İş Hayatında doğru telaffuz ile verimli iletişim 

Temel ihtiyaçlardan başlayarak tüm ihtiyaçlarımızın üretim ve tüketim döngüsünün temelinde çalışma hayatının gerekliliklerinden biridir. Bu durum akıl ve mantık yetisinde olan sadece insanları kapsamaktan öte akıl ve mantığın ötesinde hayvanlar aleminden bitki türevlerine her türlü canlıya  kendi içinde işleyiş imkanı ve düzeni oluşturan durumları bir nevi iletişim olarak görebiliriz. Başka bir değişle her canlı kendi iletişim işleyişini organize eder.  

O vakit iletişimin içerisindeki gündeliklere ve gücüne değinmeliyiz,  yazılı veya sözlü hatta gelişen teknoloji ile görsellikle bile kendini ifade etme özgürlüğü verilen kültürel değişliklere açık olsa da, duyu organları ile de farkındalık sağladığımız simgesel şekillerdir.  

Günlük yaşantımızın temelini oluşturan iletişim becerisi kendisini çalışma düzeninde verimlilik ve halkla ilişkiler olarak adlandırır. İletişimi sağlıklı olan bir işletmede iş verimliliği paydaşlılığ’ın ve performans ölçütleri şirketin maddi olmayan sermeyesidir.  

Günümüzde PR olarak adlandırılan, halkla ilişkiler faaliyetleri sözlü bir o kadarda yazılı iletişimin mihenk taşıdır. İletişim yazı ile başlayıp bulut teknolojisi ile devam etmekte ve daha da ilerlemekte, anlamlı ve net ifadeler maillere ve çeşitli sosyal medya mecralarında ve daha da belirgini olan sözel konuşmada etkili ve verimli bir diksiyon ile vurguya göre, karşı muhatabın anlamasına fırsat vermektedir. Tabii doğru kullanılmayan üslup, ve türlerde verilmek istenen iyi bir mesaj dahi iletişim kazalarına sebep olmaktadır.  

Bu iletişim kazalarını engellemenin yolu kısa net ve anlaşılır yazılı iletişim kurabilmektir. iletişim notalara doğru noktada basabilmek en güzel müziği enstrümana dokunarak işlemektir. Bir köprü vazifesi üstlenip kavşak yolların bitimi ortak akıl ve çizgide buluşabilmektir.   

Doğru iletişimi ortak dil paydasıyla paydalarına eşit dağıtırken, hem yazıda hem de sözlü iletişimde kısa ve net cümleler ile samimi, nezaketli, ön yargısız bir şekilde ifade edilmeli doğru örneklerle cümleler hissiyatıyla orantılı olmalıdır. 

Hepimiz yaşamak istediklerimizi almak, hedeflerimizi gerçekleştirmek yada temelde istediklerimizi yapabilmek için çalışmak zorundayız. Bedavadan hayvanlar dahil hiç bir şey elde edemiyorlar, av bulamazsa kendileri av oluyor. Aslında bizlerde çalışma hayatında böyleyiz, sadece farkındalığımız bazen bunun için yeterli olmuyor.  

Kurtlar sofrası olan çalışma hayatında çeşitli sebeplerle etkileşim ve iletişim içerisinde yeni insanlarla tanışıyor, ortak projeler yönetiyor ve yardımlaşarak amaçlarımıza bir adım daha yaklaşıyoruz. Bir insanın ortalama zaman kısıtlarını ve diğer bazı noktaları nötr kabul ettiğimizde 10 koca yılı çalışarak geçiriyoruz. Bir çoğumuz birden fazla işletmede çalıştı ve çalışma arkadaşlarımızla bazen  8 bazen de çok daha uzun sürelerde mesailer harcadık. Tabii genelde sabah 8 aksam 5 arası memur gibi çalışanlarımız olsa da, saatlerini dakikalarla kum saatine dönüştüren hizmet sektörü çalışanlarımızda yok değil. En az çalışanımız dahil günlük 9 saatini işyerinde iletişim kurarak geçirmek zorunda. Ortalama mesai 19: 00 da bittiğine göre, peki bize ne kaldı ? Kendimizi geliştirecek bu tarz bir yazı okuyabilecek yada yazabilecek ?  

