Başarılı CV Hazırlamanın İpuçları

İş başvurusu yaparken ya da özgeçmiş hazırlarken yapılan küçük hatalar, çoğu zaman büyük fırsatların önüne geçer.
CV yalnızca “nerede çalıştım” listesinden ibaret değildir; “nasıl değer ürettim?” sorusunun cevabıdır.

CV’nizi bir firmaya e-posta ile gönderiyorsanız, dosya adından başlayın.
“CV.pdf” yerine “Mesut_Aydeniz_Operasyon_Yöneticisi.pdf” gibi net ve profesyonel bir isim kullanın.

E-posta konusu da aynı açıklıkta olmalı. Uzun paragraflara gerek yok; birkaç cümlelik, ne istediğini bilen bir ifade fazlasıyla yeterlidir.

Kariyer platformları üzerinden başvuru yapıyorsanız, yalnızca tarih–pozisyon–firma adı yazmak sizi sıradanlaştırır.
Asıl fark yaratan;

  • O pozisyonda ne yaptığınız,
  • Hangi süreçleri yönettiğiniz,
  • Hangi problemleri çözdüğünüzdür.

İlanın aradığı yetkinliklerle birebir örtüşen deneyimlerinizi özellikle görünür kılın.
İlan metninde geçen “tercihen” ifadelerini dahi hafife almayın. Eğer o alanda deneyiminiz varsa mutlaka vurgulayın. Çünkü İK ya da yönetici sizin zihninizi okumaz; yalnızca gördüğünü değerlendirir.

Başvuru formlarındaki sorular rastgele sorulmaz. Maaş beklentisi isteniyorsa, kaçamak cevaplar vermek yerine net olun.
“11111” yazmak da, gereksiz yuvarlamalarla kaçınmak da zaman kaybıdır. Net bir rakam ya da makul bir aralık, iki taraf için de süreci sağlıklı kılar.

Özgeçmişteki kariyer boşlukları veya kısa süreli işler çoğu zaman soru işareti yaratır. Ancak boşluk tek başına problem değildir.
Asıl sorun, o dönemin boş bırakılmasıdır.

Eğitim aldıysanız, kendinizi geliştirdiyseniz, projelerde yer aldıysanız mutlaka belirtin. Bu, meslekten kopmadığınızı gösterir.

Unutmayın:
İK da aday da zaman kaybetmek istemez.
Bu nedenle özgeçmiş ne kadar net, dürüst ve açıklayıcıysa, doğru eşleşme ihtimali o kadar artar.

CV bir savunma metni değil, bir değer anlatımıdır.
Bunu doğru yapan aday, her zaman bir adım öndedir.

Çalışmak için mi yaşıyoruz, yaşamak için mi çalışıyoruz ?  

Başka bir ifade ile bu kriz ortamında iş buldunuz da çalışıyorsunuz da, ikinci yılınızdasınız ve memnun musunuz yoksa çalışmaya patinajla mı çalışmaya çalışıyorsunuz ?  

Aslında bir çok çalışanın klasik düşüncesidir. Yeni iş bakmıyorum tazminatımı kaybetmek istemem diye sonra bakıyorsunuz 10 yıl geçmiş yine aynı statüdesiniz. Çalışan devir oranlarına baktığımızda ortalama olarak iki yılda bir çalışanların güneye doğru göçebe bir çalışma bir biçimini tercih etmek zorunda kaldıklarını gözlemliyoruz.  

Çalışanların iş ve çalışmaya yönelik davranış modellemeleri çalışma disiplinleri ve verimlilikleri ile eşdeğer orantılıdır. Sekiz saati doldurup bitse de gitsekçilerdenmisiniz yoksa vaktin nasıl geçtiğini anlamadan eğlenerek çalışan üretenlerden mi?   

Aslında her şey iş doyumu ve çalışırken aldığımız haz ile orantılı ilerliyor. Her biri matematiksel bir denklem içerse de buradaki oran ve orantı dengesindeki payda çalışanın kendisidir. Gerçek oran hesabında payda olmasa da  iş hayatında başarının dilimi paydır ve bu pay maaş ve statü ile belirlenirken, bu payı hazımsızlık ile hazım arasındaki ince çizgide buluşturan payda olan Çalışanlardır. 

İş doyumu ;  çalışan bireyin yaptığı iş ve yürüttüğü süreçlerde memnuniyet ölçüsüdür diyebilirim. Bununda incelenmesinin belli nedenleri vardır. 

Bunlar ;  

  •   İşyeri ve çalışma ortamından duyulan memnuniyet derecesi, 
  • Alınan maaş, pirim ve bono gibi haklardan duyulan memnuniyet,  
  • Çalışma ve iş güvenliği psikolojik desteklerden duyulan doyum. 
  • Sosyal alanlar veya işyerinin bireyin sosyal ve sağlık olarak bütünlüğünün korunması hususundaki hissiyat duyumu, 
  • Kariyer, terfi eğitim imkanları ve kişisel gelişime sağlanan katkılar nedenli duyulan hislerin yansımasıdır. 

Basitçe bakarsak, Çalışanın işe geç gelmesi, devamsızlık yapması, sık sık iş değiştirmesi, çalışma isteksizliği gibi durumlar memnuniyetsizliğin söz konusu olduğunu göstermektedir.  

Çalışanda iş doyumunu nasıl sağlarız ?   

Çalışma arkadaşlarımızın işe bağlanmasını sağlamanın iş doyumunu arttırmanın temel yolu sağlanan sosyal haklardır. Mesela Tamamlayıcı sağlık sigortası, PDR danışmanlık, sosyal eğitim destekleri bunların başlıcalılarıdır. Kişinin aldığı eğitim, edindiği tecrübeler, sosyal çevre gibi kişinin hayat standartdının düşünce yapısının temelini oluşturan zihniyetini ortaya koyan denge kuramlarının sonucu olarak, çalışmaktan aldığı haz ve mutluluk belirlenir.  

İş doyumunu arttırmak lider bir yöneticinin en önemli vazifesidir. Çünkü çalışma isteği arttıkça üretim artar. Çarklar motivasyonun getirdiği dinamizim ile performans destek takipleri ile işletmenin geleceğine ışık tutan anahtardır.  

                                       Çalışma arkadaşlarımız bizden ne bekliyorlar ?  

