İşçiysen işçiliğini bil kardeşim, ben sırtımı devlete dayadım diyemiyorsan….

 

Tüm yazılarımda işçilerden, işçilerin çalışma düzeninden  ve iş ve işçiyi yönetmekten dilim döndükçe bahsetmeye çalışıyorum. Çalışan kelimesi emek veren emekçiyi ifade etse de, işçi sözcüğü kamuda memurdan daha çok maaş alıp ama yükselemeyen fakat, 657 sayılı memurin kanununa tabii çalışanları kapsıyor. Hepimizin bildiği işçi ise, çok çalış az maaş al yarış atı gibi burun farkı ile girdiğin işe bir üstündeki yöneticinizin veya patronunuzun iki dudağı arasında sakız olabileceğiniz bir durumdan ibaret…

Asıl soru şu özel sektörde çalıştığınızda performansınız patron veya yöneticinizi etkiliyor mu ?

Ve bu çalışma performansınız sizin hayatınızı ne şekilde etkiliyor ?

Her yıl Kamu Personeli Seçme Sınavı ile her yıl umutlarımızı gömdüğümüz 2021 yılında bende girmiş olduğum KPSS Sınavına ödemiş olduğum ve ilk çalışmaya başladığım 2014 yılındaki bir haftalık maaşıma denk gelen parayı yatırdıktan sonra, tüm çalışma hevesim kaçıyor. Çalışan biri olarak bu durum beni etkiliyorsa işsiz ve üniversiteden mezun yeni bir gencin ülkesinde gariban olmasını ve yurt dışında bir ülkeye beyin göçü olarak gitmesini nasıl yadırgayabiliriz ? 

İşte bu minvalde devlet memurluğunun değerli oluşu ve maaşım geleceğim garanti de düşüncesinin güvencesinin nedeni de bellidir. Ancak devlet memurluğunun dahi kurumsal atamalarla yapılması nedeniyle gençlerimizin önünde özel sektörde çalışmak (Genellikle yurt dışına geçiş öncesi harçlık kazanmak için)  ya da beyin göçüne katılmak dışında başka bir yol kalmıyor.

Sende benim gibi, cevapların var ama sorularını şekillendiremedin mi ?

Bu konunun aslında ilginç bir cevabı var. Özel sektörde bir süre tecrübe ettikten sonra kendimizce tüm sorularımıza cevap bulduğumuzu düşünüp aslında cevaplara yeni sorular bulduğumuzu fark ediyoruz. Örneğin ben ilk iş tecrübemde iki yıllık aktif saha tecrübenim ardından, artık kurumsal zincir sisteminin her şeyini bildiğimi düşünüyordum. Daha sonra 2020 yılında çalışamaya başladığım başka bir kurumsal zincirleri olan işletme de eski işimden farklı olarak hareket halinde olmaktansa artık sabit bir noktada çalışıyorum. Alışılmış düzenden alışılacak düzenin ne tür zorluklar yaşadığını da gözlemleme imkanına sahip oldum. Her ikisinde de ortak durumlar oldukça fazla.  

Mesela  ;

Dolaşırken başımızda mobil bir yöneticimiz vardı. Sabit lokasyon da her an kamera ile izleniyorsunuz. Aslında sizin açınızdan çokta değişen bir durum yok.

Kariyer hedeflerin için önce kariyere başlaman gerektiğini bilmiyor olabilirsin. Maaşlı bir işte çalışıyor olmak kariyer planına başladığınız anlamına gelmez. Sadece maaş alıyorsunuzdur. Eğer pozisyonunuz yükselmeye başladıysa bu durum sosyal haklar ve maaş ile devam ediyorsa işte o vakit kariyer çalışmalarınız başlamış demektir.

Durumu özetledikten sonra ana temamıza geri dönerek, ne yaparsanız yapın azdır. En zor işi başardığınızda en azından teşekkür beklerken bir sonraki zor işin listesini önünüzde görebilirsiniz.

Elbette kişisel menfaatimiz için çalışarak para kazanıp kendi ihtiyaçlarımız için emeğimizi sunuyoruz, özel sektörde istisna işletmeler olsa da genellikle emek sermaye eşitliği pek çok defasında karşılanmıyor. Bu konuda çalıştığım ancak adını veremediğim işletme yönünden ben çok şanslıyım.

Çalışırken özel sektörde karşılaşılabilinecek olumsuz örnekler

  • Maaşınızın tamamı aynı gün hesabınıza yatmayabilir, suç olsa da bir kısmını elden vermek isteyebilirler. Bir çok işletme sizin sigorta pirimlerinizi bir bakıma gelecekte emekli  maaşınızın katsayısını belirleyecek olan pirimlerinizi düşük ödemek için, ayda 6 bin maaş verdiği bir personeli için asgari ücretli olarak göstererek devlete vergi vermeyerek suç işlerler.
  • Maaşlar gününde yatmayabileceği gibi belli bir tarihi olmaksızın ertelemeler yaşanabilir. ( Şuan çalıştığım işletmede her ayın son günü maaşlarımız hesabımıza yatar. Haftanın son günü resmi tatil veya hafta sonuna denk geldiğinde ise öncesinde yatırılmakta.)
  • Bazı işlerde satış ve kar payı dağıtımları vardır. Buradan size ya hiç verilmez ya da çok düşük miktarlarda paylaşılır. Özellikle bankacılık sisteminde üst yönetimlere çok yüksek miktarda kar payı dağıtılırken, personel herhangi bir fayda sağlayamaz. Üstelik zarar açıklayan özel bankalarda yönetimlere aktarılan bu kar payına anlam veremiyorum. Bankamızı yönetemediniz tebrik ederiz der gibi…
  • Sosyal haklar genellikle ismen vardır. Bugün görüştüğüm üniversite mezunu bir genç bana işyerindeki sosyal hakkının yemek yiyebilmek olduğunu söyledi. Bunu işletmenin lutfu olarak düşünmesi de apayrı bir konu.  Resmi tatillerde günlük ücretin 3 katının verilmesi gerekirken normal ücret üzerinden çalıştırılma veya ücretsiz izin veren işletmeler olduğuna şahit oluyoruz.
  • Sorumluluk verip yetki vermemesi böylelikle bu işi bu yöntemle yapacaksın ama yetkin yok. Problem halinde seni tanımıyoruz demesi gibi bir durum. Ayrıca verilen her sorumluluk değerlidir ve önemlidir. Verilen emeğe karşılık ücretinin de maaşa eklenmesi gerekmektedir.
  • Günde 10 – 12 saat çalışmanız istenebilir. Ki iş kanununda bunun süresi 8 saattir. Bunun farkında olmayan pek çok işçinin olduğunu da gözlemliyorum. Mesela çalıştığım işletmede çalışma sürelerimize çok dikkat edilir ve eğer iş gereği 10 dakika fazla çalışmamız var ise, bu çalışma süresi bize iade edilir. Sosyal hayatınız olup olması özel sektörde pek çok firma için bir anlam ifade etmez.
  • Eğer sizden vazgeçmişlerse, kıdem veya ihbar tazminatı varsa kasa ve de soğuk hava tazminatı gibi tazminatlarınızı almanızı engellemek için Mobing ( Yıldırma, iş yerinde psikolojik terör.) yapabilirler.
  • Yıllık izinlerinizin tarihleri şirketin işleyişine göre patron ya da yönetici tarafından en az ikiye bölünür. Sizin kararlarınızı sizin adınıza onlar verirler. Buna uymanın şirket presedürü olduğunu iddaa edebilirler.

