Doğru özgeçmişin doğru soruları ?  

İş arayan arkadaşların en büyük hatalarını yazmayı düşündüm aklımda dahi meydan laroussedeki 24 ciltten daha fazlası belirince özetin özetinin özeti ile Özet yazmayı uygun gördüm. Uzunu kısaltarak kısayı uzatarak asgari ücrete zam sonrası ürünlere yapılan zamlar gibi sizlere anlatacağım.  

1) Fotoğrafı nereye nasıl ne şekilde ve nasıl yerleştirmeliyim ?  

Basitçe vesikalık olarak bilinen fotoğrafı tamamen sade bir fontta ve görselde tamamen senin olacağın bir resim şeklinde ifade edebiliriz. Özgeçmiş şablona göre duruma bakarsın yoksa, sol üst bir altı gayet güzel duruyor. Ama dikkat edilmesini istemiyorsan sağ tarafa kaydırarak ilginin yönünü çevirebilirsin.  

2) İş, Staj sosyal, sorumluluk, deneyimlerimi nasıl ifade etmeliyim ?  

Tüm staj ve iş deneyimlerini eğer fazla ise uzun vadeli olanları yazıp sonra görüşmeye çağrıldığında sana kazandırdıkları ile ifade edebilirsin. Seni sen yapan bu eğitim staj ve sosyal sorumluluk projelerinde edindiğin deneyimlerdir. Yaptığın işleri sade ancak açıklayıcı net ifadelerle yazmalısın. Ayrıntıları yüz yüze anlatırsın. Çünkü şirketlerin bir çok departmanı birbirine benzer ve bazen aynı departmanında farklı işler yaptıkları da olabilir. Satın alma departmanında çalışan birisi, ticari fiyatlandırma gibi işleri konusunda da tecrübe edinmiş olabilir.  

3) Referans konusunu nasıl halledeceğiz ?  

Her iki tarafı da keskin bıçak olan referans konusu süprizlere açık olsa da, pek çok şirketin referanslara önem verdiği sarsılmaz bir gerçektir. Referans yazmadan önce o kişileri ikna odalarında ikna etmelisin.  Eğer iş deneyimin yoksa, akademik referanslar ile başlayarak daha sonra beraber çalıştığın yöneticilerini veya proje bazlı çalışma yaptıysan oradaki proje yöneticilerini yazabilirsin. 

4) Bilinen programlar, hobilerim ve dil bilgisi konusunda bilgilerimi nasıl sunmalıyım ?  

Bildiğin programlar varmısın yokmusun, servivior, maske kimsin Sen ? Şeklinde ise senin işin hayli zorlu olsa gerek. Bildiğin bilgisayar programları, Prezi mesela veya  ofis programları olmazsa olmazlardır. Seviyeleriyle beraber bildiğin yabancı dilleri ve gerçekten ayrıntılı soru sorduklarında cevaplayabileceğin kadar hakim olabildiğin bir hobin varsa yazabilirsin.  

Bir ayrılık sözünden çok bir özlü özgeçmiş sözü… 

Ne ben tamdım ne de sen yarım kaldın. 

Özgeçmiş hazırlamaktan bahsederken neyin tam neyin eksik olduğuna da değinmek gerektiğine inanıyorum. Böylelikle sorun sende değil bende demek yerine sorun bende hiç değilmiş diyebilecek bir özgüven ile görüşmelere girebilirsiniz.  

Öncelikle denilmelidir ki, her bilgi her başvurulan pozisyon ve ilana göre değildir. Ayrımı iş dünyasını tanıdıkça iyice yapacaksınız. Bunların çoğunu bilsem de kendimi kandırıp bunları uygulayamıyorum. Bu nedenle sıfırdan başlayıp yukarı tırnanıyorum maalesef. Aslında en alttan silsile ile giderken zaman kaybını saymazsak, her şeyi bildiğiniz için iş dünyasının hainliği ile sizi bir çırpıda silemiyorlar. 

Hazır şablonları hepimiz biliyoruz ama, bu şablonda iş arayan kısmında victoria secret ismi ile kendini tanıtan özgeçmiş bile gördüm. Arkadaşım özgeçmişi paylaşıp kanka bak olmuş mu diye yazmıştı. Yüz ifadem uzun süre değişmedi. victoria secret bacımızı Amerika’ dan tanırız çok iyi börek açar dedim. Sonra tabii adıyla müsamaha bir özgeçmiş hazırlaması konusunda destek olup işe alımında fayda sağladık ta bugün olsa sanırım yapmazdım.  

E- Posta adresiniz şu olmamalı aslankralmax@hotmail.com .  Mesela ne olmalı ? Iletisim@mesutaydeniz.com, mesutaydeniz34@gmail.com olabilir mesela siz kurumsal mailiniz veya şahsi mailiniz varsa bunu paylaşabilirsiniz Ama o mail adresi ad soyadı içermek zorunda…  Münkün oldukça rakamsal ifadeler ve karakteristik özellik içeren imgeleri kullanmamaya özen gösterin.  

İnsan kaynakları yetkilisine ara beni de işin detaylarını konuşalım demek istiyorsanız, öncelikle ulaşılabilir bir telefon numaranız olmalı. Ve referans yazdığınız kişiler bunu biliyorsa dahi başvurduğunuz şirket, konum ve önemli detaylar varsa bunu bilmeliler. 

Özgeçmişteki adres bilgilerinizde ayrıntı olarak mahalle ve ilçe bilgisi vermeniz yeterlidir. Veya il ilçe şeklinde de yazabilirsiniz. İşe alınırsanız sizden adres bilgileri isteyecekleri için bunu sorun etmeyin. 

Profesyonel hayata uygun kullandığınız, linkedin profilinizi de eklemekle birlikte, diğer sosyal medya adresleri de eğer işletme açısından fayda sağlayabilecekse verilebilir. Elbette varsa web sitenizde listede en başta kendine yer edinmeli. 

