İşletmelerde Gelecek Beklentileri ve Atılması Gereken Adımlar Nelerdir?

Geleceğe yönelik hızlı adımlara başlarken ;

İşletmelerde COVİD- 19 krizi sonrası müşterilerle doğru iletişimin yakalanması ve işletmenin gelecek stratejileri doğrultusunda yönetimsel beklentileri ve atılacak adımlarını, belirli bir planlama ile aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

1- Uzun vadeli risk planlaması yapılmış ve kamusal yönetim beklentisi mevcuttur. Ancak, süreç yönetiminde etkin ve verimli olmayı başarayamayan işletmeler kriz sonrası yeni bir yönetim modelini ortaya sunmalıdır. Tüm iştirakları kamu düzeninden beklemek ülke ekononomisine külfettir. Bu nedenle ekonomik külfetin işletmenin gücüne nazaran eş paydaş olması fonlamayı rahatlatacaktır.

2- İş yaşamından sosyal hayata kadar katı kuralların, yeniden yazılacağı performans ve kalıcılık odaklı yeni bir çalışma düzenine geçilerek zamandan mekandan bağımsız, daha esnek ve hızlı şekillenebilen iş süreçlerinin oluşumu ve buna odaklı iş yerlerinde işlerin yeniden tanımlanması süreci söz konusu olacaktır.

3-Covit-19 salgını sonrası dünyadaki yeni iş dünyası akımında ” birlikte başaracağız ve önceliğimiz insan ” mesajını veren yeni bir Dünya düzeni söz konusu olacaktır. Mesaj ters bir mesaj gibi olabilir. Bencil Dünya ve Avrupa öncelik hedefler sonrasında insan demeye devam edecektir.

4-Bu durumun sonucunda da “Ben gidersem devlet, kurum çöker”. mantığından sıyrılarak, asla olmaz tüm ihtimalleri hesapladık dedikleri süreçleri hesaba katmalı, katı kuralları esnetmeli, aksi halde işletmenin çalışanlarında memnuniyetsizlik ve sadakat süreçlerinde dolayısıyla da verimliliklerinde azalma gözlenecektir.

5- Yaşanan pandemi seviyesindeki krizlerde görüldü ki, Sokağa çıkma yasağı gibi hallerde toplumsal baş kaldırıların olmaması, insanların marketlere akın etmemesi, kriz anında ne istenmiyorsa gerçekleştiği bir dönemece doğru gidiş söz konusu olmaması için, daha planlı, her türlü krize daha duyarlı ve esnek çalışan yapıları ile bölgesel kriz masalarıyla hızlı aksiyon alabilen ve çekirdek mahalli yapıları ile hazır bir yapılarının oluşturulması zorunluluk haline gelmiştir.

6- Corona krizi sonrası Migros, Boğaziçi kolonya, Domestos, Eyüp Sabri Tuncer, Ace, şirketlerinin kriz fırsatçılığı yapmayarak “Sorunu hep beraber çözebiliriz”. toplumsal mesajıyla birlikte, tüketicilerin kalbinde çok daha büyük yere sahip oldular.

7-Neredeyse tamamen bitme seviyesine gelen, giyim sektörü, artık sosyal medya ve online satış kanallarını kullanarak, corona sonrası satış patlaması yaşayacaklarına dair sinyaller söz konusudur..

8-Markalar sosyal sorumluluk projeleri, kişisel farkındalık ile doğa ve sürdürülebilirlik mesajlarını markanın sosyal mesajı ile süsleyerek, yeni bir dijital satış ivmesi yakalayacaklardır.

9- Gençlik kendisini yansıtan, ona dokunan ve güven veren, bunun yanında kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları ile halkın yanında olan markalar tüketici ile bağını kuvvetlendirecektir. Mesela DEFACTO…

‘BIZ BIZE YETERIZ TURKIYEM’ KAMPANYASINA DESTEK OLACAGINI ACIKLAYAN HAZIR GIYIM MARKASI DEFACTO, 1 MILYON MASKE BAGISI YAPACAGINI DUYURDU.

