Slogan basit:  Bana bu kalemi sat ! 

Her şeyi yazıp satış pazarlama kanadında çalışıp ve çok iyi satış pazarlama eğitimi vermeme rağmen, satış konusunda yazı yazmadığımı fark ettim.  Yazımı yazmaya başlamadan önce youtube de gördüğüm “para avcısı” adlı bir filimden de kısa bir fragman izlemek bu yazıyı yazmam için beni motive etti. Ucuz yoldan zengin olmakla başlayan serüven satılan kalem ile yeni bir arz oluşturuyordu.  

Çünkü,  satış pazarlamanın temeli ihtiyaçtan, ihtiyaçlarda arz ve taleplerden oluşur. Önce arz ı yani  ihtiyaç oluşmalı ki talepte oluşturulabilsin. Bir ürünü çok üretmek çok satacağı anlamına gelmiyor. Sonuçta;  keynesyen gibi karma ekonomi modellemesi peşinde değiliz. Amacımız herhangi bir ürünün herhangi bir kişiye nasıl satabileceğimizdir.  

Sanayi devrimiyle sanayileştiğimiz dönemin artık endüstri 4.0 ile şekil alması ile 2012 yılından beri şekil alan günümüzde NFT ile zirvede kendine şimdiki doruk noktasını tanımlayan çeşitli özelliklere sahip dijital varlıkların benzersizlikleri ve altının petrol karşısındaki ikamesi gibi ikame edilemediği denkleşemediğini onaylayan fikir akımı olarak nitelendirilebilinir. Bu tabii benim şahşi görüşüm olarak, tartışmaya açık bir kavram olsa da trendler ve satış pazarlama ve halkla ilişkilere bakış açısının penceresinin yeniden çizilmesine oldukça etkili bir grafik dokunuşu olarak sunulabilinir.  

Basit bir örnekle ifade edersek, bir ürün alacağınız zaman birden fazla internet sitesi kaynağını aynı anda görüntüleyip karşılaştırabiliyoruz. Yani, söz konusu hizmetlerde artık oligopol piyasa hizmetlerinin dahada anlamlaştığını görebiliriz.   

Burada durumu farklılaştıran ise; halkla ilişkilerin desteği ile mağazacılıkta ve hatta siber sanal dünya da, görmediğiniz ve görülmediğiniz dünyada da satışı yapan kişinin ortaya çıkarmış olduğu tecrübedir. Yaptığım uygulamalı etkili satış eğitimlerinde müşteriye yani misafirinize dokunmanın ruhunu işlemenin ve onun ihtiyacı yoksa bile, gerekirse ona ihtiyaç oluşturup almayacağını bile bile ücreti yüksek ürünü gösterip orta ölçekte ürüne ikna etmeye çalışıp, fiyatı en ucuz gözüken ama asla en ucuz olmayan ölümü gösterip engel durumuna ikna edebileceğiniz bir çok yöntem mevcut. Bazen kasıtlı olarak satışın kaçırılmasını sağladığımız zamanlar olur fakat, o müşteri çok daha büyük ihtiyaçları için bizdeki samimiyet ile gelmeye devam eder. Ve o gün 100 TL kaybedip 10,000 TL ‘yi kazanmaya başladığımızda Enigma’ nın önemini daha iyi kavrayabiliriz.  

Meali ise, satış danışmanı / Uzmanı kendisinin ve müşterisinin kaderini geleceğini tayin eden kimselerden oluşmaktadır. Böylelikle satış pazarlama kanadında özellikle mağazacılık sistemi ile işleyişini devam ettiren işletmeler, müşteri merkezli, müşteriye dokunan ve dost olan yöntemler ile uzun vadeli kalıcı yöntemler elde edilebilinir.  

Ne iş yaparsanız yapın sonuçta bir hizmeti satıyorsunuz bunu asla unutmayın.  

Avukat Savunma, Doktor, Hemşire Sağlık, Pazarlamacı Ürün, Eğitimci Eğitim… 

Sonuç olarak her meta’ nın ve hizmetin alıcısı ve satıcısı vardır ve bazen bu metalar birbirini de ikame edemezler. 

Madem hizmet satıyoruz nasıl satılır ?  Sorusuna cevap verelim.  

Her yapılan işin arka planda bir stratejisi olmalıdır. Ve bu nasıl sorusuna verilen cevapta gizlidir.  