Öğrenci iseniz hedeflerinizi iş tecrübeniz var ise de, kariyer özeti ve ek olarak hedeflerinizden bahsetmeniz yerinde olur.  Özgeçmişinize bakarken gelecek hedeflerinizi ve başvurduğunuz pozisyona uygunluğunu kontrol edeceklerdir.  

İş ve staj tecrübeleri çok önemlidir. Kuru kuru bir rulo diploma siz dahil kimsenin işine yaramaz. Sadece kartvizit olarak bastırıp A4 boyutunda belli bir düzen halinde duvarınıza asarsınız. Tecrübelerin hangi pozisyonda, şirkette, tarihte olduğunu detayları ile belirtmeli ve sondan başa doğru sıralamalısınız. Böylelikle nereden geldiğiniz nasıl ne koşullarda piştiğiniz açıkça görülecektir. 

Eğitim şart deriz ya hep burada da şart mesleki kurslar, seltifikalar kurumlar uzmanlık belgeleri ( Ben yazmayan biri olarak öneriyorum. Yazarsam sayfalarca sadece seltifikalar sürdüğü için artık listelemiyorum.) Üniversite eğitiminiz ve yaptıysanız MBA Business hatta güveniyorsanız notlarınız listede kendisine yer edinebilir. Yabancı diller seviyeleriyle birlikte yazılabilir, tabii uygulamalı mülakat yapabilecek kadar iyiseniz o listeye yazın yoksa My go to cinama… diye  başlarsanız Go Go diye cevap alırsınız. Bilgisayar bilgisi artık bir beceri değil kültür meselesi oldu. Sizden hangi işe başvurursanız başvurun teknik servis elemanı kadar kullanıcı düzeyinde bilgi sahibi olmanız bekleniyor.  Fax çekmeseniz de olur ama mail kullanımını hatim etmeniz çok önemli.  

Eğitim tamam da biraz da sosyalleşelim diyorum. Mesela hobiler var hani uğraşı olarak zaman geçirdiğimiz yapmaktan keyif aldığımız eğlence araçlarımız, hani sıradan insanların yaptığı ve sizin düzenli hergün yapmadığınız uygulamaları yazmayın. Geçen yaz dağ bisikletine bindiyseniz, şubat ayında dağ bisikletine bindiğiniz anlamı çıkacak cümleler kurmayın.  

Son bonus :  Referans bilgisi için merak uyandırıp çağırtmak için istenildiğinde verilecektir veya  Kişi adı ve şirketi ve şirketteki ünvanını paylaşabilirsiniz.  

Özgeçmiş hazırlarken kendine soracağın sorular ?  

Bu bilgi başvurulan ilanda ihtiyaç olacak mı ? Satış uzmanlığı / Danışmanlığı için tenis sporunda Avrupa 3.sü olmak bir anlam ifade etmeyebilir. 

Detaylar geleceğim için faydalı olacak mı ? 

Hangi bilgileri paylaşmam benim geleceğimi olumlu / olumsuz etkiler. ?  

Hangi bilgi nereye konulmalı ?  

Yazdıklarım beni ve geçmişimi bireysel olarak doğru ifade ediyor mu ?  

Etkili ve verimli gözükmesinin yolları  

  • Satır boşlukları, Bold 12 fontu hatasız bir yazım ve de başlık altı açıklamalar tam anlamıyla basit ve göz yormayan bir o kadar da bu haliyle okunması kolay olmalı. 
  • Tezatlık olmadan başlangıçtan bu iş görüşmesine gelene kadar tüm süreçleri mantık süzgeci ile sunmak. 
  • Genel ifadeler yerine nokta vuruşlu açıklayıcı ve belgelenebilir direkt olan olayı açıklayıcı net ifadeler olması. 
  • Abartı ve süsleme olmaması ve ne olmak istediğinizi değil ne olduğunuzun yazıldığı bir ifade kullanılması özgeçmişinizin etkileyiciliğini arttırıyor.  
  • Başvurulan pozisyon ile ilgili detayları anlatmak isterken konu ile alakasız iş tecrübesine öncelik verirsen, görüşmeye geldiğin şirkette başka bir adaya öncelik verecektir.  
  • Detayları formüle ederken sayısal verilere yönelmeli rakam sunmalı ve de  kısa net anlaşılır olmalısın. 
  • Ön yazı ve genel düzene gereken önemi vermezsen yazdığın yazı sadece bir word belgesi olarak mazide yer edinir.  

Iş arama sürecinde aklındaki en temel nokta geçmişteki yaptıklarının geleceğini şekillendirmesidir. Ben kendi adıma ifade etmem gerekirse şuana kadar çalıştığım tüm şirketlerde bir önceki şirketin referansı ile çalışmaya başladım. Tanıdığın ( Adına torpil demiyoruz, kısaca diger adaylar arasında bilinirlik diyebiliriz.) Hiçbir zaman kullanmamış olsam da (Bugüne kadar çalıştığım 3 şirket oldu üçün dede  tesadüf sonucu çalışmaya başladım. Kişinin fazla oluşu referanslarının güçlü kişiler olması iş bulma süreçlerinde etki ediyor. Güvenilir bir insan isen seni linkedin’ den dahi bulmaları çok sürmez. Sağlam referanslar bu güvenilir kişi imajını sağlamlaştıranlardır.  Dürüstlük genelde kaybettirir. Ama çakalların arasında dürüst bir KURT olursanız kimse size tilkilik taslayamaz. Ne yaparsan yap aşkla yap derim hep, yaptığın işin en iyisi ol. Temizlik yapıyorsan paspasın değmediği yer kalmamalı. Başvurduğun ve çalıştığın işte kalıcılığın veya işe girişin geçmişinin iyi olmasıyla orantılı olduğu için her zaman güvenilir bir çalışma arkadaşı ol.  