Özel sektörün sağlayabileceği faydalar.

  • İşletmenize göre devlet memurluğundan daha çok maaş alabilirsiniz. Tabii bunun çok iyi yetenek ve etkili bir özgeçmişe sahip olmaktan geçtiğini unutmamak gerekiyor.
  • Memur gibi işe git gel yerine her an bir maceraya hazır olmak ve aniden yarın Berlin’ deki toplantıya gideceğini söylemiş miydim şeklinde bir cümleye hazır olabilmek ve yeni yerleri keşfedebilme imkanı.
  • Büyük şehirlerde özellikle mega kent İstanbul da  yaşayabilmek için bir fırsat.

Her şeyi bir köşeye bıraktıktan sonra  eğer özel sektörde çalışacaksanız, Değer gördüğünüz mutlu olduğunuz verdiğiniz emeğe değdiğine emin olduğunuz ve o işletmenin çarkı değil de beyni olduğunuz  bir işletmede çalışıyorsanız dahasını düşünmeye gerek yoktur. Ancak hakkınızı alamadığınız mutlu olamadığınız bir işletmede iseniz; biran evvel oradan kaçın ve geleceğinizi kurtarın.

                              Yazının Sözü Uygulaması :

Özel sektör çalışanı olmak,  özel olamayan her şeye sahip olmaktır.

Çalışırken daha iyi şartlarda iş bulabilmek ! 

 

Türkiye koşullarında her mahalleye bir üniversite kampüsü açarak kanayan yaraya bir delikte ben açayım mantığında hareket eden haftalık olarak yöntem değişen eğitim sistemimizin getirdiği yeniliklerin en önemlilerinden biri de eğitim aldığınız işi yapamamanızdır. Bir Televizyon dizisi olan “Kurtlar vadisi” dizisinde bir karakter Polat ALEMDAR karakterine abi şimdi senin neden çok şey bildiğini anladım devlet yetiştirmek istediği adamlara bir şey öğretmiyor. Haliyle sadece bilmesi gerekeni bildiğinden işinde en iyileri devlet yetiştiriyor şeklinde bir diyalog geçiyordu. İşte eğitim sistemimizle iş hayatımızda buna benziyor. Eğitim kurumlarımızda aynı derslerin görüldüğü farklı bölümler olduğu gibi, özellikle ön lisans bölümlerinde çoğunlukta olmak üzere, mezun olduğunuzda ne iş yaptığınızın belli olamayacağı ve sadece iki yıllık farklı bir deneyim elde edebileceğiniz çok farklı bir atmosfer yaşamış oluyorsunuz. Sonra da paraları koy cebe katla şarkısı eşliğinde işverenin sizi beklediğini sanarak harçlık veren ailelere artistlik dönemi başlıyor. Ben size söyleyeyim öyle olmuyor.

Hep sonradan gelir aklım başıma dediğinizde ise, herkesin hayatta aynı olduğunu anlıyor ve farklı olanların yaşam standardı olduğunu iliklerimize kadar üşüterek aksırıklarla anlıyoruz. Buraya kadar -De – Da bağlacı  ile bağlamadan nasıl geldiğime inanamıyorum. Üstelik kurumsal işletme olarak bilinen holdinglerde bile kimin tanıdığının tanıdığı olduğunuz dahi sorulduğunda referans  (Torpil) kim (ler) oldu sorusuna muhatap alınarak iş görüşmelerine çağrıldığınızı da düşündüğümüzde geleceğimiz pek ak-pak olarak şekillenmediğini yeniden bir şeylere başlamanın zor olması gerçeğine rağmen Sil – Pak temizliği ile Pür Pak bir eğitim sisteminden çıkacak hayalini kurduğunuz işe kavuşmanızın yolundan birazcık bahsedeceğim. Kendimin adım adım uygulama aşamasında olduğum bu planda bende henüz başlangıç aşamasındayım. Mesela ben insanlarla iletişim halinde olduğum onlardan öğrenebildiğim ve öğretebildiğim bir kariyer sahibi olmak amacıyla, yüksek lisans eğitimimi alarak üniversitede kadro arayışına girmiştim. Bir yanlış anlaşılma sonucu bir şirketin müşteri alışveriş kartına üye olmak için başvururken yanlış evrakı okumadan doldurduğum için “Satış Danışmanı” pozisyonu için başvuru yapmıştım. Bu da bana Hayaller ve Hayatlar adlı iki H kanununu hatırlatıyor.

Doğru noktaya yanlış adımı atarak, holding işletmesinde 5-0 geriden başlamıştım. Bunu çok sonradan çalıştığım ekip değiştirilince çok iyi anladım. İşte benim yaşadığım süreci tecrübe edenler adına etmeyen arkadaşlarımız için tecrübelerimizi yenen kazıkların arasındaki Chevrolet simgesi ile paylaşmak istiyorum.