Çalışma arkadaşlarımızın ne istediğini maalesef bizler anlayamıyoruz, bazı şirketler verdikleri sodekso ücretini 5 TL arttırdıklarında işi kökten çözmüş olduklarını sanıyorlar. Bazen çalışanlar için her şey para değildir.  Her işin başı sevgi ve saygı ile birlikte enpatidir. Çalışanlar iş tanımlarında sözleşmelerinde belirtilen işler dışındaki işleri yapmak zorunda kalırlarsa ve bu işyeri kuralı gibi anlatılırsa bu işletmenin helvasının irmiğidir. İş ve çalışma rollerinin açık net ve anlaşılır olmasıyla böylelikle orada niçin sekiz saatini geçirdiğini anlayabileceği mantıksal bir düzen oluşur. Rol çatışması ve belirsizliğin olduğu dönemlerde iş tatmininin yeterli gelmediği durumlar oluşur. Yapılan işin kişinin başarısını motivasyonunu maddi ve manevi olarak rahat hareket edebilmesini sağlar.  

Yöneticiyseniz işiniz çok zor, yönetilenler kadar bağımsız ve rahat bir konumda değilsiniz.  

Nokta atışı tüyoları veriyorum. 

  • Çalışanlardan iş tanımlarında yer alan iş ve görevler istenir ve gerekirse nasıl yapabileceği anlatılır. Yapabildiği ölçüde takdir yapamadığı ölçüde de motivasyon ile verilen görevi istenilen düzeyde neden yapamadığı konusunda rehberlik edilir. 
  • İstenen hedefe ulaşmada önündeki engeller tespiti sonrası öncelikle hedefleri kendisinin kaldırmayı denemesi beklenir gerekiyorsa desteklenir. Ancak asli güç yönetici olmamalıdır. Eğer asli güç yönetici olur ise, çalışan hiçbir zaman kendisinde o özgüveni sağlayamaz.  
  • Başarı sağlandıkça aşamalarıyla ödüllendirmelerin miktarı ve zamanlaması ile adil eşit ve hak edene hakkının verilmesi prensibini taşımalıdır.  

Bir işyerinde zamanında gelmek ama mesaiden çıkmayı unutmak gibi bir kavram patronların en sevdiği sözcük olsa da, çalışırken mutlu olan çalışanlar bunu patron için değil, çalışmaktan keyif aldıkları için farkında olmadan ve farkında olduklarında da pişman olmadan yaparlar. Motivasyon arttıkça çalışma isteği oranı da artar böylelikle, hastalıkları, stresi, gerginlik ve endişeleri memnuniyetsizlik ile iş nedenli şikayetlerin azalarak iş / Personel devir oranının azaldığı da gözlemlenebilir.  

                                                      Yazının Sözü Uygulaması :  

 En iyi örgüt işletmedir, işletme örgütünün de başarısız bireysel değil örgütseldir, örgütsel başarının da temeli bireylerin iş motivasyonu ve iş doyumu sayesindedir. 

Yenilikçi iş görüşmeleri, çevrimiçi iş mülakatları 

Covid- 19 pandemisi ile birlikte olaylara bakış açımızla birlikte kariyer gelecek planlarımızda virüslerden etkilenir oldu. Hem de o varyant bu varyant derken vah ben yandım sürecinin getirilerine getirdikleriyle hayatın sundukları arasında kalan bir neslimiz var artık.  Z kuşağını hepimiz biliyorduk, ama Zikzak varyantı ile gelecek planları yapmayı yenilerde öğrenmeye başladık.   

              Yüz yüze görüşmeler maskeler altında kalınca ses tonunun ikna ediciliği de yeterli gelmemeye başladı, bununla birlikte maskeli balolar artış göstererek online işe alımlar ile yeni bir dönem başladı. Yeni normale alışırken, normal bir yeni için sanal görüşmelerde kuzenleriniz ile temaslarınız sayesinde ne kadar aşina olursanız olun, iş mülakatlarına hazırlık yapmanız gerekir.  

Görüşme öncesi görüşmenin istenilen şekilde yapılması için hazırlanırken yapılacaklar 

  • Görüşme saatini asla kaçırmayın ve görüşmeden 10-15 dakika önce mail ile hazır olduğunuzu hatırlatın. 
  • En uygun, sessizliğin maksimize olduğu ve aydınlatma konusunda yüzünüzün net ortaya çıkabildiği, arka planınızın iyi bir görüntüye sahip olduğu bir ortamda olduğunuzdan emin olun. 
  • İnternet bağlantınızın TT olmamasına özen göstererek benim birebir yaşadığım rezalete dönüşen görüşme deneyimlerini yaşamayın.  
  • Sesinizin testini yapın, mikrofonu ve kamerayı doğru zamanda açın. Dış gürültüye karşı kulaklık kullanabilirsiniz. Ama her zaman sakin ortamlar idealdir. 
  • Tablet, Cep telefonu gibi cihazlarınızın bildirimlerini kapatın. Böylelikle dikkatiniz dağılmamış ve odaklanmış olarak süreci yönetebilirsiniz.  

