Kişisel gelişimde sosyolojik etmenler


Yazın öncesi sosyoloji bilimi ve sosyolojinin ne olduğu nasıl bir disiplin  ile ilgili olduğu konusunda  bir kaç kelam etmek faydalı olacaktır. Sosyoloji, insan toplumlarını bilimsel, sistematik ve eleştirel olarak inceleyen sosyal bir bilimdir. Bu sosyolojinin en genel düzeyde tanımlanmasıdır. Peki ya Sosyoloji ülkemizde ne yapar nasıl bir gelişim gösterir ve nasıl toplumsallaşır ?

Öncelikle bakış açısı olarak toplumsal olaylara yaklaşımı bakış açısı nasıl incelediği ve genel farkları olarak bakmalıyız.

Özetle, tek cümle ile toplumsal bağlamda olan gelişmelerin sosyal davranışlara etkisini inceleyen bilim dalıdır. İnsanlık var olduğu andan itibaren, topluma adapte olmak zorunda olduğundan sosyolojinin de oluşumu bir o kadar eskidir. Ancak ülkemizde sosyolojinin kurucu babası olarak tanınan 1924 yılında hayatını kaybeden Diyarbakırlı Türkoloji uzmanı ve eski vekil milli eğitim bakanlarımızdan olan Ziya Gökalp hocamızı da rahmet ve saygıyla anmadan edemeyeceğim.

Mezarı Çemberlitaş’ ta bulunan 2. Mahmut Türbesi önünde Türk ocağı İstanbul şubesi karşısında bulunmaktadır.”

Üstada göre sosyolojinin aşamaları aşağıdakiler gibidir.

1- İnsanlar sosyal varlıklardır.

2- Sosyal davranış öğrenilir.

3- Toplum insanların ait olduğu en geniş gruptur.

4- İnsanlar tek boyutlu değildir. Bu nedenle sosyal davranışta çok boyutludur.

5- Birey davranışlarındaki ilişki toplamı açısından incelenir.

Bana göre ise doğru kullanılır ise Sosyoloji bir dövüş sporudur. Beyin jimlastiğidir.

Bunlara girmemizin hemen ardından velhasıl konumuza drekt girişler yapalım.

Birey doğduğu an itibari ile aile denilen sosyal ortamda ilk gelişimini tamamlar ta ki oyun oynayabilecek arkadaş edinebilecek yaşa gelene kadar hatta çok kapalı bir toplumsa okula gidene kadar sosyalleşme kavramından bihaber yaşarlar. Yeri gelmişken sosyalleşme asla üniversite okumak gibi algılanmasın üniversite hayatım öncesi bende öyle sanıyordum ki, gördüklerimden sonra vazgeçtim.İnsanlardan soğudum diyebilirim tabii bunlar öznel yargılar kişiden kişiye değişebiliyorlar.

Okul döneminde de eğer aile yapısı bir cemaat ya da grup veya bir oluşuma mensupsa (Kastım asla dini olarak islam adına yapılan yozlaşmalar değildir. Onlar apayrı bir cehalettir.İslamı kendi akıllarından geçtiği gibi şekillendirebileceklerini sanan toplulukların var olma savaşıdır.) Vay onun haline muzik dinleyemezsin, spor yapamazsın , dışarıda kız ya da erkek arkadaşın selam verse ardından sen bizim şerefimizi iki paralık ettin gibi cümleler bazende katliamlar suçsuz yere öldürülen insanlar ve bu zülümlerin islam adına yapıldığını söyleyen kara cahil toplumsal meczuplar….

İşte böyle bir ortamda yetişen bireylerin sosyal bir birey olabilme şanslarını siz değerli okuyucular tahmin edersiniz elbette… Kendi kararlarını veremeyen başkasının adına nasıl bir karar alsın ki ?

İleri de Anne Baba olacaklar çocuklarına ne öğretecekler.Tabii onlarında kendilerine göre düşünce ve yapıları var söylendiği gibi çokta sıkı değiller. Eyüp sultan camisinin arka tarafında bir parkta bir arkadaşımla oturmaya gitmiştim bundan birkaç ay önce bir fark ettim çocuk parkı ve  parkın hemen yanı mezarlık, aslında çok sade ve mantıklı geçici dünyada  olduğumuzun vurgulu mesajıydı.