Bunların yanı sıra artık çalıştığınız işten keyif alarak çalışamıyor ancak, iş aş sloganından borç harç sloganına geçtiyseniz tam kapanma değil de zamansızlık bahanesi ile alışveriş yapmıyorsanız hepimizin bildiği şekilde beş kuruşsuz çalışmayan veya yeni mezunsanız bu yazılarım sizin için, ama önceliğimiz işinden memnun olmayan arkadaşlarımız için daha güzel bir dünya için batsın bu dünya diyoruz. !

Üniversiteden mezun olduktan bir yıl sonra iş görüşmesine gittiğimi bilmeden girdiğim diyebileceğim kadar bir süreçle işe alınmam ve görüşmeye girdiğim işe rakip şirket ürünlerini övmemden dolayı, şaka yaptığım sanılıp işe alınmamdan sonra, alışma süreçlerini takip eden günlerde sıkılma ve işten kaçmak, bunalma isteğim had sefaya çıktığında, yaz aylarında buna hararet diyoruz . ? Beni zorlayacağına emin olsam da,  ödeyebileceğimi bildiğim borç yaparak kendimi  çalışmaya mecbur bırakırdım. Severek isteyerek bu şekilde çalışmak zorunda kalırdım. Yoksa kendime laf anlatamıyorum. Bu şekilde üniversitemin bitimine mütakiben bana sunduğu tecil sürecini beklemeden , askerlik vazifesi vakti gelene kadar aynı şirkette çalıştım. Burada bir başlık açmamız gerekiyor.

6098 sayılı borçlar kanunu kapsamında geçim derdine düşüp para kazanırken ömür aküsünden yemek…

Tok açın halinden anlamaz biliyorum ama bu defa aç tokun halinden anlamalı diyeceğim. İş ararken tok satıcı olun. Böylece sizin işe ihtiyacınız olduğu gerçeğini perdeleyip, işyerinin size ihtiyacı olduğunu hissettirin. Tabii bu durumu abartarak hayatınızı 6 ay idare edebilecek kadar akçeniz bulunmuyorsa çokta şey etmemek lazım ben sizin yeriniz söyleyeyim artistlik… Üretmeden tüketmek çalışmaya alışmış ve kendi ekonomik ve de sosyal bağımsızlığı için savaşan birine göre değildir. Sonra yenilen o hurmalar iş arama sitelerinde kediler gibi tırmalar. İş arama sürecinde kısa dönemli harçlık kazanma amaçlı iş arayışlarımda işlek caddelerde ya da AVM’ lerde ilanlara bakıyor veya üşenmeyip belki zorla aldırırım diye personel arıyormuşsunuz diye soruyordum. Bugün baktığımda çok çılgınca bir iş yaptığımı fark ederek Vay be ben neymişim diyorum. Hep beraber söyleriz bu iş arayanlarız arar buluruz işin izini, nerde olsak işsiziz diyebiliriz. Bazı gençlerin iş arama sürecinde utanma çekinme yaşadığını kendimden biliyorum. Yaptığınız şey size ait olmayanı emeksiz ve izinsiz almak olan hırsızlık değil hak ederek satın almak için savaşmak. Ben sizlere bu yazıları yazarken üniversitede akademik kadro bulamadığım için, basit sıradan bir işyerinde çalışırken yazıyor ve bundan gurur duyuyorum. Okuldan mezun olurken bizi güllerle karşıladıklarına inanmayın, belki ellerinde gül vardır ama size uzatacakları gülün dikenidir. Günümüzde gelişen yapay zeka ile işverenler siz her ilana başvursanız bile sadece sizin öz geçmişiniz yapay zeka ile incelendiği için, başvurunuz işverene iletilmiyor dahi, siz ise bana geri dönmediler diye hayıflanıyorsunuz. İş gün geçtikçe azalıyor, iş arayanlarsa her ilçeye mahalleye sokağa bazen 2 – 3 üniversite kampüsü açılması ile artan mezun sayısı ile azalıyor. Tabii görüştüğümüz yerler bizi seçerken biraz tecrübemiz, yabancı dilimiz, dereceyle bitirdiğimiz okulumuz, dayı ve kuzenlerimiz varsa işler arasında bizler seçim yaparak en çok bize fayda sağlayacak olan işletmede aktif rol alıyoruz.

Sizde benim gibi sabırsız mısınız?

Sayısız iş ilanına başvurup, onlarcasına da görüşmeye gittikten sonra artık Mümin Sarıkaya gibi “Ben yoruldum hayat gelme üstüme” mi diyorsunuz ?  Birkaç görüşme sonra ilk olumlu işe sazanlama atladıktan sonra, çok daha iyi bir iş imkanından haber gelmesi tecrübeyle sabittir. Ne gidebiliriz ne de kalabiliriz. O kadar süre iş aradım şimdi .çalıştığım işe başladıktan sonra iş teklifleri üst pozisyonlar art arda geldiler. Gidemedim çünkü; bulunduğum işletmenin daha kurumsal olma durumu olduğunu düşünüyordum. Sonra kendi kendime öz eleştiriye başladım. Gerçekten olmam gereken yerde mi yoksa olmaktan korktuğum yerde miyim ?

Çalışmaya başladıktan iki ay sonra borçlarımızı ödemeye başlayınca cennetin bu yaka şubesi sandığımız işyerimiz bizi ilk başta psikolojik olarak rahatlatıyor. Sonra yetmez yetemez oluyor. Halbuki önceki işimizde daha çok süre çalışma daha az maaş ile tatmin oluyorduk  tanıdık değil mi ?

O sırada da bir yandan da hayallerimizdeki işletmenin burası olduğunu mükemmel sandığımız çalışma arkadaşlarımızı, bizim bir adım ileri gitmemizi kendisinin gerilemesi olarak zanneden yöneticilerimizi, yükselmek istediğimiz pozisyona yükselmek isteyen ama bunun için bir çabası olmayan ama ben daha kıdemliyim bu benim hakkım diye düşünen arkadaşlarımızın olduğu bir ortamda işimden çok memnunum diyerek mutluluk ve güven ortamı içerisinde yüksek performans ile çalışabilir miyiz ?

Sonunda da kendimizle ikileme düşerek mış mış muş sorun bende değil ondaymış ile kendimizi mi kandırıyor yoksa gerçekleri görecek cesaretimi topluyoruz ? Veya gerçekten işimiz de çalışmaktan zevk mi alıyoruz ?