Herkesin merak ettiği ama kimsenin açıklayamadığı yere gelelim… 

                                           ÖN YAZI NASIL YAZILIR ?  

Dana kuyruğunun faydasını bilenler bilir. Kaslar ve hafızayı yeniler ve canlandırır. Kalbede iyi gelir şekeri de dengeler. İşte Dana kuyruğu adlı nimetin bize getirilerinden biri de koptuğu nokta olan, İş başvurularında on’ da on hata yaptığımız ön yazı yazma kısmıdır. Biz düşünmeden pas geçip herşeyi unutursak, iş bulamayıp strese girer kalbimizi de üzer, kolestorolünüzü de çıkartırız. Basit ama nokta vuruşu nüanslar ile dokunacağımız hususlar ile artık sizleri bu dertlerden kurtaracak overlokçu ayağınıza kadar geldi.  

Olmazsa olmazlar, öz çekime benzer özgeçmişinde belirttiğin bir çok detay var ve bu detayları ikinci defa tekrarlamıyoruz. Bahsi geçen ilana neden başvurdun neden kendini uygun gördün istenilen şartları ne kadar sağlıyorsun başvurduğun şirkete hangi alanda neler katabileceğini listelemen ve bunlara cevap vermekle işe başlayabilirsin.  

Başarılarını ruhunda saklayabilirsin ancak, başarını oran orantı hesabıyla Ebobunu ve Ekok’ unu da hesaplayarak Cebir ilminin içinden geçirerek felek ile beraber çember atlayarak, önceki başarılarını yüzdelik ya da ondalık tam sayısı olmadan da olsa paylaşabilir ve inandırıcılığın ve belgelenebilirliğini arttırabilirsin.  

İnsan ilişkilerin, sosyal güdülerin problem çözme, kriz yönetme becerilerin listede kendine yer edinebilir. Çalışmadığımız dönemde neler yaşadık, neden çalışamadık, neler yaptın ? Her şirkete özel bir ön yazı sana nokta vuruşu bir mülakat deneyimi kazandırabilir. Tabii tüm bunları yaparken Türk Dili ve Kültürü kurallarına riayet ederek, yazım ve imla kurallarına dikkat ederek ön yazını yazmalısın. 

İş ilanları iki türlüdür, açıkça belirtilen çalışılacak pozisyon ve genel maksatlı başvuru içeren seç beğen al hepsi 5 YTL grubu ilanları,  

Her iki yazıda Sayın Yetkiliye yazılır. 

İlanınızda belirtmiş olduğunuz İnsan Kaynakları direktörlüğü ilanı ile yakinen ilgileniyorum. Özgeçmişimde detaylı bir şekilde ifade etmeye çalıştığım gibi, iş ve eğitim geçmişimin pozisyona uygun olduğunu ve XXL A.Ş şirketine neler katabileceğimi sizlerle paylaşarak kendimi daha yakından tanıtmak isterim. 

Saygılarımla, ( Veya iyi çalışmalar)  

Ad Soyad 

Veyahut da ;  

Üniversite eğitimim sonrası satış sonrası destek hizmetleri alanında özgeçmişimde de görmüş olduğunuz gibi 4 yıllık bir deneyim sahibi oldum. Çalışma arkadaşlarımla birlikte çalışmam esnasında yaşanan bir çok krizi çözüme kavuşturdum ve yaptığım işe artı değer katarak kendimi daha da geliştirmek ve kariyerim için İnandığım yolda yürüyebileceğim markanızda devam etmeyi hedefliyorum. 

Özgeçmişime dosya ekinden ulaşabilirsiniz. 

İyi çalışmalar, 

Ad Soyad  

Yazının Sözü Uygulaması :  

Dürüstlük genelde kaybettirir. Ama çakalların arasında dürüst bir KURT olursanız kimse size tilkilik taslayamaz. 

Türkiye’de Coronavirüs’ ten “korunamazsak” ne olur ?

Coronavirüs Çin halk Cumhuriyetinde ortaya çıkışından sonra, İran’ nın kum kentinde başta olmak üzere, olan dini eğitim ağırlıklı üniversitelerinde yetişen Çin asıllı öğrencilerin önce ülkelerine sonra da İran da temasları ile geniş bir yayılma imkanına sahip olan COVİT-19 virüsü, İran da bürokrasi de ve diğer kamu kurumlarında yetişen molla zihniyetinin haber duyulursa ve virüsün İran’ ın dini eğitim veren kurumlarından yayıldığı ortaya çıkarsa bir çok işimiz deşifre olur endişesiyle saklaması sonucu, tüm ülkeye yayılan ölümcül bir hal aldı. Tespitlere göre; ( Virüs yayılım haritası who) İran üzerinden, İtalya ve diğer dünya ülkelerine yayıldığı iddaası söz konusu… Her şey bir yana bugün anlıyoruz ki ;

Yüz binlerce ölüme sebep olan COViT-19 Halk arasında adıyla CORONA, adlı dünyanın yeni misafiri İtalya’ dan çıktığı Dünya Avrupa turunu tüm dünyada büyük bir yayılımla tamamlayarak yaklaşık on gün öncede ülkemizde bizzat sağlık bakanlığımız tarafından misafir edildi.

Kendisinin konforu ve rahatı için yaz aylarında öğrencilere sunulamayan KYK yurtları ve özel vakıflara ait öğrenci yurtları tüm bölgelerde hizmet vermekte, bununla birlikte v,rüs için her şey düşünülmüş, sadece CORONA Virüsü için ayrılan hastaneler ve yepyeni malzemeler ile kendisi Türk misafirperverliğini yakından görüyor.

“Malum italya’ da tencere tava ile halk müzik yapıyorlar.”

