Yaptığın işe, verdiğin emeğe, değer biçebilmek….

Hep dinlerim ve söylerim tabii kendimce, mavi ya da beyaz fark etmeksizin ortada bir yaka varsa ya öğrenci ya da işçisindir. İşçisin ama işçi kalma çalış biriktir ve işveren ol ;  lakin burjuvaziye kurban gitme. Veya da kraldan çok kralcı olmadan da başarabilirsin, yeter ki Ceza gibi “fark var”  diye sesini duyur. Yoksa içinde kalanları söyleyemez  ve “fark var” demek yerine “sus pus” olmayı tercih eden olmak zorunda kalabilirsin. İşte mesele burada başlıyor. Çalışmak için mi yaşıyoruz yoksa yaşamak için mi çalışıyoruz sorusuyla başlayarak emek/Sermaye denkleminde hacı Maslow’ un ihtiyaçlar hiyearşisinde edindiğimiz katman kadar çalışmayı hedeflerken ömrün çalışmak için geçtiğini, fark ederek anca düşünür ama uygulamazgillerden hacı yatmaz misali olan, şeyh Karl Max’ ın gösterdiği hedeflere yürürken verilen emeğin ve bu uğurda geçen zamanın bölümünden kalana ya da ortaya çıkan değere ücret adını veriyoruz.  

İşte mesele bu, süre kısa ise ücret, ortalaması aylık olarak yatırılıyor ise verilen ismi maaştır. Emek saati arttıkça fazla çalışma miktarı çalışana ek mesai olarak sayılır. İlginçtir ki, ücret miktarı verilen emek kadar arttıkça, ( Bazı işletmeler 3 saat fazla çalışmaya bir günlük yemek ücreti yatırıyorlar.) maaş sabit kalır. Üstüne yatırılacak parasal miktarda  maaş farkı veya pirim şeklinde adlandırılır. 

Bir işe başvuruda bulunacaksın ve senden maaş beklentini soruyorlar aslında her şey belli, burjuvalar yani patron kendi mutlu sonunu biliyor ve bir timsah gibi yaşanacakları bilerek göz yaşı döküyor. Ama karşınızdaki eğer patronun işçisi olan kişi ise işiniz daha da zor. İşçinin işçiye yaptığını patron yapmaz. İşçiler kardeş patron kalleş sloganı 1970’ ler gibi geride kaldı. Eğer işçi de kalleş olmasa idi, iş sendikaları işverenin değil, işçinin hakkını korur, deneme süreci adı altında ilk 4 ayında iş ve işyeri kurallarına uymama durumu harici keyfe keder seni işten çıkaramazdı veya pek çok kurumun suistimal ettiği İŞKUR işbaşı eğitim adıyla yaptığı gibi 3 ay da bir personeli değiştiremezlerdi. Belli bir sayıda personel alma zorunluluğu olsa da bu sayı % ‘lik olduğunda minareyi çalan kılıfını hazırlamış oluyor.   

ŞEKİL A

Zor ama zaruret bir konu olarak beklentiniz denildiğinde, hiçbir insan kaynakları yetkilisi sosyal hakları kast etmez.  Onları mecburen verecekler size beklentiniz maaşı sorarlar. Bununda belli taktikleri vardır. Açlık sınırı altında deniz seviyesi yukarısında olan “asgari ücret” veya eğer en kötünün bir iyisi ise, asgari ücretten ortalama 500 – 600 TL daha yukarıda olan bir miktara denk geliyor. AGİ vs. 3,600 Net miktar Kira gıda çocuk masrafı ile hak getire… Tabii istisnai şirketler sosyal imkanlar ile çalışmayı çok cazip hale de getirebiliyorlar. Yeter ki çok çalışıp kasalarına matruşka mantığında süregelen emeğin karşılığının katlarını sürekli hazırlayın.   Eğer daha önce iş tecrübeniz yoksa başlangıcınız asgari ücretten başlar veya yapacağınız işin sektörel bazda ücretleri ortalamasını zaten patronlar kulüpleri önceden belirlediği için bellidir. Siz sadece onların beklediği cevabı verirsiniz.  İşin değerini bilin ona göre fark yaratan miktarlar ile komisyon pazarlığı yapın. Bunları yazan biri olarak mevcut işimde bunların hiçbirini yapmadım. Çünkü bu iş öncesi yapılabilecek en kötü işlerde sadece iş tecrübem olsun diye çalıştım. Hatta kendi sorumluluğum olmayan işlerde bile rol alarak, tecrübe edindim. Tabii başka arkadaşlar buna hamallık adını veriyorlardı. Şuan o dönemki arkadaşların tamamı benim neredeyse her alana yayılmış tecrübelerime danışmadan iş yapamıyorlar.  

