İş Hayatında doğru telaffuz ile verimli iletişim 

Temel ihtiyaçlardan başlayarak tüm ihtiyaçlarımızın üretim ve tüketim döngüsünün temelinde çalışma hayatının gerekliliklerinden biridir. Bu durum akıl ve mantık yetisinde olan sadece insanları kapsamaktan öte akıl ve mantığın ötesinde hayvanlar aleminden bitki türevlerine her türlü canlıya  kendi içinde işleyiş imkanı ve düzeni oluşturan durumları bir nevi iletişim olarak görebiliriz. Başka bir değişle her canlı kendi iletişim işleyişini organize eder.  

O vakit iletişimin içerisindeki gündeliklere ve gücüne değinmeliyiz,  yazılı veya sözlü hatta gelişen teknoloji ile görsellikle bile kendini ifade etme özgürlüğü verilen kültürel değişliklere açık olsa da, duyu organları ile de farkındalık sağladığımız simgesel şekillerdir.  

Günlük yaşantımızın temelini oluşturan iletişim becerisi kendisini çalışma düzeninde verimlilik ve halkla ilişkiler olarak adlandırır. İletişimi sağlıklı olan bir işletmede iş verimliliği paydaşlılığ’ın ve performans ölçütleri şirketin maddi olmayan sermeyesidir.  

Günümüzde PR olarak adlandırılan, halkla ilişkiler faaliyetleri sözlü bir o kadarda yazılı iletişimin mihenk taşıdır. İletişim yazı ile başlayıp bulut teknolojisi ile devam etmekte ve daha da ilerlemekte, anlamlı ve net ifadeler maillere ve çeşitli sosyal medya mecralarında ve daha da belirgini olan sözel konuşmada etkili ve verimli bir diksiyon ile vurguya göre, karşı muhatabın anlamasına fırsat vermektedir. Tabii doğru kullanılmayan üslup, ve türlerde verilmek istenen iyi bir mesaj dahi iletişim kazalarına sebep olmaktadır.  

Bu iletişim kazalarını engellemenin yolu kısa net ve anlaşılır yazılı iletişim kurabilmektir. iletişim notalara doğru noktada basabilmek en güzel müziği enstrümana dokunarak işlemektir. Bir köprü vazifesi üstlenip kavşak yolların bitimi ortak akıl ve çizgide buluşabilmektir.   

Doğru iletişimi ortak dil paydasıyla paydalarına eşit dağıtırken, hem yazıda hem de sözlü iletişimde kısa ve net cümleler ile samimi, nezaketli, ön yargısız bir şekilde ifade edilmeli doğru örneklerle cümleler hissiyatıyla orantılı olmalıdır. 

Hepimiz yaşamak istediklerimizi almak, hedeflerimizi gerçekleştirmek yada temelde istediklerimizi yapabilmek için çalışmak zorundayız. Bedavadan hayvanlar dahil hiç bir şey elde edemiyorlar, av bulamazsa kendileri av oluyor. Aslında bizlerde çalışma hayatında böyleyiz, sadece farkındalığımız bazen bunun için yeterli olmuyor.  

Kurtlar sofrası olan çalışma hayatında çeşitli sebeplerle etkileşim ve iletişim içerisinde yeni insanlarla tanışıyor, ortak projeler yönetiyor ve yardımlaşarak amaçlarımıza bir adım daha yaklaşıyoruz. Bir insanın ortalama zaman kısıtlarını ve diğer bazı noktaları nötr kabul ettiğimizde 10 koca yılı çalışarak geçiriyoruz. Bir çoğumuz birden fazla işletmede çalıştı ve çalışma arkadaşlarımızla bazen  8 bazen de çok daha uzun sürelerde mesailer harcadık. Tabii genelde sabah 8 aksam 5 arası memur gibi çalışanlarımız olsa da, saatlerini dakikalarla kum saatine dönüştüren hizmet sektörü çalışanlarımızda yok değil. En az çalışanımız dahil günlük 9 saatini işyerinde iletişim kurarak geçirmek zorunda. Ortalama mesai 19: 00 da bittiğine göre, peki bize ne kaldı ? Kendimizi geliştirecek bu tarz bir yazı okuyabilecek yada yazabilecek ?  

24 saatlik günün 9 saatini gündüzden geçirdiğimizde geriye sadece karanlık ya da Soft mat karanlık kalıyor. Bunun sonucu hem kişisel hem de çalışma hayatınızda verimliliğin anlamını ortaya koyuyor. Tabii burada en önemli detay ise, hem çalışma arkadaşlarınız müşterilerinizle iletişimin her türlüsünde zorunlu ama açık bir iletişim kurmanızdır.  