Karşımda, bir anda iki genç gördüm biri çarşaflı bir bayan yüzü bile gözükmüyor diğeri ise şalvarlı sakallı sofu tipli bir gençti yaşı çok olsa 19-20 ya vardı ya yoktu çok edepli bir biçimde genç bayanla bir şeyler konuştuğunu düşünüyordum. Huyum olmadığı halde ilk defa görmenin şaşkınlığıyla uzunca takip ettim onları en az yarım saat karşılarındaydım birbirlerinin gözlerine bile bakmadan evlilik yapmak zorunda kalıyorlardı, aileleri uygun görmüş ikisi de isteksizdi ama mecburdu. .Senle evlenmem Allahın emri diyordu çocuk düşündüm evet haklıydı evlilik Allahu Talanın emridir ancak ; zorla da olmaz ki, bu kişi olmaz başkası olur. Ama bana da düşen bir şey yoktu ya neyse…

Yanımdaki arkadaşımı da bir kenara koyup istemsizce onları izlemeye başladım. Konuşma devam ettikçe olayın özeti gün yüzüne çıkıyordu. İki genç ailelerinin uygun gördüğü konusunda hem fikir olmak zorunda bırakılmış ve ayrıntıları şekillendiriyorlardı gibi gözüküyordu. Ama işin aslı cümlelerin sonunda ortaya çıkacaktı. Nasıl mı ? 

 Evet aileler önermiş ancak siz evleneceksiniz şartı yoktu, başta bende  öyle ön yargı ile bakmıştım onlara ama konuşmaları uzadıkça olayın hiçte öyle olmadığı ortaya çıkıyordu. Sonra izlemeye devam ettim tevazu ve saygı ile bakıyorlar ve konuşuyorlardı. Bu insanlara gerici cahil yakıştırması yapan bazı arkadaşlar olabilir, bir de şöyle düşünün.

İnançlı bir insan oldugunuzu var sayalım. Başka değişle biri sorunca kendini müslüman tarif eden arkadaşlar için ifade ediyorum. İki genç  ateş ve barut misali gençlerin durumunu biliyorsunuz. Bu durumları yaşamış kadın ya da erkek fark etmeksizin evlenmek ister miydiniz ?

Daha da ilginç olanından bahsedecek olursak, Türkiye’ de boşanma davaları istatisliklerin de ilk sırayı sevgili süreci yaşayarak evlenen bireyler rekora koşmaktalarmış. Böyle karşılıklı konuşarak istişare ile anlaşarak evlenme kararı alan bireyler’de ki her görüşme evlilik olacak diye bir şartı yokmuş, bende görüştü ise evlenecek sanıyordum öyle değilmiş. 

Sonuç olarak ; mutlu olunda nasıl olursa olsun lakin her ne yaparsanız yapın pişman olacağınız anlık duygular ile hareket etmeyin ailenizle , dostlarınızla ve sevdikleriniz ya da sevilebilecekler listesindekilerle saygı ve sevgi çerçevesinde istişare etmeyi unutmayın.

Yazının sözü uygulaması :

Lisede çelenkli Öğretmenimin dediği gibi

” Her sakallıyı dedeniz zannetmeyin”.

Günümüz’ de Doğru İletişim

Günümüzdeki iletişim konusuna gelmeden önce, iletişimin geçmişi ile ilgili biraz daha gerilerden başlamak gerektiği inancındayım.

Alexander Graham Bell ve yardımcısı Mr. Thomas Watson’ nun kazara yaptığı ilk telefon iletişimi ile başlayan bir süreçtir. Yazınımıza sesin iletimi ve telefonun nasıl işlevselleştiği ile başlayalım.

Konuşurken sesimizde boğazımız aracılığı ile yapılan titreşimler sonucu, ortaya çıkan ses dalgalarının ileri geri hareket ederek oluşturdukları hareketlerin duyulmasıdır

.

Ara not vererek, peki bu ALO’ da kim oluyor derseniz; Bell’ in çok sevdiği ama telefona karşı aşırı ilgisinden dolayı, terk eden sevgilisinin adının kısaltmasıydı. Allessandra Lolita Oswaldo.