Yazının Sözü Uygulaması :

Her kriz fırsata dönüştürülemez, belki kriz olması etik değerleri yeniden sorgulamanız açısından bir fırsattır.

Türkiye’de Coronavirüs’ ten “korunamazsak” ne olur ?

Coronavirüs Çin halk Cumhuriyetinde ortaya çıkışından sonra, İran’ nın kum kentinde başta olmak üzere, olan dini eğitim ağırlıklı üniversitelerinde yetişen Çin asıllı öğrencilerin önce ülkelerine sonra da İran da temasları ile geniş bir yayılma imkanına sahip olan COVİT-19 virüsü, İran da bürokrasi de ve diğer kamu kurumlarında yetişen molla zihniyetinin haber duyulursa ve virüsün İran’ ın dini eğitim veren kurumlarından yayıldığı ortaya çıkarsa bir çok işimiz deşifre olur endişesiyle saklaması sonucu, tüm ülkeye yayılan ölümcül bir hal aldı. Tespitlere göre; ( Virüs yayılım haritası who) İran üzerinden, İtalya ve diğer dünya ülkelerine yayıldığı iddaası söz konusu… Her şey bir yana bugün anlıyoruz ki ;

Yüz binlerce ölüme sebep olan COViT-19 Halk arasında adıyla CORONA, adlı dünyanın yeni misafiri İtalya’ dan çıktığı Dünya Avrupa turunu tüm dünyada büyük bir yayılımla tamamlayarak yaklaşık on gün öncede ülkemizde bizzat sağlık bakanlığımız tarafından misafir edildi.

Kendisinin konforu ve rahatı için yaz aylarında öğrencilere sunulamayan KYK yurtları ve özel vakıflara ait öğrenci yurtları tüm bölgelerde hizmet vermekte, bununla birlikte v,rüs için her şey düşünülmüş, sadece CORONA Virüsü için ayrılan hastaneler ve yepyeni malzemeler ile kendisi Türk misafirperverliğini yakından görüyor.

“Malum italya’ da tencere tava ile halk müzik yapıyorlar.”

Ülkemizde de durum maalesef her geçen dakika ilerlemekte, vatandaşlarımız Sağlık bakanı Sn. Fahrettin KOCA beyfendi’ nin uyarılarını ciddiye almayarak hastalığın yayılması için inanılmaz bir emek vermekte, Çocuklar gençler arasında yayılmasın diye üç hafta “ARA VERİLMESİ” Bakınız TATİL kelimesinden bahsetmiyorum. AVM’ ler de kapanınca, çimlerde bayırlarda halkımızın kendisini SUMO güreşçisi sanmasına vesile oldu. Hamdı senalar olsun.

Vakka sayısı heran artıyor. Bu nedenle kesin bir şey söyleyememekle birlikte, Uzun yıllar boyunca dünya genelinde bu kadar vahim bir durum yaşanmadığı için pek çok ülke bu salgına hazırlıksız yakalandı diyebiliriz. Şükür ki ülkemizin burnu beladan kurtulmuyor halkımız daima hazır !

Elbette her ülkede şartlar aynı değil bizde o el o ele değecek başka türlü görüşmekten keyif alamıyoruz, anlamsız oluyor bir araya gelmek. Tabii bu bireyselde böyleyken iş hayatı bu kadar bağımsız değil.

iş hayatı açısından bakarsak Çin Halk Cumhuriyeti Cenin yemekten islamın farzlarını ezberleme evresine geçişle birlikte;

Ekonomisinide şaha kaldırmak için ilk şokunu atlatmayı başardı ve tespit edilen vakaa sayıları bir önceki günlere göre hayli azalıyor.

Aslında meselemiz Çin değil, ülkemizde yaşanabilecek benzer bir krizde nasıl önlemler alabiliriz konusunu irdelemektir.