Görüşme öncesi yapılacaklar 

  • Başvurduğunuz pozisyona göre gerekiyorsa şirketin 600’ lü 700’ lü hatta bilanço gelir gider maliyet hesaplarını dahi inceleyin, alıcı gözüyle bakın, böyle yaparak çalışmaktan vazgeçip Borsa’dan hissesini satın aldığım şirket dahi oldu.  
  • Şirketin ne sattığı, nasıl sattığı, dağıtım kanalları, ürün hizmet değerleri, çalışana kattıkları, çalışandan bekledikleri, sosyal kültür yapılarını iyice araştırın. 
  • Şirketin web sitesini ve inceleme imkanınız olursa tesislerini detaylı bir şekilde inceleyin ki, aklınızda kalacak soruları sorarak öğrenebilin. 
  • Size sorulacak sorular arasında şirket hakkında neler bildiğiniz çok önem arz eder ve bu sorular genellikle çapraz sorular şeklinde gelir. 5N1K şeklinde sorulara ve cevaplarını vermeye hazır olun.  
  • Gelecek soruların çoğunluğunun cevabı internet sitesinde ve siz cevapları bildiğinizi gösterdikçe şirket aradığım çalışma arkadaşım karşımda diyeceği bir dönemin başlangıcıdır. Buradaki genel sorulan özel amacı, zorluklarla nasıl başa çıkacağınız ve gelecekte krizleri nasıl yöneteceğiniz ile, davranışlarınızın etkilerini gözlemlemektir. Siz yönetici olacaksanız siz o şirketten ayrıldığınızda herkes sizin adınızı yüzünüzü unutabilir ama yaşattığınız çalışma deneyiminizi asla unutmaz. Anılarınızla anılın yaşattıklarınızla değil derler. İşte siz anılarla anılan olun.  
  • Aklınızdaki sorular için web sitesi ve konuşma esnasında edindiğiniz notlar size kılavuz olacaktır bu soruları sordukça ilginiz anlaşılacak ve işletmede çalışmaya olan şevkiniz parlayacaktır. 
  • İster online isterseniz yüz yüze mülakat olsun, giyeceğiniz elbisenin renklerin ve desenlerinin kamerada nasıl gözüktüğünü kontrol edin. Renklerin uyum içinde olması size karşı bakış açısının olumlu olması konusunda örnek teşkil edecektir. 
  • Bu yazıyı yazdığım esnada ve online toplantı yaptığım bir çok defa da TT şirketinin teknolojik yetersizliğini defalarca yaşayarak gözlemledim. Bağlantı koptuğu için toplantım mahvoluyordu. Cep telefonuma tanımladığım ek paket hayatımı kurtarmayı başardı. Toplantı yapılacak uygulama hem telefonunuzda hem de bilgisayarınızda kurulu olsun. Profil fotoğraflarınız da profesyönel gözüktüğünüzden emin olun. İsminiz ve diğer kişisel zorunlu bilgiler tam olarak görüntülenebilsin.  

Mülakatlarda sadece sesli dahi olsa, yüz şeklinizin sesinize yansıyabileceği gerçeğini unutmadan, davranışlarınızı kontrol edin. 

  • Jest, mimik türevli tüm yüz ifadelerinizi çok iyi kontrol edin. Emin ifadelerle konuşurken bunu gözlerinizde desteklesin.  
  • Beden diliniz gerçek sizi anlatsın. Akılcı, mantıklı, çözüm odaklı ve inovatif ve de çalışkan olduğunuzu hatırlatmaya gerek duymuyorum. 
  • Açık net ve mantıklı olduğu kadar yavaş konuşun ki, anlaşılabilir oldukça talepleriniz ve beklenenler net olarak ortaya çıksın. Yoksa hayaller masarati Hayatlar Murad 131 olur.  
  • Ne söylediğiniz bazen anlam ifade etmezken nasıl söylediğiniz karşıdaki muhatabın anlayabilme düzeyini de belirler. 
  • Güven ve bir işe başlamak bir başarının ilk adımlarıdır. Eksikliği çok basit bir şekilde fark edilebilir ve sürece 2-0 geriden başlarsınız. Yanıtlarınızdan emin, dik oturarak ve doğrudan muhatabınızın göreceği şekilde işte ben buradayım demeyi bilin. 
  • Siz bir çok şey söylemeye hazır olabilirsiniz ama, bazen sizin bahsedeceğiniz bir detay, sizi zor durumda da bırakabilir. Olabildiğince İnsan kaynakları yetkilisinin süreci yönettiğini zannettirin ve soruları ona sordurun. Üç konudan biri sizin soracağınız soru olabilir böylelikle zamanda kazanırsınız. 
  • Daha fazla ayrıntılı açıklama istemekten ve söylediklerinizi tekrardan korkmayın 45 dakikalık bir görüşmede mecbur kalırsanız üç defa dahi aynı konunun üzerinden geçebilirsiniz.  
  • Özgeçmişine her türlü bilgiyi yazanlardan olmadığınız için tebrik ediyorum. Tuttuğu takımı özgeçmişine yazanlar olduğunu hatta ilişki durumunun karmaşık olduğunun yazılı olduğu özgeçmişler gördüm. Bunları yapmayın. 
  • Eski çalıştığınız yerde iyi bir intiba bırakmadıysanız orası ile benzer pozisyon ve alanda boşuna iş aramayın. Eski işinizde yaşadığınız sorunları yeni işinize taşımayın. Ve her daim olabildiğince olumlu konuşun. 

Her şeyi konuştunuz da karpuz mevsimimi değildi üzülmeyin. Çağrı bitmeden sizden iki defa bastırarak soru sormanız beklenir. Bu bir gelenektir. Önceden hazırlanan son dakika sorularını burada devreye alarak atak yapabilirsiniz.  

Bunun üzerine insan kaynakları yetkilisi, size teşekkür eder ve sonraki süreçler ve size geri dönüş bildirimleri konusunda çok sık duyacağınız biz sizi ararız cümlesinin farklı versiyonlarını sunar.  

Görüşme bittikten sonra, aramanın tamamen sonlandırıldığından, mikrofonun tamamen kapatıldığından emin olun. Sonra bir dostunuzla görüştükten sonra what sapptan teşekkür edici bir mesajın etkisi biskremde dahi yoktur. Görüştüğünüz yetkiliye bir teşekkür maili ve genel durum değerlendirmesi maili paylaşın.  

Ilk iş görüşmelerimden birinde, yüz yüze görüştüğüm insan kaynakları yetkilisinden sonraki süreçlerde genel müdürleriyle görüşene kadar görüşüm hep olumluydu. Görüşme sonrası insan kaynakları yetkilisine teşekkür eden ancak, şirketin yöneticilerinin etik değerlerimle bağdaşlamadığı için çalışmak istemediğimi ileten bir mail göndermiştim. Kendisi de aslında işe alındığımı ama böyle bir cevap beklemediğini söylediğinde o şartlarda üst pozisyondaki o işe çok ihtiyacım olmasına rağmen istememiştim. Bu deneyimimi de paylaşmak istedim. 

Buradaki amacımız eğer bu işi istiyor isek, başvuran diğer adaylardan farklı olduğunuzu hissettirmektir. 

Yazının Sözü Uygulaması :  

Doğru cevapları bulduğunuz sürece soruların bir anlamı kalmıyor.  

Neden biz sizi ararız ?