Ülkemizde de durum maalesef her geçen dakika ilerlemekte, vatandaşlarımız Sağlık bakanı Sn. Fahrettin KOCA beyfendi’ nin uyarılarını ciddiye almayarak hastalığın yayılması için inanılmaz bir emek vermekte, Çocuklar gençler arasında yayılmasın diye üç hafta “ARA VERİLMESİ” Bakınız TATİL kelimesinden bahsetmiyorum. AVM’ ler de kapanınca, çimlerde bayırlarda halkımızın kendisini SUMO güreşçisi sanmasına vesile oldu. Hamdı senalar olsun.

Vakka sayısı heran artıyor. Bu nedenle kesin bir şey söyleyememekle birlikte, Uzun yıllar boyunca dünya genelinde bu kadar vahim bir durum yaşanmadığı için pek çok ülke bu salgına hazırlıksız yakalandı diyebiliriz. Şükür ki ülkemizin burnu beladan kurtulmuyor halkımız daima hazır !

Elbette her ülkede şartlar aynı değil bizde o el o ele değecek başka türlü görüşmekten keyif alamıyoruz, anlamsız oluyor bir araya gelmek. Tabii bu bireyselde böyleyken iş hayatı bu kadar bağımsız değil.

iş hayatı açısından bakarsak Çin Halk Cumhuriyeti Cenin yemekten islamın farzlarını ezberleme evresine geçişle birlikte;

Ekonomisinide şaha kaldırmak için ilk şokunu atlatmayı başardı ve tespit edilen vakaa sayıları bir önceki günlere göre hayli azalıyor.

Aslında meselemiz Çin değil, ülkemizde yaşanabilecek benzer bir krizde nasıl önlemler alabiliriz konusunu irdelemektir.

1. Durumu Heran Kontrol Altında Tutun

Kriz demek fırsat demektir. Çincede Fırsat anlamına gerçek manada gelmese de Çin devleti bu işi fırsata çevirdi.

Peki biz ne yapıyoruz ?

Kriz dinamik başka değişle değişken bir süreçtir. Her an hazır olmalı, kriz planlarınızı hazır tutmalısınız. Krizde ilk şoku hemen atlatmalı durumu anlamaya, daha sonrada planlamaya, stratejik davranmaya ve ayağa kalkıp tüm bunları bir araya getirip ders çıkarma aşamasına geçilmelidir.

Olabildiğine hızlı ve şirketin en yetkili ismi süreci bizzat yönetmeli böylece krizi yönetirken daha büyük krizlere engel olunmalıdır.

Her şey olayı iyi kavrayarak doğru stratejiyi doğru zamanda hızlıca uygulamaktan ibaret.

Mesela, Corona virüsünden örnek verelim. Temel gıda malzemesi olarak market ürünleri satışı ile ilgili faaliyet yapıyorsak, virüsün etkilerine göre öncelik sıralaması yaparak, istif ve karaborsa yapılabilineceğini tahmin ederek ürünümüzde toptan ve parekende satışlarını asgari düzeye indirerek, daha iyi kontrol edebileceğim e- Ticaret sisteminden kimin ne kadar ürün aldığını stok durumunuzu da kontrol ederek, kontrollü biçimde satış gerçekleştirebiliriz.

Peki sonucu nasıl olur derseniz ? Tedarikçileriniz’ den kaynaklı sorun yaşamaz iseniz;

Krizden etkilenir, ancak zarar görmezsiniz. Ve kriz bitiminde elinizde hala stoklu ürün olduğu için şirketiniz hisse değerlerini hızla arttırır.

2. Katı kurallar ile İşletme Yönetilmez

Planlama ve stratejiyi üst kadro ile hızlıca belirlenebilir ancak, herşey öngörülemez bu nedenle alt kademedeki personellere de insiyatif yetkisi verilmelidir. Başlar ayak olmadan yürüyemezler ayaklarda başın direktifi olmadan nereye gideceğini bilemez.

Hepimizde akıllı telefonlar var basit bir what sapp grubu ile tüm şirketin görüşlerini alabilir veya talimatları oradan iletebilirsiniz.

3. Çalışanlar Bilgilendirilmelidir

Kriz anında bilgi kirliliği de had safada’ dır. Her an yeni bilgi sizin adınıza rakiplerinizce sahaya sürülebilinir. Devletin kurumları da resmi açıklamalarda gecikebilir. Suları bulandırmak isteyen zihniyetler olabilir. Kısacası kriz müdahale edilmezse tarhana çorbasına dönüşebilir. Bunu engellemek için çalışanlarınıza gerektiği kadar bilgiyi ve iletişimi süreç dahilinde vererek sağlamanız gerekiyor.

Mesela açıklamalarınız yazılı ve resmi web sitenizde açık ve net olarak yazılmalıdır. İşletmenizin durumuna göre çalışma saatleri, çalışma esnasında dinlenme süreçleri ayrıntıları gibi süreçlerin takibi ile Korona vrüsü olabilecek çalışan ve de ailesinin süreçlerine kadar ayrıntılı şekilde açıklanabilir. Böylece coronadan çok kolay korunmuş olursunuz.

4. Görev Paylaşımını Tekrar Yapın

Corona gibi bulaşıcı hastalıkları tetikleyebilecek iş yerleri mesela oteller günlük işleyişine devam edemezler. Personeli işten çıkarmak yerine farklı görevler vermek, hatta şartlar elveriyor ise, başka işletmelere geçici transfer edilmeleri söz konusu olabilir.

5. İşletmenizi teknoloji ile dönüştürün

Ülkemizde de bir çok işletme hatta bazı bankalar çalışanlarının evden çalışmasını sağlayacak sistemler kurdular. Örneğin üniversitelerde dersler artık uzaktan eğitim ile yapılmaktalar.

İşletme içi what sapp uygulamasında basit bir grup açarak rahatlıkla işletmenizi de krizinizi de yönetebilirsiniz.

