler çok sevindim ama çok şaşırdım ve kısa süre sonra istifa etsem de, daha önceki işyerlerimde ve o işler dolayısıyla temasta olduğum ve sayısı onlarla ifade edilen işyerimden, öğrendiğimden daha çok şeyi o küçük işletmede yaparak öğrendim. Kurumsal firmalarda iş ve işçi siteleri aracılığıyla personel bulurken küçük işletmeler ise cama astıkları yazılar ile çalışma arkadaşı arıyorlar.  

Başvurduğunuz işletmenin mali bilançosu ister çok güçlü isterseniz de KOBİ olsun. Bu işletmelerin ortak bir özelliği var. Boş pozisyonları için, iş kültürünü özümsemiş, ahlaklı dürüst ve çalışkan çalışma arkadaşları arıyorlar.

Eğer bu şartlara haiz isen ; işe alınmanda ön koşulları sağlamışsın demektir. 

Senin açından da iş seçimi çok önemli mutlu olmalısın. Mutluluk ve başarı bulamayacağın bir işe başvuruda bulunman bir anlam ifade etmez. Tabii buna karar verirken seçeceğin en önemli karar da çalışacağın şirketin boyutu… 

KOBİ şeklinde bir işletmede 20 yıl sonra aynı yerinde de olabilirsin. Kurumsal bir holding’ e bağlı işletmede de 20 yılda genel müdür dahi olabilirsin. Ama, KOBİ’ de pişmeden Holding’ te aş olamazsın.  

Mesleki kariyer hedeflerinde kişisel gelişimini de ekleyerek, tüm enerjini bu konuya yoğunlaştırman hedeflerini geliştirirken sana yardımcı olacaktır.   

Şirketlerinde insanlar gibi karakteristik özellikleri vardır. 

Her işimde olduğu gibi küçükten büyüğe sayı doğrusu mantığında doğrusal bir düzlemle gitmeyi tercih ederim.   

KOBİ’ Leri tanıyalım.  

Yapısal özellikleri :  Kurumsal disiplin adını verdiğimiz süreç burada işlerliğini yitirir, sürekli değişen bir çevre ve programları vardır. Her an sürprizlerle karşılaşabilir. Fiyat asla kırılamaz dediğiniz müşteriye fiyat kırmak için gönderilebilirsiniz. Yemek ve çay molaları bir turnike veya benzeri bir sistemle kontrol edilmez. Kişisel idare ve otokontroller ile yapıldığı için molanıza kendiniz karar verirsiniz. Senden bireysel olarak çok şey beklenmez. Yaptığın kadar yapamadığın kader olur. Tabii barizce işe zarar vermediğin sürece kimse bunu önemsemez. Yaptığın işe göre, evinden de çalışabilir, kendine daha çok zaman ayırabilirsin. Eğer yeni mezun veya tecrübesizsen bu sana, ciddi bir ivme kazandırır. Ancak; keskin bir viraj’ ın dönüşündeysen bu durum sana tam bir manevra sahası sağlar. 

Sana düşebilecek vazife :  İşletmede adın her ne olursa olsun, standart potansiyeline göre vazifen fix değildir. Her işi yapar, her işten anlar ve her işin sorumlusu ve yetkilisi olmak için insiyatif kullanabilirsin. Bazı kurumsal işletmelerin belirli kategorisel çalışmalarında da bu şekilde işlediğine uygulamalı şahit oldum.  Böylece süreç yönetiminde çok çalışır her işi öğrenir. Kurumsal işletmelerde bulamayacağın iş öğrenme ve yetişme fırsatını yakalayabilirsin. Eğer böyle bir işletmede ilgi alanınla ilgili bir görev bulabilirsen ve bu da işletmenin nihali amaçlarında ciddi bir yer edinirse, daha çok sorumluluk edinebilirsin. Ancak terfi edebilmen zordur, verdiğin bu emekle 20 yılın sonunda edebileceğin en yüksek kademe ile kurumsal bir şirkette 2 – 3 yılda edineceğin terfi ile daha iyi pozisyonlara gelebilirsin. 

Küçük işletmede kariyer : Yazımı yazarken üniversiteden 2012 yılında mezun olmuş bir arkadaşım beni aradı. Sohbet esnasında konuştuk, 9 yıldır aynı işletmede aynı pozisyonda çalışıyormuş. Nedenini merak ettim. Verdiği cevap daha da manidardı. Zaten üç kişiyiz kobiyiz. Birde beni nereye terfi ettirecekler, personel daire başkanı mı olayım ?  O an anladım ki;  insanlar bazen düzenleri bozulmasın diye riske girmeden bir hayat sürmenin yoluna bakıyorlar. 