1. Durumu Heran Kontrol Altında Tutun

Kriz demek fırsat demektir. Çincede Fırsat anlamına gerçek manada gelmese de Çin devleti bu işi fırsata çevirdi.

Peki biz ne yapıyoruz ?

Kriz dinamik başka değişle değişken bir süreçtir. Her an hazır olmalı, kriz planlarınızı hazır tutmalısınız. Krizde ilk şoku hemen atlatmalı durumu anlamaya, daha sonrada planlamaya, stratejik davranmaya ve ayağa kalkıp tüm bunları bir araya getirip ders çıkarma aşamasına geçilmelidir.

Olabildiğine hızlı ve şirketin en yetkili ismi süreci bizzat yönetmeli böylece krizi yönetirken daha büyük krizlere engel olunmalıdır.

Her şey olayı iyi kavrayarak doğru stratejiyi doğru zamanda hızlıca uygulamaktan ibaret.

Mesela, Corona virüsünden örnek verelim. Temel gıda malzemesi olarak market ürünleri satışı ile ilgili faaliyet yapıyorsak, virüsün etkilerine göre öncelik sıralaması yaparak, istif ve karaborsa yapılabilineceğini tahmin ederek ürünümüzde toptan ve parekende satışlarını asgari düzeye indirerek, daha iyi kontrol edebileceğim e- Ticaret sisteminden kimin ne kadar ürün aldığını stok durumunuzu da kontrol ederek, kontrollü biçimde satış gerçekleştirebiliriz.

Peki sonucu nasıl olur derseniz ? Tedarikçileriniz’ den kaynaklı sorun yaşamaz iseniz;

Krizden etkilenir, ancak zarar görmezsiniz. Ve kriz bitiminde elinizde hala stoklu ürün olduğu için şirketiniz hisse değerlerini hızla arttırır.

2. Katı kurallar ile İşletme Yönetilmez

Planlama ve stratejiyi üst kadro ile hızlıca belirlenebilir ancak, herşey öngörülemez bu nedenle alt kademedeki personellere de insiyatif yetkisi verilmelidir. Başlar ayak olmadan yürüyemezler ayaklarda başın direktifi olmadan nereye gideceğini bilemez.

Hepimizde akıllı telefonlar var basit bir what sapp grubu ile tüm şirketin görüşlerini alabilir veya talimatları oradan iletebilirsiniz.

3. Çalışanlar Bilgilendirilmelidir

Kriz anında bilgi kirliliği de had safada’ dır. Her an yeni bilgi sizin adınıza rakiplerinizce sahaya sürülebilinir. Devletin kurumları da resmi açıklamalarda gecikebilir. Suları bulandırmak isteyen zihniyetler olabilir. Kısacası kriz müdahale edilmezse tarhana çorbasına dönüşebilir. Bunu engellemek için çalışanlarınıza gerektiği kadar bilgiyi ve iletişimi süreç dahilinde vererek sağlamanız gerekiyor.

Mesela açıklamalarınız yazılı ve resmi web sitenizde açık ve net olarak yazılmalıdır. İşletmenizin durumuna göre çalışma saatleri, çalışma esnasında dinlenme süreçleri ayrıntıları gibi süreçlerin takibi ile Korona vrüsü olabilecek çalışan ve de ailesinin süreçlerine kadar ayrıntılı şekilde açıklanabilir. Böylece coronadan çok kolay korunmuş olursunuz.

4. Görev Paylaşımını Tekrar Yapın

Corona gibi bulaşıcı hastalıkları tetikleyebilecek iş yerleri mesela oteller günlük işleyişine devam edemezler. Personeli işten çıkarmak yerine farklı görevler vermek, hatta şartlar elveriyor ise, başka işletmelere geçici transfer edilmeleri söz konusu olabilir.

5. İşletmenizi teknoloji ile dönüştürün

Ülkemizde de bir çok işletme hatta bazı bankalar çalışanlarının evden çalışmasını sağlayacak sistemler kurdular. Örneğin üniversitelerde dersler artık uzaktan eğitim ile yapılmaktalar.