Yapılan her işin finansal bir değeri vardır. Mesela ben, gönüllü olarak bilgim olan konularda üniversite öğrencilerine danışmanlık yaptığım dönemlerde hediye vs. işlerine girmek isteyen arkadaşlarla anlaşmamı bir bardak çay üzerine yapardım. Çok fazla uğraştıran arkadaşlarda 3 çay bir kahveye denk geliyordu. Amacım gayet basitti. Öğrenci de para bulunsa bile ben almam. Tabii süistimal etmeyen arkadaşlar için ifade ediyorum. Bilginin değeri sonsuzdur bir rakam biçilemez lakin ideallerimden birisi de gençlere bir şeyler öğretmektir ve bilgininde zekatı vardır mantığıyla, her daim paradan öde ülkümü gözeterek, yükselmenin ve ileri gitmenin yolunun Şair Nazım Hikmet’ in de dediği gibi sen yanmasan ben yanmasam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa demeyi de bilmek gerekiyor.  

Sahip olunan veya aranan işin elbette belli bir değeri vardır. Lakin iş sağlayıcı işletmeler bu değerlere genellikle çok yabancıdır. Hele ki bu pozisyon’ nun sizden önceki yetkilisi sizin halef olacağınızı bildiği an, siz sanki babasını öldürmüşsünüz gibi davranabiliyor. Haliyle de iş şahsi duygusallıklarla süregelerek, işin değeri ve kazancı da uyumlu olamayabiliyor. 

Başvurduğun pozisyonun şirkete faydalarını ve emanetin ehli olduğunu vurgulamayı unutma.  Eğer anonim bir şirkette çalışıyorsanız şirketin verileri halka açıktır. Değilse de üzülme, profesyonel işletmelerde iç ilan şeklinde başvurduysanız yöneticiniz size kısaca bahsedecektir. Dış ilan ise; sor öğren metodu ile şansını denemelisin. Sebebini sorduklarında cevabın hazır olmalı.  İşletmenin hedefini bildiğim sürece durmadan o hedefe yürüyeceğime emin olabilirsiniz. 

Doğru zamanda doğru sorular ile mülakatı kendi lehine çevirebilirsin. Böylece bu işi becerecek kişinin sen olduğunu anlamaları uzun sürmeyecektir.  

Unutmadan da eklemek istiyorum…  

Kişisel bakım çok önemli, saçlar, eller, yüzdeki makyaj veya sakal temizliği yapılmalı. İşinin mahiyetine göre ruh hali ve gerekli senaryoları kurgulayarak rol çalışması da yapman faydana olacaktır. Her açıdan unutmamalısın ki İnsan Kaynakları yetkilisi diplomana, becerilerine bakarken senin dış görünümüne de bakarak seni her açıdan bir bütün olarak gözlemleyerek bir sonraki aşamaya geçişini kararlaştıracaktır.  

Sektörel bazda kıyafet seçimi görüşme yapılacak kuruluşa çok şey anlatır ve ilk başta da dediğim gibi FARK VAR ! Diyeceğiniz bir sürecin başlangıcı olabilir. 

Resmi giyimler : Evrak takibi gerektiren , resmi dairelerde bulunduğunuz işler, muhasebe, hukuk bürosu ve finansal kuruluşlar gibi… 

Abartısız Sportif ve şık : Satış danışmanlığı, hizmet sektörü, eğitim, kobiler,  mühendislik ve teknolojik işletmeler ve gayrimenkul işletmeler olabilir. 

Özgün ve farklı modeller ise;  Moda, eğlence, grafik tasarım, oyun vdeo, muzik ve her türlü sanatsal iş alanı. 

Her ne yaparsanız yapın. AŞK’ la yapın diyordu Kenan Doğulu  2015 yılında, İşte o AŞK sizin iş modelinizdir.  Her işletme iş modelleriyle ilgili tahminlerde bulunur. Ve yukarıdan aşağıya hedef belirlenir ve aşağıdan yukarıya doğru hedefler gerçekleştirilir. Başarılan her zorlu bir hedefin ardından daha da zorlu bir hedef sizin şartlarınız değişmese dahi beklenenden fazlasını yapmanız normalmiş gibi önünüze konur. Bunu yaparken size gerekli enstrümanlar sağlanamasa bile bu onların sorunu değildir sonuç olarak hedef başarılmamıştır. Siz işi AŞK’ la yapmamışsınızdır. Ama hepsini yaparken, düşünmek gerekir. 

1- Bir müşteri temsilcisi kaç müşteri ile ilgilenebilir ? 

2- Bir yazılımcı kaç satır kod yazabilir ?  

3- Bir öğretmen dinlenmeden kaç saat ders anlatabilir. 

4- Bir yönetici,  yönetici olduğu için sürekli koşturarak ne kadar süre çalışabilir. 

Son olarak ;  Bir insan kaynakları yetkilisi ve yaptığı işleri hesapladığınızda bu kadar zorlu ve teferruat gerektiren işler yapan yetkilinin alması gereken maaş neye göre belirlenmeli ? 