  • Satılan ürün veya hizmeti müşterinizin size geliş sebebiyle ilişkilendirin. 
  • Sohbet etmek müşterinin duygusuna dokunabilmenin iki lafın belini kırmanın yegane yoludur. Fakat bunu tek başınıza yapamazsınız. Konuşmaktan çok dinlemeyi bilmelisiniz. Sohbet esnasında konuyla ilgili bir durum oluşturup ya o şirkette o var bizde de bu var demek yerine, bu stor perdeyi bende denedim çok memnunum inanmadığım ürünü neden anlatayım gibi ifadeler ile doğru bilgiyi yanlış olaya alet etmeden, uzun uzadıya övme yarışması yapmadan anlatmalısınız. (Tabii gerçekten deneyim edindiyseniz.)  
  • Eğer elinizde ucuzdan yüksek fiyatlıya doğru hazır bir liste var ise, ürünlerin fayda maliyet analizini, varsa marka değerleri servis hizmetleri ve garanti süre ile süreçlerini asıl satmak istediğiniz ürüne orantılayarak fayda maliyet üzerinden müşterinin bütçesini de hesap ederek sunabileceğiniz çok iyi ve ondan bir sonraki ürünü bir de en kötüden iki önceki ürünleri anlatın ki en iyi yani en yüksek fiyatlı ürünü almasa dahi, ücreti en yüksek ikinci ürünü almak için hazırda beklesin. 
  • Eğer sahada bizzat müşteriye gitmeniz gereken bir pozisyonda çalışıyorsanız, müşterinizi tanımlayın ve iyi tanıyın. Onun hakkında işinizle ilgili bilmeniz gereken her detayı hatta belki de Dibek kahvesinin hangi çeşidini sevdiğini bilmeniz gerekir. Çünkü; onun ruhuna dokunmanız onun ruhuna katkı sunmanız gerekir, her zaman sürprizlere açık olsanız da esnek duygusal ve hissiyatınızda aileden biri olduğunuzu güven vererek iyi bir dinleyici olduğunuzu doğru zamanda doğru sorular sorarak ta ona kanıtlayın. O güven bir defa oluştu mu bir daha şüphe oluşmaz. Ama bir kez kırıldı mı bir daha da onarılamaz. Bu ince çizgiyi onun duygularını anladığınızı samimiyetinizle gösterin.  
  • Müşteriler her zaman arada ciddi bir referans eş dost yoksa, zaman açısından çok kısıtlı olurlar. Size vakit ayrılmasını ve ürününüzün top 10 da yer edinmesini istiyorsanız, müşteriye dokunacak ruhunu okşayacak bilgilerin  gücüne inanmalısınız. Bu bilgi ise, dijital kanallardan gelmekte benim tabirimle üç W Kuramı yani, Word Wide Web halk arasında adıyla “İnternet”…  

www.google.com yani Google amcamız öyle bir aritmatiği var ki, telefon numarası yazarsanız numaranın hizmet verdiği açık adresi yer konum hatta koordinat bilgilerini dakikalar içerisinde elde edebiliyorsunuz. Şirket ve yöneticiler hakkında son dedikoduları kurumsal ve bireysel paylaşımlarını, etkili bir SEO yapmadıkları sürece onlar hakkında istedikleri ve istemedikleri her bilgi emrinize amadedir.  

www.facebook.com Çok önceleri favori olsa da, eskiden kurulan şirket sayfaları şirketlerin sunmak istedikleri bilgileri aktarmanın yanı sıra olumsuz görüşleri olan kişilerin yazdığı bloglara dönüşebiliyor. Metaverse özentisinden adını meta olarak güncellediğini de hatırlatalım.  

www.linkedin.com  Aslında her şeyi başladığı ve bittiği sosyal medya burasıdır. Doğru bir araştırma ve detaylı analiz yapacak vaktiniz varsa, belki de şirketin resmi internet sayfasından çok daha fazla bilgiyi linkedin de edinebilirsiniz.  

www.twiter.com 280 Karakter ile karakter eksiltmeyi adam asmaca gibi oynadığımız kelime kısarak cümlecikleri katlettiğimiz bir platform. Gündemi belirleyen bir medya olmasına karşın sizin buradaki ilk hedefiniz AKDENİZ A.Ş adlı şirketin kurumsal hesabı ve hatta gerekirse, şirket çalışanlarının şahsi hesaplarını kontrol etmektir. 

 Sosyal medya derin bir dehlizdir.  Doğru bilgiyi sosyal mühendislik ile sürece yayarak detaylarıyla okumak için geometriyi bilmek gerekir. Çünkü Geometri bir analitiktir ve Analitik Geometri bakmakla görmek arasındaki farka eşittir.  

Bilgi Analiz etme ve sınıflandırma dersi bittiğine göre, satış pazarlama önceliği yöntemleri dersine dönebiliriz. 

Müşteri duygusal teması sever yani reislerde sever ?  

Önce onunla yakınlık kurun. Onu anladığınızı onun istediğinin ürünü satın almak olduğunu ve sizin de bu konuda severek yardımcı olmak istediğinizi ona satın alması konusunda yardımcı olmaktan başka bir istediğiniz olmadığını hissettirin. Müşteriye içeri girer girmez “Hoş Geldiniz, bu maymuncuğu (Hırdavat, ürünü olup bahsettiğim biçimi bahçe kilidi kapatmaya yarar.) satın almak ister miydiniz diye soramazsınız.  

Ama ;  Bugün nasılsınız ? Aldığınız o lavabo sifonundan memnun musunuz ? Aradığınız bir şey varsa yardımcı olabilirim ? Gibi sorular sorarak iletişimi başlatabilir, dönüt alabilirsiniz.  Baktığı ürünler arasında karşılaştırma yapıp özellikleriyle fayda maliyet ve teknik açıdan müşterinin ne beklediğini öğrenip önerilerde bulunabilirsiniz.  