Bana göre ameliyata girecek hastadan bir farkımız kalmıyor ya da bir intehar bombacısının cesaretlenmesinden çokta anlamlı bir farkımız yok.  Tüm bunları bir süre yaşadıktan sonra artık ne kıdem sahibi olup ayrılmayı ya da zaten alıştığım bir düzen var arkadaşları da tanıyorum bunca yıl olmuş şimdi iş bulmakta zor buldum diyelim oradaki ortama alışabilecekmiyim vs . Korkunun ecele çekimserliğin başarısızlığa engeli yoktur.   

Aslında bu işin formülü Albert Einstein’ ın izafiyet teorisi kadar zor bir iş değil, uzun süre iş aradıktan sonra es kaza şu anki çalıştığım işletmede çalışırken bir çok müşterimden iş teklifi almıştım. Müşteriler ile ilgilenmemi beğenerek onlarla daha iyi maaş ve şartlarda çalışmamı istemişlerdi. Bunları anlatıyorsun da neden hala aynı işletmedesin dediğini hissediyorum. Gayet basit, bulunduğum şirket Türkiye’nin en büyük holdinginin bir alt iştirakı ve özel sektör jubilemi yapmayı hayal ettiğim şirket daha iyi şartlar ve maaş beni şuan için tatmin edebilecek düzeyde değil. Bir noktaya kadar kurumsal yapısı içerisinde kendime kariyer basamaklarını ve iletişim becerilerini analiz ederek alanımda en iyisi olmayı hedefliyorum. Alanım biraz geniş bir kavram “Stratejik yönetim” diyebiliriz. Çalışırken iş teklifi almak hem bir elde iki karpuz tutmaya çalışmak bir yandan da istemiyorum yan cebime koy demektir. Bir de aslında ben çalışırken yeterince mutlu değil miyim sorusuna kendince verilen cevaptır. Bazen aynı şirkette farklı lokasyon da aynı pozisyon ve şartlarda çalıştığınızda aynı istek ve verimliliği sağlayamazsınız. Ben bunu en iyi tecrübe edenlerden birisiyim. Bu durum tamamen psikolojik alışmış olduğunuz düzenden başka bir düzeni oluştururken aslında o düzene alışamadan yeni düzene geçiş üzerine yeni yaşamsal düzeni kurmaya çalışmak zorunda kalmamızdan kaynaklanıyor. Çalışırken çalışma biçiminizi veya çalışma azminize hayran kalarak size iş teklifi yapan müşterileriniz olacaktır. Bu şekilde kısa sürede çok iyi pozisyonlara gelen arkadaşlarım oldu. Genellikle bizi övmek için yapılan anlık nezaket hareketi zannettiğimiz şaka içerikli bu davetlerde aslında şakayla karışık bir yoklama şansını dememe de söz konusudur. Teklife teşekkür ederek memnun olmanız da beni memnun etti demek yerine, aslında mevcut çalıştığım işten memnunum ama kendimi daha çok geliştirebileceğim bir pozisyonda çalışmak isterim demenin kimseye zararı olmayacağını düşünüyorum. Ayrıca bu durum iş etiği ve ahlakı içinde bir engel teşkil etmiyor. Size gelen bu tekliflerde mevcut bir işiniz olduğu ve ayrılmak için en az 15 gün süre verilmesi gerektiğini bu sayede çalıştığınız şirkete sizin ihbar tazminatı ödemek zorunda kalmayacağınızı hatırlatmanız gerçekten sizinle çalışmak isteyen bir işletmenin de hoşuna gidecektir.

Hayal ettiğin işte çalışmıyorsan hayalindeki işi aramaktan vazgeçme !

Çalışmak iş arayamayacağınız anlamına gelmiyor evet belki çok iyi maaş alıyorsunuz ve yeni gideceğiniz işletmede de maaşınız ve haklarınızda aynı olacak ama unutmamak lazım bazen risk almak tazelenmek için başlangıçtır. Uzun süre, aynı yerde aynı işi aynı yöntemlerle aynı kişilerle yapmak bir süre sonra bıkkınlık ve verimsizlik ile sonuçlanır. İşte bu zamanlarda  mevcut işletmenizde çalışmaya devam etmeniz için herhangi bir sebep yoktur. Hani o şirket vardı ya umutsuz olduğunuz hani sektör tecrübesi olmayana iş vermeyen ve sektör tecrübesi olmayan bendenize iş vereceği tutan işletmeden bahsediyorum. Böyle yaptım bu iş böyle oluyor tecrübeyle sabit. Sizi arayarak görüşmek isteyen insan kaynakları yetkilisinin size verdiği saat veya güne uymak zorunda değilsiniz siz tok satıcısınız ! Vereceğiniz cevap basit şuan mevcut bir işim var. (Boşluk bırakmadan ekleyerek ) Fakat, daha iyi bir pozisyon için teklifinizi değerlendirebilmem için bana benim müsaitlik durumuna göre bir zaman ayırmanız gerekiyor. Eğer sizi gerçekten aralarında görmek istiyorlarsa imtiyaz vermeye başlayacaklardır. Eğer zaman ayıramıyorsanız çalıştığınız iş yerinden üstü kapalı bir gerekçe ile birkaç saatlik izin isteyin. Bugüne kadar hiç ihtiyaç duymadığım bir şey olsa da bir kez denedim iş görüşmesine geç kaldığım için çalıştığım şirketin aracı ile şirketteki müdürüm beni iş görüşmesine bırakmıştı. Müdürüme dürüstçe söylememe rağmen inanmamış başka bir işim olduğunu sandığı için beni yeni iş yerime bırakmıştı. İşletmeyi beğenmediğim için işi kabul etmemiştim.

Mesleğinizde inovasyon’ un ivmesini klonlayın !

İster satış uzmanı ister öğretmen isterseniz de avukat olun. Bunlar basit ve en çok çalışırken iş arayan kişilerin meslekleri olduğu için anlatayım sizlere.