İşletmeniz zaten dijital hizmet veriyorsa, krizi en az kayıpla atlatırsınız ancak, bir mağazanız var ise,

Tek şansınız işletmenizi dijitalleştirmek ve E- ticaretin nimetleriyle tanışmak..

6. Ayağa Kalkıp Hareket edin ve Krizi Fırsata Dönüştürün.

Krizi haberdar olduğunuz gibi yönetmeye başladınız her şey yolunda demektir. Ancak kriz sizi yönetirse vay o işletmenin haline, krizler sizi etkilemese de, daha etkili pazarlama ve satış teknikleri ile bu süreci atlatabilirsiniz.

Ticarette her sektör planını kendine göre ayarlamalı ve ona göre stratejisini güncellemelidir. Mesela Corona salgınında tüm sektörler etkilendi. Ancak gıda, hijyen ve sağlık ürünleri, işletmeler arası e-ticaret, uzaktan görüşme servisleri, sosyal medya bu salgından ekonomik anlamda karlı çıkan sektörler.

Mesela üniversitelere uzaktan eğitim vermeleri için gerekli olan teknik makineleri satan şirketler bu işten ciddi karlar elde ettiler. Veya Köfteci Ramiz Evde ısıtılmalık köfte hizmeti sunsaydı bu işi ciddi bir sektöre dönüştürebilirdi.

7. Stratejik Davranın ve İhtiyaca Eğilin

Krizden en az etkilenen olmak için yaptığınız işe göre yenilik çıkarmanız gerekiyor. Başka bir değişle eski köye yeni adet getirmelisiniz.

Mesela KFC / Biten Tavuk Eti Skandalı

Ünlü tavuk restoranı zinciri KFC, 2018’in başlarında Birleşik Krallık’ta büyük çapta bir stok krizi yaşadı. Yani kısacası, koca zincir mağazanın koca ülkedeki şubelerinde tavuk bitti. Birleşik Krallık’taki 900 KFC restoranının çoğu, geçici olarak kepenkleri indirdi.  Ülkedeki KFC restoranlarının yarısından fazlası sınırlı sayıda menü ve her zamankinden daha kısa süren çalışma saatleri dahilinde yeniden açılsa da birçok restoran uzun süre kapalı kaldı.

Peki KFC ne yaptı ?

KFC bu krizde kendisiyle dalga geçti ve tüm olaya esprili bir şekilde yaklaştı ve bir halkla ilişkiler kampanyası başlattı ve bu kampanya ile Cannes Lions 2018’de “Altın Aslan” ödülü bile aldı.

Krizler doğru okunduğu sürece avantajdır.

Kriz yeni ihtiyaç demektir. İnavasyon ile bunu fırsata dönüştürmek gerekir.

sigortacılık sektörü yaşlı ihtiyarlar gibidir. Katı kuralları olur ama Corona yerim sizin kurallarınızı dediğinden beri, Ant Financial adlı firma, sigorta kapsamına korona ile alakalı yeni bir sigorta türü daha ekledi. Şirketin Şubat ayı sağlık sigortası gelirlerinin %30 artması da bunun etkili olduğunu gösteriyor.

Bunlar ne anlama geliyor ?

Corona er ya da geç bitecek dünyada kalıcı bir mesaj bırakacak öyle bir güç var ki sadece fakir ölmüyor. Ölüm herkese canı veren istediği an milyonlarca canı da alır. En kötü durumdayken yeniden hayatta verir.

Global bir belirsizlik esnek yaklaşımların iş hayatına faydalarını CORONA hastalığı sayesinde öğrendik. İnsanlık Hz. İsa’ nın doğumunu başlangıç kabul ederken Corananın bitirilişine doğru evrilebilir.

Herşey geçse bile yaşattıkları hiçbir zaman unutulmayacak, hastalıklar ve toplu ölümlerin merkezi olan Çin Halk Cumhuriyeti daha önceki Kronik hastalık olan SARS’ ta E ticareti öğrendi. Şimdi bakalım ne öğrenilecek bizler ne dersler çıkaracağız ?

Örneklersek ;

Genel işler nasıl ilerler, robot teknolojiler nasıl uygulanır, yapay zeka nereye ilerler, Online eğitim ile ciddi tasarruf ve yeni bir sağlık sistemi nasıl kurulur gibi bir çok soru cevabını bekliyor.

Artık değişim ve dönüşümü inavasyon ile birleştirip sahaya sürmenin vaktidir.

Yazının sözü uygulaması :

Başlar ayak olmadan yürüyemezler, ayaklarda başın direktifi olmadan nereye gideceğini bilemez.

Planlama ve Zaman Yönetimi

Bir kaç kelamlık sözlerime başlamadan :

”Zor iş, zamanında yapmamız gerekip’te yapmadığımız kolay şeylerin birikmesi ile oluşur.”
                                                              
                                                                                        Henry Ford

Zaman asla geriye gelemeyecek ve yerine ikamesi bulunmayan söz konusu bile edilemeyen neredeyse, tek olgudur. Toplumsal kavramların hayat bulduğu zaman doğru işlenme sürecine tabii olarak geçirilmediğinde, sosyolojik travmalar ve toplumsal sosyal bunalım gibi sonuçlarını önümüze çıkarmaktadır.

Bunun içindir ki ; geçmiş olaylarda keşke tabiri kullanılır. Fakat bu düşüncenin nasıl değiştirilebileceği üzerine kimse zekasını zorlayıp düşünce eylemini gerçekleştirmek istemez.

Bunları bilmemize rağmen geçmiş zamanlardan genellikle, okul öncesi 0-6 yaş grubu dışında hiçbir anımızdan memnun olmayız ki uzmanlara göre 0-4 yaş öncesinin hatırlanması münkün değil.