Proje geliştirmek ve çözümlemek iletişimin kalbine giden atardamardır. Bununda anlamı iletişimin anlamlı ve dönütünün ölçülü olmasından geçen sağlıklı bağlar ile çelik gibi perçinlenmiş yeni fikirlerin ortaya koyduğu cümlelerin dans etmesidir.  

İnsan hayatına başlarken ağlayarak başlattığı iletişimi öldükten sonra yaptığı iyi veya kötü işlerle arkasından söylettikleriyle devam ettirir. Çalışma hayatında da iletişim iyile kötü arasında kalmayan vasatı dillendirmeyen diktası olmayan bir düzeni inşa etmektir.  

Böylelikle mesafeler sadece sürede anlam ifade ederken insanlar arasına giremeyecek kadar sınırlıdır, bu minvalde iletişimde kaza ihtimali artsa da hedefe doğru atılan ok misali timsaldir. 

Bununla birlikte iş hayatında iletişimi geliştirirken iş hayatını işyerinde yaşamak, işe ev, eve de iş getirmemek gerekir. Bilindiği gibi gündelik hayatımızın idamesi için gerekli olan çalışma hayatı, bize hayatımızı yaşama hakkı vermediğinde mesleki başarımız bizim için bir anlam ifade etmemedir.  

Çünkü ; yaşamanın amacı çalışmak değil, çalışmanın amacı yaşamaktır. İşyerinde her gün ilk gününüz gibi çalışmalı, ama son gününüz gibi işi işte evi evde bırakmalısınız. 

Aksi halde, denge sağlanamadığında  çalışma hayatından ve bireysel yaşantıdan beklentiler sorgulanır. Bununla birlikte, performans yönetimi etkin ve verimli sağlanamadığından motivasyon eksikliğinden iletişim dili sertleşerek işyerinde iş verimi belirlenen sabit noktanın da altında seyreder.  

Çalışma arkadaşları ekip psikolojisine girdiklerinde yapboz’ un kritik bir parçasıdır. Biri olmadan öteki diğerini tamamlamaz. Tamamlayamaz da… 

Çalışırken doğru iletişim zaman, şeffaf geri bildirim, belgeli ve belirli anlaşılır bir iletişim tarzı ve de çatışmaların engellenmesi ile verimliliği arttırır.  

Çalışırken sorunsuz iletişimin temelinde kararınca diplomasi eşliğinde kısa, net, belirgin ve çerçevesi belirli bir mesafe ile fazla samimiyetin maraz doğurduğu bilinerek çalışılması sürdürülebilir iletişimi ve iletişim suistimalini önemli ölçüde azaltacaktır.  

Doğru iletişim dilini yakalamanın belirgin kodları 

Birbirini dinleyerek anlamak, konuşma sırası gelsin diye beklemek değildir. Dinlemeden anlayamayız. Beklemeden işlemin sonucunu göremeyiz. Önemli olan cevap vermek değil, verdiğiniz cevabın konuya ne kadar çözüm olacak şekilde anlayabildiğinizdir. Anladığınızda bir başkasına da anlatabilirsiniz.  

Genellikle, büyük iletişim problemlerinin başında muhatabı anlamamak gelir. Ortak amaç iletişim olup, saygı ile dinlemeli mantık çizgisinde konuşmalı ve yorum katmadan aktif iletişimi sürdürebilmelisiniz. Muhatabınıza önem verirken Beyefendi Hanımefendi’ den öte, Hüseyin Bey ile başladığınızda iletişim dilinin nasıl  kolaylaştığını da uygulamalı olarak görebileceksiniz. 

Hangi iletişim yöntemini nerede kullanacağız ?  

Sözlü iletişim’ de yüz yüze konuşma tonlama ve kelime seçimini içerir. 

Toplantılar, telefon görüşmeleri sunumlar ve ikili görüşmelerde uygulanır. 

Yazılı iletişim’ de kısa ve net anlaşılır kelimeler ile belgeli yazılar ile mailler ve evrak paylaşımlarında kullanılır. 

Görsel iletişim’ de beden dili ile, jest mimik ve her nevi yapılan ya da sabit kalınan durum ile sözsüz iletişimin tamamlayıcısıdır. Bilinmelidir ki, iletişimde insanlar ilk önce  görünüş ve davranışınıza odaklanırlar. 