Hepimizin mizahen söylediği ama yaşayarak staj yeri bile bulmaya çalışırken duyduğu sözcüktür. Çoğu zaman arkanızda dayı amca veya kuzen desteği yoksa, isterseniz istenilen beceri alanında Türkiye derecesi yapın bir anlamı yoktur. Cümlesinin özetlenmiş sokak ağzı ile kelime yapılmış halidir. Aslında aklımızdaki soru ile neden iş başvurularıma dönülmüyor ? Sorusuna cevap arayacağız. Açık yani yayınlanan iş ilanı varda biz mi başvuruyoruz, yoksa kurum iyi genel ilanları var ne iş olsa yaparım abi mi diyoruz önce buna karar vermek gerekiyor. Çünkü ne aradığımızı bildiğimiz vakit nerede olacağımızın gelecek planını da listeli halde sayfa sayfa dökmeye başlıyoruz. Bir de yeni mezun grubunda doktor hastalığı diye adlandırdığım bir durum var. Hani doktor olursun anlarım yarın gel başla zaten memlekette doktor az derler. O da stajyer doktor olarak kariyerine başlarsın. Ön lisans veya lisans eğitimini tamamlayan gençler staj yeri bulmakta zorlanırken mezuniyet sonrası işletmelerin çiçeklerle ve dolgun maaşlarla onları karşılayarak boyunlarına çiçeklerin takılı olduğu kurdeleleri bağlayarak miss Turkey güzeli / yakışıklısı seçileceklerini umuyorlar. Aynı duyguyu bende yaşamıştım. Hemde o dönem kıytırıktan teyyare selam söyle o Myo ya şeklinde ne devlette ne de özel sektör de iş imkanı olmayan “Yerel Yönetimler” adlı bölümü güçlükle bitirmişken…  

İşte yeni mezunlar benim tabirimle sudan taze çıkan balıklar taze taze mühendislik mezunu ise işe fabrika müdürü olarak başlayacaklarını umarak girdikleri kapıdan şanslı iseler, stajyer olarak çıkabiliyorlar. Fazla çalışkan ve ne iş olsa yaparım modundaki diplomalı arkadaşlar ise, stajyerlerin yükselişi filmi çekimlerinde kendilerine hayli zorlu bir yol içerisinde yer edinebiliyorlar.  

Buradaki en delice soruya hazır mıyız  ? 

Bu durum işletme / firmadan mı yoksa başvuruyu yapan staj veya iş arayan kişiden mi kaynaklanıyor ? Yapılan genel hatalar ve yaptığım hatalardan çözüm önerilerim… 

Aslında burada da iki temel soru boğaz’ ın iki ucu gibi karşımıza çıkıyor. Başvuruyu nereden yapıyoruz ? Eğer Covidzade Ekrem misali romantizim seviyorsak uzaktan uzağa işletmenin internet sitesi ile bağlantıya geçiyoruz. Veya benim her zaman başarı olasılığı gördüğüm saha başarısı sahada kazanılır şeklinde yorumladığım yöntem ilanı gör ama bakıpta yan cebine koy prensibidir. Gör ilanı git işletmeye gelecekte satış müdürü arıyormuşsunuz bende duydum ve geldim. Demeyi bil. Tabii işlere şartlara isteklere göre pozizyon number one olabiliyor, lakin siz orada ne olmak istiyorsanız onu hissederek girin ama işi iyi bildiğinizi bilmesinler yoksa iş bulamazsınız.  Var bir hayalimiz çalışmamız iş geçmişimiz modu da olmasın ama,  ne için geldiğinizi sizin bildiğiniz kadar işveren de bilsin. 

İş başvurunuzu hatta görüşmenizi gerçekleştirdiniz  ve bir geri bildirim bekliyorsunuz hiçbirimiz bir dahaki hayatımda gel, diyebilecek kadar bir işletmeye aitlik hissetmiyoruz. Yine de işe ihtiyacımız varsa da seni almıyoruz cevabını da insani olarak bekliyoruz. Özellikle Baş harfi M son harfi S olan bir hizmet sektörü şirketi bunu kasıtlı olarak yapıyor ve bu can sıkıcı durum onun tüm itibarını yerle bir ediyor. Merakımdan iş görüşmelerine gitmiştim. İnsanlık nedir bilmeyen insan kaynakları yetkilisi 3 – 5 yıl önce çalıştığım şirketlerden gün ay yıl şeklinde giriş ve çıkış tarihlerimi istemiş ezbere bilmeyince kişisel veri olarak geçen E- devlet şifremi istemiş vermeyince de her bilgisini bilmediğimiz biriyle çalışamayız demişti. Bende çıkarken bir arkadaşa bakmıştım diyerek çıkmıştım gıcıklık olsun diye. Unutmamak lazım gençler ilk hedefiniz iş sahibi olmak olsa da kişisel verileri koruma kanunu ve hangi verilerin kişisel ve paylaşılmasının sakınca doğuracağınını bilmeniz gerekiyor. Hepsinden öte de bu işveren mi yoksa iş arayandan mı kaynaklanıyor bunu bilmek çok önemli. 

Doğru işi bulmak, aradan hamsi gibi ayıklanmak için KOSGEP’ in NACE kodları gibi anahtar kelimeleri ve nokta vuruşlarına sahip olmak gerekiyor.  

Doğru yeteneklere ve uygun işlere başvurmak önemli  

Doğruyuz çalışkanız da, ilkemiz de nasıl başlarsak öyle gideceğimiz olmalı, genç nesiller iş bulma sürecinde ister uygulamalı mesleki eğitimden isterlerse de, üniversitelerin sosyal bölümlerinden gelsinler süreç hiç fark etmiyor önemli olan sahada uygulama da icraat çok iyi test çözerim ama insan ilişkilerim iyi değil, derseniz o iş öyle olmuyor arkadaşlar. Teknik makineleri sevmeyen birisinin mühendislik veya teknisyenlik eğitimi alması veyahut bu tarz bir işte çıraklık ile başlayacak bir süreçte kendine yer edinmeye çalışması bir intihar bombacısının hayatta kalma ihtimali gibidir. İş aramanın survivor Türkiye yarışması sürecine hayli benzeyen işimiz iş şeklindeki süreç, hele birde iş bulamamanın süresi uzadıkça daha fazla pozizyon için mücadele anlamında değil de, doğru noktaya odaklanamamak anlamı taşıyor. Eğer bir fabrikada üretim mühendisi olacaksan ilk önce staj eğitiminden başlayarak bu işin tüm kademelerinde emek verimi ve tecrübe edinimi konusunda ter atmak gerekiyor. Bugün 15 Temmuz 2021 ve yazımı yazdığım esnada, kariyer sitelerini incelediğimde binlerce uzman, yönetici, yeni mezun, stajyer, işçi ilanı olduğunu fark ettim. Ve en az iki katı kadar da iş değiştirmek veya iş arayan birey varken neden bu işsizlik oranları bunu düşünmeye başladım.  