  • Müşterinin hissettiğini hissederek etkili satış yapabiliriz mesela, ağaçlık arazisi olan birisine tilki kuyruğundan başlayıp daire testere ile devam edip en son bütçenin iyice açıldığına emin olunca son koz olarak elektirikli ya da benzinli bahçe motoruna yönlendirerek müşteri yani satın alıcı patronun mutlu sonu görmesini sağlayarak sende şirketine kazandırdığından senin işvereninde mutlu sonu görmesini sağlayabilirsin. Müşteriye ihtiyacını hatırlatırken sizin de onunda bir insan olduğunu istediklerini alabilmesi için ihtiyaçlarının ortaya çıkışında onun duygularını suistimal etmeden yapmanızı öneririm. Düzenli müşteri yanında başka müşteri ile gelen en sadık müşteri tipi olup size katma değerli müşteri olarak kendini tanımlatıyor ise, çocukken zevkle okuduğum Aksoy, Ömer Asım (1995). Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü 2 Deyimler Sözlüğü. İstanbul: İnkılâp Kitabevi. ISBN 975-10-0128-5. Kitabındaki “Para parayı çeker” sözüdür. 

Mesele bir insana bir şey satmaktan öte Ramiz dayı misali, müşterinin niteliklerine göre ürün sunup satın almasını sağlamaktır. Eğer işe yeni başlayan birisi değilseniz, kişiyi görünce bütçesinin ne kadar olacağını anlamanız çok uzun sürmez. Önce sorunu oluşturun müşterinin bir arabaya ihtiyacı vardır. Zaten bu sebeple sizi ziyaret ediyor sonra ödeyebileceği para miktarına uygun, özelliklere sahip arabaları sıralayın. Süreç el arabasına kadar gitmediği sürece sorun yok maksat ayağı alışsın. Bu yöntemle müşteri kendisine mantıklı gösterilen çözümleri beğenecek kabullenecek ve her zaman istenilen bu düzenli olabilen müşteri grubu sizin gizli silahınızdır.  

Asıl nokta, müşteriyi doğru anlamak ve onun isteklerini kendi ürünlerinizle beslemektir. 

Doğru yerdeyseniz zamanın çoğu müşteri görüşmeleri ve üründeki teknik yaşanabilen hususlar konusunda olacaktır. Biraz sakince bekleyin av timsaha doğru yaklaşsın ki, doğru zamanlama olsun yoksa avlayacakken av olabilirsiniz. Birden asla ortaya çıkıp baskılayıcı davranmayın. Müşteri ürkebilir, kızabilir veya vazgeçebilir. Bir süre kendi halinde baktıktan sonra aradığınız yardımcı olabileceğiniz  bir şeyler olduğunu hatırlattıktan sonra, müşterinin cevabına göre pozisyon alın. İsterse kendisine ilgilendiği ürün için detayları mail atabilir. Gerekli evrakları da hazır şablon halinde sunabilirsin.  Bu esnada ara ara diğer çalışma arkadaşınla paslaşman da bir pazarlama taktiğidir. Bir filim sahnesinde kadın çocuğuna sütü içersen iç, içmezsen amcaya vereceğim dediğinde, sağol abla ben tokum diyen olursanız işiniz hayli zorlaşır. Ama yeri geldiğinde de o tok satıcı sizde olabilirsiniz.   Satış kanadında çalıştığım esnada bana gelen amacının sadece bilgi edinmek olduğuna emin olduğum 10 müşteriden 7 ‘ sinin satın almak için geri geldiğine şahit oldum. Müşteriye sorular sorarken onu iyi dinlemeli ve onun sorularına ya da pek açmadığı detaylara girerek sohbeti ilerletebilirsiniz.  