Duyusal iletişim’  Empati yapabilme, dinleyerek anlayabileceğinin farkındalığı. 

Akıl ve mantıksal iletişim’   simgesel ve içgüdüsel geri bildirimlerle mantıksal normlar ile, karşılıklı veri alışverişini mantık süzgecinden geçirebilme. 

Olarak sıralayabiliriz.  

Unutmayın asıl mesele ne söylediğiniz değil nasıl söylediğinizdir.  

Gençlere özel 50 öğüt, hatalarımdan derlenmiştir.

1- Yaşamak için çalışan herkese saygı duyun; İster belediyenin temizlik işçisi isterse de, devlet başkanı olsun. Kişinin makamı değil, karakteri kalacaktır. Kimin gelecekte kim olacağını bilemezsiniz.

2- İnsanlarla konuşurken gözlerinin içine bakın. Böylece karşıdaki kişiye verdiğiniz değeri hissettirebileceksiniz.

3- Şarkı söylemek, mutlu olmak ve duyguları en yüksek düzeyde hissetmek için etkin bir anlama sahiptir.

4- Müzik dinleyebilmek ve filim izleyebilmek için, güzel bir ses sistemi edinin. Zaman, “harca harca bitmez” değildir.

5- Kavga hiçbir zaman iyi değildir. Ancak, kavgadan kaçamıyorsan ilk sen vur ve yerinden kalkamayacağı kadar sert vurun. Mesajı verin fakat sakat bırakmayın. (Fiziki kavga kast ve tavsiye edilmemektedir.)

6- Ketumiyet en büyük gücündür. Sır saklayarak en güvenilir ve sözü dinlenir kişi olabilirsin. Kendi sırrını da, dostunun ve düşmanının sırrını da saklamayı unutma. Dostunun sadakatini düşmanının hayranlığını kazanır ve saygınlığını arttırabilirsin. Büyük sırlar saklayanlar, genellikle gevezelerdir.

7- Düşmanını dahi harcama, hiç kimseden vazgeçme, her gün yeni bir mucize gerçekleşebilir.

8- Uzatılan eli, kim olursa olsun tokalaşmadan bırakma… Covit-19 sonrası, uzaktan selamlaşma modelleri geliştirebilirsiniz.

9- Cesur ol, korkuyorsan bile rol yap. Herkes korktuğu için fark edilme ihtimalin düşüktür.

10- Islık çalmayı öğren, ihtiyacın olacağı günler olacak.

11- Yerine göre gülümsemeyi de ciddiyeti de kullan. Asla kimseye karşı alaycı olma..

12- Sıkı bir tokalaşma edin ve bununla markalaş.

13- Eşini düzgün seç, bu ömrün boyunca yaşayabileceğin mutluluk oranını, %90 etkileyecek.

14- İyi şeyler yapmayı alışkanlık haline getir.

15- Bir daha görmek istemediğin kitapları ödünç ver, görmek istemediğin insanları da telefon rehberinden silerek çalışmalara başla.

16- Kimseyi umutsuz bırakma. Bu son inandıkları şey olabilir. Dipten zirveyi bu şekilde görebilirsin.

17- Çocuklarla oynadığında bırak onlar kazansın; bunu çalışma ekibinin yeni üyeleri içinde uygula. Bir şeyler başarabildiklerini, ufak beceri kazanımlarıyla fark ettirip, öz güvenlerinin artmasını sağlayabilirsin. Bu da verimliliği yükseltir.

18- Tüm insanlara ve kendine ikinci şansı tanı, ama üçüncü şansı vermek çoğu kez aptallık olur.

19- Romantik ol, şiir ve klasik eserleri fırsat buldukça oku.

20- Tanıdığın en içten ve neşeli insan olmaya çalış, çözüm aradığında cevap sensin.

21- Özgür ol, rahatla, bağımsız düşün. Çevrendeki arkadaşlarına da bunu aşıla.

22- Susmayan telefonlar ile hayatının bölünmesine izin verme. Telefonu sen satın aldın, telefon seni satın almadı, bu nedenle sadece gerektiğinde ve ölçülü kullan.

23- Sosyal medyada geçireceğin süre, eğer sosyal medyadan para kazanan bir meslek icra etmiyorsan, günlük 15 ile 30 dakikayı aşmasın.  Daha fazla vakit geçirmekle, kendine yapabileceğin kötülükler listesine +1 eklemiş olursun.

24- Para kazanırken edep ve saygı ile kazan; kaybederken de edebinle kaybet. Yaptığın her işte sosyal bir sonuç olduğunu unutma.

