HERKES İLE ANLADIĞI DİLDEN KONUŞABİLMEK… 

Hayatın anlamı anlamak kadar, hayatın tanımını içeriğini ve ne işlevi olduğunu bilmekte gerekir. Peki anlamını anlatmakta nedir ? Hayatı anlamak her anı dolu dolu pişmanlık olmadan yaşamaktır.  

        Asıl yaşam, soruların cevapsız olduğu anda başlar. Her aradığımızda yanıt bulursak bir süre sonra sıkılırız. İnsan düşünen ve bundan dolayı sorgulayan bir varlıktır. İnsanların psikolojik gücünü ve etkisini burada görebiliriz.  

İnsan yaşar mı yaşarsa ne için yaşar ?  Sorusu burada aklımıza geliyor. Yaşamak dolu ve keşkesiz bir hayattır.   

Ama unutulmamalıdır ki, siz öldüğünüzde dahi yapılacaklar listesi hep dolu olacaktır. Bunun için her anı yaşamayı bilmeliyiz. İnsanlar ilk dünyaya geldiklerinden beri her zaman bir hedef seçmişlerdir. Tabii dolayısıyla da kendiside hedef olmuştur. İlk hedefler insanın yaşayabilmesine yönelikti. 

 Zamanla bu hedefler yerleşik hayata geçtikçe devlet kavramı ortaya çıkmaya başladı.  Ortaya çıkan çıkar ilişkileri, düşmanlığı gücü ve ihtirasın ( rekabet) ‘ in ortaya çıkarak taraftar bulmasını sağladı. İnsanlar bu güç ile kendilerini haklı görerek adaletsizliklere neden oldular.  

Ve artık insanın ortaya çıkış ve yaşama savaşının sebebi belli olmuştu. Gücü elinde bulunduranlar her istediklerini yapabiliyordu. İşte aranılan bahane de bulunmuştu. İnsan güç için yaşıyordu. Güçlendikçe doymak bilmiyordu.  

Günümüzde güç demek kılıç kalkan değil, Akıl işidir. Mücadelenin şekli sıcak ve gayri nizami değil, psikolojik ve soğuk savaştır. Bu savaşın kurallarını aklını daha iyi kullanabilenler koyar. En sık kullanılan yöntemlerden birisi düşünceyi kontrol sanatıdır.  

Peki nedir düşünceyi kontrol ? 

Düşünen varlıkları ve cisimleri kendi isteğimize göre hareket ettirebilmektir. Sıcak savaş döneminde ABD Afganistan’ da ve ırakta Çok verimli bir şekilde kullanmıştı. Çok melankoli olan bir insanı iyimser yapabildiği gibi çok masum bir insanı’ da canavara çevirebilir, sağlık açısından kullanılsaydı çok olumlu sonuçlarda verebilirdi.  

Ancak çıkar ve menfaatler dünyasında bu durum pekte münkün olmuyor. Biraz daha geniş çerçeveden bakacak olursak, kötünün iyi ve iyiliğin kötü olabildiğini görebiliriz. Böyle durumlarda onlarda mücadelenin onların yöntemlerini bilmekten geçtiğini anlamalı ve kabullenmeliyiz.  

İnsan hayatı da böyledir, Okulda, işte her yerde düşmanımız olmasa da rakiplerimiz vardır. Onları engellemenin yolu onlardan daha iyi olmaktır. Daha iyi olmak fark yaratmaktır.  

Bir süre sonra size güçlü bir muhalefet geldiyse, bu sizin iktidar olmanızı sağlayan güç olarak sizin en yakın yardımcınız olacaktır. 

İhtiras kalbin önüne geçerse… 

İhtiras istek ve arzulardan vazgeçememektir, kalp ise duygu ve düşünceleri ifade eder.  

Mantıklı insan her ikisini de bir arada yürütebilendir. Mantık insana doğuştan gelir. Ancak zamanla kendisini şekillendirir. Var olanı nitelikler… 

Her şey eşit verilmiştir, Ancak önemli olan bu nitelikleri doğru bir şekilde ortaya çıkarabilmektir.  

Nesne yüklemsiz, özne eylemsiz olmaz. Beynelmilel bilinmelidir ki, bedavaya sadece güneş doğar keza bunun içinde yanarak bir bedel öderiz. Aklı işlemek gerekir.  