Doğru yer doğru soru doğru hissiyat… 

  •  Almak istediğiniz ürün niçin önemli ? 
  • Ürünü görünce ve alınca ne hissediyorsunuz ?  
  • Ürün hizmetini kıllanırken yaşadığı sorunlar ve muhtemel çözümler neler ?  
  • Belki de ürün ve hizmeti nasıl geliştirebileceğinizi anlatabilirsiniz.  Gibi merakınızı ve meramınızı anlatan sorular sorun.  Bazen sadece iş konuşmanız gerekmez havuz satışı yaptığım bir müşteriyle meridyenlerin yer çekimine etkisi konusunda ve  hava sinyal akımları konularında sohbet etmiştik. Bırakın o anlatsın o anlattıkça anlatacak en sonunda burada bu kadar zaman geçirdim bir şeyler alayım diyecek psikolojiye girecektir. 
  • Askerlikte hazır ol şeklinde bir komut vardır. Rahattan öncedir. Sonra Kıt’ a (Birlik) dur denilir. Yani, müşteriye karşı her zaman hazır cevap olun. Ürünle ilgili teknik bilginiz çok iyi olmalı, hiçbir şey olmadı bir şeyler olmalı ki başka bir arkadaşınızın söz konusu alanda sizden daha iyi olduğunu söyleyip, pası daha tecrübeli bir arkadaşınıza Fatih TERİM gibi 3 5 2 sistemi ile satışı pas atarak yapabilin gerekirse siz sarı kart alın ve o maçı şirketiniz kazansın.  Aynı meselede sorulan sorular siz tecrübe edindikçe aynı sorulara dönüşen bir rutin parçasıdır. Yani sorular aynı olduğunda sizin de cevabınız hazır olduğundan 3 5 2 deki 3 Ekip arkadaşınız Fix olduğundan 5 Kurumsal imajınız olduğunda 2 de siz oluyorsunuz yani, durum ve şartlar sabitken cevaplarda sabittir. Müşteri kararsız kalıyorsa üçüncü bir ürün gösterdiğinizde veya müşteri size üçüncü ürünün bilgisini istediyse, sizin havucunuzda ortaya çıkmış oluyor. İletişim esnasında, müşteriye ne sunduğunuz değil nasıl sunduğunuzun bir anlamı vardır. En enteresan durumları da anlatsanız eğer uyumlu kafiyeli sözcükler olduğunu vurgulayabilirseniz, bu yanlış deseniz dahi artık onlar için doğrudur. Sunmak istediğiniz ürün ve potansiyel rakip ürün arasındaki ortak noktalar üzerinden hareket ederek rakip firmaya yönelecek müşteriye sen bunu arıyorsun bu da bizde var. Hem de kargo bedava diyebilirsin. İnsanlar aynı doğrultuda hareketi sevse de çelişkili durumlar daha çok merak uyandırır.  
  • Her müşteriniz kendi bütçe ve algılama kabul değer görme ve de fiyat biçme seviyesi vardır. Bir süre sonra müşterinin yürüyüşünden şirketinizden hizmet alıp alamayacağını ayrıt edebileceksiniz. Müşterinin hassasiyetine göre hizmet sunulmalıdır. Dini hassasiyeti yüksek yerde bar tabureli masa ürününü satmak için, mutfak içi dar masa diye anlatmanız gerekir. 

Siz ürünleri sunun ; tercihi müşterinize bırakın onun kararsız kaldıkları yelpazede stratejinizi uygulayın. Onların aradığı özellikleri defalarca dinleyin ki ortak noktalar üzerinden ortak olmayan ürünleri satabilesiniz. 

 Ben yaptım oldu. ?    

  • Müşteri tipleri ve tercihleri 

Fikirler ve konuya odaklıdır. 

Sıcakkanlı, etkileyici özgün ve halkla ilişkileri çok iyidir. 

Sonuç ve ana tema ile ilgilenirler. 

Bilgi belge ve İstatistikler ile ilgilenirler.  

Kapital nasıl ülkemizde duygusal olarak biliniyorsa, sizde müşteriyi kapital yani duygularına dokunarak yakalayın. Mantıklı karar vermek çok önemlidir ama, mantıklı karar verirken bile duygularımızın etkisi yadsınamaz. Mesela yaptığınız satışın  etik bir davranış olup olmadığını sorguladığınızda ( Ürünün satış fiyatı normalde olabileceğinin çok altında olduğunda umursamıyor sistemsel bir hata olsa bile benim sorunum değil, satış satıştır şeklinde düşünüyorsanız etik davranış kültürüne sahip değilsinizdir.)  duyguların etkisini fark etmeden yaşarız. Müşterinin hem mantığı hem de duygularına hitap etmeyen hiçbir iş müspet bir sonuca ulaşamaz. Unutmayın ki,  satış yaptığınız varlık bir robot değil sizin gibi bir insandır. Size nasıl davranılmasını istiyorsanız öyle davranmalısınız. Kurumsal bir şirketin üst düzey satın alma yetkilisi ile sohbet esnasında şahsi alışverişlerinde en kalitelisini ve ucuzunu alıyorum diyordu. Peki nasıl yapıyordu ? Jepp alacaksam en ucuzu demişti. Yani marka, model, çekiş, çeker vs. hiçbir şeye anlam yüklenememişti. Mesela jeep markasını hiç hesaba katmamıştı. Siz böyle olmayın bir ürün satarken, bu raporu ben olsam okur muydum ilk ne yapardım ? Ses kaydını dinlemek ister miydim ? Mailde bana anlatılan şey sorunumu çözüyor mu ihtiyaçlarıma ne kadar hizmet ediyor gibi…. Eğer hala empati yeteneğiniz zirveyi görüyorsa hedefinizi başardınız demektir.  

Satış yaparken profesyonel olmak elbette çok önemlidir. Ama cana yakın olmak çok daha önemlidir. Müşterilerinizle yeni tanışmış olsanız bile, tek ortak noktanız alacağı o ürün değildir. Onunla konuşun onu tanıyın ve onu dinleyin size ilgi alanlarından ve hayatta yapmak istediklerinden belki de sizin hizmet verdiğiniz başka bir alanda yepyeni bir hizmet satın alması konusunda destek olabileceğinizi fark edebilirsiniz. 

Kim bilir ?   

Yazının Sözü Uygulaması :  

Şimdi söyleyin o kalemi oraya kim koymuştu ? Kalemin suçu neydi ? Kelem olmak ilginç bir şeydir. Ayağınla yazar başınla silersin.  

“Hayatta asıl önemli olan; hala yaşıyorken, asla geç olmadığına inanmaktır.”  