İşletme içi what sapp uygulamasında basit bir grup açarak rahatlıkla işletmenizi de krizinizi de yönetebilirsiniz.

İşletmeniz zaten dijital hizmet veriyorsa, krizi en az kayıpla atlatırsınız ancak, bir mağazanız var ise,

Tek şansınız işletmenizi dijitalleştirmek ve E- ticaretin nimetleriyle tanışmak..

6. Ayağa Kalkıp Hareket edin ve Krizi Fırsata Dönüştürün.

Krizi haberdar olduğunuz gibi yönetmeye başladınız her şey yolunda demektir. Ancak kriz sizi yönetirse vay o işletmenin haline, krizler sizi etkilemese de, daha etkili pazarlama ve satış teknikleri ile bu süreci atlatabilirsiniz.

Ticarette her sektör planını kendine göre ayarlamalı ve ona göre stratejisini güncellemelidir. Mesela Corona salgınında tüm sektörler etkilendi. Ancak gıda, hijyen ve sağlık ürünleri, işletmeler arası e-ticaret, uzaktan görüşme servisleri, sosyal medya bu salgından ekonomik anlamda karlı çıkan sektörler.

Mesela üniversitelere uzaktan eğitim vermeleri için gerekli olan teknik makineleri satan şirketler bu işten ciddi karlar elde ettiler. Veya Köfteci Ramiz Evde ısıtılmalık köfte hizmeti sunsaydı bu işi ciddi bir sektöre dönüştürebilirdi.

7. Stratejik Davranın ve İhtiyaca Eğilin

Krizden en az etkilenen olmak için yaptığınız işe göre yenilik çıkarmanız gerekiyor. Başka bir değişle eski köye yeni adet getirmelisiniz.

Mesela KFC / Biten Tavuk Eti Skandalı

Ünlü tavuk restoranı zinciri KFC, 2018’in başlarında Birleşik Krallık’ta büyük çapta bir stok krizi yaşadı. Yani kısacası, koca zincir mağazanın koca ülkedeki şubelerinde tavuk bitti. Birleşik Krallık’taki 900 KFC restoranının çoğu, geçici olarak kepenkleri indirdi.  Ülkedeki KFC restoranlarının yarısından fazlası sınırlı sayıda menü ve her zamankinden daha kısa süren çalışma saatleri dahilinde yeniden açılsa da birçok restoran uzun süre kapalı kaldı.

Peki KFC ne yaptı ?

KFC bu krizde kendisiyle dalga geçti ve tüm olaya esprili bir şekilde yaklaştı ve bir halkla ilişkiler kampanyası başlattı ve bu kampanya ile Cannes Lions 2018’de “Altın Aslan” ödülü bile aldı.

Krizler doğru okunduğu sürece avantajdır.

Kriz yeni ihtiyaç demektir. İnavasyon ile bunu fırsata dönüştürmek gerekir.

sigortacılık sektörü yaşlı ihtiyarlar gibidir. Katı kuralları olur ama Corona yerim sizin kurallarınızı dediğinden beri, Ant Financial adlı firma, sigorta kapsamına korona ile alakalı yeni bir sigorta türü daha ekledi. Şirketin Şubat ayı sağlık sigortası gelirlerinin %30 artması da bunun etkili olduğunu gösteriyor.

Bunlar ne anlama geliyor ?

Corona er ya da geç bitecek dünyada kalıcı bir mesaj bırakacak öyle bir güç var ki sadece fakir ölmüyor. Ölüm herkese canı veren istediği an milyonlarca canı da alır. En kötü durumdayken yeniden hayatta verir.

Global bir belirsizlik esnek yaklaşımların iş hayatına faydalarını CORONA hastalığı sayesinde öğrendik. İnsanlık Hz. İsa’ nın doğumunu başlangıç kabul ederken Corananın bitirilişine doğru evrilebilir.