Popülarite yaratmak !  

İnsanlarla insan arasında fark vardır. Bu fark kendiliğinden gelir. Ama var olmaz. Ünlü tanınmış insanlara dikkat ederseniz, onları bilinir yapan farklı oluşları değil.  

FARKINDALIKTIR ! 

Rahmetli NEWTON kafasına elma düşmeseydi, ( Bu ağaç hala durur ülkemizde olsa çoktan şöminede kendisine yer bulmuştu.)  Yerçekimini bulamazdı.  Hayatta böyledir… 

Tesadüfler her şeyi değiştirebilir. Ancak, tesadüfleri sınırlandırmayı da bilmeliyiz. 

  1. Olağan ihtimaller (Hayatta var olduğu için gerçekleşenler, dünyada olduğumuz için nefes almamız gibi sıradanlaşan meseleler) 
  1. Şans eseri yaşanan sebepsiz olaylar. 
  1. Farkında olmadan yaptıklarımız… 
  1. Farkındalık yeteneğimizle görebildiklerimiz… 

Başarılı olmanın adımları  

Başarılı olmak verilen görevi yerine getirmek veya istenilen hedefe ulaşmaktır. İnsanların her zaman istediği güç, başarılı olmayı hedeflemek için yapılan hal ve hareketlerdir.  

Başarı için adımlar çok önemlidir. 

Ancak ; büyük adımlar ilk başta başarı getiriyor gibi gözükse de tamamen geçicidir. 

Doğru yol : küçük adımlarla büyük başarılardır. 

Unutulmamalıdır ki ; en büyük başarılar küçük adımlarla gerçekleşir. 

İnsanı var eden yaşama sevinci katan yine insanın kendisidir. Ve başarının sebebi insan olduğu kadar başarısızlıkta insanın eseridir.  

Önemli olan ortaya çıkan bu sonuçtan, dersleri doğru çıkararak bireysel başarısızlık olarak gördüğümüz bazı şeylerin nasıl başarıya dönüştüğünü görebiliriz. 

Bir ideali olan birey birilerinin kamçılamasını beklemez. Nerede hareket orada bereket inancıyla yapacaklarını yapar. 

Düşünceyi kontrol etme güdüsü 

Her şeyi kontrol etme güdüsü her şeyden öte olduğu zaman, insanı durduracak güç bulunamaz.  Olaylarda hoşgörü ve sabrın bittiği noktada düşünceyi kontrol sanatı ortaya çıkmıştır. Klasik savaşlarda büyük maddi kayıpların yanı sıra büyük oranda beşeri kayıplarda olmaktadır. Bunun için ortaya çıktığı gibi gelişen düşünceyi kontrol sanatı akıl ve zekanın her şeyin ötesinde, olduğunu ve mantık kurallarıyla istenileni yapabileceğini gösterdi.  

Düşünce nasıl kontrol edilir ? 

Zihin kontrol aşamalara ayrılır. 

  • Kişinin kendini kontrolü. 

Birey öncelikle kendisini iyi eğitmelidir, her alanda profesör olamayacak olsa bile, uzman olmalıdır. Topluma ve toplumu oluşturan bireylere karşı hoşgörülü toplumu oluşturan bireylere karşı sabırlı ve de her insanı olduğu gibi kabul eden iyimser bir bakış açısıyla görmelidir.  

Kişi duygularını kontrol edebilirse her şeyi kontrol eder. Zihin kontrol kısaca duygusal kaygıların yönetimidir. 

Olduğu gibi görmek her şeyi bireye bırakmak değil. Gerektiği yerde müdahale edebilmektir. Tıpkı bacadaki dumanı izlediği için çalışmadığı sanılan genel müdür gibi… 

  • Kendi ekibini oluşturmaları. 

Lider kişi yapacaklarını yaparken, iş bölümü yapmak zorundadır. Bunun için çevresinde yapılacak niteliğe uygun ekip arkadaşları seçmelidir.   

Eğer, hedefi başka grupları kontrol altına almaksa oluşturacağı ortamda buna müsaitse teferruatlar önem arz etmeyecektir. 