24 saatlik günün 9 saatini gündüzden geçirdiğimizde geriye sadece karanlık ya da Soft mat karanlık kalıyor. Bunun sonucu hem kişisel hem de çalışma hayatınızda verimliliğin anlamını ortaya koyuyor. Tabii burada en önemli detay ise, hem çalışma arkadaşlarınız müşterilerinizle iletişimin her türlüsünde zorunlu ama açık bir iletişim kurmanızdır.  

Proje geliştirmek ve çözümlemek iletişimin kalbine giden atardamardır. Bununda anlamı iletişimin anlamlı ve dönütünün ölçülü olmasından geçen sağlıklı bağlar ile çelik gibi perçinlenmiş yeni fikirlerin ortaya koyduğu cümlelerin dans etmesidir.  

İnsan hayatına başlarken ağlayarak başlattığı iletişimi öldükten sonra yaptığı iyi veya kötü işlerle arkasından söylettikleriyle devam ettirir. Çalışma hayatında da iletişim iyile kötü arasında kalmayan vasatı dillendirmeyen diktası olmayan bir düzeni inşa etmektir.  

Böylelikle mesafeler sadece sürede anlam ifade ederken insanlar arasına giremeyecek kadar sınırlıdır, bu minvalde iletişimde kaza ihtimali artsa da hedefe doğru atılan ok misali timsaldir. 

Bununla birlikte iş hayatında iletişimi geliştirirken iş hayatını işyerinde yaşamak, işe ev, eve de iş getirmemek gerekir. Bilindiği gibi gündelik hayatımızın idamesi için gerekli olan çalışma hayatı, bize hayatımızı yaşama hakkı vermediğinde mesleki başarımız bizim için bir anlam ifade etmemedir.  

Çünkü ; yaşamanın amacı çalışmak değil, çalışmanın amacı yaşamaktır. İşyerinde her gün ilk gününüz gibi çalışmalı, ama son gününüz gibi işi işte evi evde bırakmalısınız. 

Aksi halde, denge sağlanamadığında  çalışma hayatından ve bireysel yaşantıdan beklentiler sorgulanır. Bununla birlikte, performans yönetimi etkin ve verimli sağlanamadığından motivasyon eksikliğinden iletişim dili sertleşerek işyerinde iş verimi belirlenen sabit noktanın da altında seyreder.  

Çalışma arkadaşları ekip psikolojisine girdiklerinde yapboz’ un kritik bir parçasıdır. Biri olmadan öteki diğerini tamamlamaz. Tamamlayamaz da… 

Çalışırken doğru iletişim zaman, şeffaf geri bildirim, belgeli ve belirli anlaşılır bir iletişim tarzı ve de çatışmaların engellenmesi ile verimliliği arttırır.  

Çalışırken sorunsuz iletişimin temelinde kararınca diplomasi eşliğinde kısa, net, belirgin ve çerçevesi belirli bir mesafe ile fazla samimiyetin maraz doğurduğu bilinerek çalışılması sürdürülebilir iletişimi ve iletişim suistimalini önemli ölçüde azaltacaktır.  

Doğru iletişim dilini yakalamanın belirgin kodları 

Birbirini dinleyerek anlamak, konuşma sırası gelsin diye beklemek değildir. Dinlemeden anlayamayız. Beklemeden işlemin sonucunu göremeyiz. Önemli olan cevap vermek değil, verdiğiniz cevabın konuya ne kadar çözüm olacak şekilde anlayabildiğinizdir. Anladığınızda bir başkasına da anlatabilirsiniz.  