Yenilikçi iş görüşmeleri, çevrimiçi iş mülakatları 

Covid- 19 pandemisi ile birlikte olaylara bakış açımızla birlikte kariyer gelecek planlarımızda virüslerden etkilenir oldu. Hem de o varyant bu varyant derken vah ben yandım sürecinin getirilerine getirdikleriyle hayatın sundukları arasında kalan bir neslimiz var artık.  Z kuşağını hepimiz biliyorduk, ama Zikzak varyantı ile gelecek planları yapmayı yenilerde öğrenmeye başladık.   

              Yüz yüze görüşmeler maskeler altında kalınca ses tonunun ikna ediciliği de yeterli gelmemeye başladı, bununla birlikte maskeli balolar artış göstererek online işe alımlar ile yeni bir dönem başladı. Yeni normale alışırken, normal bir yeni için sanal görüşmelerde kuzenleriniz ile temaslarınız sayesinde ne kadar aşina olursanız olun, iş mülakatlarına hazırlık yapmanız gerekir.  

Görüşme öncesi görüşmenin istenilen şekilde yapılması için hazırlanırken yapılacaklar 

  • Görüşme saatini asla kaçırmayın ve görüşmeden 10-15 dakika önce mail ile hazır olduğunuzu hatırlatın. 
  • En uygun, sessizliğin maksimize olduğu ve aydınlatma konusunda yüzünüzün net ortaya çıkabildiği, arka planınızın iyi bir görüntüye sahip olduğu bir ortamda olduğunuzdan emin olun. 
  • İnternet bağlantınızın TT olmamasına özen göstererek benim birebir yaşadığım rezalete dönüşen görüşme deneyimlerini yaşamayın.  
  • Sesinizin testini yapın, mikrofonu ve kamerayı doğru zamanda açın. Dış gürültüye karşı kulaklık kullanabilirsiniz. Ama her zaman sakin ortamlar idealdir. 
  • Tablet, Cep telefonu gibi cihazlarınızın bildirimlerini kapatın. Böylelikle dikkatiniz dağılmamış ve odaklanmış olarak süreci yönetebilirsiniz.  

Görüşme öncesi yapılacaklar 

  • Başvurduğunuz pozisyona göre gerekiyorsa şirketin 600’ lü 700’ lü hatta bilanço gelir gider maliyet hesaplarını dahi inceleyin, alıcı gözüyle bakın, böyle yaparak çalışmaktan vazgeçip Borsa’dan hissesini satın aldığım şirket dahi oldu.  
  • Şirketin ne sattığı, nasıl sattığı, dağıtım kanalları, ürün hizmet değerleri, çalışana kattıkları, çalışandan bekledikleri, sosyal kültür yapılarını iyice araştırın. 
  • Şirketin web sitesini ve inceleme imkanınız olursa tesislerini detaylı bir şekilde inceleyin ki, aklınızda kalacak soruları sorarak öğrenebilin. 
  • Size sorulacak sorular arasında şirket hakkında neler bildiğiniz çok önem arz eder ve bu sorular genellikle çapraz sorular şeklinde gelir. 5N1K şeklinde sorulara ve cevaplarını vermeye hazır olun.  
  • Gelecek soruların çoğunluğunun cevabı internet sitesinde ve siz cevapları bildiğinizi gösterdikçe şirket aradığım çalışma arkadaşım karşımda diyeceği bir dönemin başlangıcıdır. Buradaki genel sorulan özel amacı, zorluklarla nasıl başa çıkacağınız ve gelecekte krizleri nasıl yöneteceğiniz ile, davranışlarınızın etkilerini gözlemlemektir. Siz yönetici olacaksanız siz o şirketten ayrıldığınızda herkes sizin adınızı yüzünüzü unutabilir ama yaşattığınız çalışma deneyiminizi asla unutmaz. Anılarınızla anılın yaşattıklarınızla değil derler. İşte siz anılarla anılan olun.  
  • Aklınızdaki sorular için web sitesi ve konuşma esnasında edindiğiniz notlar size kılavuz olacaktır bu soruları sordukça ilginiz anlaşılacak ve işletmede çalışmaya olan şevkiniz parlayacaktır. 
  • İster online isterseniz yüz yüze mülakat olsun, giyeceğiniz elbisenin renklerin ve desenlerinin kamerada nasıl gözüktüğünü kontrol edin. Renklerin uyum içinde olması size karşı bakış açısının olumlu olması konusunda örnek teşkil edecektir. 
  • Bu yazıyı yazdığım esnada ve online toplantı yaptığım bir çok defa da TT şirketinin teknolojik yetersizliğini defalarca yaşayarak gözlemledim. Bağlantı koptuğu için toplantım mahvoluyordu. Cep telefonuma tanımladığım ek paket hayatımı kurtarmayı başardı. Toplantı yapılacak uygulama hem telefonunuzda hem de bilgisayarınızda kurulu olsun. Profil fotoğraflarınız da profesyönel gözüktüğünüzden emin olun. İsminiz ve diğer kişisel zorunlu bilgiler tam olarak görüntülenebilsin.  

Mülakatlarda sadece sesli dahi olsa, yüz şeklinizin sesinize yansıyabileceği gerçeğini unutmadan, davranışlarınızı kontrol edin. 