Günümüzde pek çok işin dijitalleştiği ve sanallaştığını da hesap edersek ;

Linkedin https://www.linkedin.com/ üyeliğiniz kesinlikle olmalı. Youtube’ den bir kanal açarak iş ve uzmanlığınız ile ilgili videolar yayınlayabilir veya mesleki bir bloğunuz olarak oldukça popülerlik sağlayabilirsiniz. İncelediğim internet sitelerinde blog yazarlarının pek çoğuna bloglarında çalışmalarını değerlendiren okuyucular iş teklifinde bulunuyorlar. Hep bahsederim hayatımdaki ilk işime kazara başlamıştım. Zaten tüm işlerim kazaya mahsus bir kastımız yok aslında. Çalışırken lisans eğitimimi de araya sıkıştırıp tamamlamış ve artık geleceği görmek için askerlik vazifesi zamanım gelmişti. Kendim dahil, kimseye söylemeye korkuyordum. O sıralarda maaşlarımız ve sosyal haklarımızda bir iyileştirme olmaksızın iş yükümümüz mevcut çalışmamızın 2.5 – 3 katına çıkartılmaya çalışılıyor ve çok sayıda arkadaş buna itiraz ediyordu. Bende şirkettekilere gelecek ay istifa edeceğimi ve yerime birini bulmaları konusunda uygun üsluplu bir mail gönderdim. 3. gün mailin ciddiyetini fark ederek beni merkeze çağırarak terfi ettireceklerini açıkladılar. İki yıl terfi bekledim olmadı istifa edeceğim kesinleştikten sonra değerim anlaşıldı. Tabii ikna çalışmaları devamında geldi. Ama artık duramazdım askerlik nedenli istifamı ettim. Bu sayede size anılarımı yazabiliyorum bir de bu yönünden bakın. Şuanda çalıştığım işletmede de benzeri bir durumu yaşıyorum ve bu defa istifa süreci biraz yavaşladı.  Eğer siz gitmeye karar verdikten sonra şartlar olumlu yönde etkileniyorsa artık o işletmenin size katacağı şeyler çoktan bitmiş işletme sizin akünüz olan ömrünüzden yemeye başlamıştır.

Sonradan sizin değerinizi anlayanlara karşı atılan sert adımlar vefasızlık değil hak ettiğiniz vefayı görmeniz için gereken adımlardır.

Sonuç olarak,

  • Benim ve birebir tanıdığım insanların hatalarından derlediğim yanlışları anlatmaya çalıştığım bu yazımda, gerçekten olmaktan istediğiniz yeri bırakıp olmaktan korktuğunuz yerde kalmamak için size hitap eden iş ve kariyeri yapmak için işsizlik ödeneğine kaç ayınız kaldığını hesaplamaya gerek yoktur.
  • Sabahları biran evvel varmak istediğiniz işiniz olması mı yoksa 100 metre yolun size 100 km olarak hissedilmesi mi ?
  • Kendinize hobilerinize ve ailenize zaman ayırabilecek mutlu bir hayat için değmez mi ?
  • Bir yandan mevcut işinizde benim gibi KYK borçlarımı ödeyerek bir yandan da iş arayabilirsiniz.

Yazının Sözü Uygulaması :

Duyguları siz yönetirseniz, padişahıda süreç dahilindeki insanlar yönetirse sizde kendi hayatınızın sadrazamı olursunuz.

İş – te mülakatın türleri ve bana kalan hatıraları…

İş hayatında ekmeğin aslanın midesinde eritildikten sonra kalan posası için dahi ciddi bir kapışma olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Aslında konuya ortasından girmiş olabilirim. Bunu her zaman yapamıyor olsam da bu defa buna ihtiyacımız var. Çünkü okullar ve sonraki dönemin yüksek öğretimi üniversiteler bizi iş hayatına özel sektöre kurum içi iletişime ve de kurumun dış yüzündeki 100 kasa 500 sermaye mantığındaki muhasebesine alıştırmadan bizi direkt olarak saldım iş hayatına, tecrübe edine diyerek kendisine yol çıkarıyor.  Haliyle iş az rakip çok, haliyle istenen çok becerilen edinilen beceri az, üniversitelerde grafik tasarım bölümünde öğretim görevlisi olunması için Osmanlıca bildiğine dair belge istendiği dönemleri gördüğümüz için, bazen bilgi ve deneyimimiz olsa da ne yazık ki bir anlam ifade edemiyor… 

Yüzlerce belki de binlerce birilerine göre başarısız kendime göre ise tecrübe edindiğim iş görüşmeleri ile iyi bir birikim sahibi oldum. Bu dönem içerisinde mülakatlar ve istenenler ile yöntemleri de işe sektöre ve pozizyon’ a göre kendilerini güncelleyerek, iş arayanların karşısına çıkıyor, biraz da onlardan bahsetmek istiyorum. 

   Grup çalışması mülakatları 

Daha çok hizmet sektörü görüşmelerimde deneyimlediğim bu görüşme modeli, kurumsal marketlerde ve firmalar için çalışan merchandiser hizmeti veren taşeron aracı firmalarda  çok sık kullanılıyor. En çok vasıfsız personel ihtiyacının olduğu bu sektör, en çok verim alacağı işini hak ettiğinden daha çok fazla yapacak personelini karpuz seçimi yapar gibi yapmaya çalıştığı yöntemdir. Genel olarak kurumsallaşmaya orta seviyede devam eden işletmeler, ve kurumsal yapıda olup, bazı hizmetlerini ajanslar ile gördüren genelde finans kuruluşları olmak üzere, çeşitli pozizyonlar için birden fazla adayı değerlendirerek hangisine daha yatkın verimi yüksek gözüyle bir bakıma Hollanda ineği mantığında değerlendirecekleri grup mülakatlarını tercih ediyorlar. Bunu yaparken de Covid – 19 öncesi, 20 – 25 iş arayanı koyun sürüsü mantığında bir odaya alıp kasıtlı olarak heyecandan gerilen gençlerin “elektirikli yılan balığına” kapılmış gibi bir hale gelmesi ile, süregelen bir mülakat sürecidir.  

Adaylar öncelikle grup içerisinde teker teker kendini tanıtır, ardından söyleyeceklerini iyice dinledikten sonra da, rasgele aday sayıları eşit olacak şekilde gruplara ayrılarak adayların ekip içi bireysel  ve ekip içi nasıl çalıştığı üstünkörü 15 – 20 dakikalık süreçte gözlemlenir.  Adayın problem çözme, analiz etme, istek, coşku, kararlılık, liderlik ve işletmeye maliyeti sonrası getireceği faydaları irdeleyerek bir grup mülakatı tamamlanır.  