Genellikle, büyük iletişim problemlerinin başında muhatabı anlamamak gelir. Ortak amaç iletişim olup, saygı ile dinlemeli mantık çizgisinde konuşmalı ve yorum katmadan aktif iletişimi sürdürebilmelisiniz. Muhatabınıza önem verirken Beyefendi Hanımefendi’ den öte, Hüseyin Bey ile başladığınızda iletişim dilinin nasıl  kolaylaştığını da uygulamalı olarak görebileceksiniz. 

Hangi iletişim yöntemini nerede kullanacağız ?  

Sözlü iletişim’ de yüz yüze konuşma tonlama ve kelime seçimini içerir. 

Toplantılar, telefon görüşmeleri sunumlar ve ikili görüşmelerde uygulanır. 

Yazılı iletişim’ de kısa ve net anlaşılır kelimeler ile belgeli yazılar ile mailler ve evrak paylaşımlarında kullanılır. 

Görsel iletişim’ de beden dili ile, jest mimik ve her nevi yapılan ya da sabit kalınan durum ile sözsüz iletişimin tamamlayıcısıdır. Bilinmelidir ki, iletişimde insanlar ilk önce  görünüş ve davranışınıza odaklanırlar. 

Duyusal iletişim’  Empati yapabilme, dinleyerek anlayabileceğinin farkındalığı. 

Akıl ve mantıksal iletişim’   simgesel ve içgüdüsel geri bildirimlerle mantıksal normlar ile, karşılıklı veri alışverişini mantık süzgecinden geçirebilme. 

Olarak sıralayabiliriz.  

Unutmayın asıl mesele ne söylediğiniz değil nasıl söylediğinizdir.  

Şirket Yönetiminde Bakış açınızı Şekillendirin 

Çalışma arkadaşlarımız bazen başka şeylere kızıp, başka şeyler söyleyebiliyor veya yapabiliyorlar. Mesela, bir lojistik firmasında gözlemlediğim ilginç bir protesto biçiminden bahsedeyim, Ürünlerin gümrükleme işlerinde çıkışı  ve müşteriye teslimi konusunda her zaman uzun bir takvimden bahsedilir, maalesef bürokratik sebeplerle bu istisnasız uygulanan bir düzen biçimidir.  

Haklarında iyileştirme çalışma saatlerinin esnekliği ve eve giderken bu evrakları da hafta sonu incelersin, böylece pazartesi iş yükün çok olmaz şeklindeki “ tamamen iyi niyetli gözüken ” içi sizi dışı bizi ortası şirketi yakan bir kek ile baş başa kaldıklarında, Pazartesinden itibaren basitçe iş yavaşlatma ve süreçlerin bürokrasiye kurban edilmesi, kırtasiyecilik faaliyetlerinin artması hatta dolayısı ile işletmelerin kârlılık oranlarının nasıl hisse senedine döndüğünü gözlemleyebiliriz. 

Peki ne yapılabilirdi ?  

Şikayet edilen sorun doğru uygulamalı bir şekilde gözlemlenmeli, mesai giriş çıkış saatleri belirli bir periyodun dışına çıktığında ki,  bazı işletmelerde mesai giriş çıkışları için mobil uygulama ve konum hizmeti aracılığı ile personelin mesai bölgesinde ne kadar kaldığı da gözlemlenebiliyor.   

Örneğin ; Sabah 08: 30 – 17: 30 Mesaisinde işlerin yoğunluğundan dolayı 19:45 te mesaisini bitiren personelin dakika hesabı hesaplanarak aylık hizmet süresinde hesaplanırken, haftalık 45 saatlik çalışma süresi dışında kalan kısımda çalışmaması için ya ek bir personel alımı veya işin yayılımını nöbetçi personel üzerinden son dakika çalışmak zorunda kalmayan, böylelikle iş hayatının sürprizleri ile hevesleri kaçmayan çalışanlarınız olabilir.  