Peki ya istenilen şartlar uygun değilse… 

Tek adam oyunu oynanmalıdır, yani ilk önce tek başına bulunularak tarafsız görünerek tüm kesimlerde bir kişi dahi taraftar kazanabilirse, farklı karma ekiplerin yeteneklerini kazanması daha kolay olacaktır.  

Firmanızda tecrübeli iş bilen insanları çekebilmek için attığınız adımları bir tekrar düşünün…  

Gerekirse suni muhalefetler ile psikolojik harpında etkisi ile dost kazanmak için düşmanlara karşı birlik stratejisi daha iyi dişli bir rakibi gösterip daha altındaki segmentteki ile mücadeleye başlayabilirsiniz.  

Böylelikle insanların rahatlıkla ilgisini çekerek ulaşılmaz gözükerek, bazen de gerektiğinde güçsüz imaj görüntüsü vererek aslında başka bir nesnenin gücünü kendi çekim gücünüze dönüştürebilirsiniz.  

Üstelik bununla birlikte, hiçbir rakibinizin de kısa vadede hedefi haline gelmezsiniz. ! 

Ancak unutulmamalıdır ki,  SÜ (Asker) Uyur Düşman Uyumaz.  

  • Toplumlu oluşturması ve yönetmesi. 
  •  

Ekiptekilerin zihnine hükmetme yöntemlerini incelediğimizde… 

  1. Ekip az ama öz sayıda kişilerden nitelikleriyle oluşmalı. 
  1. Her biri farklı niteliklere sahip olmalı. 
  1. Konu gündem denkleminde başlangıç için en az temel seviye de genel kültür düzeyinde bilgi sahibi olmalı ve eğitilmeli eğitime harcanan hiçbir harcırah masraf kalemine girmez. 
  1. Modelleyin örnek ekip profilleri çıkarın. 
  1. Ekipte kişisel ve kültürel gelişime önem verin. 
  1. Ekip içi iletişim ve haberleşme ağı kurun ve bir aile ortamı oluşturun ama, biz aileyiz diyerek çalışanların hakkını gasp etmeyin.  

Ailenin lideri siz olsanız da asla atama ile gelmeyin. Hak ederek geldiğinizi bilgi tecrübe ve yeteneklerinizle her zaman gösterin. Lider denilen Alfa Kurt Beta Kurtlara liderlik etmeye karar verdiyse, onlardan daha iyi olduğunu liyakatıyla gösterebilmelidir. 

Ekip kurulduktan sonraki aşama taraftar toplamaktır. Taraftar toplamanın belli başlı yöntemleri vardır, en önemlisi psikolojik harptır. 

Bölgenin konumuna göre ekip parçalara ayrılarak çekirdek hücre misali RNA görünüp DNA gibi organize edilerek nüfuz edilecek gruplara dağılır.  

Her grupta ortalama elli kişi olduğunu varsayarsak, elli kişiye iki kişi yeterlidir. Geleneksel yapımız Musevilerin ifade ettiği gibi, iki Musevi bir araya geldiğinde şirket iki Türk bir araya geldiğinde teşkilat kurar.  

Birisi yapılacak işlemlerin ön ayağıdır. Hep ortada gözükür diğeri ise, arka ayaklardır. Haliyle bu sistem dört ayaklı bir saç sistemi gibidir.  

Ekibinizi bu şekilde, parçalara ayırarak dahi koordine ve kontrol ile organizasyonel yönetim sağlayabilirsiniz. Aslında ön ve arka ayak liderliği Alfa ve Beta’ yı temsil ederken, sürü psikolojisinin etkisi ile aslında işletme ekibinizde farkında olmadan dahi olsa şirketinize verim katmaya devam edecektir.  

                Önemli olan doğru taşı doğru zamanda gedikte yerleştirebilmektir.  

Sizse hem var ve yok arasında kalacaksınız. İnsan varlığı merakla oluşur ve merak insanın yenemediği tek duygudur. Süreç ilerledikçe propaganda ile kitle psikolojisi ile iş çevreniz sizi fark eder ve topluma egemen otorite olursunuz. 