Küçük işletmelerde terfi etmek amacıyla yarışan çalışan sayısı büyük şirketlere oranla hayli azdır. Böyle bir işletmede kaderinde düşüncelerinde istediklerinde senin elindedir. 

İşi sevsen de sevmesen de  burada edindiğin tecrübeler sana girişimcilik ruhu, ve yeni fikirlere sahip olabileceğin yeni bir geleceğin tecrübe kapısını açabilir. Bu nedenle hep söylerim lise ve üniversite öğrencileri hep staj yapmalıdır. Staj dönemi değilse ücrete takılmadan, boş durmak yerine çalışmayı tercih etmelidirler.  

İşletmenin boyutu ne olursa olsun, tecrübe sana her zaman kazandıracaktır. Amacın başarmak ve hedefine doğru ilerlemekse ve bu iradeye de sahipsen geleceğin parlaktır.  Her şeyi düşünüp bin şeyi planlayıp bir şeyi yapmalısın. Bu nedenle sana en uygun kararı vermek için, işletmelerin yapısal kültürlerini ve orada edineceğin rol ve tecrübeleri düşünerek gelecek fırsatlarını tecrübe edinmelisin. 

HOLDİNG Merkezli şirketler :  

Yapısal özellikleri :  İletişim becerin çok iyi, lider yönetici olmaya aday ve halkla ilişkilerde başarılıysan büyük şirketler senin kalemin diyebilirim. Büyük şirketler genellikle yönetici kadrolarını ya stajyerlikten ya da başka kurumsal firmalardan transfer olarak alıyorlar. Ama genellikle kendi kadrolarında yetişen personele her zaman öncelik verirler. Çünkü şirket kültürü içerisine dışardan başka birini getirmek, aileye dışardan damat getirmek gibidir. Ailenizin kendi kural ve örflerini bilmediği için o da sizde zorluk çekersiniz. Çoğu kurumsal işletme gelecek yöneticileri için MBA tarzı eğitim programları uyguluyorlar. Tabii kurumsal işletmelerde yetkisi ve görevleri belirlenmiş sadece bir alana özgü sınır ve sınıflandırılmış sorumlulukları olan işler yaparsınız.  

Sana düşebilecek vazife :  Kurumsal işletmeler binlerce çalışana sahiptir. Bazen aynı binada çalışanlar dahi birbirlerinin aynı şirkette çalıştığını bilemeyebilirler. Kurumsal bir işletme olan Migros’ ta çalışan bir arkadaşım başka bir şubedeki meslektaşı ile aynı binada otuyormuş ve bunu tesadüfen öğrenmiş. Eğer iş birlikteliğine ve ekip içi iletişime güveniyorsan sende bu yapbozun bir parçası olmuşsundur. Eğer ortada bir problem var ise bu herkesin problemidir. Görev tanımı olarak problemin yaşandığı konu başla bir ekip arkadaşının konusu ise onunla beraber konuyu çözmen gerekir yoksa, onun yaşadığı problem büyür sen ve diğer departmanların ortak sorunu olabilir. 

Büyük işletmede kariyer : İşletmeye adım attığın gün, senden önce orada kıyasıya rekabet edenlerinde içinde olduğu işletme arkadaşlarını dahi tanımadan birbiriyle rekabet edenlerin ortak düşmanı olacaksın. Hele bir de kısa zamanda becerilerinle yöneticilerinin ilgisini çekersen bu senin için iş arkadaşı çevrende sevilmeyen bir insan olmana sebep olabilir. Böylece gerçeklerle tanışmış olursun, iki yüzlülük ettiklerini anlayınca hayatından çıkarmaya karar vereceğin insanları sen onlar daha girmeden hayatından “GET AUT” ( Çık dışarı) yaparak hayatına ve kariyerine yön vermeye başlayacaksın.  Sen ilerledikçe ve kendine yön verdikçe, şirketinin iç yapısını ve kurumsal alt yapısını tanıyacak kariyer basamaklarını çıkmak için gereken vizyonu ve hangi aşamalardan geçmen gerektiğini çok iyi şekilde analiz edeceksin.   

                                                           Yazının Sözü Uygulaması :  

Çırağı olamadığımız işin, kalfası haliyle ustası olamayız. Bu nedenle hiçbir zaman ustalık eserim diyebileceğimiz bir çalışma olmaz. Gerçek usta, kendisini geliştiren yaptıklarını yeterli görmeyip sürekli öğrenen ve yeni hedeflerini gerçekleştirendir. Haliyle kendine usta demekle kimse usta olmaz.