Mesaiden ayrılan mola zamanlarının planlanan dışında kullanılan beş dakikasını hesaplarken, beş dakika fazla çalışmayı mesaiden saymadığınızda artık şirketinizde çalışanlarınız  için sayılmaz bir hal alır.  Ve ruhsuz ve sessiz istifa süreçleri ile şirketinizin yaşam destek ünitesi ile hayatta kalan bir hastadan farkı kalmaz.  

Bu nedenle, çalışanlarınızdan ekstra çalışmasını beklerken mevcut kaynaklarda karşılığını direkt olarak veremiyorsanız bile ufak jestlere hiçbir çalışan asla hayır demeyecektir.  

Örneğin ;  bazı işletmelerde yıllık izinler, sağlık süreçleri gibi eksik personel çalıştırıldığı dönemde iş yükü diğer çalışanların üzerine yüklenecektir. Bu süreçte fazla çalışılan sürenin 1,5 katı ile çarpımı ile ücret ödentisi yapılması gerekmektedir.  

Çeşitli sebeplerle yapılamadığı durumlarda, seçenek olarak fazla  çalışılan süreyi hak kaybı söz konusu olmadan uygun şartlar oluşturularak, mesaiden erken çıkış veya yıllık izinmiş gibi fazla çalışma izni olarak tazmin edilebilinir.  

Çalışma arkadaşlarımıza Havuç olarak adlandırdığımız küçük ama anlamlı bolca işlevli bu jestler, işletmenin geleceğini de teminat altına almaktadır.  

Çünkü bilinmelidir ki,  

Gazeteci Ece ÜNER ‘ in bir programında ifade ettiği gibi, “ At çok fazla çalışıp, hızlı koşup yarışı kazanıyor. Atın Sahibine 3 milyon lira, ata binen jokeye 250 bin Lira, ata ise ödül olarak havuç veriliyor. 

Hah işte o at biziz…. 

Teşbihte hata olmaz ama maalesef işletmelerin gözünde çalışanlar bu şekildedir. Bu muameleyi yaptığınız İNSANLAR’ dan bir şey beklerken sizde elinizi kolunuzu şirketinizin imkanlarını maddi olanakları ve sosyal şartlarınızı ortaya koymalısınız. Geciken adalet, adalet değildir. Küskün bir çalışan, üşüyen güveni sarsılan bir asker ne şirketinizi ne de vatanınızı koruyamaz. 

Tüm kahramanlar pelerin takmaz, bazıları sahneye çıkarken sahneye çıktığının anlaşılabilmesi için alkış ister. Nasıl mı yaparız ?  

Sahne ışıkları öncesi girişe koyduğumuz ayna ile kendisini görerek, bugün burada ne için bulunuyorum, benden istenen nedir? Ben ne yapabilirim ? Ve şu an ne yapabildim sorularına cevap bulacaktır böylece, çalışanda çalışma şartlarında basit ama uygulanabilir çözümlerle kendisinde iş disiplini ve etiğini ete kemiğe büründüğünü gözlemleyebileceğiz. 

Bazen sosyal alanlar yeterli gelmez arada 15 dakika da olsa uzanıp dinlenmek gerekir, kim bilir pandemi öncesindeki gibi kendimize dinlenirken çalışmak yerine çalışırken dinlenebilecek bir çalışma ortamı oluşturabiliriz… 

Eğer bir sorun varsa, o sorunun temelinde ne olduğu bulunmalı, kalemler kayboluyorsa ve sürekli kalem ihtiyacınız oluyorsa, promosyon mantığında çalışanların kendilerine özel kalemleri olduğunda o kalemler bir daha asla karışmayacak ve kaybolmayacaktır. 

Sorunları konuşarak dile getirebilmelisiniz. 

Yenilik farklı bakış açısı gerekse, bunun temelinde motivasyon eksikliği olabilir. 

Çalışanlara özerklik ve yetki devri sağlanarak, sorumluluk var yetki yok ne yapabilirim karmaşası sonlandırılabilinir. 