25- Bir arkadaşına çok önemli bir sır söyleyeceğinde, iki kere düşün; çünkü bu onun da taşıyacağı bir yük olacaktır.

26- Mütevazi ve samimi ol. Büyüklerine saygı duy, küçüklerine sevgi duy. Saygın değerini, sevgin sana gelecekteki kadroları sunacaktır.

27- Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan birine karşı dikkatli davran. Bir gün senin de her şeyi kaybedebileceğini unutma.

28- Aniden olan her adım zarar getirir. Ani kararlarla hareket etme, köprüleri hemen yıkma, o köprüden daha kaç kez geçmen gerektiğini bilmiyorsun.

29- Keşkelerle ömür geçiremezsin, hayatı “keşke” demeden yaşa.

30- Komşularına saygı ve sevgi duy. Onlar açken sen tok olma.

31- Cesur ve güvenilir ol. Hayatta geriye doğru baktığında kendinle gurur duyacak biri ol.

32- Hiçbir zaman birine ‘seni seviyorum’ deme fırsatını kaçırma.

33- Davranışlarını sorgula, onlara dikkat et. Başkalarının senin davranış biçimini belirlemesine izin verme.

34-Telefonu açtığında daima enerjik ve hazır kıta ol.

35- Hep bir not defteri tut. Aklına gelen milyon liralık fikirlerin uçup gitmesine izin verme.

36- Senin geleceğin ve adımlarınla ilgili her icraatın ‘karar vericisi’ sen ol.

37- Sevdiğin herkese çiçek yolla. Sebebini sonra düşün.

38- En az bir kişinin kahramanı ol. Bunu da sadece o bilsin.

39- Evlenmek için bir hakkın var, hata yaparsan geri dönüşün yok. Bu nedenle doğru kadını 25 yaşından önce seç ve evlen.

40- Her sabah kalkabildiğin ve hala nefes alabildiğin hatta tövbe edebileceğin bir zamana ulaşabildiğin için Yaradan’a minnetini bildirmelisin. Sağlık en büyük nimetlerden birisidir. Kaybetmeden çoğu şeyin daha önce var olduğunu bilemeyiz. Mesela yürüyemeyen biri olana kadar, bacaklarımız olduğunu bile unuturuz. Gözlerinizi bağlayın ve trafiğe açık bir caddede yürüyün, ne hissettiniz? İşte bunu bir ömür yaşayan kulakları ile gören insanlar var.

41- Misafirliğe gittiğinde her ne olursa olsun, ikram edilen yemekler için iltifat et.

42- Kendine değerli olduğunu sık sık hatırlat; asıl hazinenin senin kalbinde rafine olarak bulunduğunu sakın unutma. Hayatı Otizimli bir birey gibi görmeye çalış.

43- Yanında senden küçükler varken de yokken de, tanımasan dahi insanları selamlamayı unutma. Unutma Dünyanın en güzel ülkesinde yaşama şerefi bize ait.

44- Hiçbir zaman umut bitmez. Her karanlık gece aydınlık bir sabaha bekçidir. Umut bir isimdir ve hiç kaybetmez.

45- Sana güvenen insanları bedeli ne olursa olsun aldatma. Kazanacağın imkanlar kaybedilen güveni sonsuza denk yok eder.

46- Bir işin başarısı %80 oranında ekip ve ekip içi motivasyonunun gücü ile sağlanır.

47- Hayat, gözleri bağlı elinde terazi olan Amerikan “kadın adalet” anıtı gibidir. Gözlerini bağlarlar ki kaçınılmazı görmesin.

48- Kalbini her zaman temiz tut, çevren kimlerden oluşuyorsa onlara benzersin. Bu duruma ben ‘bukalemun etkisi’ adını veriyorum. Çevrende ar edep ve ahlak abidesi olan, etik değerlere sahip, görgülü insanlardan bir çember oluştur.

49- Tüm dinlerin kutsal kitaplarında yazılı olduğu gibi “Yalan Söyleme”.. Böylece kalbini tamir edeceğim diye düşünerek daha da hayatını çıkmaza sürükleme.

50- Kimsenin kalbini kırma! Kırılan kalp düzelmez, bir de yiten güven yenilenmez. Yılanda kuyruk acısı, sende de evlat acısı hep sürer.

İnsanların sana, avucunun içinde hep onların hizmetinde olduğunu sanmaları sebebiyle, kendinden verdiğin her ödün için “Yine suçlu olduk” değil;  “neden bu fırsatı veriyorum” diye düşünmelisin.