Herşey geçse bile yaşattıkları hiçbir zaman unutulmayacak, hastalıklar ve toplu ölümlerin merkezi olan Çin Halk Cumhuriyeti daha önceki Kronik hastalık olan SARS’ ta E ticareti öğrendi. Şimdi bakalım ne öğrenilecek bizler ne dersler çıkaracağız ?

Örneklersek ;

Genel işler nasıl ilerler, robot teknolojiler nasıl uygulanır, yapay zeka nereye ilerler, Online eğitim ile ciddi tasarruf ve yeni bir sağlık sistemi nasıl kurulur gibi bir çok soru cevabını bekliyor.

Artık değişim ve dönüşümü inavasyon ile birleştirip sahaya sürmenin vaktidir.

Yazının sözü uygulaması :

Başlar ayak olmadan yürüyemezler, ayaklarda başın direktifi olmadan nereye gideceğini bilemez.

Coronavirüs hayatımızda neler değiştirdi ?

Bugün itibariyle ülkemizde de hayli yer edinen Corona virüs 3. nesilini geliştirerek şimdilik ve inşallah sadece Çin’ de Hanta adında yeni bir virüs türeterek şimdilik bilinen bir kaç ile dünya hayatımıza giriş yaptı. Hoş geldin ama umarım boş gidersin.

Bir çok virüsün aksine zengin fakir soylu ayrıt etmeden yayılan sayın Corona ve türev nesilleri, Öncelikle muhazafakar olmayan ve bir çok islam karşıtı uygulama yapan ülkelerin islamı simgelediği için yasakladığı bir çok şeyi Corona aracılığı ile artık yapmayana ceza veriyorlar. Sağladığı bu hoşgörü politikası için kendisine teşekkür ediyorum.

Öyleyse hayatımızda neler değişti veya değişecek ?
  1. Toplu ulaşımı kapsayan ve topluluk halinde olduğumuz her yer ya kapandı ya da artık topluluk kelimesi sayılı metrekareler üzerinden ifade ediliyor.
  2. Finans ve bankacılık sektörü başta olmak üzere hizmet sektörü aslında gerçek hayatta olması gereken, 12:00 – 17:00 veya 12:00 – 20:00 Saatleri arasında hizmet vermeye başladı. Unutmadan bankalar taksit ya da borç öteleme ve de paraya ulaşım konusunda birbirinden güzel eski köye ihtiyaç olan yeni adetler icat etmeye başladılar. Keşke Corona olmadan da olması gereken düzeylere gelebilseydik.
  3. İnsan ilişkilerinden sosyal hayata hatta yolda yürürken aile içinde mesafeler söz konusu olmaya başladı. İşin esprili yönü virüs sayesinde evinde oturmaya vakit bulan insanlar ailelerinde aynı evde yaşadıkları insanların ne güzel insanlar oldukları çaylarında şeker kullanıp kullanmadıkları gibi basit şeylerden dahi haberdar oldular aynı evde bir ömür ama birbirlerinden haberdar değillerdi…
Coronavirüs sonrası kapanan kahvehanelerin sayesinde babasını ilk kez gören çocukların tepkisi
  1. Yıllardır yaşamanın yükü omzunda biriken insanlar yani kahvehanelerde kumar masalarında ömür telaki eden bir çok kişi kahvehanelerin kapanması ile baba çocuk tanışmalarına sahne oldu.
  2. Sadece Müslümanlara değil, tüm dinlerin mensupları hatta ateist veya dehist insanlar dahi islamın farzları konusunda hiç bir şey yapamasa bile internet’ ten bakarak ve resmi dini inancı ateizim olan Çin’ de bile devlet televizyonu abdest alma eğitimi verirken umarım bir gün, namaz kılma videosunu da yayınlarlar.
  3. Alış – veriş alışkanlıkları yeniden düzenlendi ilk başlarda talan şeklinde kendini gösteren bu alışveriş yapma isteği günler sonra ülkemizde E – Ticaretin gelişimi ve kredi kart uygulamasının kullanımında artışlara sebep oldu.
  4. Seyahat Özgürlüğü kısıtlamasını da unutmamak lazım.
  5. Psikolojik etkisi sosyal dengeyi sarsması da bambaşka bir boyut…
Dünya’ yı sömüren zihniyet yaşattığını yaşarak, acı ızdırapla ölüyor.