İnsan kaynakları yöneticilerinin kullandığı belli stratejik hamleler vardır. Bazılarını tecrübe etme imkanım oldu bazılarını ise, İK yöneticisi arkadaşımdan taktik yok bam bam sloganı ile kopya çektim.  

Değerli işsiz veya stajyer adın her neyse önemsiz,  önemli olan mevcut halinin çalışmaya, öğrenmeye anbiyane tabirle ameleleliğe mecburen hazır olmandır.  

  • Sakin ve kararlı olarak bu işi ben alacağım dediğin an o iş senindir bu isteğin gözlerinde TL olarak yansıdığında, hele ki bir satış pazarlama hizmeti söz konusu ise, gözlerindeki Türk Lirası simgesini ateşler eşliğinde göstermelisin. 
  • Lise dönemlerinden beri stajlar ve kısa zamanlı işlerde çalışman sana hem para hem de özgüven kazandıracaktır. Unutmadan bu çalışmalar esnasında sigortan yattığı için, emeklilik pirimi de işyeri tecrübende kanıtlanabilir şekilde artıyor.  Bunları söyleyen ben yüzlerce iş görüşmesinden elim boş dönsem de şu anki çalıştığım işletme dahil dört işyeri tecrübem oldu. Ve şu anki dahil her birini her yerde referans gösterebiliyorum.  
  • Mülakat esnasında aktif katılımda bulun, mülakatı yapanlar senin bir şey bilmediğini biliyorlar ama hiçbir şey bilmediğini bilmiyorlar. Asla geri planda kalma. 
  •  İlk hedefiniz İşyeri ileri… 
  • Kendinle birlikte diğer pasif kalan adayların aktifleşmesini sağlamaya çalış. Böylece birleştirici ve yönlendirici liderlik özelliğini grup mülakatında öne çıkararak kolaylıkla sivrilebilirsin. 
  • Asla hiç kimseyi eleştirme sen işine odaklan. Kimse ile yarış yapmıyorsun saygı ile dinle, sen konuşurken de başkalarının dinlemesini sağla.  Ama her ne yaparsan kibarca ve AŞK’ la yap.    

                                                En çok denenen grup mülakat denemeleri 

  • Play back olarak aklımda kalan bir kelime var. İngilizcedeki anlamı geri çalma demek. Aklıma yerleşmesinin temel nedeni ise, bir uzman çavuşun askerlik vazifemi yaparken bölüğümüzde topluca koro halinde marşlara ses vermeyen ama ağız oynatan arkadaşlar için kullandığı ifadelerdi. Türkçeye biraz daha yontmaya çalıştığımda, taklitçilik ve tekrarlayamamak gibi anlamlar çıkarmaya çalıştım. Birbirinden farklı ifadeler olsalar da,  bu meselede asıl konu grup mülakatında verilen görevlere göre misyon yüklenip rol yapmak, tiyatronun bir parçası olmaktır. Her aday verilen görevi süper Mario gibi tamamlayarak, bir sonraki aşamaya geçişi sağlıyor. İçlerinde aranılan yeteneklere sahip olanlar bir sonraki eleme aşamasında kendilerini bulabiliyorlar. 
  • Denge sağlayıcıları, aslında bu da benim kendime göre tanımladığım bir kelime buradaki nihai amaç fiziken görevler vererek el becerilerinin ve birbirini tanımayan insanların dakikalar içerisinde ekip çalışmasına uyumlu olup olamayacaklarını öğrenmeye çalışan bir sistemdir. 
  • Münazara : Maalesef genç nesiller bu kelimeye birazcık yabancı kaldı. 2006 yılında katıldığım izcilik kampında ilk kez duyduğum bir kelimeydi. Farklı görüşlerin kelimeler eşliğinde cenk etmesi de diyebiliriz. Benim kelimem senin kelimeni döver olayının edebiyat bilimindeki ismi de diyebiliriz.
  •   Belli bir Stratejik Plan Dahilinde, grubun görüşlerini ortaya koyarak mantıklı bir sonuca en kısa sürede ulaşması istenir. Amaç fikri hür vicdanı hür çalışanların özgür ve bağımsız karar alabilmesi, işletmenin faydası için nitelikli ve kaliteli fikirler geliştirmesidir. 
Görüşme esnasında her iki tarafta diğerinin aklından geçeni merak eder.

Buraya kadar her şey tamam…  

Da eksik olan bir şeyler de yok değil sanki ;  

Grup mülakatı da tuvaldeki resme senin atabileceğin rengarenk fırça darbeleri ve farklı kalınlıktaki uçlarının bıraktığı izleri de ana temada birleştirerek sanat eserine çevirdiği noktadır. Bu nedenle bazı anahtar kelimeler senin işe giriş ve istediğin süre kadar kalıcılığını belirleyecektir.   

Elbette birisi söz alacak ve bir şeyler söyleyecektir. Sen de onun çizdiği yol haritasını kılcal damarlara ayırmadan, detaylandırmaya bak. Buradaki temel faktör az kelime ile nokta vuruşu vurgu yapabilmektir. 

Peki onun fikrine alternatif sunmak istiyorsak ne yapmalı dersek te, onun fikrini ezmeden benim şahsi fikrimde bu şekilde diye ekleyebilirsin. 

Unutmadan ;  

Tüm konuşmana ilaveten, diğer adayın fikirlerine alternatif fikir sunduktan sonra da diğer adaylara da düşüncelerini sorarak hem onların fikirlerine saygını hem de ekip çalışmasına uyumunu göstermiş olursun.  

Hepsinin sonunda ;  

Tüm bu aşamalardan geçebilirsen bireysel görüşme süreci başlar, önce İnsan kaynakları yetkilisi ile başlayan süreç, işletmeye göre yetki tanımları güncellense de prosedür kurumsallaştıkça benzerlik gösterir. İK yetkilisi, kategori uzmanı, veya departman sorumlusu, işletme müdür yardımcısı, İşletme müdürü tabii ara süreçlerde kurumsal şirketlerde sıkça uygulanan online kişilik – karakter analizi sınavı süreçlerini tamamlamak ile işe sözleşmeli olarak kabül töreni başlamakta… 

 Bazen becerilerinizi sunmanız insanları ikna etmeniz hipnotize edici bir iletişim tekniği uygulayarak kelimelerin gücüyle insanlara hükmetmeniz gereken işler olur.    