Toplumun ilgisi azaldığında ne yapmalı ? , 

Artık insanlar sizinle iletişimi sürdürmüyorsa yaptığınız eylem ve faaliyetlerde insanlarda eski heyecan ve coşkuyu tekrar ortaya çıkaramıyorsanız ve bununla birlikte herşey bitmiş gibi gözükse de aslında herşey yeniden başlayabilir. 

Önemli olan geri sayım noktasını kavrama noktası ile doğru hedefte seçebilmenizdir.  

Sizi rakiplerinizden farklı kılan farkındalığınızdır. Özellikle iş hayatında, sizi istemeyecek görünen görünmeyen bedbahtlar olacağı aşikardır. Siz onların düşüncelerinin davranış modellenmesine geçişini fark ettiğinizde, onların bir sonraki hamlesini ya da yapabilecekleri senaryoları noktası virgülüne tahmin ederek strateji geliştirebilecek böylelikle rakiplerin düşüncelerini ve eylemlerine çaprazlama olarak onların düşüncelerinin evrileceği yönü belirleyebileceksiniz.  

Basit bir örneklem ile, eğer sizi küçümsüyor veya horluyorlarsa, bu sizi anlayamadıkları içindir. Anlayamayan insan korkar ve rakibi kendi aklında küçümseyerek korkularından kendi mantığında kaçar.   

Üzülmeyin işin iyi tarafı sizin onlardan daha yetenekli ve çalışkan olduğunuzu onlarda bilecek, sizi terfi ettirmeyecekler şirketten ayrılmanız için ciddi emek verecek şirkette etik olan her şeyi siz olmasanız bile sizden bilecekler. Artık onlar farklı şirketlere geçmiş olsalar dahi, sizin psikolojik etkiniz nedeniyle yasal usule aykırı iş ve eylem yapamayacaklar. 

  • Onlar yokken hayatınız nasıl bir terazide ise, onlarla birlikte de aynı teraziye ağırlık merkezi koyarak devam edebilmelisiniz. 
  • Topluluklar yada otorite sahipleri nasıl düşünmek isterse düşünsün, siz FARKINDALIĞINIZ ile onlara farkınızı ve kalitenizi her gün hatırlatacak. Onlarda bizden iyisi var ama bizim gibi değil aramıza da alamayız dışımızda da tutamayız ikileminde kalarak size, farkında olmadan çözemeyecekleri tüm işleri getirerek çözdüğünüzü gördüklerinde işlerde çözüldü mantığında sevindiklerin de istemeden size tecrübe ve birikim ve de başarı kazandırdıklarını anladıklarında çok geç olmuş olacak. 

Hepsinden de önemlisi, bu ilginin neden azaldığını doğru analiz etmelisiniz. Muhtemel sebebi orta ve uzun vadede gelişen ihtiyaçlara göre ihtiyaçların doğru analiz edilememesidir. Böylece insanlar verilen hizmet ve faydalardan sıkılmış olabilir. Sıkılmanın temel nedeni iphone gibi her telefonunda farklı bir görüntü veya şekil değişikliğiylede çözülebilinir. Daha elle tutulur motivasyon havuçlarıyla da, kimisi takdir kimisi muhatap edilme kimisi de maddi veya terfi ile öenmli olan işlevi doğru anlamak ve anladığını FARKINDALIK ile hissettirebilmektir.  

FARKINDALIKLA FARKLI KALIN…

COVID-19 halk adıyla Corona sonrası, hayatımız nasıl olacak ?

Corona hastalığı hayatımızda pek çok şey değiştirdi; binlerce ölüm, hastanelerin acil servisleri, yoğun bakım üniteleri kapasitelerinin çok üzerinde çalışmak zorunda kaldı. Maalesef ülkemizde de çok sayıda vatandaşımızı kaybettik. Bunun için ‘dahiliye servisleri’ni kapatıp ‘cahiliye servisleri’ni açmak gerekebilir. Yaşanılan süreç sonunda kısa süreli dünya hayatındaki can korkusuyla ahirette hesap verme dürtüsü ile günahlarından arınmış geleceğin potansiyel günahkarları olma yolunda devam ederek, sadece “başımız sıkıştığında andığımız” yüce Allah’ı, salgın sonrası günahlarından arınmış ve de yeni tövbeler için arınmış kullar olarak, anmaya devam edeceğiz.