Ve lakin ;


Böyle durumlarda 0-4 yaş ile 0-6 yaş arasında gerçekleşen çok büyük fizyolojik etmenler içeren özellikle, sosyo/kültürel ve sosyo/psikolojik travmalara yol açabilecek, aile için şiddet gibi kavramların unutulmadığını gösteriyor. Velhasıl konumuz bu değil. Sadece zamanın neye benzediği ve zamanın gelmişini geçmişini diyerek, zaman konusun da bazı öznel değerlendirmeler yapalım istedim.

Örnekleme olarak, yıl 2013 tarih 26 Nisan Cuma bir daha gelmeyecek olan 2013 yılının bitmesine sayılı saatler kaldığını var sayıyoruz. Bu dönemde Öğrenci olarak hayatımı devam ettirdiğim den ki, ülkemizdeki en güzel meslektir ve ciddi manada, “parmaklıklar arasında” özel olarak kafeslerde korunabileceğiniz bir meslek çeşididir.

.


Öğrencilikten girerekte öğrencilik mesleğinin en önemli vazifelerinden biri olan ders çalışma ve diğer vazifelerini zamana bölerek zamanı doğru yönetmekten bahsetmeye çalışacağız.

Öncelikle plan nedir ve neden plan yapmalıyız ?

Plan ;  en az iki ve daha fazla işi, kısa zaman diliminde yapabilmek amacı ile düzenli hareket edilebilen esneklik oranı düşük olan zaman yönetimidir.

Bir işte başarılı olmak için yapılacak ilk iş,hedef belirlemek;

ikinci iş ise, belirlenen hedefe yönelik bir plan yapmaktır. Yapılacak işlerin belli bir süre ve düzen içine sokulmasına da plan diyebiliriz.

Modern eğitim sisteminde,başarıya giden yolda tek çare ”Çok çalışmak” değil ”Etkili ve verimli çalışmayı bilmektir.”

Peki nedir bu etkili çalışma derseniz ;

Zamanı, hedefleri ve saptanmış önceliklerin doğrultusunda programlı olarak kullanmaktır. Bu olaya da halk arasında planlama adı verilir.

Bir bina yapılırken, bir yolculuğa çıkılırken, bir alışverişe çıkılırken plan yapılır ya da yapılması gerekir yapmazsanız ya da üşeniyorsanız iki ihtimal vardır ya Melih Safi DUYAR hocamızın yanında kamp kuracaksınız ya da her unutulan iş için bir bedel ödemek.

Mesela alışverişte unutulan bir salça için tekrar markete yürümeniz gerekebilir.

Eğer; plan yapılmaz ise bina yıkılabilinir. Yolculukta hiç hesap edilemeyen aksilikler başa gelebilir, mesela paramız çalınabilinir, kaybolabiliriz vs. alışverişte üzerimize aldıklarımızı ödeyecek kadar para almamış olabiliriz.

Tabii bu örnekler konuyu kavramak için aslında nefes alıyorsak o bile bir plan dahilinde gerçekleşir.

Bu konuda Cenap Şahabettin’ in bir sözünü eklemeden edemeyeceğim.

”Bir başkası düştü mü ‘Çürük tahtaya basmasaydı.’ deriz. Kendimiz düşünce bastığımız tahtanın çürük olmasından şikayet ederiz demiştir.

Atılan her adımda başarıya doğru gidecek her hamle doğru plan ve stratejiye bağlıdır.


Öğrenciler genellikle, okulda öğretilen konuyu aynı gün tekrar etmek ve bol sürat’ la ödev kelimesinin anlamını unutan, sayıyı arttırdıkça egosunu tatmin eden, öğretmenlerin düşünce sistemi olduğunu düşünüyorlar. Bu durumda da bazı soruları içerisinde tilki kuyruğu gibi dolaştırıyorlar.

”Nasıl çalışsam, hangisine önce başlasam, ikisi bir arada gider mi ? hepsine zaman ayırabilecek miyim ve yetişecek mi? Bu gibi endişe dolu düşünce sistemleri gerçekte plansızlığın dile gelmiş çeşididir.


Okul eğitimi sınavlara hazırlık günlük iş hayatında ya da sosyal hayatta yapılması istenen olaylar ciddi bir hazırlık ve altyapı gerektirir. Planlanmış bir çalışma, hedefe yönelik yapılacak işlerin etkili biçimde yürütülmesini sağlar.

Plan ; ”ne zaman” ve ” nerede ”,” hangi derse” çalışılacağına karar vermektir.

Eski Yunan düşünürü ve felsefecisi aynı zamanda eski aristokrat ;

”Plansız çalışan kimse ,ülke ülke dolaşıp hazine arayan bir insana benzer.” diyor. Ama kim 🙂

Plansızlık kişide dikkatsizlik, yorgunluk, bitkinlik, isteksizlik ve dalgınlığa neden olur. Bu durum, ruhsal baskı, kararsızlık, çalışmaya motive olamama ve verimsiz çalışma gibi, olumsuz sonuçların davetiyesi olarak önümüze çıkar.

Bu sorunların aşılması ve planlı çalışmanın nasıl yapılması gerektiği çok iyi bilinmeli ve gerçekçi olunmalıdır. En mükemmel plan, uygulanabilir plandır. Bunun içinde iyi hazırlanmalıdır, bunun püf noktaları vardır.

Bunlar kısaca ;



*Başarılı bir plan esnek olmalıdır.

Plan içerisinde yapılacak aralar iyi ayarlanmalı ve adaletli olmalıdır. Eğer iş sektöründe yönetici iseniz; havuç yöntemi ile çok güzel verim elde edebilirsiniz.

Meraklısına ipucu : Havuç yöntemi küçük motivasyon ödül sistemidir. Genellikle parayla yapılamayacak tatlı söz ile çözülebilecek işlerden oluşur.

