Amaç net: değerler, liderlik, duruş.Ciddiyetsiz Görünüp Fazlasıyla Ciddi Bir Yazı

Hayatta bazı insanlar vardır; sabah kahvesini içmeden dünyayı kurtarmaya kalkmaz.
Ben onlardan değilim.
Ama şunu da biliyorum: Dünya, plansız kurtarıldığında daha kötü bir hâl alabiliyor.
Yıllar içinde fark ettim ki; iyi niyet tek başına bir liderlik özelliği değil.
Hatta bazen iyi niyet, en büyük sabotajcımız oluyor.
“Benim niyetim iyiydi” cümlesiyle harcanmış onlarca proje, kırılmış onlarca insan ve boşa geçmiş yıllar gördüm.
Bu yüzden bazı değerlere inanıyorum.
İnanmak derken, LinkedIn profilinin en altına yazılan süslü kelimelerden bahsetmiyorum.
Canı yandığında bile vazgeçilmeyen, popüler olmadığında bile savunulan türden değerler.
Nezaket: Zayıflık Değil, Disiplin Meselesi
İş hayatında nezaket genelde yanlış anlaşılıyor.
Sanki nazik olmak, “her şeye tamam” demekmiş gibi.
Oysa gerçek nezaket şudur:
Net olmak, sınır koymak, ama bunu bağırmadan yapmak.
Nezaket; toplantıya zamanında gelmektir.
Maili “Acil” diye atıp üç gün cevap vermemek değildir.
İnsanların emeğini görmezden gelmeyip, hatasını da yüzüne bakarak söyleyebilmektir.
Ben nezaketi bir karakter süsü olarak değil, kurumsal bir refleks olarak görüyorum.
Çünkü nezaket olmayan yerde hız olur ama ilerleme olmaz.
Ses yükselir ama güven yükselmez.
Plansız Yoğunluk: Modern Zamanların En Büyük Yalanı
“Çok yoğunum”
Bu cümle artık bir başarı göstergesi gibi kullanılıyor.
Sanki yorulmak, doğru yolda olunduğunun kanıtıymış gibi.
Hayır.
Plansız yoğunluk, süslü bir savrulmadır.
Gerçek üretkenlik sessizdir.
Göze sokulmaz.
Ama sonuç üretir.
Ben şuna inanıyorum:
Bir insan ne kadar meşgul olduğunu değil, neyi bilinçli olarak yapmadığını anlatabiliyorsa olgunlaşmıştır.
Her davete gitmeyen, her projeye atlamayan, her fikre alkış tutmayan insanlar…
Onlar genelde sandığımızdan daha ileridedir.
Liderlik: Ünvanla Değil, Yükle Ölçülür
Liderliği sahnede konuşmak sanan çok insan gördüm.
Kriz anında ortadan kaybolan liderler.
Başarıda öne geçen, başarısızlıkta “ekip yaptı” diyen yöneticiler.
Ben liderliği şöyle tanımlıyorum:
Kimsenin bakmadığı yerde sorumluluğu sırtlanabilme cesareti.
Liderlik;
– Alkış varken susabilmek
– Eleştiri varken kaçmamaktır
Bazen liderlik, herkes konuşurken not almaktır.
Bazen de herkes sustuğunda “burada bir problem var” diyebilmektir.
Mizah Neden Var?
Çünkü hayat zaten yeterince ciddi.
Ama ciddiyet, asık suratla taşınmak zorunda değil.
Mizah; kibri törpüler.
İnsanı insana yaklaştırır.
Kendini fazla ciddiye alanları hafifçe yerle bir eder.
Ben mizahı kaçış olarak değil, hakikatin daha rahat duyulma yolu olarak kullanıyorum.
Gülüyorsak, savunmamız düşüyor.
Savunmamız düşünce, öğreniyoruz.
Peki Neden Bu Yazılar?
Çünkü gençlerin sadece motive edilmeye değil, yönlendirilmeye ihtiyacı var.
Çünkü kariyer sadece CV doldurmak değil, karakter inşa etmek.
Çünkü herkes konuşuyor ama az kişi gerçekten sorumluluk alıyor.
Bu yazılar “herkes için” değil.
Ama arayan için.
Kendine şu soruları soran için:
– Ben neyin arkasında duruyorum?
– Hızlı mı gidiyorum, doğru mu?
– Yoğun muyum, yoksa anlamlı mı?
Son Söz Yerine
Ben mükemmel değilim.
Ama farkındayım.
Her şeyi bilmiyorum.
Ama öğrenmeye niyetliyim.
Bu değerler; kitaplardan değil, yaşanmışlıklardan süzüldü.
Hatalardan, gecikmelerden, yanlış insanlardan ve doğru zamanda edilen birkaç cesur “hayır”dan…
Eğer bu yazıyı okurken
“Biraz güldüm ama bir yerde durup düşündüm” diyorsan,
amacına ulaşmıştır.
Gerisi zaten zamanın işi.

Bir yanıt yazın