CORONA Öncesi ve sonrası Dünyada yaşam…

Yaşanan olaylarda gözlemlerimiz ile birlikte, en temel korku ve endişelerimizin nedeni uzun süreli belirsizliktir. Peki ya sonrası? İnsanlar bu durumu sonsuz şekilde bilim kurgu romanları gibi süsleyerek, korku imparatorluklarına dönüştürebilir. Çok ciddi hayal ürünleri kurarak durumu daha da zorlaştırabililir, yeter ki istesin! Neresinden bakarsak bakalım, şu an hayatta olan insanlığın yaşadığı daha önce benzeri bir olay olmadı. Ama insanlık bunları yaşadı.

Hala sosyal yaşama etkileriyle birlikte, çalışma hayatını ev ofis çalışması ile e- ticareti canlandıracak gibi gözüküyor. “Böyle de yapılıyormuş” diyorlar bizim çocuklar, “uzaktan eğitim madem yapılıyordu yıllarca okula neden sabahın köründe yola çıkıp da gittik” dediler. “Haklısınız” dedim çocuklara…

İnsan beyni cevize benzediği gibi fiziki olmayan yapısı da ‘ormanlık alan’ gibidir. Yaşadıklarını, düşüncelerini ve hayallerini sentezleyerek çevresindeki insanların yorumlarıyla birlikte belirsizlik ve korku imparatorluğunu çok kolayca kurabilir.

Genel geçer bir görüş der ki ;

“Korku hastalığı gerçek mandemiden daha büyük nükseder”.

Salgın Sonrası favori Korkular

1- Kalabalık ortamlarda bulunmak:

Hayatımız Corona Öncesi ve Corona Sonrası diye ikiye ayrılıyor. Eskiden olduğu gibi eğlence merkezleri, toplu iç içe ziyaretler artık hayatımızda eskisi gibi olmayacak şeylerin başında geliyor.

2- Hastahanelere gitmek:

Hasta olsak bile hastaneye gitmeye korkan bir millet olacağız. Kahraman doktorlarımızdan korkar olacağız. Sanki nöbetçi Corona yayar. Muamelesi yapacaklarmış gibi saçma hislere kapılanlar olabilir. Bu özellikle acil servis doktorlarını çok memnun edecektir.

3- Yurt dışı sehayatleri:

“Havadan kuş geçti, hadi uçalım İtalya’ya gidelim” muhabbeti son buldu. Size orada dondurma veren amca ve torunları artık orada yok. Artık her attığınız adımla birlikte zorunlu olmayan seyahatleri de azaltacaksınız.

4-Toplu taşıma kullanmak:

İstanbul’da ciddi bir problem oluşturacak olsa da bireysel silahlanmaya benzettiğim, her bireyin araba alma yarışı sağlık endişesi ile minübüs ve belediye otobüslerinin yarı kapasiteyi bile doldurmakta zorlandığı bir dönemi yaşayarak görmemizi bize yaşatıyor.

5- AVM’ de alış – veriş:

Gezerken “bunu da alacağım ama limitim doldu” dediğimiz şeyler vardı. Ya da sonsuz paramız ile “aldıklarımız gelecek ay öderiz”ler.. Artık onlar yok çünkü, yarın sabah uyanıp uyanamayacağımızı, ölüm yayan ama bunu fark etmediğimiz bir dönemin içinde geziyoruz. Bu gezintimiz Sanal Mağazacılığın yükselişini bizlere gösterecek.

6-Cafeterya ve restoranlar:

Hani o İtalyan restoran vardı. Bugetti feronelli bilmem ne? İşte hayatın ondan ibaret olmadığını paranız olsa bile, size oksijen sağlayamadığını yaşayarak gördük. Sosyalleşmenin konuşmaktan geçtiğini aynı ortamda oturup biri telefona bakarken biri muzik dinlediği veya bir kahveye 15 TL vermenin, bir anlam teşkil etmediğini anlamış olduk.

7-Markette alışveriş yapmak:

Temel ihtiyaçlarımız arasında parfümler, saç düzleştiriciler varken, tokken açın halinden anlamazken, 48 saatlik sokağa çıkma yasağında medeni yamyamlara döndüğümüzü fark ettik. Hele temel ihtiyaç olarak cips ve cola alan vatandaşlarımızı görünce gururlandım. Neymişiz biz, sonuçta ümmeti Muhammet burada… Umarım bu salgın Müslümanların yüce Allah’a inanmasına vesile olur. Müslümanlar İslam kelimesinin sadece erkek adı olarak kullanılmadığını öğrenirler.