Kredi kartı ile nereye kadar devam edebiliriz. Bence Limit bitmesini sınır kabul etmemek lazım. Malum benim limitim çok yüksek o riske giremiyorum.

Kredi kartı demişken söyleyeceklerime kulak verelim ;
  1. Kart kolik hastalığına yakalanmadan önlem almalı beyler maç kolik olamıyorlar siz değerli hanımlarını da Kart kolik yaparak kredi kart zade olmak istemezler.

En basitinden gidelim. Bugün ekmek fırınına gittiğimde 2 ekmeği dahi kartla alan bir vatandaşımızı gördüm. Bunun iki sebebi olabilir diyeceksiniz ama ben, konuşmalara şahit olduğum için nakit parayı harcamamak için karttan aldığına eminim. Neye göre söylediğime gelince fırıncı ilk başta parası olmadığını düşünüp, paraya gerek yok ihtiyacınız kadar alın demişti. Ama bizim insanımız her işte miktar fark etmeksizin olduğu gibi kart kullandı. Mesela ben de 10 Tl ve üstü tüm harcamalarımı kartla yapıyorum. Çünkü; harcamamı olduğundan yüksek tutup bu kriz anında KKB notumu yüksek tutmanın peşindeyim.

Peki bizler bu şekilde davranıyorsak çözüm nasıl olmalı ?

ÇÖZÜM:

  1. Ekstreni zamanında ve tamamını ödeyebiliyorsan harcama konusunda endişe etme.
  2. Gelirin asgari ücret ise asgari ücret miktarı kadar harcama yapma zorunluluğun yok. Ayaklarını yorganının dışına çıkarırsan üşürsün. Normal şartlarda gelirinin 4/1 ‘inden fazla harcama,
  3. Ekstreni iyi takip et ve her taksit ne zaman bitiyor kontrollü harcamak için ne yapılabilir hangisi zorunlu hangisi keyfi bunları sırala.
  4. İsteklerin ve zorunlu ihtiyaçlarını kategorilendiremezsen bankaların kırmızı ile kategorilendirdiği kısımda kendine hayli kategorili bir yer edinirsin. Almasaydım da olurdu dediklerini kendine ceza verirmişcesine listele ve onu aldığın için alamadığın zorunlu ihtiyacını da karşısına yazarak oklamayı unutma.
    1. Kredi kartı limitinin yüksekliği harcama özgürlüğü değil , zorunlu halde her ihtimale karşı bağımsız olma özgürlüğü verir.
    2. Müşterisi oldugun banka senin tüm ihtiyaçlarına cevap veriyor mu ? Yoksa rakip firma daha düşük faiz ve taksit imkanımı sunuyor ? Hangi banka sana ne kadar limit veriyor ?
    3. Kredi kartı ile ödediğin 399 tl ile nakit ödediğiniz 400 Tl arasındaki uçurumu fark ediyormusun ?
    4. Temassız kart ödeme limitini 250 Tl’ ye Sadece Corona için mi çıkardılar sanıyorsun ?
    5. Mesela 50 tl üstü haricinde kart kullan böylece miktarlar psikolojik olarak büyük gelecek ve gerçekten harcadığın miktarı fark edeceksin.