Ana hatları belirlenerek esnek çalışma saatleri sağlanabilir,. Hatta hibrit çalışma modeli ile yetkilerini sorumluluklarıyla eşdeğerli hale getirerek çok geç olmadan tekrar şirketin bir parçası haline getirilebilinirler. 

Unutmayın, 

Şirketinizin varlık göstermesini istiyorsanız, çalışanlarınızın varlık göstermesini sağlamak zorundasınız. 

Yaşanan bu süreçle birlikte, home office olan iş hayatımızda nasıl verimli oluruz ?

Dünyanın malum gündemi ortada, peki özel sektörde ülkemizde bu durum bize nasıl bir yansıma sağladı. Öncelikle, coronavirüs’ ün daha fazla yayılımının engellemesi amacıyla, bir çok şirket çalışanlarını evlerinde çalışabilecekleri açıklaması ile evlerinde çalışmaya yönlendirdi.

Peki evde çalışmak ne kadar münkün ?

Çağrı merkezinde çalışıyorsanız, bir tablet ya da bilgisayar yardımıyla evden çalışmaya devam edebilirsiniz. Fakat herşey umduğumuz gibi ilerleyemeyebiliyor.

Evden çalışmaya çalışmanın, problemleri nelerdir ?

1- Çalışma saatleri mesai kavramıyla uyuşmamakta, çalışanlar ne zaman çalısıp ne zaman mola verdikleri iş planlamasını uygulayamamaktalar.

2- Ev ortamı mola saatleri çocuklarla geçen zaman dilimi gibi faktörler doğru zaman yönetimini etkisiz hale getirmekte.

3-Uyku süresinin uzaması bir çok probleme sebep olmakta.

4- Birazdan yaparım düşüncesi ile işler birikmekte,

5- işe gidiş geliş sürecinde geçen zaman diliminde ne yapacağını bilemeyen, bu nedenle zamanı verimli kullanamayan ve de haliyle iş verimi düşen bir iş süreci ortaya çıktı.

6- İş disiplini ve işletme örgüt kültürü kavramlarında zayıflama ve ortak bilinç zayıflığı oluştu.

Bilinen ama nereden başlanacağı bilinmeyen çözüm önerileri…
1- Yeni bir çalışma ortamı oluşturun.
  • Başka bir değişler işyerinizdeki ortamı evinizde disipline edin.
  • Çalışma yeri yatağınız değildir.
  • Uyuduğunuz yer ile çalıştığınız alan birbirinden farklı odalar olmalı.
  • Molalarınız ve günlük mesai dışı zamanlarınızı geçirdiğiniz sosyal alanlar birbirinden farklı olmalı. Böylelikle, evi işe işi de eve getirmemelisiniz.
  • İşlerinizi işyerindeymiş gibi yazarak ve planlayarak tamamlayın.
2-Zamanı Doğru Yönetin
  • Gününüzü iyi organize edin.
  • Evdeyken zamanın hepsi sizin zannedebilirsiniz ama öyle değil.
  • Plansız çalışırsanız hergün yapabildiğiniz işin yarısını dahi tamamlayamazsınız.
  • Çeşitli zaman çizelgeleri, telefon notları, hatırlatıcı yazılımlar ve klasik yöntem kağıda yazarak görünür bir yere koyarak zamanınızı programlayabilirsiniz.
  • Çalışırken organize olduğunuz kadar online olarakta olsa, ekip çalışması yaparsanız ya da ortak sayfalarda çalışabilirseniz verimliliğinizi yüksek tutarsınız.
  • İletişiminiz açık olsun. Yalnız kalırsanız sosyal hayatınızın zayıflaması nedeniyle depresyona girebilirsiniz.
  • Evden çıkamamak iletişimi sınırlar ama bitirmez.
  • İş ve sosyal çevrenizle sosyal online platformlarda iletişim halinde olabilir veya görüntülü görüşmeler yapabilirsiniz.
Yazının sözü Uygulaması :

İletişim varsa, geriye kalanları var edecek ham madde vardır.