Bakıyoruz acaba güzele mi bakıyoruz yoksa, güzel mi bakıyoruz işin sevabını doğru yerden görmek gerekirken, anlaşılan biz bakıyor ve göremiyoruz.  

Amaç katılmaktı dediğim pek çok iş görüşmesindeki gözlemim ile, özgeçmişte bulunması gereken en temel özellik genel ilandan öte, istenilen işe göre özgeçmiş oluşturmaktan geçiyor. Yazı yazmayı iletişim kurmayı sevmeyen biri medya sektöründe mutlu çalışamayacağı gibi, Kanunların teferruatları ve bentleri arasında kaybolup yüzdeki benle karıştıracak birisinin de hukukçu olamayacağı, veyahut kan görünce bayılan birisinin hemşire olmaması kadar doğal bir durum yoktur.( Masa başı iş yapan hemşirelerimize saygılarımla.)

Ancak ilanda belirtilen şartlara uymayıp başvuran aday sayısı toplam başvurunun yarısından daha fazla, ama üzülmeyin artık devir kaç devirli bilmem ama, buhar makinelerinin icadından sonra başlayan teknoloji devri ile adayların ilanları karşılayıp karşılamadığı yapay zeka içeren yazılımlar ile inceleniyor. Haliyle BİZ SİZE DÖNEMİYORUZ oluyor.  

İş arayanların yarış atı misali burun farkı ile yarıştığı bu kapitalist ve bir bakımdan da emperyalist düzende 24 ocak kuralları misali işverene serbestlik sağlayıp hem ücreti işverenin belirlediği hem de serbestlik ile beğenmiyorsan şartları çalışma kardeşim dercesine, çalışanın statüsünü işverenin netleştirdiği kölelik mi yoksa açlık sınırının altında, deniz seviyesinden yukarıda ve de dünya da tek kıskanılan özelliğimiz,  asgari ücret ile dünya da tek oluşumuz mu ? Her şeye rağmen eğer hazırsak uygun aday listelerinde yer almak ve aradan japon balığı misali süzülmenin yolları… 

                Eyyyy işveren beni neden aramıyorsun dersen ?  

Söylediklerini de yersen, derseler ki sana. Eyy iş arayan, işsizken sen sen değilsin. O zaman gelsin Rahmetli Cem Karaca’ dan “Tamirci Çırağı” şarkısı… 

Her neyse işsizler konumuza geri dönelim ;   

  • Aranılan pozisyon da AUTOCAD programında harikalar yaratmak ve SAP’ de ata sporlarımızdan biri olan Cirit atamıyorsan ilana başvurmanın bir anlamı da yok. Staj veya en alt kademeden yani işin mutfağından başlamalısın. Hele bir de 30 yaş altı, 10 yıl tecrübeli askerliğini yapmış olmak şartı ile, mühendis aranıyor ve sen yeni mezun veya stajyer isen, hacı Mevlana bile olsa kurban olim sen gelme der. Bir de işvereni düşün az maaş, çok iş, çok tecrübe, sayısız yetenek sonra da derya kuzusu bunlar diye balık tezgahındaki hamsi kadar işsiz üniversite mezunu iş için kıyasıya yarışıyor. Başka değişle iş az nitelik çok ya deveyi güdecek nitelik kazanacaksın ya da yeteneğin olmayan işe başvurmayacaksın. 
  • İş ilanında hizmet sektörü gibi genel işler veya her daim iş bulabilecek bir mesleği icra etmiyorsan, ilanda istenilen becerilere uygun anahtar kelimelere odaklı bir özgeçmişin olmalı. İş tanımına uygun olmasının yanı sıra özgeçmişteki ön yazını ilanda istenilen şartlara uygun yazmalısın.  
  • Yazımız özgeçmiş hazırlama yazısı olmasa da içeriğinde söz konusu Bussiness olan “biz” in geri geri dönüşü olduğundan da bahsetmek gerekiyor. Artık dijitalleşen teknoloji ile yazılımların yükselişi sonrası özgeçmişiniz de taranıyor ve aradaki boşluklar karakter aralıkları, daha önceki kariyer geçmişindeki gün ay yıl zaman diziminin doğru yapılması elzemdir. 
  • İş aramanın kendisi bile başlı başına bir iş olup, bu dahi tecrübe gerektirir. Bunu fark ettiğim gün kariyer basamaklarıma yenilerini katarken yaptığım hataları yazmaya karar verdim. Sonuç ortada, hangi şartta hangi pozisyon da fark etmeksizin ilanları ilk görüp başvuran olmaya, haliyle sabah uyanmaya çok önem ver. Erken çıktığın yol senin emekliliğin tamamlayabileceğin yolculuğun başlangıcı olabilir. Erken başvuru yaptınız yetmedi ama, evet yanılmadın yeni bir şey daha var yayınlanan ve başvurular yapıldıktan sonra işveren ilan detaylarını güncelleyebiliyor. Son bir detay kurumsal veya yarı kurumsal işletmeler dahi artık sizlerle görüşmeden önce mail adresi ve telefon numaranızı Google de ve sosyal medya platformlarında aratarak, verdiğiniz bilgiler ile yaptıklarınızın örtüşme oranını kontrol edip ona göre iyi izlenim alırsa görüşmeye çağrılıyorsunuz…   

                                                                                          Buda başka tüyo olsun.  

Hani Cem yılmazın AROG’ Ta bir sözü varya, “Kurduğun tuzağı hayvan fark etmeyecek” işte sözüm meclisten AUT siz fark edilen olacaksınız.  Kim bunlar dediklerinde Kurt gibi çalışkan gençler diyecekler…. 

  • İlgilendiğin işletmeleri sıkı takipte ol. Her ilanlarını ve en ufak bir bilgi güncellemelerine göre sende stratejini güncelleyerek zamanında hamleni yap.  
  • Özgeçmişine nitelik kazandır, daima eğitimlerle güncel kal ve internet ve sosyal medyayı verimli kullan, hatta blog yazarak rüyanda bile hayal etmediğin kuruluşların sana iş teklif etmelerini sağlayabilirsin.  
  • Özellikle https://www.linkedin.com/feed/ sitesinde üyeliğin olmalı. Görünür ve temasta ol, fakat temaslı olma karantina süreci zorlu geçiyor. İş başvurusu yapmayı düşündüğün kurumdan tanıdığın varsa ona danış eğer yoksa da halka açık bir işletme ise, mesela ben çalıştığım yapı markette önce müşteri gibi detaylı görüşmeler yapmış ardından iş başvurumu (kazara da) olsa yapmıştım.  