  • Jest, mimik türevli tüm yüz ifadelerinizi çok iyi kontrol edin. Emin ifadelerle konuşurken bunu gözlerinizde desteklesin.  
  • Beden diliniz gerçek sizi anlatsın. Akılcı, mantıklı, çözüm odaklı ve inovatif ve de çalışkan olduğunuzu hatırlatmaya gerek duymuyorum. 
  • Açık net ve mantıklı olduğu kadar yavaş konuşun ki, anlaşılabilir oldukça talepleriniz ve beklenenler net olarak ortaya çıksın. Yoksa hayaller masarati Hayatlar Murad 131 olur.  
  • Ne söylediğiniz bazen anlam ifade etmezken nasıl söylediğiniz karşıdaki muhatabın anlayabilme düzeyini de belirler. 
  • Güven ve bir işe başlamak bir başarının ilk adımlarıdır. Eksikliği çok basit bir şekilde fark edilebilir ve sürece 2-0 geriden başlarsınız. Yanıtlarınızdan emin, dik oturarak ve doğrudan muhatabınızın göreceği şekilde işte ben buradayım demeyi bilin. 
  • Siz bir çok şey söylemeye hazır olabilirsiniz ama, bazen sizin bahsedeceğiniz bir detay, sizi zor durumda da bırakabilir. Olabildiğince İnsan kaynakları yetkilisinin süreci yönettiğini zannettirin ve soruları ona sordurun. Üç konudan biri sizin soracağınız soru olabilir böylelikle zamanda kazanırsınız. 
  • Daha fazla ayrıntılı açıklama istemekten ve söylediklerinizi tekrardan korkmayın 45 dakikalık bir görüşmede mecbur kalırsanız üç defa dahi aynı konunun üzerinden geçebilirsiniz.  
  • Özgeçmişine her türlü bilgiyi yazanlardan olmadığınız için tebrik ediyorum. Tuttuğu takımı özgeçmişine yazanlar olduğunu hatta ilişki durumunun karmaşık olduğunun yazılı olduğu özgeçmişler gördüm. Bunları yapmayın. 
  • Eski çalıştığınız yerde iyi bir intiba bırakmadıysanız orası ile benzer pozisyon ve alanda boşuna iş aramayın. Eski işinizde yaşadığınız sorunları yeni işinize taşımayın. Ve her daim olabildiğince olumlu konuşun. 

Her şeyi konuştunuz da karpuz mevsimimi değildi üzülmeyin. Çağrı bitmeden sizden iki defa bastırarak soru sormanız beklenir. Bu bir gelenektir. Önceden hazırlanan son dakika sorularını burada devreye alarak atak yapabilirsiniz.  

Bunun üzerine insan kaynakları yetkilisi, size teşekkür eder ve sonraki süreçler ve size geri dönüş bildirimleri konusunda çok sık duyacağınız biz sizi ararız cümlesinin farklı versiyonlarını sunar.  

Görüşme bittikten sonra, aramanın tamamen sonlandırıldığından, mikrofonun tamamen kapatıldığından emin olun. Sonra bir dostunuzla görüştükten sonra what sapptan teşekkür edici bir mesajın etkisi biskremde dahi yoktur. Görüştüğünüz yetkiliye bir teşekkür maili ve genel durum değerlendirmesi maili paylaşın.  

Ilk iş görüşmelerimden birinde, yüz yüze görüştüğüm insan kaynakları yetkilisinden sonraki süreçlerde genel müdürleriyle görüşene kadar görüşüm hep olumluydu. Görüşme sonrası insan kaynakları yetkilisine teşekkür eden ancak, şirketin yöneticilerinin etik değerlerimle bağdaşlamadığı için çalışmak istemediğimi ileten bir mail göndermiştim. Kendisi de aslında işe alındığımı ama böyle bir cevap beklemediğini söylediğinde o şartlarda üst pozisyondaki o işe çok ihtiyacım olmasına rağmen istememiştim. Bu deneyimimi de paylaşmak istedim. 

Buradaki amacımız eğer bu işi istiyor isek, başvuran diğer adaylardan farklı olduğunuzu hissettirmektir. 

Yazının Sözü Uygulaması :  

Doğru cevapları bulduğunuz sürece soruların bir anlamı kalmıyor.  

COVID-19 halk adıyla Corona sonrası, hayatımız nasıl olacak ?

Corona hastalığı hayatımızda pek çok şey değiştirdi; binlerce ölüm, hastanelerin acil servisleri, yoğun bakım üniteleri kapasitelerinin çok üzerinde çalışmak zorunda kaldı. Maalesef ülkemizde de çok sayıda vatandaşımızı kaybettik. Bunun için ‘dahiliye servisleri’ni kapatıp ‘cahiliye servisleri’ni açmak gerekebilir. Yaşanılan süreç sonunda kısa süreli dünya hayatındaki can korkusuyla ahirette hesap verme dürtüsü ile günahlarından arınmış geleceğin potansiyel günahkarları olma yolunda devam ederek, sadece “başımız sıkıştığında andığımız” yüce Allah’ı, salgın sonrası günahlarından arınmış ve de yeni tövbeler için arınmış kullar olarak, anmaya devam edeceğiz.