Yazının sözü Uygulaması :

Kelam-ı kibar sözlerin, ağır anlamları vardır. Yeter ki onları anlayabilecek samimiyet kapasitesinde olmak isteyelim.

15 Temmuz 2016 Hain Cunta girişiminde haberleşmenin önemi

Hain ve kahpe Cunta girişiminin üzerinden dört yıl geçmiş ve vatansızlara karşı operasyonlar tüm hızıyla sürerken, ülkemiz bir çok badire ve faciaların merkezi haline dönüşmüştü. Kesintisiz demokrasi deneyimi bir asırlık genç Türkiye Cumhuriyeti’nin hayali olmaktan öteye gidememişti. ‘Demokrasi ve Adalet’in karşısında, Türk Milleti’nin düşmanları çeşitli isimler altında ülkemizin bağımsızlığını işgal ve engelleme faaliyetleri içine daha fazla girdiler. Bunlardan bir kısmı hain ve kahpece Türk Milleti’nin kanını dökerek, amaçlarına ulaşmaya çalıştılar. Oysa dün olduğu gibi bundan sonra da bu tür girişimlerini deneseler de, milletçe dik duruşumuza çarparak yok olacaklardır.

Ancak, çeşitli “kumpaslarla sivilleştirdikleri” Kahraman ve Asil Türk Ordusu’nun, herşey rağmen gönüllü neferleri ile daha da güçlendiğini, “ordusu olan bir millet değil, milleti olan bir ordu” olduğumuzu sürekli görüyorlar. Söz konusu “vatan” olunca, yaşamın bir önemi olmadığının bilincinde, nice adlı ve atsız kahramanlar gerektiğinde hep karşılarına çıkıyorlar…

Asil Milletimiz;

İyi ki varsın Eren! dediğimiz genç evlatlarını, kınalı kuzularını, Türk vatanı toprağı için şehit olmadı diye, evlatlıktan red eden analarını, tarihin hiç bir zamanında unutmayacaktır.

İYİ Kİ VARSIN EREN !

Onlar hiç vazgeçmedi, biz de ülkemizi korumaktan hiç vazgeçmeyeceğiz.

Değil Temmuz Haziran, yılın on iki ayı gelseler Türkiye Cumhuriyeti Milleti olarak; yani Türkmeni, Kürdü, Lazı, Çerkesi, Doğulusu, Batılısı, Karadenizlisi, Egelisi ile tek vücud bir Türk Milleti olarak, devletimizin yanında ordumuzun içindeyiz. Üniforma çıkınca askerlik biter sananlar; (üniformasını çıkarmak zorunda kalsa dahi) her daim Türk vatanı için son damla kanına ve son nefesine kadar asker kalanları görüyorlar, görecekler de…

Onlar hiç vazgeçmedi, biz de ülkemizi korumaktan hiç vazgeçmeyeceğiz. Değil Temmuz Haziran, yılın on iki ayı gelseler Türkiye Cumhuriyeti milleti olarak; Türkü, Kürdü, Karadeniz’lisi, Egelisi ile, devletimizin yanında ordumuzun içindeyiz. Üniforma çıkınca askerlik biter sananlara, üniformasını çıkarmak zorunda kalsa da her daim Türk vatanı için son damla kana kadar asker kalanlara…

Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir.

(Hüseyin Nihal ATSIZ, Kahramanlık şiiri 1. dörtlük).

İşte Kahramanlığın ete kemiğe bürünmüş hali ;

Ve hepsinden de öte, Türk Milleti’nin “Asker Millet” olduğunu, 15 Temmuz hain Cunta girişiminde olduğu gibi milletçe daima hatırlatacak ve devletimiz için daima set olacağız.

Gelelim “hain cunta girişiminde haberleşme” konusuna;

Haberleşme kelimesi İletişim terimi olarak bilgiyi elektriksel yollarla göndermeye, almaya, işlemeye verilen isimdir. Hain Cunta girişiminde en kritik hususlardan birisi de haberleşme idi.

Bilindiği üzere hainler; halkımızın haber, almasını engellemek amacıyla, ilk önce TRT ve TÜRKSAT gibi stratejik kurumları kendilerince ele geçirip, halkın haber almasını engellemek istediler. Ancak, unuttukları bazı şeyler vardı. Memleketin her kurumunda hainler olduğu kadar kahramanları da vardı. Örneğin, Özel Kuvvetler komutanlığında, Bir HALİSDEMİR çıktı. Adaleti sağladı.