Hayli uzun bir yazıyı katlandığınız için size minnettarım. Ancak bu işin başka oluru da yoktu… 

                                                    Yazının Sözü Uygulaması  :  

Biri sizi arıyorsa her zaman işi düştüğü için değil, bazen iş vermek içinde olabilir. 

İşten ayrılacağım derken başınıza iş almayın !

Sosyal hayatın dengesini sağlamak amacıyla hayatta kalabilmek ve de oksijenin bile yakında litosferin katmanlarına çıkan uzmanlar tarafından parayla satılacağı dönemlere yaklaşırken İş bulmanın da  aslanın midesindeki eritilmekte olan ekmeğin yemek kadar zor olduğu süreçleri gün geçtikçe daha net yaşayabilmekteyiz.



Genel olarak alışılagelen yazım şeklinden uzak anlatımım ile iş nedir ? Bulurken nasıl bir psikolojide oluruz konusunu irdeledik.

Meslek sahibi olabilmek Türkiye’nin şartlarında oldukça zor bir durum, elinize verilen A5 boyutlu rulo şeklinde kavgaya gitsen yarı yolda koyacak bir kağıt parçası olarak duvarımızı süslemektedir.

İş bulmanın belli başlı yaklaşımları olarak ;

Halk kültürümüzdeki tanımıyla torpil ya da dayısı vardı yöntemi en etkili ve yetkili çözümü olarak karşımızda tabii başka ekstra yöntemlerde yok değil. A partisi B şirketi yöneticisi tanıdığı gibi bunlarında da dışında bir yöntem elbette var. Eğer diploma sahibiyseniz ve işsizler kervanında fazla beklemek için zamanınız yoksa hizmet sektöründe özellikle, marketing alanında rahatlıkla ter akıtarak para kazanabileceğiniz bir iş sahibi olma imkanına sahip olabilirsiniz.


Olur da bir şekilde işe girmeyi başarırsanız da bir de resmi çıkış hakları gibi durumlar söz konusu ;


Askerlik, evlilik gibi durumlarda cinsiyet fark etmeksizin sizi iş yeri işten çıkarıyormuş gibi yasal olarak tazminat hakkınızı alabiliyorsunuz.

Çoğu çalışan bilmesede bu süreçte kıdem tazminatı ve diğer sosyal haklar kuruşuna kadar alınabilinir.

Normal istifalarda ise ; herhangi bir neden belirtmeksizin yaptığınızda unutmamak lazım.Ben işi bıraktım derseniz bu istifa olmaz her yaptığınız işi belgeye dayandırmanız gerekmektedir.

Başlıca ayrıntılar ise dilekçeyi veriş tarihi (Örneğin üç yıl işten ayrılmama anlaşması yaptıysanız) İmza biçimine ve de dilekçenin verilme nedenine kadar ayrıntılandırırılır. Eğer anlaşmanızda istifa etme haklarınızda şartları taşıyor iseniz istifa edebilirsiniz.

İşçi istifa dilekçesini yazdığında işçi sözleşmesini tek taraflı fes ettiği anlamına gelir. Fakat adli süreçlerde işçinin iş feshinin kanıtlanması işverene aittir.

İstifa dilekçesi imzalandı ama yürürlülüğe girmesi istenmiyor ise ;

Türkiye’de pek rastlanan bir durum değildir. O zaman işçinin baskı altında imzaladığını belgelendirmesi şarttır.

İstifa dilekçeleri yargıtay’da hangi hallerde kabul görmez ?

İçeriği yazmayan veya boş bir sayfaya atılan imza ile istifa süreci yapılamaz. Ayrıca hukuksal olarak boş kağıdı imzalı olarak ele geçiren kötü niyetli kişilerin sizlere yapabileceklerinin sınırı yoktur. Boş senete imza atmak ile boş kağıda imza atmak arasında fark yoktur.

Evraklar arasında çelişkili bilgiler söz konusu ise ;

Mesela İşveren veya siz mahkemeye başvurduysanız işveren mahkemeye dilekçesini sunmuş ise, siz işsizlik maaşı almaya başlamış veya işveren işçiye tüm haklarımı ve olabilecek muhtemel haklardan vazgeçtim, aldım gibi ifadeler ile evrak imzaladınızsa bunun haricinde İşveren işçiye çek,

Senet verdiğini iddaa ediyorsa (İşverenin işçiye borçlu olma durumu) süreçlerinde istifa dilekçesi kabul görmeyebilir.

Tabii tüm kanunlar işverene destek olsun diye yoklar. Mesela, İstifa ettiğiniz tarih 18 Mart 2020 Diyelim. 19 Mart 2020’de işleme alındı ise ;

SGK iş çıkış tarihinden bunu teyyid edebilirsiniz. Mahkeme İşverenin davasının dilekçesini veya davasını kabul etmez. İşveren Çalışana tüm haklarının tamamını ödemekle mükelleftir.

Bu durumun istisnası olarak ise;

Şarta bağlı istifa kabul edilmiyor. Örneğin kıdem tazminatı ödenmesi şartıyla istifa ediyorum şeklinde bir dilekçesi varsa, Yargıtay bu davaları kabul etmez. Örnek durumdaki emsal karar ise, çalışanın tüm haklarının ödenmesi ile sonuçlanır.

Konuyu özetlersek;

Çalışan hakları Avrupa Birliği standartları sayesinde arttırılmıştır. İstifa ederken dahi bir çok haklarını alabiliyorlar. Ama bunun yolu işçi sözleşmenizi ayrıntılı olarak bilmekten geçmektedir. İş hukukunu iyi bilirler ise, mağdur olmazlar. Ve son olarak eklemeliyim ki, istifa dilekçesi usulüne uygun olarak yapılırsa işçi alacaklarını rahatlıkla tahsil edebilir.

Unutmadan İşçinin haklarını iş çıkışından itibaren işveren en geç 30 gün içerisinde işçinin banka hesabına havale etmek zorundadır.

Ve bu parada zaman aşımı beş senedir. İşçi hakkını beş sene içerisinde alamazsa hükmen bu hakkını kaybeder.