Günümüzde ise ; Aşkım önce sen kapat, olarak kendisine yer bulmakta olan sürece verdiğimiz olaydır.

İşte size Alooo 🙂  Şimdi ise iletişim denilince sadece iki kişinin karşılıklı konuşması olarak ya da halkla ilişkiler kapsamında yapılan ve çoğu zaman ülkemiz’ de propaganda ile karıştırılan eylemler bütünü olarak algılanmaktadır.

Bana göre ise, ülkemizde işsizliğin en yüksek olduğu, siyasetle alakası olmadığı halde siyaset yoksa var olamayan iletişim fakültesi mezunlarını kapsıyor.

Teknoloji o kadar ilerledi ki, artık telefondan istediğiniz kişinin yer tespitini rahatlıkla yapabiliyor, maillerini okuyor, mesajlarını takip edebiliyor ve de konuşma kayıtlarını o bilmeden istediğiniz gibi izleyebiliyorsunuz… ( Özel sektör’ de yasalara uygun olarak kişilik ihlali yapılabiliyor.)

Bunlara örnek verecek olursak ;

Çalıştığınız özel sektör şirketi bilgisayarlarınıza yazılımsal bir program yükleyerek veya dış destekli “siber güvenlik” şirketleri aracılığı ile, ekranınıza ulaşarak, sizin çalışmalarınızı, yazışmalarınızı, ve de siz fark etmeden ekran fotoğraflarınızı çekerek masaüstü veya bilgisayarın herhangi bir dosyasındaki dosyaları siz fark etmeden kopyalayarak değiştirerek sizin bilgisayarınızda sizden çok yetkiye sahip olabiliyorlar.

Cep telefonları ortak kablosuz bağlantı ile, size ait olmayan yazıcıları kullanabilmenizi sağlıyor. veya daha da eğlencelisi açık kaynak kodlu işletim sistemi yazılımları ile cep telefonlarınızdan sizden habersiz fotoğraf çekimi ve ses kaydı alımı birilerini arama yazılı mesaj gönderme gibi işlemleri yapabiliyorlar.

Siber güvenlik eğitimi aldığımda bunlara bizzat şahit olmuştum. 2008 yılında sistem ve ağ uzmanlığı eğitimi aldığım dönemde, bulunduğumuz ofisten evdeki bilgisayarın sadece fişinin takılı olması sayesinde evdeki bilgisayarın açılıp işlemler yapılabilmesini uygulamalı olarak gördüğümde siber güvenliğin ne kadar önemli olduğunu çok iyi anlamıştım.

Bunları biraz kurcalarsanız bulmak zor değil. Ancak, etik ve yasal değerler gereği kendime eğlence aramak istemiyorum. Bu yaştan sonra, birde yuvamı yıktı diye anılmak istemem.


Toplumsal gerçekçi düzende insan ilişkilerinde ilk intiba ve adımlar her zaman önemlidir. Diyebilirsiniz belediyede çalışan temizlik personeli ile ne işim olur bence olur unutmayın. Onunla aranızdaki fark, sadece siz maddi açıdan çok daha fazla imkana sahipsiniz  siz olmasanız o yine yaşar ama, o olmazsa siz hayatınızı devam edemezsiniz.

İnsanlara günaydın demek çok zor geliyor ama bunun bilimsel araştırma sonuçlarına göre iş verimliliğini arttırdığını, kişisel öz güven sağladığını ve daha çok amirime ve kurumuma nasıl hizmet edebilirim, diye çalışan personele sahip olmanın önemini umarım sizlere anlatır.

Bir işletmede başarı istiyorsanız personel odaklı çalışmanız gerekiyor. Şirketin performansı personelin mutlu olmasından ve rahat bir çalışma ortamında bulunmasıyla başarılır. Google şirketi çalışma ofislerini incelediğimde yer çekimsiz ortamda havada uçarak, çalışan personelin rahatlığı hala aklımda ciddi bir yer kapladı. Ekibinize lider olmaya çalışın başkan olursanız, başarısızlık ile ilk işten ayrılacak siz olursunuz. Ve de, hepsinden öte insan olabilmek saygı görebilmek için saygı göstermelisiniz.

Yazının sözü uygulaması :

İletişim çağının başlangıcının sebebi bile kadınlar ise; onlarla iyi geçinmeye dikkat edin.