CORONA Öncesi ve sonrası Dünyada yaşam…

Yaşanan olaylarda gözlemlerimiz ile birlikte, en temel korku ve endişelerimizin nedeni uzun süreli belirsizliktir. Peki ya sonrası? İnsanlar bu durumu sonsuz şekilde bilim kurgu romanları gibi süsleyerek, korku imparatorluklarına dönüştürebilir. Çok ciddi hayal ürünleri kurarak durumu daha da zorlaştırabililir, yeter ki istesin! Neresinden bakarsak bakalım, şu an hayatta olan insanlığın yaşadığı daha önce benzeri bir olay olmadı. Ama insanlık bunları yaşadı.

Hala sosyal yaşama etkileriyle birlikte, çalışma hayatını ev ofis çalışması ile e- ticareti canlandıracak gibi gözüküyor. “Böyle de yapılıyormuş” diyorlar bizim çocuklar, “uzaktan eğitim madem yapılıyordu yıllarca okula neden sabahın köründe yola çıkıp da gittik” dediler. “Haklısınız” dedim çocuklara…

İnsan beyni cevize benzediği gibi fiziki olmayan yapısı da ‘ormanlık alan’ gibidir. Yaşadıklarını, düşüncelerini ve hayallerini sentezleyerek çevresindeki insanların yorumlarıyla birlikte belirsizlik ve korku imparatorluğunu çok kolayca kurabilir.

Genel geçer bir görüş der ki ;

“Korku hastalığı gerçek mandemiden daha büyük nükseder”.

Salgın Sonrası favori Korkular

1- Kalabalık ortamlarda bulunmak:

Hayatımız Corona Öncesi ve Corona Sonrası diye ikiye ayrılıyor. Eskiden olduğu gibi eğlence merkezleri, toplu iç içe ziyaretler artık hayatımızda eskisi gibi olmayacak şeylerin başında geliyor.

2- Hastahanelere gitmek:

Hasta olsak bile hastaneye gitmeye korkan bir millet olacağız. Kahraman doktorlarımızdan korkar olacağız. Sanki nöbetçi Corona yayar. Muamelesi yapacaklarmış gibi saçma hislere kapılanlar olabilir. Bu özellikle acil servis doktorlarını çok memnun edecektir.

3- Yurt dışı sehayatleri:

“Havadan kuş geçti, hadi uçalım İtalya’ya gidelim” muhabbeti son buldu. Size orada dondurma veren amca ve torunları artık orada yok. Artık her attığınız adımla birlikte zorunlu olmayan seyahatleri de azaltacaksınız.

4-Toplu taşıma kullanmak:

İstanbul’da ciddi bir problem oluşturacak olsa da bireysel silahlanmaya benzettiğim, her bireyin araba alma yarışı sağlık endişesi ile minübüs ve belediye otobüslerinin yarı kapasiteyi bile doldurmakta zorlandığı bir dönemi yaşayarak görmemizi bize yaşatıyor.

5- AVM’ de alış – veriş:

Gezerken “bunu da alacağım ama limitim doldu” dediğimiz şeyler vardı. Ya da sonsuz paramız ile “aldıklarımız gelecek ay öderiz”ler.. Artık onlar yok çünkü, yarın sabah uyanıp uyanamayacağımızı, ölüm yayan ama bunu fark etmediğimiz bir dönemin içinde geziyoruz. Bu gezintimiz Sanal Mağazacılığın yükselişini bizlere gösterecek.

6-Cafeterya ve restoranlar:

Hani o İtalyan restoran vardı. Bugetti feronelli bilmem ne? İşte hayatın ondan ibaret olmadığını paranız olsa bile, size oksijen sağlayamadığını yaşayarak gördük. Sosyalleşmenin konuşmaktan geçtiğini aynı ortamda oturup biri telefona bakarken biri muzik dinlediği veya bir kahveye 15 TL vermenin, bir anlam teşkil etmediğini anlamış olduk.

7-Markette alışveriş yapmak:

Temel ihtiyaçlarımız arasında parfümler, saç düzleştiriciler varken, tokken açın halinden anlamazken, 48 saatlik sokağa çıkma yasağında medeni yamyamlara döndüğümüzü fark ettik. Hele temel ihtiyaç olarak cips ve cola alan vatandaşlarımızı görünce gururlandım. Neymişiz biz, sonuçta ümmeti Muhammet burada… Umarım bu salgın Müslümanların yüce Allah’a inanmasına vesile olur. Müslümanlar İslam kelimesinin sadece erkek adı olarak kullanılmadığını öğrenirler.

Alışveriş psikolojisi

Öncesinde rahatça harcıyorduk, “kazanıyorum babalar gibi harcarım kart limitim 10,000 harca harcayabildiğin kadar. Ay sonu öderiz” vardı. Şimdi ise, üretim yok, satış yok, para yok ama harcama var. Bu nedenle alışveriş piramiti içerik değiştiriyor. Kontrollü olarak alışveriş yaparak bankaya ödeyebildiğimiz kadar para harcamaya başladık. Hatta maaşlarımıza artık el sürmeyecek hizmet ödemelerimizi online internet ödemesi ile yaparak, paranın mikrobu ile de tanışmadan sağlıklı kalacağız. Çoğumuzun korktuğu elektronik alışveriş hatta elektronik kelepçe muamelesi yaptığımız bu işlem ile tanıştık, sempati duyar olduk.