Alışveriş psikolojisi

Öncesinde rahatça harcıyorduk, “kazanıyorum babalar gibi harcarım kart limitim 10,000 harca harcayabildiğin kadar. Ay sonu öderiz” vardı. Şimdi ise, üretim yok, satış yok, para yok ama harcama var. Bu nedenle alışveriş piramiti içerik değiştiriyor. Kontrollü olarak alışveriş yaparak bankaya ödeyebildiğimiz kadar para harcamaya başladık. Hatta maaşlarımıza artık el sürmeyecek hizmet ödemelerimizi online internet ödemesi ile yaparak, paranın mikrobu ile de tanışmadan sağlıklı kalacağız. Çoğumuzun korktuğu elektronik alışveriş hatta elektronik kelepçe muamelesi yaptığımız bu işlem ile tanıştık, sempati duyar olduk.

“Temassız al gülüm ver gülüm” olarak, değerlendirdiğimiz bu süreç, daha da gelişecek ve insanları küçük kartvizitler sonrası küçük kartların hakimiyetinin yükselişi ile tanıştıracaklar. Dünyada muhtemel Dante sonrası önemli yere sahip olan 35 yaş grubu, (Türkiye’de Necip Fazıl Kısakürek modeli) bakmadan almam ve daha tecrübeli yaşlardakiler ise, tanımadığımdan dokunmadan görmeden almam prensipleriyle uyum sürecinde biraz bocalayacaklar. Tabii bu durumu fırsata dönüştüren ahlaksız şirketlerin de bunda katkısı çok yüksek.

Tabii tüm esnaflar ve işletmeler fırsatçı değil bunların başlıcaları:

Üstün sevk idare ve ürün hizmet bedelinin fırsatçılık ile değiştirmeyen kötü gün dostu vatansever işletmelere Domestos, Eyüp Sabri Tuncer, Ace, Boğaziçi kolonya ve Migros şirketlerini ekleyebiliriz.

Neler değişti?

Corona hastalığına yakalanıp ancak, bunu kabul edemeyen, başımıza iş açma diyen aile reislerinin olduğu sonra aile içinde virüs çıkınca da bizim günahımız neydi sorusunun muhatabı aranmakta.

Hastalığa yakalanıp, yorgan döşek yatıp iyileşip hala farkında olmayan binlerce vatandaşımız olduğuna kesinlikle eminim. Bu haliyle birkaç ay daha misafirliğini sürdürüp azalarak, kontrollü adımlarla ülkemizden ayrılacağına inanıyorum. Elbette etkilerinin en az on yıl daha sürmesi kadar doğal bir durum da yok. Gitse de etkileri bizimle…

Corona’ da insan gibi kendisini birkaç aya unutacağız ama yaşattıklarını asla….

Bundan sonra herşey kontrollü olacak… Mesela yani ?