1. Kredi kartı borcunun tamamını ödeyebildiğin sürece harcamalarını kartla yapmanda sorun yok.
2. Ne olursa olsun gelirinden “Az Harca”.
3. Her ay ekstreyi incele. Harcamanı, taksitleri takip et. Hatta son 3 aya bak. Fazladan çekilen para var mı kontrol et.
4. Harcamaları istek-ihtiyaç diye ayır. Ekstrene bak ‘Almasaydım da olurdu’ dediklerini işaretle. Bu işaretli ekstrenin fotoğrafını çek. Bir şey almadan önce listeye bak.
5. Kredi kartının limiti senin için doğru mu? Gözden geçir.
6. Kredi kartıyla harcama yaparken beyin anlayamadan para ödeniveriyor. Bir de kartları
temassız özelliği de gelince, hiç düşünmüyorsun bile.
7. Kendine kural koy: Örneğin; 50 liradan az harcamalarda kart kullanma

Bu Kriz anında ev ekonomimiz için ne yapmalı ?

Türkiye ‘ de devlet idarecilerimiz ve isimsiz kahraman sağlık görevlilerimizin sonsuz emek ve çabaları sonucu, herhangi bir problem yaşamasakta dünya’ da bu durum öyle değil. Allah milletimize sağlık kuvvet versin. Hepimiz işin ucundan tutalım en basiti siyaseti bir köşeye bırakıp *Evde Kal* çağrısına kulak verelim. Önemli olan sorun değil çözüme ulaşmak meseleyi kimin çözdüğü değil nasıl çözdüğü önemli. Fiziki olmayan birlik beraberlik vakti…

Corona veya diğer krizlere rağmen ekonomik olarak bundan zarar görmediniz ve birazda birikmiş nakit paranız var ise, zorunlu olmayan harcamalara izin var.

Eğer Ekonomik belirsizlik söz konusu ise, harcamaları tamamen durdurmak ve parayı cebimizde tutmamız doğaldır ama bunu ülke politikası haline getirirsek ülkemizin ekonomik dengesi sarsılır. Ne panik ne de umursamazlık sadece önlem alarak süreci atlatmalı.

Maaşınız geliyor ama birikim yapamadıysanız, maaşınızı önünüze koyup kuşbaşı yapmadan önce kısmanın en asgari ve maksimum seviyelerini belirleyin. Ben olsam altı aylık genel giderler gıda, temizlik insani sosyal ihtiyaçlar, muhtemel faturalar vs. için gerekli olacak parayı bir köşeye ayırmak için sınırları zorlardım. Veya her bir aile üyesi için asgari ücret tutarında bir yedek akçe bulundururdum.

Hiç birşey yapamıyorum diyen arkadaşlar ise nargile ve sıgara için ödedikleri ücretleri ile bile bir ev geçindirebilirler.

Çalışamıyorsunuz ama birikim yapabilmişseniz ise sıkıntı yok kısa bir süre rahatsınız.

Çözüm formülü Biriken para / amortisman giderler / istekler eşittir Zaruri ihtiyaçlar Hani develer gibi düşünün suyu verimli kullanırlar bir depo dolumu Termus teknolojisi ise : MÜKEMMEL SU KULLANIM ÜNİTESİ: Develer, 10 dakikada ağırlıklarının üçte biri oranında su içerler. Bu miktar kimi zaman 130 litreyi bulabilmektedir.

Borcunuz var ise, borcu yiğidin kamcısı yapmak yerine ödemeyi tercih ediniz. Gerekirse Baba Bank ya da Emin Eller bank aracılığı ile telefon hatta iş zoraki hal aldıysa görüntülü borç isteyin. Yazılı bir plan planlamada etkin ve caydırıcı bir güçtür.

Hadi Mahmut amca sokağa çıkta görelim otur evinde sağlığın bizim için herşeyden önemli. :

Durumu duygusallaştırmadan ve devlet sırrı haline dönüştürmeden anlatın. Alacaklı banka veya kurumsal kişiler, sizden sadece sizin onlardan almış olduğunuz parayı istiyorlar bunu bir yere not edin.