“Temassız al gülüm ver gülüm” olarak, değerlendirdiğimiz bu süreç, daha da gelişecek ve insanları küçük kartvizitler sonrası küçük kartların hakimiyetinin yükselişi ile tanıştıracaklar. Dünyada muhtemel Dante sonrası önemli yere sahip olan 35 yaş grubu, (Türkiye’de Necip Fazıl Kısakürek modeli) bakmadan almam ve daha tecrübeli yaşlardakiler ise, tanımadığımdan dokunmadan görmeden almam prensipleriyle uyum sürecinde biraz bocalayacaklar. Tabii bu durumu fırsata dönüştüren ahlaksız şirketlerin de bunda katkısı çok yüksek.

Tabii tüm esnaflar ve işletmeler fırsatçı değil bunların başlıcaları:

Üstün sevk idare ve ürün hizmet bedelinin fırsatçılık ile değiştirmeyen kötü gün dostu vatansever işletmelere Domestos, Eyüp Sabri Tuncer, Ace, Boğaziçi kolonya ve Migros şirketlerini ekleyebiliriz.

Neler değişti?

Corona hastalığına yakalanıp ancak, bunu kabul edemeyen, başımıza iş açma diyen aile reislerinin olduğu sonra aile içinde virüs çıkınca da bizim günahımız neydi sorusunun muhatabı aranmakta.

Hastalığa yakalanıp, yorgan döşek yatıp iyileşip hala farkında olmayan binlerce vatandaşımız olduğuna kesinlikle eminim. Bu haliyle birkaç ay daha misafirliğini sürdürüp azalarak, kontrollü adımlarla ülkemizden ayrılacağına inanıyorum. Elbette etkilerinin en az on yıl daha sürmesi kadar doğal bir durum da yok. Gitse de etkileri bizimle…

Corona’ da insan gibi kendisini birkaç aya unutacağız ama yaşattıklarını asla….

Bundan sonra herşey kontrollü olacak… Mesela yani ?

  • Sosyal mesafeyi koruyan arkadaşlıklar.
  • Japonya imparatoru Narihito gibi yaşamaya başlayan insanlar… Yani, Sadeleşen abartıdan uzak ve yüksek farkındalık sahibi hissederek yaşayan insanlar.
  • Aynı binada ve aynı evde beraber yaşadığımızı sandığımız ama bugüne kadar fark edemediğimiz, insanların sağlıkları ve onlarla ilgili diğer her şey… mesela bizim evde çay şekerini sadece ben kullanıyormuşum.
  • Hayatın kısa olduğu ve zaman biteceği bilinmeyen, geldiğinizde bulamayabileceğiniz, ömürleri yaşayan aileniz mi yoksa yola çıktıktan sonra, tanıştığınız cafeterya kültürü adını verdiğiniz arkadaşlarınız mı ? sorunun cevabı olabilir.
  • Ceza evine girmeden ya da bir hücreye kapanmadan, anlayamadığımız doğal özgür ve bol oksijenli bir hayatın değerini eve hapsolduğumuz bir kaç günde anlamadık mı ? Ki bizler balkona ve kapı ağzına çıkabiliyorduk. Güneş ışığının parladığını hatta rengini unutan yaşamlar olduğunu da hatırladık değil mi ?
  • Artık güvenli alanlarımızı kaybettik ve her an serseri bir mayına basmaya hazır bekliyoruz. Bu psikoloji ile yaşantıyı hayal edebiliyor musunuz ?
  • Güven duygusunun yeniden tanımlanması gerekmekte, o beni korur dediğimiz çevremizdeki insanların bile bir virüslük canı olduğunu öğrendik.
  • Ülkemizde Corona krizinde Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlığı harici tüm kamu kuruluşlarının süreç yönetiminde etkin başarısızlığı, İnternet altyapıları, devlet kurumlarının çalışma biçimleri, sağlık politikaları, eğitim politikaları, alanında yaşanan uygulama eksiklikleri açısından birer ibret haline geldiğini gördük. Elbette dünyanın bir çok sözde medeni Avrupa ülkesinden ve Amerika’ dan çok daha iyi süreç yöneten sağlık bakanlığını da görmezden gelemeyiz.
  • Yaşanan ölüm korkusu ebedi hayat başlangıcı ile, Corona sonrası geçmişe nazaran, ruhani hassasiyetlerin artışı, her gün yaptıkları doğru, yalnış davranışları sorgulamak, düşünerek konuşmak gibi bir çok değişikliğin başlangıcı da gözlemlenmeye başladı.

Ve bunun sonucunda ;

“Özgürlüğün” en temel yaşam hakkı olduğunun gerçeğinin hatırlanması kadar doğal bir durum söz konusu değildir. Kendimizle ve ailemizle tanıştığımız bu izole sürecinde, kendi isteklerimizi fark ederek bunları hayata geçirmenin keyfini sürebiliriz.

Yazının Sözü Uygulaması :

Korku hastalığı gerçek pandemiden daha büyük nükseder.