  • Sosyal mesafeyi koruyan arkadaşlıklar.
  • Japonya imparatoru Narihito gibi yaşamaya başlayan insanlar… Yani, Sadeleşen abartıdan uzak ve yüksek farkındalık sahibi hissederek yaşayan insanlar.
  • Aynı binada ve aynı evde beraber yaşadığımızı sandığımız ama bugüne kadar fark edemediğimiz, insanların sağlıkları ve onlarla ilgili diğer her şey… mesela bizim evde çay şekerini sadece ben kullanıyormuşum.
  • Hayatın kısa olduğu ve zaman biteceği bilinmeyen, geldiğinizde bulamayabileceğiniz, ömürleri yaşayan aileniz mi yoksa yola çıktıktan sonra, tanıştığınız cafeterya kültürü adını verdiğiniz arkadaşlarınız mı ? sorunun cevabı olabilir.
  • Ceza evine girmeden ya da bir hücreye kapanmadan, anlayamadığımız doğal özgür ve bol oksijenli bir hayatın değerini eve hapsolduğumuz bir kaç günde anlamadık mı ? Ki bizler balkona ve kapı ağzına çıkabiliyorduk. Güneş ışığının parladığını hatta rengini unutan yaşamlar olduğunu da hatırladık değil mi ?
  • Artık güvenli alanlarımızı kaybettik ve her an serseri bir mayına basmaya hazır bekliyoruz. Bu psikoloji ile yaşantıyı hayal edebiliyor musunuz ?
  • Güven duygusunun yeniden tanımlanması gerekmekte, o beni korur dediğimiz çevremizdeki insanların bile bir virüslük canı olduğunu öğrendik.
  • Ülkemizde Corona krizinde Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlığı harici tüm kamu kuruluşlarının süreç yönetiminde etkin başarısızlığı, İnternet altyapıları, devlet kurumlarının çalışma biçimleri, sağlık politikaları, eğitim politikaları, alanında yaşanan uygulama eksiklikleri açısından birer ibret haline geldiğini gördük. Elbette dünyanın bir çok sözde medeni Avrupa ülkesinden ve Amerika’ dan çok daha iyi süreç yöneten sağlık bakanlığını da görmezden gelemeyiz.
  • Yaşanan ölüm korkusu ebedi hayat başlangıcı ile, Corona sonrası geçmişe nazaran, ruhani hassasiyetlerin artışı, her gün yaptıkları doğru, yalnış davranışları sorgulamak, düşünerek konuşmak gibi bir çok değişikliğin başlangıcı da gözlemlenmeye başladı.

Ve bunun sonucunda ;

“Özgürlüğün” en temel yaşam hakkı olduğunun gerçeğinin hatırlanması kadar doğal bir durum söz konusu değildir. Kendimizle ve ailemizle tanıştığımız bu izole sürecinde, kendi isteklerimizi fark ederek bunları hayata geçirmenin keyfini sürebiliriz.

Yazının Sözü Uygulaması :

Korku hastalığı gerçek pandemiden daha büyük nükseder.

Psikolojik Savaş Teknikleri İle Harekete Geçirmek.


İnsan psikolojisi yönetmeye hazır olduğu kadar yönlendirmeyede açıktır. Bunu çok değişik yöntemleri olsa da  bunun sırrı psikolojinin tanımında gizlidir.



Peki nedir bu psikoloji ?



Bana göre insanı yaptıklarını,düşündüklerini yaşayışını her türlü yaşamsal ve sosyal faaliyetini besleyen düşünsel faaliyetler toplamıdır.

Peki insanları yönlendirmek ya da yönetmek konusunda ne biliyoruz ?
Geçmişte ne oldu ? Ne yolla insanlar yönetildi ?

Öncelik olarak Siyasal ve partiyal faaliyetler kapsamında ikna faaliyetleriyle hız kazanan radikal taraftar toplamaya imkan sağlayan bu faaliyetler en büyük sıçramasını 1.Dünya savaşı ile kazandı.


Tabii amaçtan çok uzaklaşmamak adına, konuyu hemen sivil sosyal hayata çevireceğim. İstek olur ise tabi ki eksik olduğum alanları tamamlar yazmak için can atarım.


Stratejik yönetimin esasları, göz önünde duran ama göremediğimiz ayrıntılar

a)  Eğer bir kişinin kişisel veya sosyal bir amacı var ise ; menemen yapması için yumurta, biber, domates verin demiyorum ama yumurtasını kırmak ya da biberini, domatesini doğramasına yardım ederseniz hatta onları su da bile yıkasanız vefa örneği olarak bir gün bunlar size elektirik, su, doğalgaz olarak dönüş sağlayacaklardır.

b)  İnsanların sizinle aynı paydayı paylaşmalarını sağlamak için Onların olaylar arasında bağ kurmasını engelleyecek kadar hızlı konuşun. Böylece düşünmeye imkanı olmayacaktır. Tabii etkilenecek kişiye göre az konuş etki et ya da çok konuş artık kabul edeyim ne olursa olsun kısmı da çok ince bir ayrıntıdır. Ve bunun yanında eğer siz pazarlamacı taktiği ile adım atacaksanız yavaşça uygun bir tonlama ve ara ara sıklaşan örneklerle amacınıza daha kısa sürede ulaşabilirsiniz .Böylece hem sizinle aynı ekipte olacak hemde süreç dahilinde, sizin yaptığınız hareketleri sorgulamayı bırakacaktır. Resmin tamamını bilir ise ; sizin isteklerinizi yerine getirmeme olasılığı artar ancak resimdeki ördeğin tek kanadının ucunu görüyor ise, verimin daha çok arttığını görebilirsiniz.


