İş başvurusu yaparken ya da özgeçmiş hazırlarken yapılan küçük hatalar, çoğu zaman büyük fırsatların önüne geçer.
CV yalnızca “nerede çalıştım” listesinden ibaret değildir; “nasıl değer ürettim?” sorusunun cevabıdır.
CV’nizi bir firmaya e-posta ile gönderiyorsanız, dosya adından başlayın.
“CV.pdf” yerine “Mesut_Aydeniz_Operasyon_Yöneticisi.pdf” gibi net ve profesyonel bir isim kullanın.
E-posta konusu da aynı açıklıkta olmalı. Uzun paragraflara gerek yok; birkaç cümlelik, ne istediğini bilen bir ifade fazlasıyla yeterlidir.
Kariyer platformları üzerinden başvuru yapıyorsanız, yalnızca tarih–pozisyon–firma adı yazmak sizi sıradanlaştırır.
Asıl fark yaratan;
- O pozisyonda ne yaptığınız,
- Hangi süreçleri yönettiğiniz,
- Hangi problemleri çözdüğünüzdür.
İlanın aradığı yetkinliklerle birebir örtüşen deneyimlerinizi özellikle görünür kılın.
İlan metninde geçen “tercihen” ifadelerini dahi hafife almayın. Eğer o alanda deneyiminiz varsa mutlaka vurgulayın. Çünkü İK ya da yönetici sizin zihninizi okumaz; yalnızca gördüğünü değerlendirir.
Başvuru formlarındaki sorular rastgele sorulmaz. Maaş beklentisi isteniyorsa, kaçamak cevaplar vermek yerine net olun.
“11111” yazmak da, gereksiz yuvarlamalarla kaçınmak da zaman kaybıdır. Net bir rakam ya da makul bir aralık, iki taraf için de süreci sağlıklı kılar.
Özgeçmişteki kariyer boşlukları veya kısa süreli işler çoğu zaman soru işareti yaratır. Ancak boşluk tek başına problem değildir.
Asıl sorun, o dönemin boş bırakılmasıdır.
Eğitim aldıysanız, kendinizi geliştirdiyseniz, projelerde yer aldıysanız mutlaka belirtin. Bu, meslekten kopmadığınızı gösterir.
Unutmayın:
İK da aday da zaman kaybetmek istemez.
Bu nedenle özgeçmiş ne kadar net, dürüst ve açıklayıcıysa, doğru eşleşme ihtimali o kadar artar.
CV bir savunma metni değil, bir değer anlatımıdır.
Bunu doğru yapan aday, her zaman bir adım öndedir.