Şehit Astsubay kıdemli Baş Çavuş ÖMER HALİSDEMİR / ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞI

ŞEHADET TARİHİ 16 TEMMUZ 2016
Rahmet minnet ve saygıyla önünde eğilerek…

Ve milyonlarca vatan evladı can siperhane biçimde sokaklardaydı. Çatışmalar bittiğinde, zafer Asil Türk Milleti’nin idi.. İşte o gece anlatılmayan, destansı görev yapan, sesleri çıkmayan, yıllardır var olan ama hiç kimsenin görmediği, komşularının garip biri olarak değerlendirdiği ve deli gömleği giydirdiği bir avuç vatanperverden bahsedeceğim.

Amatör telsizciler; Öncelikle amatör telsizcilik nedir diyerek kısaca özet geçeyim. Ulaştırma ve Altyapı bakanlığının gözünde hem var hemde yok olan, Kıyı emniyeti genel müdürlüğünce belgelendirilen ama yasal yönetmeliği dahi uygulamadan kaldırılan, hiçbir menfaat gözetmeden gönüllülerden oluşan, haberleşme operatörlerinin icra ettiği vazife uğraşıdır.

O karanlık ve bir o kadarda puslu gece yaşananların sadece haberleşme boyutundaki, kısımlarına dair özet geçmenin faydalı olacağına inanıyorum.

Teknoloji, sanayi çağının başlangıcından itibaren hızla gelişti. Savaşların da en önemli kısmı muhabere halk dilindeki sözcüğü ile, haberleşme’ dir. 1. ve 2. Dünya savaşlarının ülkemizin yaptığı her işin temelinde haberleşmenin güvenliği stratejik bir anlam ifade etmekteydi. Araya girerek yanlış iletilebilen bir haber binlerce masum insanın hayatına, hatta ülkelerin geleceğine şekil vermesine sebep olmaktaydı. İşte öyle bir gün 15 Temmuz 2016 Cuma. Yeryüzünün mahşeri Türklerindi. O gece bir avuç vatan evladı her zaman hobi olarak QSO (iletişim konuşması) yaptıkları, çeşitli frekanslarda ve bir çok rölede de milli Kuvvetlerin haberleşmesi amacıyla frekanslarını kamu hizmeti için hazır tuttular. O gün bu kadar hainlik ve kahpeliğe karşı “Onurlu Millet Başı Dik Devlet” sloganını en gür şekilde söyleyen birileri vardı.

TB1MAD- Amatör telsizci, Mesut Aydeniz

“Biz buradayız” mesajını en sosyal biçimde vermiş oldular. 15 Temmuz 2020 olarak, Cunta girişiminden dört yıl sonra tekrar hatırlamak ve hatırlatmak istedim. Bir kaç kupona alınmadı bu vatan!

Bundan sonra ne yapmalı nasıl yapmalı? Öncelikle üç tarafı denizlerle ve dört bir yanı hainlerle çevrili ATA VATAN Türkiye’nin, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı içeriğinde bir bakanlık kurarak “Sivil Haberleşme”yi destekleyen ve yöneten / yönlendiren bir pozisyona geçmesi gerekir. Bunun yanı sıra, tüm vatandaşların eşit olduğu, her işin istişare ile kararlar aldığı koordinatör bir kabine ile devlet sisteminin dengelenerek, kuvvetler ayrılığının da eşitlenmesi sağlanmalıdır. Kalabalık nüfusu ve oy oranları olduğu düşünüldüğü için, hiçbir gruba, zümreye, cemaate ve tarikata, üniter yapımızı bozmak amaçlı (küresel güçlerce oluşturulan) gruplara, gençlerimizi kaptırmamak ve devlet kadrolarında onları barındırmamak önemlidir.

Halkımızın böyle durumlarda iletişimi güçlü ve sağlıklı kurulması için gerek okullarda, gerekse camilerde ve üniversitelerde dersler verilmeli. Ana akım iletişim kanalları kapalıyken, devlet ile millet iletişimi asla kesilmemeli. Liselerde “Milli Güvenlik” dersleri yeniden ders programlarına eklenmeli, asker halk arasındaki yakınlık arttırılmalıdır. Demokrasiye yapılan saldırıları, dün olduğu gibi devlet ve millet el ele verip bertaraf etmelidir. Bunun da yolu öncelikle eğitim iledir. Ülkemizin gençlerinin eğitimine teknik alt yapılarımıza Ar- Ge projelerine süratle önem vermeli. Ülkemizi katma değerli ürünler ile zenginleştirmeliyiz. Yani “Bilim ve irfan yolunda birer mücahit olmalıyız..” Gençlerimize “MİLLİ SERVET” gözüyle bakmalı; Gençliğe hitabenin neden yazıldığını her an düşünmeli ve eğer ipin ucunu kaçırırsak, tekrar istiklal marşı yazacak şairi aramak zorunda kalacağımızı unutmamalıyız.