Ne kadar ders veya iş çalışılacağı konusunda, genel olarak standartlar bellidir.

Bir öğrenci açısından bakarsak; 45 dakikalık bir dersin sadece 20 dakikası işlenmesi için süre vardır. 10 dakika öğretmenin gecikip gelmesi, 15 dakika ise sınıfın derse girildiğini ayrıt edebilmesi içindir.

Bu nedenle ortalama 30 dakika çalışıp 5 dakika dinlenmeyi ben önerebilirim.


Şimdi kısaca neden bahsettiğimizi bir kez daha hatırlayalım….


Planda Esneklik : Peter Marshall ” yapılmış küçük işler, planlanmış büyük işlerden daha iyidir.” Derken, planın uygulanabilir olmasına dikkat çekmektedir. Planlamada amaç, verimli bir çalışmadır. Ancak, hazırlanan planla çalışma gerçekleştirilemiyorsa orada bir planlama sorunu vardır.”


Plan yaparken en sık düştüğümüz hatalardan biri, planlarının sınırlarını çok katı yapmış olmalarıdır. Yapılan planda sınırlar esnek olmayınca uygulamada zorluklar çıkmaktadır.

Bu durumda da öncelikle ümitsizliğe düşmekte ; Sonra da öz güvenini tamamen yitirmektedir.

Hayatımız da kontrolümüz dışında, o kadar çok faktör vardır ki, bunların bizim çizdiğimiz çerçeve içerisinde kalacağını beklemek yanlış olur. O sebeple, beklenmedik olaylar ve faktörler dikkate alınarak plana yerleştirilecek olan, etkinliklerin süreleri esnek tutulmalıdır.

Yapılması planlanan iki farklı aktivite arasında belli bir  süre pay bırakılmalıdır. Böylece, bitmesi  gereken bir etkinliğin elde olmayan, nedenlerden sarkması, diğer etkinliğin gerçekleşmesini etkilemeyecektir. Böylece etkinliklerden birinin geç bitmesi veya diğerinin erken başlaması durumunda plan bozulmayacaktır.


Günü verimli kullanmak, en iyi plan ve başarının anahtarı günü verimli kullanmaktan geçer.

Bir iş yaparken sürenin yetersizliğinden yakınılıyor ise,  orada bir eksiklik vardır. O da planlama eksikliğidir.

Bir çok kişi ise plan yaptığı halde gerekli öğrenmenin gerçekleşmediğinden şikayet etmektedir. Plan yaparken planın en verimli nasıl işletileceği veya en verimli çalışmanın ne şekilde yapılacağı bilinmez ise bu yakınmalar daima devam ederek zamanla saguya dönüşür. (Sağu : Sagular da savlar gibi eski Türklerin yaşam biçimlerinden doğan sözlü ürünlerdir. Eski Türklerde sevilen, sayılan bir kişinin ölümünden sonra düzenlenen cenaze törenine “yuğ töreni“, bu törenlerde söylenen şiirlere “sagu” adı verilirdi.)

Hiç oturup  bir gün içinde neler yaptığınızı ve yaptıklarınıza ne kadar süre ayırdığınızı hesapladınız mı ? Bir deneyin.

Eğer böyle bir hesaplama yaparsanız, farkında olmadan büyük bir zaman dilimini nasıl faydasız ve gereksiz işlerle geçirdiğinizi ya da hiçbir iş yapamadan zamanın ziyan olduğunu fark edeceksiniz. Bu hesaplama aynı zamanda da ne kadar çok vakit sahibi olduğunuzun da belgesi olacaktır.

Öyleyse herkes sahip olduğu zaman potansiyelini iyi değerlendirmelidir. Bir şey bütünüyle elde edilemezse, tamamen de terk edilmemelidir. Zamanı elden geldiğince iyi değerlendirmek başarının anahtarıdır.

Bir günümüz 24 altın değerinde bir hazinedir. Onu verimli kullanmak, bir plan doğrultusunda değerlendirmek en kazançlı yoldur. Bize verilen bu 24 saati iyi kullanırsak hedeflerimiz, karşımıza güzel bir ödül olarak altın tepside çıkar. Zaman tekrar dönüşü olmayan kazanılamayan tek servettir.

Bir de sağlık vardır, ama kısmen sağlık zamana göre geri döndürülebilir bir olgudur. Zaman iyi planlama ile genişleyerek içine çok fazla şey sığdırılabilir. İsraf edilince de olanca hızıyla akıp gider.

Bu konuda, Seneca : ”Hepimiz hayatın kısalığından söz ederiz de boş geçen zamanımızı nasıl kullanacağımızı  bilmeyiz.” diyor. Kişi günü nasıl değerlendirileceğini, planda hangi zamanı neye ayıracağını iyi bilmelidir.

Şimdi, yapılan analizlerden yola çıkarsak 24 saati en verimli nasıl değerlendiririz sorusuna cevap verelim.

Hayatta başarılı olmuş, Ömürlerine bir kaç insanın yapabileceği kadar çok işleri sığdırmış başarılı ve meşhur kişiler, sabah saatlerinin önemine dikkat çekmişler ve sabah erken kalkıp sonra uyumamayı başarıya götüren önemli bir etken olarak vurgulamışlardır.

Araştırmalar, ”Kortizol” gibi, uyanıklık veren hormonların en fazla salgılandığı periyodun sabah 8-11 arası olduğunu ortaya koymuştur.

Araştırmalarda bu saatlerin planlama,düzenleme ve ileriye dönük düşünce üretimi için en verimli saatler olduğu sonucuna varılmıştır. Öyleyse planlama aşamasında sabah saatleri münkün olduğunca öğrenmeye yönelik etkinliklere ayrılmalıdır. Bilimin verilerinden yola çıkarak öğle saatlerinin dinlenmeye ayrılması gerektiğini söyleyebiliriz.