Metropollerde yaşayanlarımız bilir, toplu taşımada özellikle metrobüs ve  şehir içi yolcu taşınması esnasında insanlara konuşarak yol istemek çok zor bir durumdur. Durakta durmak için, düğmeye bastığımı gören ve kırmızı yandığını fark eden biri sırf rahatsız etmek için belki de kendi rahatsızlığı da olabilir. Tekrar düğmeye basmamızı istediğinde ben direkt basıyorum hiç durumu anlatmak için enerji harcamıyorum. Çünkü söze başlamadan o yol bitmiş olacak. Ama iş hayatı böyle değil maalesef. 

Özel sektörde yeni mezun ve hiçbir tecrübesi olmayan dayısı, amcası, kuzeni olmayan bireyler için en rahat iş bulunan iş kolu hizmet sektörüdür. Daha basit ismiyle marketler, fabrikalar dönemsel veya proje bazlı personel alımı yapılan işletmelerdir. Burada yapacağınız genel olarak iki iş vardır. Ya bir ürünün tanzim tanıtım sergilenme satış öncesi sonrası gibi hizmetlerinde hizmet vermek ya da bu satış yapılırken al ver ekonomiye can ver mantığında patronunuzun kasasına para koyan kasiyer olarak yer edinirsiniz.  

Hangisinde olursanız olun misafiriniz konumundaki müşterilerinize, en kısa sürede en iyi hizmeti sunmalı, ikna etmeli ve sürekliliği üretirken zor problemlerine kısa sürede kalıcı çözümler bulmalısınız. 

Genellikle sizden uygulamada beklenen anlık olarak ürün tanıtımını yapabilmeniz olsa da, bazen özel durumlar sonucunda ppt. Uzantılı dosya hazırlayabilirsiniz. Genellikle önceden haberiniz olur ama bazı ultra kurumsal işletmeler iki ayağınızı bir papuca sokmak için son dakika şaşırtıları (sürprizleri) yapıyormuş. Asıl amaç sizin sunumunuzu dinlemek değil, tavşana kaç tazıya tut demekmiş. Sizin panik olup olmadığınızın kontrolüymüş. Yaşadım ve mülakatı yapmak isteyen kişinin benden daha az bilgi sahibi olduğunu fark edip, görüşmeden nezaket kuralları eşliğinde müsaade isteyerek ayrılmıştım. 

Umarım senin için faydalı ve farkındalık yaratan bir yazı olmuştur. Yazarken hiç düşünmeden yazdığım aklımda birleşen kelimeler ile çatışarak bir araya getirdiğim Çin seddi gibi cümlelerim dolayısıyla affına sığınırım.  

Unutmadan ekleyelim ;  

Sunumu ister görsel notlar eşliğinde ister sözel olarak yapın. Belli noktalara dikkat etmelisiniz. 

  • Sunum konu ve ana hedeften sonra sırayla sonuca ilerle. 
  • Kısa net cümleler varsa görsel ile dinleyicinin aklına yerleş. 
  • Sunumda yer almamış ama şaşırtı sorulara karşı hazır ol. 
  • Sakin ol ve göz temasını sakın kaybetme. 
  • Sesin tüm dinleyicilere eşit olsun. Kendinden emin ol. Senin anlatacağını en iyi sen biliyorsun. 
  • Önceden belirlenen sürede tamamlamalısın, bununda yolu tekrardan geçer. Ve imkanın var ise, son 5 dakikanı soru cevap için ayırarak sunumu riske alarak kendi lehine çevir. Kaçamıyor isen, sayısal veriler harici yuvarlak değişken bilgiler sunabilirsin. Akademik savunmamda çok faydasını gördüm. 

 Yazının Sözü Uygulaması  :  

Hayatının sözünü kontrol sende olduğu sürece sen yazarsın, bunun için ilk hedef kendi potansiyelini tanımak ve kendine koyduğun sınırları kaldırmaktır. 

Yaşanan bu süreçle birlikte, home office olan iş hayatımızda nasıl verimli oluruz ?

Dünyanın malum gündemi ortada, peki özel sektörde ülkemizde bu durum bize nasıl bir yansıma sağladı. Öncelikle, coronavirüs’ ün daha fazla yayılımının engellemesi amacıyla, bir çok şirket çalışanlarını evlerinde çalışabilecekleri açıklaması ile evlerinde çalışmaya yönlendirdi.

Peki evde çalışmak ne kadar münkün ?

Çağrı merkezinde çalışıyorsanız, bir tablet ya da bilgisayar yardımıyla evden çalışmaya devam edebilirsiniz. Fakat herşey umduğumuz gibi ilerleyemeyebiliyor.

Evden çalışmaya çalışmanın, problemleri nelerdir ?

1- Çalışma saatleri mesai kavramıyla uyuşmamakta, çalışanlar ne zaman çalısıp ne zaman mola verdikleri iş planlamasını uygulayamamaktalar.

2- Ev ortamı mola saatleri çocuklarla geçen zaman dilimi gibi faktörler doğru zaman yönetimini etkisiz hale getirmekte.

3-Uyku süresinin uzaması bir çok probleme sebep olmakta.

4- Birazdan yaparım düşüncesi ile işler birikmekte,

5- işe gidiş geliş sürecinde geçen zaman diliminde ne yapacağını bilemeyen, bu nedenle zamanı verimli kullanamayan ve de haliyle iş verimi düşen bir iş süreci ortaya çıktı.

6- İş disiplini ve işletme örgüt kültürü kavramlarında zayıflama ve ortak bilinç zayıflığı oluştu.