Tüm çabalara rağmen gelir kesildi ve ödeyemiyorsanız samimi olun dürüstçe gerçekleri söyleyin faktoring şirketleri ve bankalar hariç tüm kurumlar sizi dinleyecektir. Tabii durumunuz müsaitse de, Küçük Olamam Büyümek İstiyorum diye sloganlarla caddeleri inleten KOBİ ‘lerimizin de esnafımızıda unutmayarak borçlarımızı ödeyelim.

Stok çılgınlığının halka açık ama görülemeyen sebepleri neler ?

İnsan denilen varlık duygusal ama bir o kadar da değişken ve ne yapacağı belirsiz bir varlıktır. Hele ki panik veya öfke halinde yapabileceklerinin sınırı yoktur. İşte alışveriş konusu da duygusal boşluğu kapatmak konusunda çikolota’ dan sonra en çok kullanılan yöntemlerden birisidir.

Her yapılanı işi kontrol etmek isterken, bunun yolunun alışveriş yapmaktan geçtiğini düşünen bir beyne sahibiz. Çünkü parası olmayan alamıyor ve üstünlük simgeliyoruz. Satın alarak psikolojik savaşımızı başlatarak, güç bende mesajını veriyoruz ve bunun devamında istem dışı olarak marketlerde sıkça görülebilen onlar aldı bende almalıyım türü sürü psikolojisi ile hareket edilmesini sağlıyor.

Gelelim “STOKCU” adını verdiğimiz kriz anında ortaya çıkan kitleye, kendilerini güvende ve rahat hissetmek için yaptıkları bu harcama onlar için “akıllı harcama” statüsünde sayılıyor. Panik halinde bize kalmazsa endişesi ile yapılan bu alışverişlerin büyük çoğunluğu israf olacaklar listesinde sıralanıyor. Başkaları yapıyor bende yapayım psikolojisi ile umarım bu durum sadece alışveriş ile sınırlı kalır. Çünkü toplumsal varlık olan insanlar birbirlerini gözlemleyerek davranış geliştirmesi yapıyorlar. Türkiye’den örnek verelim temizlik önemli hijyen korunmada büyük etken denilince, duş için kullanılan malzemeler, ıslak mendiller, dezenfektanlar, temizlik maddeleri satışları ciddi bir artış gösterdi. pırıl pırıl kokan metrobüslerimiz oldu daha önceden terden geçilmezken şimdi kolonyadan geçilmiyor. Korku duygusunun en büyük faydası burada ortaya çıktı. Büyükşehir insanı korku ile çalışıyor. Medya ve sosyal medya’da boşalan rafları gören vatandaş bana kalmayacak endişesi ile ihtiyacı olmayan ürünleri dahi almak zorunda hissederek alışveriş yapıyor.

Bazı durumlar vardır durur düşünür ama bir çözüm yolu bulamayız kime soracağımızı da bilemediğimiz bu zamanlarda, diğer insanların davranışlarını örnek alarak yol klavuzu tercih ederiz. Mesela sokakta yürürken önünüzden geçen hanım efendi aniden bir fare gördü ve bastı çığlığı korkmasanız bile artık korkmaya başladınız. *Korku bulaşıcıdır* . işte Koronavirüs etkiside budur. Bu alışverişlerin hepsini anlıyorum ama bu kadar tovalet kağıdı alımına anlam veremedim yerine kullanılabilecek ve bir çok amaçlı da olabilecek o kadar ürün varken, ilginç geliyor herhalde mantık süzgecini çalıştıramadılar. Gıda depolayın anlarım ama tovalet kagıdı sonuçta yemiyorsunuzdur umarım.

Eğer medya ve sosyal medya birlikte hareket etse yaşanan krizin sosyal hayatta ve stoklarda problem teşkil etmediğini çok önceden açıklasa bu şekilde panikle gıda yerine tovalet kagıdı stoklayıcısı bir tür ortaya çıkmayacaktı diye düşünüyorum.

Yazının sözü uygulaması :

Öldürdüğünden çok yaşatan virüsümüz var çok şükür.

Sonunda gördük öldürerek yaşatan Allaha hamd olsun.