Çünkü, yapılan araştırmalara göre hormonal denge açısından öğle saatleri vucudun dinlenmeye çekildiği periyodtur.

Bu saatlerde çalışmaya ara verilmesi ve münkün ise kısa bir uyku arasının plana yerleştirilmesi iyi sonuçlar verecektir.

Araştırmalar, yarım saatle iki saat arasında değişebilen bu uyku arasının bireye canlılık katacağı ve bu aranın sonunda güne yeni başlamış gibi zinde olacağını ortaya çıkarmıştır. Yapılan araştırmalarda vucudumuzda her gün gerçekleşen ve ”biyo ritim” aktiviteler zinciri içerisinde, öğleden  sonra 4-6 arası zihinsel canlılığın tekrar ortaya çıktığı belirlenmiştir.

Birey, kalıcı öğrenme istiyor ise insan zihninin en açık olduğu vakit olan sabah saatlerinde öğrendiklerini, öğleden sonra 4-6 arasında tekrar etmelidir

Yine araştırmalarda akşamüstü saat 5-7 arasının vucut sıcaklığının en yüksek olduğu zaman dilimi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bunun anlamı, fiziksel eğzersiz olarak seçilebilecek en uygun vakitlerin bu periyod olmasıdır. Gece uyuma problemi olanlar için bu egzersizler ciddi bir fırsat niteliğinde yatakta debeleneceğinize bir nevi uyku ilacı olan bu yöntem kullanılabilinir. Aksam üstü 19:00′ dan sonra ise, zihin yine  öğrenme faaliyetlerine açılır.

Üç saat süren bu aralık,çalışma için uygun ve verimli bir periyotdur. Eğer akşam yemeğinde kendimizi zorlayacak kadar yemediysek uykuda gelmeyecektir. Uzmanlara göre uyku için önerilen iki yol vardır.

Bunları basitçe bahsedecek olursak birisi genelde köy hayatında uygulanabilecek biyolojik saate göre uyuma ya da gece 10-11 aralığında uyumaktır. Unutmadan 18 yaş altı çocuklar için uyku saatinin 09 :30 olduğunu unutmayalım  ?

 Peki bir günü programlarken dinlenme araları nasıl olacak ?

Psiko-biyolog E.L Rossi’nin ”20 dakika ara” adlı eserinde ”Her insanın zihinsel ve fiziksel olarak verimli çalışabildiği belli bir periyodu vardır.” ve genellikle 1.5 saat civarındadır. İnsan bu periyodu aştığı zaman, vucut yorulma sinyalleri verir bu sinyallerin başlıcaları ise esneme, konsantrasyon zorluğu, algıda zayıflama, dalgınlık, dalgınlık gibi şekillerde kendini gösterir. Bu sinyaller hissedildiği anda çalışmaya kısa bir ara verilmeli ve dinlenilmelidir. Bu dinlenme, faaliyet değiştirerek veya 10-15 dakika gözlerini kapatıp sessizce bekleyerek yapılabilinir.

Gözleri kapatmakla amaçlanan beyne bilgi girişini azaltmaktır. Çünkü beyne ulaşan bilginin büyük çoğunluğu görme yoluyla elde edilir. Elleri ve yüzü yıkama, hafif fiziksel hareketler yapmada ideal dinlenmeye katkıda bulunur. Dinlenemeyen beyin öğrenemeyen birey demektir. Bu söz zatı alime aittir. Çalışmayı planlayan dinlenmeyi de planlamalıdır.

Ancak, dinlenme arasını uzatmak yapılan işten ya da eylemden soğunulmasıyla, dikkati dağılacak verim azalacak ve tembelleşmeye doğru bir yol izlenecektir. Dinlenme aralarında yemek molaları atıştırmalık olarak kabül görebilir ve de temiz hava dinlendirici olarak 40.senfoniyi önerebilirim.

Asla önermediklerim ise, Tv seyretmek, gazete kitap okumak, uyumak ya da özellikle telefon ve yüz yüze iletişimle değerlendirilirse bu olumsuz sonuçlara yol açar. Bunlar zihni yorar ve algıda seçiciliği azaltır.

Öğrenmenın başlıca düşmanıdır.



O kadar çok bahsettiğimiz ZİHİNSEL DİNLENME !!!!


Sanıldığının aksine bunun en bilinen yanlış uygulaması köşeye geçip oturmaktır. Aslında bu bireyi boşvermişliğe ve tembelliğe alıştırmanın pembe bir görüntüsüdür. Bu tür durumda ne yapacağımıza gelince ise eğer bir sorun üzerinde çalışıyor isek, yani beyin ile bir işlem yapıyorsak, fiziki aktivite eğer fiziki bir çalışma ise düşünsel ruhsal bir çalışma ile durumu dengeleyerek sorunları çözme imkanına sahip olabiliriz.


Her anın değerlidir, çünkü asla bir daha geri gelemeyecektir.


*Bir senenin değerini anlamak için, sınıfta kalmış bir öğrenciye sor.

*Bir ayın değerini anlamak için, 8 aylık bebek doğuran anneye sor.

*Bir haftanın değerini anlamak için, haftalık dergi çıkaran bir editöre sor.

*Bir dakikanın değerini anlamak için, treni kaçıran yolcuya sor.

*Bir saniyenin değerini anlamak için, bir kazayı önleyemeyen sürücüye sor.

*Bir saniyenin yüzde birinin değerini anlamak için olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan sporcuya sor.


Yazınımızın sonuna gelirken biraz birkaç kelam sözümü abarttığım için affınıza sığınır dinlenme ile zaman yönetimi kavramları ile zamanın nasıl doğru değerlendirilebileceği  konusunda bir fikir verdiğimi düşünmenin mutluluğuyla hoşçakalın…

Yazının sözü uygulaması :

Planlayamadığımız hiçbir, fikir süresinde yetişmeyecektir.