Milli bir devletin temeli, milli ve manevi duyguları yüksek vatan evlatlarının omzunda yükselecektir.

Bedeli ödendi ve tekrar kazanıldı. 

Bu vesile ile Gazilerimizi saygıyla, Şehitlerimizi de minnetle anıyorum.

Yaşasın Vatan ve Yaşasın Türk Milleti !

TB1MAD Amatör Telsizci, Mesut Aydeniz.

Azerbaycan Türkü olduğum için bizim lehçeden bir muzik eklemek istedim.

Yazının Sözü Uygulaması :

” MUHABERESİZ MUHAREBE OLMAZ ” Mustafa Kemal ATATÜRK

İş ve sosyal hayatta başarı için beklemeyin…



*Nazik olabilmek için karşınızdakinden önce gülümseyin…

*Karşıdan beklenilen her hareket umutsuz vakaları bekleyen doktor gibidir.

*Sevmek için sevilmeyi beklemeyin, sergi varsa elbet er ya da geç karşılığını alırsınız.

*İnsanları değer yargılarıyla oldukları gibi kabul edin.

*Bir arkadaşın değerini anlamak için yalnız kalmayı beklemeyin…

*Çalışmaya başlamak için en iyi işi beklemeyin. Unutmayın ki daha iyi bir iş için altyapıdan yetişip iş tecrübesi sahibi olmanızı ve ast üst arasındaki iş ahlakından haberdar olmanızı isterler…

*Biraz paylaşmak için, elinizin aşırı derecede bol imkanlara sahip olmasını beklemeyin. Sevgi de mal mülkte para da paylaştıkça çoğalır.

*Büyüklerce verilen öğütleri hatırlamak ve hayatınızda yer vermek için illa düşmeniz gerekmediğini fark edin.

*Duaya inanmak için başınıza felaket gelmesini ya da zor da kalmanız acı çekmeniz gerekmediğini bilin…

*Yardım edebilmek için diğerlerinin acı çekmesini beklemeyin…

*İnsanların size ya da sizin sevdiklerinize karşı yaptıkları için, affedebilmek amacıyla karşılık olarak başınıza gelenleri tecrübe etmelerini sağlamayı ya da başkalarının size bu yolda yardım etmesini beklemeyin.

*Özür dilemek için, kalp kırılmasını etkinin kangren olacak psikolojik yaralara dönüşmesini beklemeyin…

*Ne küsmek için bir bahaneyi ne de barışmak için ayrılığı beklemeyin…


Sevgi Tanrı’ nın yarattığı en sonsuz ve en yüksek duygulardan birisidir. Eğer yukarıdakileri yapamam ya da yapmakta zorlanırım alışkan’ ım diyorsanız ;

ALIŞKANLIKLARINI OLMAZSA OLMAZ GÖREN KİMSE İÇİN, OLMAZSA OLMAZLAR KARŞISINDA YENİLGİ KAÇINILMAZDIR.

 Bu söz alışkanlık yaptığınız davranışların sonucu olarak görebilirsiniz…

Yazının sözü uygulaması :

Bir işi ilk yaptığınızda, yardım ediyorsunuzdur.

İkinci yaptığınızda, yardımcı olmak gerekliliğine inanıyorsunuzdur.

Üçüncü defada ise; artık o yardım adında yaptığınız iş sizin asli vazifeniz olmuştur.

Günümüz’ de Doğru İletişim

Günümüzdeki iletişim konusuna gelmeden önce, iletişimin geçmişi ile ilgili biraz daha gerilerden başlamak gerektiği inancındayım.

Alexander Graham Bell ve yardımcısı Mr. Thomas Watson’ nun kazara yaptığı ilk telefon iletişimi ile başlayan bir süreçtir. Yazınımıza sesin iletimi ve telefonun nasıl işlevselleştiği ile başlayalım.

Konuşurken sesimizde boğazımız aracılığı ile yapılan titreşimler sonucu, ortaya çıkan ses dalgalarının ileri geri hareket ederek oluşturdukları hareketlerin duyulmasıdır

.