Aslında bunların hepsinin çözümü iş paylaştırma ve havuç ödül sisteminin doğru uygulanması ile münkündür,  elbette uygulayacak olan işletmelere… 

Hepsinden sonra da düşünmelisin ki ;   

Tüm  bunlara bakarak, senin verdiğin emek karşılığında aldığın maaş ve haklar neler olmalıdır ?  

                                              Yazının Sözü Uygulaması : 

Hayatımda bir kez işten deneme sürecinde çıkartıldım sebebi ise, 10 yıldır zarar eden departmanın cirosunun ben geldikten sonra 3 ay içinde 15 –17 bin civarı artış göstermesi oldu. Düzen bozulunca önce beni gönderdiler,  sonra ilk başta o departmanın yetkilisi sonra o departmanda olan herkesin işine son verildi. O yaptıkları hata sonrası bugün Türkiye’ nin en iyi şirketlerinden birinde çalışıyorum.  Bazen en kötü şeyler bile size birer fırsattır.  O işletmede yaptığım şey ise basitti. Satılacak durumda olan ürünlerin temizlenip paketlenmesini sağlayıp satışa sunuyordum. Onlar ise, ya çöpe ya da farklı şekilde mağaza dışına çıkartıyorlardı.  

“Karar verirken acele etmeyin,  hayat şaşırtılara gebedir.” 

Covid- 19′ un Tüketici Algısındaki Değişime Yansıması.

Yaşanan ve Dünya Sağlık Örgütü (İLO) ‘nün salgını kasıtlı olarak saklamasından sonra, ki malum Dünya Sağlık Örgütü’ nün yetkililerinin neredeyse tamamı Çin’ li bu korkunç bilgiyi’ de görmezden gelemeyiz. Gün geçtikçe ülkemizde de önlemler gecikmelide olsa uygulanmaya başlandı. Tabii eşsiz bir kriz yönetimi şeklinde, halk marketlerde cips kola kuyruğuna girdi.

Dünya genelinde sokağa çıkma yasakları yapıldıgında ise, gönüllüler yaşça tecrübeli vatandaşa yardım ediyor. Orta yaş grubuda olabildiğince ;

E- Ticaret sitelerinden alışveriş yapmaya özen gösteriyorlar. Dünya genel tarihi COVİD- 19 Öncesi ve sonrası diye yeniden yazılacak. İnsanlar her bulduklarını paraları olduğu için alabiliyorlardı, Artık paranın bir anlam ifade etmediğini, fark etmek için düşünme aşamasına gelen hatrı sayılır kişiler var.

Tüketici üretilirse alırım mantığından, ihtiyacım varsa alırım mantığına doğru evrilmeye başladı. İhtiyaçlar zorunlu ihtiyaçlar olmasa da yaşayabildiğimiz ihtiyaçlar olarak yeniden sıralandı.

Panik ve korku ile temel yaşam malzemelerinde rekor düzeyde satış artışı yaşadı. Bununla birlikte, kılık kıyafet ve teknolojik harcamalarda ciddi oranda azaldı.

Covit- 19 Pandemisi sonrası satışı artan ürünler

1- Tek kullanımlık maske ve eldivenler.

2- Temel Gıda Malzemeleri, (Makarna, çorba, pirinç, bulgur. baklagiller,)

3- Evde ekmek üretim için kullanılacak malzemeler, ( Un, maya türevleri.)

4-Teknolojik ürün olarak ekmek yapma makinesi.

5-Temizlik ürünleri kategorisinde ise ;

Kagıt havlu, tovalet kağıdı, el sabunu, el dezenfektanı ve kolonya rekora koşmakta.

İşin birde diğer boyutu “Home Ofis” çalışmaları içinde, çalışma masası, bilgisayar, klavye ve mause ciddi bir satış ivmesi yakaladı.

Satış Oranları Azalan Ürünler

Türkiye ve Dünya da seyahatler ve iş gezileride neredeyse sıfır düzeyine indiği için haliyle bavul ve turizim hizmetlerinde azalma görülmesi normaldir. Tabii iş dünyası süprizlerle dolu.

Tatile gidilemez ise cep telefonları satışlar kayda değer etkilenmese de, kamara ve fotoğraf makinesi satışlar ciddi bir azalma eğilimine sahip oldu.

Eğlence sektörü birince, sektörde en çok kullanılan ürünlerde haliyle satış oranlarında gerilemede kendisine sıra buldu. Bunlardan başlıcalarını paylaşıyorum :

6- Plaj havlusu, mayosu, terliği

7-Gelinlik, damatlık

8-Spor ayakkabı

9-Kadın ve Erkek ayakkabı, bot, terlik vs.

10-Çocuk giyim, ayakkabı vs.

11-Aksesuar ve çeşitleri

12- Kışlık kaban, mont vs.

13- Kamp ve tatil malzemeleri

Şeklinde örneklendirilebilinir.

Yazının Sözü Uygulaması :

*Tüm veriler son iki aydır devam eden şahsi gözlemlerime aittir.*