Yazının sözü uygulaması:

Beklenen gün, zafere doğru giden kısa adımlardır.

İş ve sosyal hayatta başarı için beklemeyin…



*Nazik olabilmek için karşınızdakinden önce gülümseyin…

*Karşıdan beklenilen her hareket umutsuz vakaları bekleyen doktor gibidir.

*Sevmek için sevilmeyi beklemeyin, sergi varsa elbet er ya da geç karşılığını alırsınız.

*İnsanları değer yargılarıyla oldukları gibi kabul edin.

*Bir arkadaşın değerini anlamak için yalnız kalmayı beklemeyin…

*Çalışmaya başlamak için en iyi işi beklemeyin. Unutmayın ki daha iyi bir iş için altyapıdan yetişip iş tecrübesi sahibi olmanızı ve ast üst arasındaki iş ahlakından haberdar olmanızı isterler…

*Biraz paylaşmak için, elinizin aşırı derecede bol imkanlara sahip olmasını beklemeyin. Sevgi de mal mülkte para da paylaştıkça çoğalır.

*Büyüklerce verilen öğütleri hatırlamak ve hayatınızda yer vermek için illa düşmeniz gerekmediğini fark edin.

*Duaya inanmak için başınıza felaket gelmesini ya da zor da kalmanız acı çekmeniz gerekmediğini bilin…

*Yardım edebilmek için diğerlerinin acı çekmesini beklemeyin…

*İnsanların size ya da sizin sevdiklerinize karşı yaptıkları için, affedebilmek amacıyla karşılık olarak başınıza gelenleri tecrübe etmelerini sağlamayı ya da başkalarının size bu yolda yardım etmesini beklemeyin.

*Özür dilemek için, kalp kırılmasını etkinin kangren olacak psikolojik yaralara dönüşmesini beklemeyin…

*Ne küsmek için bir bahaneyi ne de barışmak için ayrılığı beklemeyin…


Sevgi Tanrı’ nın yarattığı en sonsuz ve en yüksek duygulardan birisidir. Eğer yukarıdakileri yapamam ya da yapmakta zorlanırım alışkan’ ım diyorsanız ;

ALIŞKANLIKLARINI OLMAZSA OLMAZ GÖREN KİMSE İÇİN, OLMAZSA OLMAZLAR KARŞISINDA YENİLGİ KAÇINILMAZDIR.

 Bu söz alışkanlık yaptığınız davranışların sonucu olarak görebilirsiniz…

Yazının sözü uygulaması :

Bir işi ilk yaptığınızda, yardım ediyorsunuzdur.

İkinci yaptığınızda, yardımcı olmak gerekliliğine inanıyorsunuzdur.

Üçüncü defada ise; artık o yardım adında yaptığınız iş sizin asli vazifeniz olmuştur.

Ticarette neden kaybederiz ?

Ticaret yaparken iflas edebilmek !


İş hayatında varlığını sürdürmek ve kazanmanın temeli, yapılan işte kazanç sağlamaktır. Kazancın sürekliliği de şirketin varlığı şirketin müşterilerinin memnuniyetine bağlıdır.

Başka bir değişle ürün ürettiniz ancak ;  bunu satın alacak müşteri kitleniz yok ise, siz iş dünyasında bir anlam ifade edemezsiniz.

Unutulmamalıdır ki ; değerli Zahide AY YILDIZ ONARAN hocamın ender bulunur sözü, bu duruma çok iyi uyuyor. ” İnsan ticari manada bir maldır ve malı ve hizmeti temsil eder.” buradaki kelime garip gelebilse de olaya bir de şöyle bakmalı…

Her ay işinize göre belli bir maaş karşılığında, iş yapıyorsunuz ve patronunuza kazandırıyorsunuz böylece hayallerinizi ötelemek için bir rüşvet alıp sus payınız’ la geçici haz ile tanışıyorsunuz.

Elbette her ticari kurum gibi sizde, müşteri kitlesi kazanmak zorunda olup, onlarla iyi geçinmek zorundasınızdır. Ticaret’ te yapılan en büyük hatalardan birisi de, ticari iş yapılan müşterinin sadece tahsilat birimi olan ilişkileri ile yapılan muhataplıktır. Haliyle şirket müşteri ilişkileri de alışveriş sonrası tüm irtibatını kaybeder. Fakat konu bu kadar basit değildir. Gelen müşteri önce tanınmalı çay, yemek ısmarlanmalı ki, gönlü hoş olsun elbette sizin ikramlarınızı satın alabilecek parası var,

Fakat, Sizin harcayabileceğiniz 5 tl çay parası 150.000 Tl’ lik otomobil satışından aldığınız pirimin yanında hiçbir şeydir. Müşteri kendisini değerli hissedecek ve kendisini borçlu hissedip bir bardak çay karşılığı 150,000 Tl’ lik otomobili satın alacaktır. Siz yeter ki doğru pazarlama yeteneği kazanın… Şirketiniz çaycısını da tutar fayda maliyet analizini de yapar…

Asıl mesele müşteri ürünü satın aldıktan sonra başlar…

Satış sonrası da müşteri ile bağ sosyal seviyelerde halkla ilişkiler kapsamında devam ettirilmeli , bağlar sıkı tutulmalı ve müşterinin tekrar size dönüş yapmasını ve de kalıplaşan bir müşteri pörtföyü oluşturmasını sağlamak zorundasınız.

Edinilen bilgi ve araştırmalara göre yeni müşteri edinmek yerine sizden daha önce alışveriş yapmış olan eski bir müşteriye satış yapmak ( Halk ağzıyla ayak alışkanlığı) Yeni müşteriye göre 5 kat daha kolay olmaktadır.

Bu nedenlerle; hem mevcut müşterilerinizi kaybetmek , ticaret cironuz ve şirketinizin geleceği açısından tehlikeli olmakta ki ;

Günümüz ekonomik koşullarında mevcut müşterilere odaklanmak , yeni müşteriler kazanmaktan çok daha fazla öneme sahiptir. İşi işte kazanmazsanız iş başkasının olur.

Hedefi sımsıkı tutmak gerekirse hedefe ağırlık olmak gerekir.


Peki mevcut müşteri pörtföyünü kaybedenler neden kaybediyorlar ? 