Ara not vererek, peki bu ALO’ da kim oluyor derseniz; Bell’ in çok sevdiği ama telefona karşı aşırı ilgisinden dolayı, terk eden sevgilisinin adının kısaltmasıydı. Allessandra Lolita Oswaldo.

Günümüzde ise ; Aşkım önce sen kapat, olarak kendisine yer bulmakta olan sürece verdiğimiz olaydır.

İşte size Alooo 🙂  Şimdi ise iletişim denilince sadece iki kişinin karşılıklı konuşması olarak ya da halkla ilişkiler kapsamında yapılan ve çoğu zaman ülkemiz’ de propaganda ile karıştırılan eylemler bütünü olarak algılanmaktadır.

Bana göre ise, ülkemizde işsizliğin en yüksek olduğu, siyasetle alakası olmadığı halde siyaset yoksa var olamayan iletişim fakültesi mezunlarını kapsıyor.

Teknoloji o kadar ilerledi ki, artık telefondan istediğiniz kişinin yer tespitini rahatlıkla yapabiliyor, maillerini okuyor, mesajlarını takip edebiliyor ve de konuşma kayıtlarını o bilmeden istediğiniz gibi izleyebiliyorsunuz… ( Özel sektör’ de yasalara uygun olarak kişilik ihlali yapılabiliyor.)

Bunlara örnek verecek olursak ;

Çalıştığınız özel sektör şirketi bilgisayarlarınıza yazılımsal bir program yükleyerek veya dış destekli “siber güvenlik” şirketleri aracılığı ile, ekranınıza ulaşarak, sizin çalışmalarınızı, yazışmalarınızı, ve de siz fark etmeden ekran fotoğraflarınızı çekerek masaüstü veya bilgisayarın herhangi bir dosyasındaki dosyaları siz fark etmeden kopyalayarak değiştirerek sizin bilgisayarınızda sizden çok yetkiye sahip olabiliyorlar.

Cep telefonları ortak kablosuz bağlantı ile, size ait olmayan yazıcıları kullanabilmenizi sağlıyor. veya daha da eğlencelisi açık kaynak kodlu işletim sistemi yazılımları ile cep telefonlarınızdan sizden habersiz fotoğraf çekimi ve ses kaydı alımı birilerini arama yazılı mesaj gönderme gibi işlemleri yapabiliyorlar.

Siber güvenlik eğitimi aldığımda bunlara bizzat şahit olmuştum. 2008 yılında sistem ve ağ uzmanlığı eğitimi aldığım dönemde, bulunduğumuz ofisten evdeki bilgisayarın sadece fişinin takılı olması sayesinde evdeki bilgisayarın açılıp işlemler yapılabilmesini uygulamalı olarak gördüğümde siber güvenliğin ne kadar önemli olduğunu çok iyi anlamıştım.

Bunları biraz kurcalarsanız bulmak zor değil. Ancak, etik ve yasal değerler gereği kendime eğlence aramak istemiyorum. Bu yaştan sonra, birde yuvamı yıktı diye anılmak istemem.


Toplumsal gerçekçi düzende insan ilişkilerinde ilk intiba ve adımlar her zaman önemlidir. Diyebilirsiniz belediyede çalışan temizlik personeli ile ne işim olur bence olur unutmayın. Onunla aranızdaki fark, sadece siz maddi açıdan çok daha fazla imkana sahipsiniz  siz olmasanız o yine yaşar ama, o olmazsa siz hayatınızı devam edemezsiniz.

İnsanlara günaydın demek çok zor geliyor ama bunun bilimsel araştırma sonuçlarına göre iş verimliliğini arttırdığını, kişisel öz güven sağladığını ve daha çok amirime ve kurumuma nasıl hizmet edebilirim, diye çalışan personele sahip olmanın önemini umarım sizlere anlatır.

Bir işletmede başarı istiyorsanız personel odaklı çalışmanız gerekiyor. Şirketin performansı personelin mutlu olmasından ve rahat bir çalışma ortamında bulunmasıyla başarılır. Google şirketi çalışma ofislerini incelediğimde yer çekimsiz ortamda havada uçarak, çalışan personelin rahatlığı hala aklımda ciddi bir yer kapladı. Ekibinize lider olmaya çalışın başkan olursanız, başarısızlık ile ilk işten ayrılacak siz olursunuz. Ve de, hepsinden öte insan olabilmek saygı görebilmek için saygı göstermelisiniz.

Yazının sözü uygulaması :

İletişim çağının başlangıcının sebebi bile kadınlar ise; onlarla iyi geçinmeye dikkat edin.