c)  İnsanların daha çok kendine benzeyen onlar gibi hareket eden ama yeri geldiğinde sürüden ayrılan ama sivrilmeyen kişilere karşı sempati duyduğu da bilinen bir gerçektir. Buna psikoloji’de  olduğu nesnenin rengini alan ona benzeyen bir canlı olan, Bukalemun etkisi adını takmış durumdalar…


Bu zamanla sıradanlaşarak sizin konu hakkında bir uzman gibi görünmenize bile yol açabiliyor.

ç)  Bunu ticari – iş dünyasında rakamsal sınıflandırmadan örneklemek gerekir ise ;

Siz ne satın bilemedim ama T ürünü 1.000 tl, U ürünü 750 tl R ürünü 500 tl K ürünü ise 250 satış fiyatı ile satıldığını düşünelim amacınız tabiki hepsini satmak ama en çok karı en pahalı üründen alacağınız da ticari bir sır değil. Bu kadar çeşit ve ürün yelpazesi varken siz sınırlı bütçe olmadığı sürece hangi ürünü alırdınız ?

Başka bir bakış açısıyla da bakarsak  ;

 pahalı bir ürün var ise ; daha pahalı bir ürünü sadece bu satışı arttırmak için sürümden kar amaçlı da satabilirsiniz ?

d)  Bir ekip içerisinde tartışmaları azaltmak ve pazarlık ile onları etkileme gücünüzü arttırmak için resmi ofis yerine onlara sosyallerin de çalışma imkanı sunabilirsiniz. Mesela Sevdiklerinin resmi masalarında olabilir, hatta şirket imkanları izin veriyor ise; home office uygulamarı yapılabilir.


Bu siz ve çalışanlar arasında rekabeti azaltır, Global dünyada rekabet daha çok verim daha çok para demek olabilir elbette fakat ;


Rahat çalışılamayan bir yerde daima verim ve sağlıklı bir başarı beklemek  tren garında vapur beklemekle aynıdır.
Onlara başka bir psikolojik etki yapmak isterseniz başka bakış açısı ile etik kurallar iş yaşamını profesyonelleştiriyor bunu nasıl yaparız ? Çalışma ofisinde birden fazla çalışan var ise ; içinde insan tablosu olan,canlı renklere sahip ya da görsellikte takip hissi veren objeler olduğunda çalışanların daha temiz ve düzgün çalıştığı kanıtlanmıştır.

e)  İş yerinde ya da herhangi bir alanda yardıma ihtiyacınız olduğunda bir yandan da  amacınız o kişiyi denemek ise ;

İş bitiminde yorgun ve halsiz iken destek isteyin. Zaten mecali kalmamış olan arkadaşınız düşünmeye fırsat bulamayarak sizi ret bile edemeden sizin peşinize  takılacaktır.

f) Soru sorarken sorunun şekli ve tarzı sizin alacağınız tepkimenin şekli ve sonucunu da etkileyecektir. Eyleme değil olaya odaklanın ki doğru soru ve istediğiniz yanıtı alın böylece sizin istediğinizin onun isteği sanmasını sağlayabilirsiniz.


Hafta sonu piknik’e gitmek senin için önemli mi? 


veya 


Hafta sonu olması gereken piknik hafta içi olsa olur mu ?
arasındaki farkı siz değerli okurlar değerlendirebilir.

g) Son olarak insanların endişe, korku ve telaş duygularını hissetmelerini sağlayarak sizin istediğiniz yönde ters psikoloji mantığı doğrultusunda hareket ederek istediğiniz cevapları verdiklerini göreceksiniz. Bunun temel nedeni o anda kaybedebilecekleri ile neleri gözden çıkarabileceklerini değerlendirecek durumda olmalarıdır.


Yazının sözü uygulaması :

Hırçınlık iki ucu keskin bıçaktır ya kesilirsiniz ya da keserken kesilirsiniz.