Bilinen ama nereden başlanacağı bilinmeyen çözüm önerileri…
1- Yeni bir çalışma ortamı oluşturun.
  • Başka bir değişler işyerinizdeki ortamı evinizde disipline edin.
  • Çalışma yeri yatağınız değildir.
  • Uyuduğunuz yer ile çalıştığınız alan birbirinden farklı odalar olmalı.
  • Molalarınız ve günlük mesai dışı zamanlarınızı geçirdiğiniz sosyal alanlar birbirinden farklı olmalı. Böylelikle, evi işe işi de eve getirmemelisiniz.
  • İşlerinizi işyerindeymiş gibi yazarak ve planlayarak tamamlayın.
2-Zamanı Doğru Yönetin
  • Gününüzü iyi organize edin.
  • Evdeyken zamanın hepsi sizin zannedebilirsiniz ama öyle değil.
  • Plansız çalışırsanız hergün yapabildiğiniz işin yarısını dahi tamamlayamazsınız.
  • Çeşitli zaman çizelgeleri, telefon notları, hatırlatıcı yazılımlar ve klasik yöntem kağıda yazarak görünür bir yere koyarak zamanınızı programlayabilirsiniz.
  • Çalışırken organize olduğunuz kadar online olarakta olsa, ekip çalışması yaparsanız ya da ortak sayfalarda çalışabilirseniz verimliliğinizi yüksek tutarsınız.
  • İletişiminiz açık olsun. Yalnız kalırsanız sosyal hayatınızın zayıflaması nedeniyle depresyona girebilirsiniz.
  • Evden çıkamamak iletişimi sınırlar ama bitirmez.
  • İş ve sosyal çevrenizle sosyal online platformlarda iletişim halinde olabilir veya görüntülü görüşmeler yapabilirsiniz.
Yazının sözü Uygulaması :

İletişim varsa, geriye kalanları var edecek ham madde vardır.

Günümüz’ de Doğru İletişim

Günümüzdeki iletişim konusuna gelmeden önce, iletişimin geçmişi ile ilgili biraz daha gerilerden başlamak gerektiği inancındayım.

Alexander Graham Bell ve yardımcısı Mr. Thomas Watson’ nun kazara yaptığı ilk telefon iletişimi ile başlayan bir süreçtir. Yazınımıza sesin iletimi ve telefonun nasıl işlevselleştiği ile başlayalım.

Konuşurken sesimizde boğazımız aracılığı ile yapılan titreşimler sonucu, ortaya çıkan ses dalgalarının ileri geri hareket ederek oluşturdukları hareketlerin duyulmasıdır

.

Ara not vererek, peki bu ALO’ da kim oluyor derseniz; Bell’ in çok sevdiği ama telefona karşı aşırı ilgisinden dolayı, terk eden sevgilisinin adının kısaltmasıydı. Allessandra Lolita Oswaldo.

Günümüzde ise ; Aşkım önce sen kapat, olarak kendisine yer bulmakta olan sürece verdiğimiz olaydır.

İşte size Alooo 🙂  Şimdi ise iletişim denilince sadece iki kişinin karşılıklı konuşması olarak ya da halkla ilişkiler kapsamında yapılan ve çoğu zaman ülkemiz’ de propaganda ile karıştırılan eylemler bütünü olarak algılanmaktadır.

Bana göre ise, ülkemizde işsizliğin en yüksek olduğu, siyasetle alakası olmadığı halde siyaset yoksa var olamayan iletişim fakültesi mezunlarını kapsıyor.

Teknoloji o kadar ilerledi ki, artık telefondan istediğiniz kişinin yer tespitini rahatlıkla yapabiliyor, maillerini okuyor, mesajlarını takip edebiliyor ve de konuşma kayıtlarını o bilmeden istediğiniz gibi izleyebiliyorsunuz… ( Özel sektör’ de yasalara uygun olarak kişilik ihlali yapılabiliyor.)

Bunlara örnek verecek olursak ;

Çalıştığınız özel sektör şirketi bilgisayarlarınıza yazılımsal bir program yükleyerek veya dış destekli “siber güvenlik” şirketleri aracılığı ile, ekranınıza ulaşarak, sizin çalışmalarınızı, yazışmalarınızı, ve de siz fark etmeden ekran fotoğraflarınızı çekerek masaüstü veya bilgisayarın herhangi bir dosyasındaki dosyaları siz fark etmeden kopyalayarak değiştirerek sizin bilgisayarınızda sizden çok yetkiye sahip olabiliyorlar.

Cep telefonları ortak kablosuz bağlantı ile, size ait olmayan yazıcıları kullanabilmenizi sağlıyor. veya daha da eğlencelisi açık kaynak kodlu işletim sistemi yazılımları ile cep telefonlarınızdan sizden habersiz fotoğraf çekimi ve ses kaydı alımı birilerini arama yazılı mesaj gönderme gibi işlemleri yapabiliyorlar.

Siber güvenlik eğitimi aldığımda bunlara bizzat şahit olmuştum. 2008 yılında sistem ve ağ uzmanlığı eğitimi aldığım dönemde, bulunduğumuz ofisten evdeki bilgisayarın sadece fişinin takılı olması sayesinde evdeki bilgisayarın açılıp işlemler yapılabilmesini uygulamalı olarak gördüğümde siber güvenliğin ne kadar önemli olduğunu çok iyi anlamıştım.

Bunları biraz kurcalarsanız bulmak zor değil. Ancak, etik ve yasal değerler gereği kendime eğlence aramak istemiyorum. Bu yaştan sonra, birde yuvamı yıktı diye anılmak istemem.


Toplumsal gerçekçi düzende insan ilişkilerinde ilk intiba ve adımlar her zaman önemlidir. Diyebilirsiniz belediyede çalışan temizlik personeli ile ne işim olur bence olur unutmayın. Onunla aranızdaki fark, sadece siz maddi açıdan çok daha fazla imkana sahipsiniz  siz olmasanız o yine yaşar ama, o olmazsa siz hayatınızı devam edemezsiniz.

İnsanlara günaydın demek çok zor geliyor ama bunun bilimsel araştırma sonuçlarına göre iş verimliliğini arttırdığını, kişisel öz güven sağladığını ve daha çok amirime ve kurumuma nasıl hizmet edebilirim, diye çalışan personele sahip olmanın önemini umarım sizlere anlatır.

Bir işletmede başarı istiyorsanız personel odaklı çalışmanız gerekiyor. Şirketin performansı personelin mutlu olmasından ve rahat bir çalışma ortamında bulunmasıyla başarılır. Google şirketi çalışma ofislerini incelediğimde yer çekimsiz ortamda havada uçarak, çalışan personelin rahatlığı hala aklımda ciddi bir yer kapladı. Ekibinize lider olmaya çalışın başkan olursanız, başarısızlık ile ilk işten ayrılacak siz olursunuz. Ve de, hepsinden öte insan olabilmek saygı görebilmek için saygı göstermelisiniz.

Yazının sözü uygulaması :

İletişim çağının başlangıcının sebebi bile kadınlar ise; onlarla iyi geçinmeye dikkat edin.