1. Müşteriyle Doğru Zamansal İletişimi Kuramamak.

Zaman doğru kullanılamazsa, israfı büyük ve hiçbir geri dönüşü olmayan bir ögedir. İşinizde zarar edebilirsiniz daha sonra daha kazançlı iş yapar kazanırsınız ama doğru zaman bir anlıktır.

Buna şöyle bir örnekleme verelim, açıktınız ve Dominos markasından iki adet orta boy pizza siparişi verdiniz. Normal sipariş süresi 30 dakikadır. Ama ürün size 2.5 saat sonra buzdolabında bekletilmiş gibi çok kötü bir biçimde geldi.

Alır mıydınız ? İşte müşteride hizmete böyle anlık dönütler bekliyor. Zamanında sahip olmak, ulaşmak ve karnını beynini doyurmak istiyor.

Müşteri sizi arıyor ama siz telefon başında değilsiniz hem de, mesai saatlerinizde.

Unutmadan; mesai dışı zamanlar için telesekreter, nöbetçi çalışan veya size bildirim yapacak başka bir sistemi devreye almanız gerekmektedir. En kısa sürede hatta anlık dönüş müşteriye önem verdiğinizi gösterir peki ya tersi olursa ?

Size pizzayı 2.5 saat sonra getirdiklerinde olsun yerim diyebiliyorsanız problem yok. Whatsapp business uygulamasında, bu gibi durumlarda KOBİ’ lere odaklı bir uygulamada mevcut.

Küçük Olamam Büyümek İstiyorum KOBİ 🙂

Sonrada neden Pizza Hot pazar payını büyüttü diye Dominos yöneticileri düşünce suçu işlesinler.

Özellikle E-ticaret işi yapıyorsanız, bu geri bildirimler online olarak gerçekleşir ve diğer müşterilerinizde durumdan haberdar olurlar. https://www.sikayetvar.com/

Eğer müşterinin sorununa kulak tıkarsanız müşterileriniz de işletmenize de pamuk tıkarlar.

2. Her Müşteri Değer Taşır

Müşteri müşteridir. En yakın arkadaşınızda olsa, yoldan geçerken size iş olarak gelen, problemli biri de olsa müşteri her zaman birinci sınıftır ve her biri birbirine denktir.

Aksi durumda şüphesi dahi müşteri ve onun aracılığı ile gelen potansiyel müşterilerle birlikte o güzel otomobillere binerek, rakip firmaya çay içme ziyareti ile başlayan süreci başlatırlar. İktisad’ ta havuç olarak adlandırdığımız sisteme göre müşteriye bir parça bal çalmak zorundasınız. Bununda, halk dilindeki tercümesi iskonto, promosyon, hediye çeki gibi ufak şeylerle müşterilerin genelini hedef alacak ufak havuçların desteği ile iş yaşamınızı devam ettirebilirsiniz.

Her müşteri özel ve değerlidir. Ancak, bunu hissetmek isterler. Bazıları iş ve dostane ilişkiler ile daha da özeldir.

Ancak, bu özelliklerinin başka müşterilerce bilinmemesi sizin faydanıza değildir.

3. Müşteri Memnuniyetinizi Güncel Tutmaya Önem Verin.

Müşteri memnun olamıyor ise, sizde işletme olarak memnun olamazsınız. Bunu anlamanın yolu, müşteriden çalışanlarınız, şirket politikalarınız, ürünleriniz hizmet ve mağaza düzeni dahil, aklınıza gelecek her konuda fikirlerini ve de yorumlarını öğrenmelisiniz.

Şirketiniz müşteri memnuniyeti ölçüsünde size para kazandırır. Eğer müşterinin memnun olmadığı bir konu var ve siz bundan bihaber işinize devam ediyorsanız, öncelikle yaprak dökümü şeklinde müşteri kaybı ile başlayan bir süreci başlatır. Ardından sayı arttıkça şirketiniz için ciddi bir kriz oluşturur.

4. İşi sahiplenmek – Saygı ve Toplumsal Kurallara Riayet

Personeli işe alırken sadece kişisel iş becerisinde de öncelik toplumsal nezaket kurallarına uyabilecek kişiler seçilmelidir. Bu her şirketin başına gelebilecek sıradan bir durum olsa da, hiçbir müşterinin başına gelmemelidir. Aksi halde, müşteri ile süreci istişare etmeli ve konunun şirketçe sizin kontrolünüzde olduğunu hissettirerek gereken yolu çizmelisiniz.

Bu durum tekrarlayan bir süreç oluşturduğunda personelin görev ya da işyeri değişikliği gündeme gelmelidir. Marka değeri ve de İtibarı oluşturmak yıllar, yıkmak ise dakikalar sürecektir.

5. Müşteri Şaşırtı (Sürpriz) Sevmez.

Bir müşterinin en temel ihtiyacı ekonomik krizler yaşansa da fiyatı sabit ürün almaktır. Tabii bu her zaman çok münkün olmuyor. Böyle durumlarda müşteriye fiyat geçişkenliklerini anlık olarak bildirerek müşterinin daha özgür hareket etmesini sağlayabilirsiniz.

Eğer sürpriz fiyatlandırma görecek olursa, size olan güvenini kaybedecek ve başka işletmelere yönelecektir. Sizin şirket olarak, imajınız kazanacağınız paradan çok daha önemlidir. Çıkacak faturayı kesinlikle doğru tahmin edemeyebilirsiniz. Ancak, muhtemel olasılıkları müşteriye anlatmak sizin vazifenizdir.

Aksi halde müşteri “kazıklandığı” hissine kapılabilir.

6. Doğru İletişim Stratejisi

İşletmemizin en önemli varlık sebebi patron değil, aksine sadece müşteridir. Bu nedenle iletişimde stratejik davranarak olumsuz bir durumu da faydaya dönüştürebiliriz. Kısa net ve sonuç alıcı ziyaretler ile müşteriye olumlu imaj bırakabiliriz. Ve müşteri ne sorarsa sorsun gerektiği kadar ayrıntı ile sözlü ve yazılı olarak bilgilendirmek bizim vazifemizdir. Aksi halde, işletmemiz dolayısı ile bizim için kötü günler yaşanabilir.


Yazının sözü uygulaması :

Dünyadaki tüm sorunlar insanların birbirini dinlememesinden kaynaklanmıştır.

Mesela Japonya’ ya atılan atom bombaları bir harfin yalnış tercümesi nedenli barış savaş olarak okunmuştur. Ve on binlerce insan hayatını kaybetti.